ÇANKAYADA BİR TÜRBANLI
!

Çankaya köşkü Nisanda yeni 'First Lady'disini' karşılamaya hazırlanıyor.
Basında , Muhalefet partilerinde, Bazı sivil toplum örgütlerinde, Bazı resmi kurumlarda bir telaştır gidiyor.
Eyvaaaah Laiklik elden gidiyor ....!
Olmaaaaaz Laikliğe aykırı............!
Gibi birçok karşı tepki , Kurumsal itirazlar, Gerekçe milli devletimizin kurucusu Büyük önder Atatürk ilke ve inkılaplarına ihanet ediliyor. Rejim elden gidiyor. Kanunlar ayaklar altında !
Bütün itirazlar hukuk adına yapılırken hukukta kadının kıyafeti ile ilgili düzenlemelerin ne zaman yapıldığını bizim bu yetkili ve etkili zevat hiç düşünmek istemezler. 1950den sonra sanki ihtiyacı varmış gibi ? alelacele Atatürk'ü koruma kanunları icat edilerek, Bu kanunları ihlal edenleri zindanlara tıkarak Devletimizin selameti adına büyük işler yapmış olmanın huzuru ile hepsi huzuru ilahiye avdet ettiler, Hepsine Allah rahmet eylesin, yeni gelen neslin korumacıları bu yeni kanunları öyle yorumladı ki yeni ihtiyaçlarına göre kanunlar çıkarmak zor olmadı, bu kanunların anayasaya uyumu düşünülmedi, itiraz edenlere karşı bazı mahkemeler mevcut bazı kanunları şerh ederek , yeni yorumlar ekleyerek istedikleri kararları çıkardılar.
Halbuki kanunlarımızda anayasamızda erkeklerin bazı kılıkları giymesi şarta bağlanırken Atatürk zamanında kadınlarımıza böyle bir düzenleme getirilmedi.1982 Anayasasına  eklenen ÇAĞDAŞ kelimesi arkasına gizlenmiş hükümler gerekçe gösterilerek yeni hükümler verilmeye başlandı.
Bu şekilde İslam'ın bağlayıcı hükümlerinden olan Örtünme emrini (Nur ve Ahzap sureleri) bayanlarımızın  başlarını örtmelerini istemekteyken , Mevcut anayasamız Kimse inancından veya inançsızlığından dolayı kınanamaz dediği halde , Günümüz uygulamalarında inancının gereği bir kıyafet giymek isteyen hanımlar kınanmakta,Hak mağduriyetlerine maruz kalmakta, Bazı mahallerde hakarete uğramaktadır. ve bunlar hukuk adına , Atatürkçülük adına yapılmaktadır.
Devletin yetkili ve etkili kurumları halktan aldıkları yönetim yetkisi ile diledikleri kanunu çıkarabilirler, diledikleri şekilde yönetim uygulaması ortaya koyabilirler ama bu yapılanlara biz böyle istiyoruz , böyle yapıyoruz demelidirler. Büyük önder Atatürk'ün adının arkasına gizlenerek bunları yapmasınlar.
Atatürk hayatında kadınların kıyafeti ile hiçbir zaman uğraşmamıştır, Onun hayatı bilinmeyen sır değildir.
Atatürk ülkede gerçek özgürlükleri getirmiş, Sosyal hayata müdahale olmadan dileyen dilediği gibi yaşayabilir hükmünü hayat nizamı yapmıştır. şimdi birileri Atatürk'ün adını kullanarak ona ait olmayan uygulamaları halkımıza dikta etmektedirler. bu yanlıştır yanlışın belgesini  aşağıda görmektesiniz


Cumhurbaşkanı M.Kemal Atatürk, Başbakan Ali Fethi (Okyar) Çankaya köşkü bahçesinde eşleriyle birlikte.


Cumhurbaşkanı M.Kemal Atatürk eşi Latife hanım ile birlikte Çankaya köşkünden çıkarken . Latife hanım Atatürk ile evlenmeden önce başı açık ve yedi dil bilen entelektüel birikimi olan bir genç bayandı. Atatürk'le evlendikten sonra bu şekilde Atanın isteği ile tesettüre girmiştir. Hayatı boyunca Türk kadınına temel haklar konusunda çok kazanımlar sağlamıştır.

 

                                                     SİZDEN GELEN YORUMLAR

Adı Soyadı:Sivil İnisiyatif gazetesi
E-Mail.......:info@sivil.net
TelefonNo:523 22 52
Nereden...:İstanbul
Düşünceler:      Öncelikle sıcak bir gündeme sıcak bir dokunuş yaptığınız için tebrik ederim. Görüşlerinize katlıyorum ve destekliyorum. Cumhurun başı cumhur gibi olabilmeli di mi?
Yabi birilerine rağmen değil, halka ve hakka teslim olan insanlarında cumhurbaşkanı olması en doğal haklarıdır. R.tayip ERDOĞAN'a oy vermedim vermem de ama C.Başkanlığı konusunda Meclisin vereceği karar sonucu C.Başkanı olacaksa da buna saygı duymak zorundayız.
Neden Efendim eşi türbanlıymış. İşte size en büyük cevap bu haber okuyun... Bir daha okuyun anlamadıysanız idrakiniz dumura uğramışsa, okuyamıyorsanız bari resimlere bakın derim.
Tekrar tebrik ederim  saygılarımla Mithat Özdemir.