'Cumhurbaşkanlığımı ordu değil siviller engelledi'

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, İngiliz Times gazetesine verdiği röportajda "Atatürk yaşasaydı size oy verir miydi" sorusuyla karşılaştı. Gül'ün yanıtı, "Eminim ki bizim yaptıklarımız Atatürk'ün samimi destekçileri tarafından takdir ediliyor" oldu. Gül, eşinin başörtüsünün de sorun olmayacağını belirterek "Atatürk'ün eşinin de başörtüsü vardı" dedi.

ANKA
Times gazetesine konuşan Gül'e sorulan ilk soru, "Türkiye'nin laikliğine bir tehdit misiniz? Gizli bir gündeminiz var mı" oldu. Bu soruya gülerek yanıt veren Gül, Dışişleri Bakanı olarak Türkiye'yi yurt dışında temsil ettiğini belirtti ve İngiliz gazeteciye (yaptıklarında) böyle bir şey olup olmadığını sordu. İktidara geldiklerinden bu yana yaptıklarına bakılmasını isteyen Gül, gizli bir gündemleri olsaydı Türkiye'yi Avrupa Birliği'ne sokmak için neden bu kadar çaba sarf edeceklerini sordu.

'ORDU BANA KİŞİSEL OLARAK KARŞI DEĞİL'

Ordunun kendisine kişisel olarak karşı olmadığını belirten Gül, "Bu açık bir toplum. Militan zihinli bazı siviller var" dedi. Orduyla yakından çalıştığını belirten Gül, Türkiye'nin Bosna, Kosova ve Afganistan'da son derece aktif olduğunu ayrıca terörle mücadele ettiklerini söyledi. Gül, "Hükümette ve özellikle Dışişleri Bakanlığı'nda orduyla omuz omuzayız" dedi.

Gül, Türkiye'nin geçmişinde darbeler olduğunu ancak geçen son 5 yılda Türkiye'nin çok değiştiğini, şimdi Avrupa Birliği ile müzakerelerin yapıldığını söyledi. Abdullah Gül, yakın zamanda bir "türbülans" olduğunu ancak bunun geçtiğini, demokrasinin çalıştığını kaydetti.


'BEN MEYDANLARDA DAHA ÇOK SEMPATİZAN TOPLARIM'

Times muhabirinin Türkiye'nin çeşitli illerinde yapılan Cumhuriyet yürüyüşlerini hatırlatması üzerine de Dışişleri Bakanı, gerçekten büyük kalabalıkların toplandığını söyledi.


Ancak Gül, kendisine sempati gösteren kişilerle daha fazla bir kalabalık toplayabileceklerini ifade etti. Kendilerinin hükümette olduğunu hatırlatan Gül, böyle bir şey yapmaktansa ülkede bir bölünme yaratmamak için kaçındıklarını belirtti.

Cumhuriyet yürüyüşü yapanlara da tepki gösteren Abdullah Gül, "Bu kalabalıklara baktığınızda modernlerdi ancak attıkları sloganlara, konuşmalardaki retoriğe baktığınızda, AB'ye, özelleştirmeye, doğrudan yabancı yatırıma karşıydılar. İşte bu yüzden içe dönük olmadığımızı söylüyorum" dedi.


'ADAYLIĞIMI ORDU DEĞİL SİYASİLER ENGELLEDİ'

"Adaylığınıza Ordudan bu kadar tepki bekliyor muydunuz" sorusu üzerine Gül, eğer muhalefet partileri oturuma katılsaydı bunların hiçbirinin olmayacağını bu yüzden başkalarını değil siyasi partileri suçladığını söyledi.

Anayasa'nın 1980'den bu yana aynı olduğunu, kendilerinin bir virgül bile koymadıklarını belirten Gül, son üç cumhurbaşkanının bu anayasayla seçildiğini ifade etti. Gül, yine de kendisinin son üç cumhurbaşkanından daha fazla oy aldığını ifade etti.

Gül, adaylığının da ordudan değil siyasiler tarafından engellendiğini belirtti.


'SON İKİ HAFTADA YAŞANANLAR TÜRKİYE'YE YAKIŞMIYOR'

Son iki haftada yaşananların Türkiye'ye yakışmadığını ifade eden Gül, "Bu tabi ki beni üzüyor. Kişisel olarak bundan nasıl mutlu olabilirim ki? Ancak insanların tepkisi çok açık. Kamuoyu araştırmalarına baktığınızda insanların yüzde 70'inin benim adaylığımı desteklediğinizi görüyorsunuz. Bu benim için büyük bir onur" dedi.

Gül, AK Parti'nin 22 Temmuz seçimlerini kazanması halinde yine Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterilip gösterilmeyeceğinin sorulması üzerine de buna olumlu yanıt verdi.


'TÜRKİYE'NİN LAİK BİR ÜLKE OLARAK KALMASINI İSTİYORUM'

Ordunun laikliğin koruyucusu olup olmadığı yönündeki bir soruya da "hayır" yanıtı veren Gül, "Laikliğin koruyucusu halk, hepimiz. Bu ülke çok değişti. Ben kişisel olarak bu ülkenin laik bir ülke olarak kalmasını istiyorum. Laikliği destekliyorum" dedi.

Eşinin başörtüsü taktığını ve bunun eşinin kişisel tercihi olduğunu söyleyen Abdullah Gül, bunun laikliğe aykırı olduğuna inanmadığını kaydetti.

