|

Greenpeace, denizlerde büyük balıkların kökünü kurutan
endüstriyel avcılıların, yavru balıkları avlamasına ve
satmasına dikkat çekmek için, ilk bakışta “Hadi be” dedirten
gerilla tipi sloganla bir eylem başlattı: Seninki kaç
santim.
KÜÇÜK balıkları, dev teknelerle avlanıp, denizdeki canlı
yaşamı silip süpüren endüstriyel avcılardan kurtarmak için
başlatılan eylem, “www.kacsantim.org” adresindeki sitede
örgütleniyor. Haberi hazırladığımız sırada siteye girip,
eylemi destekleyenlerin sayısı 76 bini aşmıştı.
Ciddi bir işe soyunan Greenpeace’in sitesine üye olanlar,
eğlenceli bir oyuna katılıyorlar. Formu doldurunca bir balık
sahibi oluyorlar. Eyleme yönelik mesajları da, sosyal
paylaşım sitesi Facebook’ta yayınlanıyor. Üyelerin Facebook
arkadaşları, eyleme destek verdikçe, balıkları büyüyor.
Büyüyen balıklar için Greenpeace sürpriz hediyeler
vaadediyor. Tabii, sadece siteye girip eyleme destek vermek
yetmiyor. Balıkçı tablalarındaki yavru balıkları almamak,
satanlara tepki göstermek de bir sosyal sorumluluk haline
geliyor.
Büyük balıkların yüzde 90’ı çoktan yakalandı
Sitede, balıkların perişan hali de rakamlarla anlatılıyor.
Yazının girişi de slogan kadar etkili:
“Boyut önemlidir.”
* Boyut önemli, çünkü küçük balık yoksa büyük balık da yok.
* Böyle devam ederse dünyadaki balık stokları 2050’de
tükenecek.
* Büyük balıkların %90’ı çoktan yakalandı.
* Toplam balık stoklarının %60’ı çoktan bitti.
* Balıkların bittiği gün deniz yaşamı da bitecek.
Oysa hala zaman var. Büyük balıkların yüzde 10’u hala
hayatta, balıkların yüzde 40’ı hala denizlerdeki ekosistemi
beslemeye devam ediyor. Bugün yavru balık avını
durdurabilirsek yarın herşeyi düzeltebiliriz.
Endüstriyel avcılık arttıkça, yumurtlama zamanları ve
yerlerinde avlanıldıkça balık stokları hızla azalıyor,
balıklar azaldıkça daha çok yavru balık avlanmaya ve
satılmaya başlanıyor. Yavru balık avlandıkça ve satışı devam
ettikçe de türler üremeye fırsat bulamadığı için durum daha
da vahim hale geliyor.

Her santim çok önemli
Henüz üreme olgunluğuna, boyuna erişmemiş yavru balıkların
avlanması, satılması, tüketilmesi deniz kaynaklarının ziyan
edilmesidir. Olgunluk çağına gelen bir balığın her
yumurtladığında binlerce balık ürettiği unutulmamalıdır. Her
canlı en az bir kez üreme hakkına sahiptir, ve eğer yarın da
denizlerimiz de balık türleri olmasını istiyorsak acilen
balık boylarına önem vermeliyiz. Ayrıca anaç balıklar boyut
olarak büyüdükçe daha da fazla yumurta verirler, işte bu
yüzden balıklar için her cm. hayati derecede önemlidir.
Bu durum açıkça gösteriyor ki, denizlerimizdeki
biyoçeşitliliğin korunmasını sağlayacak ciddi bir yönetim
planına ihtiyaç duyulmaktadır. Ticari balık türlerinin
yumurtlama ve gelişme alanlarının deniz rezervi olarak
korunması da en etkin yöntemlerden biridir.
Hep birlikte, Tarım Bakanlığı’nın acilen balık stoklarının
ve balıkçılarımızın geleceği adına yavru balık satışını
engellemesi ve yasal balık boylarını bilimsel temellere
oturtmasını sağlayalım. Yavru balık satmayın, almayın,
tüketmeyin, denizlerimizin geleceğini korumaya yardım edin.
Eyleme katılın.
Balık cetveli

Türkiye’de avlanması ve satılması yasal balık boylarına
uyulmadığını balık pazarlarında gördüğümüz yavru balıklardan
anlamak mümkün. Örnek mi? Lüferin en az bir kez üreyebilmesi
için minimum 20 ila 24 cm’e ulaşması gerekirken bugün yasal
avlanma boyu 14 cm olarak verilmiştir. Yani aslında yavrusu
olan çinekop boyu. Aynı şekilde palamutun üreme boyu 38 cm
ila 42 cm arasında iken yasal avlanma boyu 25 cm dir!
Greenpeace’nin sitesinde, hangi balığın kaç santimken
alabileceğini gösteren bir de cetvel yayınlanıyor.
BOYUT ÖNEMLİDİR
Böyle devam ederse dünyadaki balık stokları 2050’de
tükenecek. Büyük balıkların %90’ı çoktan yakalandı. Toplam
balık
stoklarının %60’ı çoktan bitti. Balıkların bittiği gün deniz
yaşamı da bitecek.
Oysa hala zaman var. Büyük balıkların yüzde 10’u hala
hayatta, balıkların yüzde 40’ı hala denizlerdeki ekosistemi
beslemeye devam ediyor. Bugün yavru balık avını
durdurabilirsek yarın herşeyi düzeltebiliriz.
Eyleme katılın! Tarım Bakanlığı’ndan yavru balık satışını
engellemesini ve yasal balık boylarını düzenlemesini
isteyin.
Denizlerden vazgeçmeyin! |