AKP'nin İstanbul çıkarması
Erdoğan, Kazlıçeşme'de düzenlediği mitinge 'Aziz İstanbul, Aziz
İstanbullular, sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum' diyerek
başladı
15 Temmuz 2007 Pazar -22:14:01

Erdoğan, partisinin Kazlıçeşme'de düzenlediği mitinge “Aziz
İstanbul, Aziz İstanbullular, sizleri en kalbi duygularımla
selamlıyorum” diyerek başladı. İnce uzun siyaset yoluna, hizmet ve
aşk yolculuğuna İstanbul'dan başladıklarını ifade eden Erdoğan, bu
kente bir gün olsun sırtlarını dönmediklerini söyledi.
Başbakan Erdoğan, İstanbul'un Türkiye'nin bir özeti olduğunu
vurgulayarak, İstanbul mutlu olursa Türkiye'nin de mutlu olduğunu,
şu anda olduğu gibi İstanbul ayağa kalkarsa Türkiye'nin de ayağa
kalktığını kaydetti.
“Bu muhteşem meydanda yüreklerini birleştiren 1 milyonu aşkın
insan sadece İstanbul için, sadece kendisi için değil, Türkiye
için buradadır” diye konuşan Erdoğan, Türkiye'nin istiklali ve
istikbali için burada olduklarını belirtti.
Başbakan Erdoğan, İstanbul'daki coşku ve heyecanı 70 milyon
insanın özeti olarak gördüğünü, ondan dolayı da herkesi tebrik
ettiğini söyledi.
Başbakan Erdoğan, 1994 yılında büyükşehir belediye başkanı olduğu
günlerde İstanbul'un susuz, çöp dağları ile kaplı ve havası kirli
bir şehir olduğunu anlatarak, artık İstanbul'un kirli ve susuz
olmadığını, hava kirliliğiyle boğuşmadığını, dünyanın adeta
yıldızı ve kongre merkezi haline geldiğini ifade etti.
“ŞİMDİ YALAN 1 YTL”
Seçim için son haftaya girildiğini hatırlatan Erdoğan, 43 ile
gittiğini, İstanbul'un 44. olduğunu, bütün illerde bu coşkuyu
gördüğünü belirtti.
Son dönemde bazı siyasilerin artık işi çizgisinden çıkarıp hakaret
etmeye başladıklarını belirten Erdoğan, “Şimdi bildiğiniz gibi
mazotçular türedi. Yalanın fiyatı düştü, şimdi yalan 1 YTL” dedi.
Başbakan'ın bu ifadelerine mitinge katılanların “yuh” diyerek
karşılık vermeleri üzerine Erdoğan, “AK Parti'nin yuhu Baykal'ın
yuhuna benzemez. AK Parti demokratik sandıkta onu ortaya koyar ve
Baykal'ı sandığa gömer, budur” diye konuştu.
Erdoğan, mitinge katılanların “Vur vur inlesin, Baykal dinlesin”
şeklindeki sloganları üzerine de vurmanın iki türü olduğunu dile
getirerek, “Bir, kavgacı ruhların vurması, bu işi başaran
Bahçeli'dir. Bir de kriz tüccarları vardır, kriz tüccarı da
Baykal'dır. AK Parti'nin vurması sandıktadır, oyları ile
demokratik olarak ortaya koyar. Bizim farkımız da budur” şeklinde
konuştu.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın bugün gazetelerde yer alan
ilanında terörün kendisini esir aldığını iddia ettiğini hatırlatan
Erdoğan, bu yıl şehit sayısının 73, Baykal'ın hükümette başbakan
yardımcılığı yaptığı 1995 yılında ise şehit sayısının 1158
olduğunu söyledi. Erdoğan, “Biz bir şehidimizin kanını 550
milletvekiline değişmeyiz” dedi.
Seçim nedeniyle birçok miting yapıldığını dile getiren Başbakan
Erdoğan, “Sayın Baykal senin bir defa bu ülkede Doğu ve Güneydoğu
Anadolu diye bir derdin var mı? Kaç kere gittin o bölgelere? Geçen
gün Tunceli'ye gittin, orada da yuhaladılar ve iade ettiler” diye
konuştu.
