ASLINDA HER ŞEY GÜN GİBİ MEYDANDA

    Son birkaç yüzyılımız sivil otorite ile Askeri güçlerin iç çekişmeleri ile geçti, Bazen olaylar çok kanlı geçerken devletin yeniçeri ordusu, yeni bir ordu ile kanlı bir şekilde ortadan kaldırıldı.
    Bu iç karışıklığı fırsat bilen Rusya çarlığı orduları Yeşilköye kadar işgal ederek balkanların pek çok yerini elimizden almıştı, şimdi konuyu tarih dersine getirmeden ama tarihten ders alarak , yönetimlerin, kapımızda tarihimizin en büyük belası başımızı ağrıtırken, gerekli olan birlik beraberlik yerine, iktidar olabilmek adına devleti zayıflatmaya devam edilmektedir.
    Bu doğrudan vatanımızın bütünlüğüne kastetmektir. Acilen sivil ve asker , muhalefet ve sivil toplum örgütleri birlikte olmaya , ülkenin önündeki karanlığı birlikte aydınlatmaya mecburdurlar.

    Bu gün yapılan, Askerin alışageldiği gibi kendini sivil otoritenin üstünde görmesi, Devletin ve halkın kültürel icraatlarına varana kadar kıstaslar koymaya kalkması, Halkın büyük kesiminin dini, milli ihtiyaçlarından pek çoğunu istikbalimiz için tehlike görmesi artık kabul edilmez boyutlara geldi.

    Aslında ordunun teemmülleri kendinin otoritesinin zaafa düştüğü ortamlarda açık ve örtülü darbeler yaparak durumu lehine çevirmek şeklinde olurdu. şimdi Internet sitesi marifeti ve yandaş basın ve STK'lar  aracılığı ile kendi çapında darbe yaptığını ima ediyor. İktidar ise bu darbeyi, muhtırayı kabul etmiyor, kulağı üstüne yatarak demokrasiyi ayakta tutmaya çalışıyor.

    Burada en acı taraf bu güne kadar faşizme karşı politikalarla yaşayan sol ve sosyal demokrat kesim, paranoya şeklinde darbe çığlıkları atarak meydanlarda Askerim nerdesin kurtar bizi feryatları ile inler oldu.
    Artık sosyalist enternasyonal üyesi partilerimiz bile ırkçı, darbeci söylemleri yüzünden sosyalist enternasyonal üyeliğinden atılması konuşulmaya başladı.

     Her şey demokrasi için diyen merkez ve liberal partiler her zaman yaptıkları gibi iktidarın şapkasını alıp gitmesi gerektiğine inanarak, iktidarın yanlış yaptığını, diyalogsuz yönetim olmaz, iktidar muhalefetin ve sivil toplum örgütlerinin sesine kulak vermesi gerekir demeye başladı.

    Sahi demokrasi bumu, yoksa iktidar olan siyasi partiler anayasa çerçevesinde diledikleri gibi ülkeyi yönetmeye hakları yok mu, Evvelce iktidar olanların uyguladıkları yöntemler bu iktidar tarafından uygulanınca neden anayasaya aykırılık kararları alınır. Halka bunu anlatamadınız.
    Halka anlatamadığınızdan eliniz ayağınıza karıştı, her şeyi yüzünüze gözünüze bulaştırdınız, doğal mecrasında seçimlerde umut partisi olanlar barajın çok altlarında kalmaya aday partiler oldular.

    Kehanet değil 22 temmuzda sandıktan sadece AKP ve bağımsızlar çıkacak. o zaman ne yapacaksınız,
tek başına demokrasi olmaz diyerek yine darbe çığlıkları atmaya, olmadı yeniden seçim demeye devam edeceğinizi biliyorum. seslerinizi şimdiden duyuyorum.

     Siz demokratlar sosyal demokratlar halka rağmen siyaset yapmanın cezasını çekiyorsunuz, daha çok çekeceksiniz.  bu arada lütfen belden aşağı vurmaya kalkmayın size hiçbir faydası olmaz, olan ülkemize olur, devletimize olur, iktidarlar gidici, devlet bakidir. tarihte olduğu gibi bu ülkenin huzurunu , bütünlüğünü iktidar hırslarınızla tehlikeye atmayın lütfen .

    Halkımızın çoğunluğu sakin ve olayların seyrini takip ediyor. cevabını sandıkta vermeyi düşünüyor.
    Farklı düşünenlerle muhatap olma yerine susmayı tercih ediyor.
    Hatta bazı sosyal demokrat arkadaşlarım siyasi tercihlerinin değiştiğini saklayarak eski yandaşlarının panikleyip ülkeye zarar vermesinden endişe ediyorlar.

    Lütfen anlayın arkadaşlar, Türkiye eski Türkiye değil, Türk seçmeni eski seçmen değil.
    Artık sorgulayan, sayısı dahi bilinmeyen gazete,dergi,radyo,televizyon ve en önemlisi Internet haber siteleri gibi kontrol edilemeyen medyadan her türlü haberin doğrusunu öğrenebilen, bir halk ile muhatapsınız artık.
    Geçmişteki yandaşlarınız olan malum medyaya halk artık itibar etmiyor, iletişim artık yalanı hazmetmiyor ve anında kusuyor. yani güneşi artık balçıkla sıvayamıyorsunuz, gerçekler gözlerinizi kamaştırıyor bu nedenle gerçekleri göremiyorsunuz, biraz halkın arasına katılın gerçekleri görün.
     Sivili ile Askeri ile memuru ile işçisi ile biz bir milletiz ve hep birlikte bir gemideyiz, bu geminin komutasını ele geçirmek için gemiyi batırmaya kadar varan hırslardan kendinizi koruyunuz, unutmayın Türklerin gideceği başka vatan yok,binlerce yıldır bağımsız yaşamış Türk milleti gelecekte de dünya tarihine yön verecek kabiliyetlere kavuşacaktır. yeterki vatana devlete zarar veren davranışlardan kendimizi koruyalım.
abdullah gözaydın  info@fatihhaber.com