Gül, türbanlı öğrencilerin üniversiteye alınmaması konusunda da zamanla demokratik bir değişim olacağına inandığını belirterek "Eğer bir kız Londra, Amerika, Moskova ya da Çin'de başörtüsüyle okula gidebiliyorsa o kıza bunu Türk üniversitelerinde yapamayacağını nasıl izah edebilirsiniz" dedi.


'AB TARAFINDAN ALDATILMIŞ HİSSEDİYORUM'

İngiliz muhabirin Avrupa Birliği sürecinde özellikle Kıbrıs konusunda hayal kırıklığı hissedip hissetmediğini sorması üzerine ise Gül, "Kıbrıs konusunda evet. Bu konuda gerçekten kötü hissediyorum. (Annan Planı'nı) reddedenler (AB'ye) girdi. Destekleyenler ise dışarıda kaldı ve ekonomik ambargoyla karşı karşıya. Eğer sayın Verheugen'in '(Rumlar tarafından) aldatıldık' dediğini hatırlıyorsanız, Ada'daki Türkler de 'AB tarafından aldatıldık' diyorlar" dedi. Gül, "Siz aldatılmış hissediyor musunuz" sorusuna da "Kesinlikle" yanıtını verdi.


'ATATÜRK YAŞASAYDI AK PARTİ'YE OY VERİR MİYDİ'

Gül'e, röportaj sırasında oldukça ilginç bir soru da soruldu. Times gazetesi muhabirinin Dışişleri Bakanı Gül'e, "Atatürk yaşasaydı ve 22 Temmuz seçimlerinde oy kullansaydı AK Parti'ye oy verir miydi" sorusuna, "Eminim ki bizim yaptıklarımız Atatürk'ün samimi destekçileri tarafından takdir ediliyor" yanıtını verdi.


Gül sorunun, "Eşinizin başörtüsü takmasıyla (Atatürk'ün) bir sorunu olur muydu" şeklinde devam etmesi üzerine de "Hayır. Neden? Onun eşi de başörtüsü taktı" dedi.


Gül, şeriat rejimi istemediğini, dini inancının da kalbinde olduğunu belirterek kızı başörtüsü takmak istemeseydi ya da erkeklerle çıkmak isteseydi bunun kendi tercihi olacağını ifade etti. Abdullah Gül, ailesindeki bütün kadınların başörtüsü takmadığını da ifade etti.(ANKA)


TIMES GAZETESİ HAYRÜNİSA GÜL'ÜN EVİNE MİSAFİR OLDU”

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile bir röportaj yapan Times gazetesi, Hayrünisa Gül'ün evine misafir oldu. Gazetenin Hayrünisa Gül hakkında yorumu ise “Bu hayat dolu ve sempatik bayanın Türkiye'deki siyasi fırtınanın kalbinde olduğuna inanmak çok zor” şeklinde oldu.

Dışişleri Bakanlığı konutunda Hayrünisa Gül'ü ziyaret eden Times gazetesi muhabirleri, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün eşinin kendilerine çay ve Türk tatlıları ikram ettiğini yazdı. Sürekli gülümsediği belirtilen Hayrünisa Gül'ün, çocukları, bahçesi, engellilere yapılan yardımlar gibi pek çok konuda konuştuğu kaydedilen haberde, Gül'ün sadece “başını kapatan, çiçek desenli ve son derece tartışmalı ipek parçası” hakkında konuşmadığı ifade edildi.


“Bu hayat dolu ve sempatik bayanın Türkiye'deki siyasi fırtınanın kalbinde olduğuna inanmak çok zor” ifadelerinin yer aldığı haberde, son dönemdeki gelişmelerin Türkiye'de ordu ve hükümeti karşı karşıyla getirdiği, laiklerle dindarların arasını açtığını, bir milyon eylemciyi sokaklara döktüğünü ve ülkeyi aslında kimin yönettiğini göstermek için erken seçimlere gidilmesine neden oldu vurgulandı.


42 yaşındaki Hayrünisa Gül'ün başörtüsünün "sıkı laikler" için hoş bir ipek kumaş değil büyük bir kırmızı bez parçası olduğu ifade edilen haberde, laikler için başörtüsünün Çankaya Köşkü'ne çıkmasının mümkün olmadığı belirtildi.

Gizli bir ajandaları olup olmadığı sorusuna Hayrünisa Gül'ün gülüp “hala arıyorum” şeklinde espriyle yanıt verdiği ifade edilen haberde, Gül'ün başörtüsü hakkında “Tamamen kendi tercihlerim olarak gördüğüm bir konuda ön yargılarla karşılaşmak beni gerçekten üzüyor” dediği aktarıldı.

“HAYRÜNİSA GÜL İSLAM'IN HOŞGÖRÜLÜ YÜZÜNÜ YAŞIYOR”

Haberde, günde beş vakit namaz kılan, başörtüsü taktığından üniversiteye gidemediği için Türkiye'yi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne götüren Hayrünisa Gül'ün tartışmasız bir dindar olduğu belirtildi. Times gazetesi ancak Hayrünisa Gül'ün Taliban üyesi gibi değil, modern, Batı görüşlü bir kadın olduğunu ve İslam'ın hoşgörülü yanını gösterdiğini yazdı.

Haberde Gül'ün erkek bir muhabirle konuşmaktan ve elini sıkmaktan mutlu olduğu ve ailesindeki bütün kadınların başörtüsü takmadığı da ifade edildi.

Times gazetesine, eşinin Cumhurbaşkanı olması halinde kendisinin yapacaklarını da anlatan Hayrünisa Gül, Türk kadınlarının eğitimi, kadınların siyasi ve yasal haklarından haberdar olmaları için çalışacağını söyledi.

01.06.2007