Baykal'ın gazetelerde çıkan bir ilanda ise Türkiye'nin dış
borcunun bu hükümet tarafından 453 milyar dolara çıkartıldığını
iddia ettiğini de anımsatan Erdoğan, şöyle konuştu:
“Sayın Baykal, senin kılavuzun karga. Ben bunu biliyorum, sen gel
bu kılavuzu değiştir. Yoksa hep rezil olacaksın. Durumun iyi
değil, sana bu rakamı veren Devlet Planlama Teşkilatı mı, Türkiye
İstatistik Kurumu mu? Sen bu rakamı nereden aldın? Türkiye'nin
borcu 2006 yılı sonu itibarıyla 183 milyar dolardır. Ben resmi
rakamı veriyorum. Biz göreve geldiğimizde milli gelir 181 milyar
dolardı. Borcu da neredeyse bu rakamdaydı. Şimdi milli gelir 400
milyar dolar oldu ve Türkiye'nin bunun karşısındaki borcu da
göreve geldiğimizde yüzde 79'du, şimdi yüzde 44.8'e düştü. Baykal,
niye dürüst davranmıyorsun da yalan söylüyorsun? Sen bu kılavuzu
değiştir. Biliyorsun kılavuzu karga olanın... Durumun kötü.”
“MAZOTU ZATEN 1 YTL'YE VERİYORUZ”
Erdoğan, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın mazottaki ÖTV'yi
kaldırıp, mazotu ucuzlatacağını ifade ettiğini belirterek, “Biz
çiftçiye ve köylüye verdiğimiz mazot desteği ile mazotu zaten 1
YTL'ye veriyoruz” dedi.
Kabotaj hattı içinde çalışan gemi, İDO ve balıkçı motorlarına da
mazotun ÖTV kaldırılarak verildiğini ifade eden Erdoğan, Baykal'ı
Kumkapı'daki balıkçıları ziyaret etmeye davet etti.
Alanda bulunan partililere “22 Temmuz seçimleri için kararınızı
vermişsiniz. AK Parti ile devam kararınız hayırlı olsun” diye
seslenen Başbakan Erdoğan, istikrara, adalete, kalkınmaya devam
edeceklerini söyledi.
Milletin arzusunun adalet, özleminin kalkınma ve rüyasının da
emniyet ve güven içinde beraber olmak olduğunu anlatan Erdoğan,
“Aramıza ayrımcılık tohumu ekmek isteyenler var. Kin ve nefret
tohumu ekmek isteyenler var. Bu değer mi? (Bayrakları bayrak yapan
üstündeki kandır, toprak eğer uğruna ölen varsa vatandır.) Buradan
tüm Türkiye'ye seslenmeye hazır mısınız? Tek millet, tek bayrak,
tek vatan, tek devlet. İşte mesele bu. Bizi bölemeyecekler” diye
konuştu.
23 Temmuz sabahında yeni bir sürecin başlayacağını, kimsenin
farklı hesaplar yapmaması gerektiğini kaydeden Erdoğan, “3
Kasım'da 34.4 ile iktidar olduk. Şimdi yüzde 40'ın üzerinde bir
oyla geliyoruz. Yine tek başına, iş başına, yola devam ediyoruz”
dedi.
Partililere, seçimlere 7 gün kaldığını da hatırlatan Erdoğan, kapı
kapı dolaşıp herkese tatlı dil ve yumuşak dille gerçeklerin
anlatılacağını belirtti. Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bir çok insan görüyor inanmıyor, duyuyor inanmıyor. Bizim
görevimiz doğruları anlatmaktır. Öyle bir çarkın içerisindeyiz ki.
Bunlar mirasyedidir. Baykal mirasyedi değil mi? Bir şey
söylüyorsun 'Biz Atatürk'ün partisiyiz' diyor. Sayın Baykal bu
istismarı bırak. Türkiye'de Atatürk'ün getirmiş olduğu ilkelere
inananlar var. Bunun çalışmasını yapanlar var. Bu, ülkenin çok
ciddi bir kesimidir. Ama Atatürk'ün kurduğu partiyi sen mahvettin.
Bu parti, kendi içinden bir parti doğurdu. Bu Demokrat Parti. Onda
da bir mirasyedi çıktı. Anavatan'ın da mirasyedisi vardı. Partiyi
mahvetti, şimdi dünya turuna çıktı.”
BAYKAL'IN YAŞI...
Konuşmasında, alanda bulunanlara bir karne gösteren Erdoğan, bu
karnenin, Baykal'ın Enerji Bakanlığı döneminde traktörüne mazotu
karneyle alan Antalyalı bir amcanın olduğunu belirtti.
Erdoğan, bir başka karne daha göstererek, bunun da 1946 yılının
ekmek karnesi olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:
“Baykal, bunu hatırlar dedim. Kızdı bana. Çünkü yaşı itibariyle
70'e dayandığı için o günleri bilir diye düşündüm iyi niyetle.
'Yaşım aslında 68' dedi. 'Sağlıklıyım. Bundan Başbakan niye
güceniyor' dedi. Ben gücenmiyorum, iftihar duyuyorum. Şu anda
mirasyedicisi olduğu CHP'nin ekmek karneleri var diye hatırlatmak
istedim.”
Bugün de bir amcanın kendisine nüfus cüzdanı getirdiğini ifade
eden Erdoğan, cüzdanı alandakilere göstererek, 1944'te CHP
iktidardayken gazyağının cüzdana vurulan damgayla alındığını ifade
etti.
“Bunlar karneci” diyen Erdoğan, Baykal'ın Enerji Bakanlığı
dönemini kendisinin de hatırladığını, o dönemde kuyruklarda çok
beklediklerini, o dönemde tüpgaz bulunmadığını anlattı.
Başbakan Erdoğan, kendilerinin ise 49 kente doğalgaz
götürdüklerini kaydetti.
“ZULME RIZA ZULÜMDÜR”
Başbakan Erdoğan, CHP lideri Baykal'ın gazeteye verdiği ilanda,
devletin şu anda yüzde 19 faizle borçlandığını iddia ettiğini de
belirterek, “Şimdi ben ekonomistim, kendisi hukukçu. Kendine bir
ekonomi dersi vermem lazım” dedi.
Cuma akşamı itibariyle devletin borçlanma faizinin yüzde 17.8
olduğunu, buna da bileşik faiz ya da nominal faiz dendiğini
anlatan Erdoğan “Sayın Baykal ekonomistlerini değiştir. Reel faiz
nedir onu bir öğren” dedi.
Deniz Baykal'ın hesaplarını da İş Bankası'ndan başkalarının takip
ettiğini kaydeden Erdoğan, enflasyonla bileşik faiz arasındaki
farkın reel faizi verdiğini ve şu andaki reel faizin de yaklaşık
olarak 9 ile 10 arasında olduğunu söyledi. Başbakan Erdoğan, “Ben
biraz fazla kullanıyorum onu, yüzde 10 diyorum. Yüzde 10 reel
faiz. Yüzde 19 nere, yüzde 10 nere?” diye konuştu.
Erdoğan, kendileri göreve gelmeden önce hükümetin yüzde 63 ile
borçlandığını anlatarak, geldikleri noktanın yüzde 18 olduğunu
belirtti. Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:
“Türkiye güçleniyorsa böyle güçleniyor. Milli gelirimiz onun için
180 milyar dolardan 400 milyar dolara yükseldi. Artık hortumcular
yok. Bakınız ihracat 36 milyar dolardan, şimdi 95 milyar dolara
çıktı. 59 milyar dolar 4 senede arttı. Kimden devir aldık
Türkiye'yi? DSP-MHP-ANAP. Şimdi soruyorum, 22 tane banka
hortumlanarak fona devredildi mi? Ne kadar para tuttu biliyor
musunuz? O günün rakamıyla 40 milyar dolar. Kimin cebinden çıktı
bu para? Halkın, milletin cebinden gitti. Buradan Sayın Bahçeli'ye
sesleniyordum. Sen ne topluyordun o zaman? Ne iş yapıyordun?
Hükümette başbakan yardımcısı değil miydin? Neyi seyrediyordun?
Bak buradan sesleniyorum. Sayın Bahçeli, zulme rıza, zulümdür.
Halkıma zulmettin.”
|