|
CHP Kapatılabilir!
20/05/2007
CHP'den Kanaltürk'e aktarılan 4 trilyon liranın
akıbetini araştıran Maliye, paranın büyük kısmını
faturalandırılmadığını ve aradaki tutarın
defterlere yansıtılmadığını tespit etti.
CHP de, ödediği kadar hizmet aldığını
ispatlayamazsa kapatılma riski taşıyor.
CHP'nin kasasından Kanaltürk Televizyonu'na
aktarılan para, CHP'yi kapatılma tehlikesi ile
yüzyüze getirdi. CHP'nin Kanaltürk'e 2004 ve
2005'te toplam 4 milyon 102 bin YTL ödemede
bulunduğu, ancak CHP adına sadece 2005'te 1 milyon
180 bin YTL tutarlı 1 adet fatura düzenlediği
tespit edildi. Geri kalan tutarsa kanalın 2005
açılış kayıtlarında yer almadı. “CHP'den alınan
avans” olarak kayıtlara geçen para karşılığında
CHP'nin de hizmet aldığını ispatlaması gerekiyor.
Kanaltürk Televizyonu'nun hesabında CHP'nin
2005'te fatura kestiği 1 milyon 180 bin YTL'yi
tespit eden vergi uzmanları, CHP'nin bunu Anayasa
Mahkemesi'ne bildirdiği hesaplar arasında gösterip
göstermediğini ve diğer ödemelerin ne surette
yapıldığını tespit etmeye çalışıyor. CHP
tarafından Kanaltürk'e verilen 4 milyon 102 bin
YTL'yle ilgili gelişmelerin araştırılması için
Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı
tarafından hukuki süreç başlatıldı. Bu sebeple
Anayasa Mahkemesi ve İstanbul Cumhuriyet
Başsavcılığı'na başvuran Maliye, CHP tarafından
Kanaltürk'e verilen paraların mahiyetinin
araştırılması ve bu paraların CHP'nin kayıtlarında
yer alıp almadığının tespit edilmesini istedi.
PARTİ KAPATILABİLİR
Bu kapsamda yapılan denetimde, "Radyo ve
Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında
Kanun"un 29. maddesi uyarınca CHP'nin Kanaltürk'ün
gizli ortağı olup olmadığı araştırılacak. İstanbul
Cumhuriyet Başsavcılığı'nın araştırması sonucu
eğer ortaklık kanıtlanırsa CHP'nin kapatılmasına
varan işlem yapılabilecek. Bu durumun CHP ile
kanal arasında gizli bir ortaklık ihtimalini akla
getirdiğini savunan Maliye'nin inceleme
elemanları, araştırma istedi. CHP'nin söz konusu
yardımları Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olarak
yıllık hesaplarında göstermediği kanıtlanırsa, bu
işlem suç kapsamına gireceğinden Anayasa Mahkemesi
tarafından partinin defterleri de incelenecek.
Daha sonra CHP'nin kapatılması istemiyle dava
açılabilecek. Tuncay Özkan'ın da daha önce iddia
ettiği gibi CHP adına kesilen faturanın sahte
fatura olduğu kanıtlanırsa Kanaltürk yetkilileri
hakkında sahte fatura düzenlemek suçundan, CHP
yöneticileri için ise sahte fatura kullanma
suçundan yasal takibata başlanacak. Böyle bir
durumda CHP'nin seçimlere katılması da riskli hale
gelebilir.
2004'TEN 2005'E DEVİR YOK
Maliye'nin başvuru yazısında CHP tarafından söz
konusu ödemelerin incelenen kurum kayıtlarında,
"alınan avans" olarak kaydedildiğinin görüldüğünün
yer aldığı, fatura konusu edilmemiş tutarların da
farklı ad altında (başka kişi yahut kurumlardan
alınmış gibi) yine aynı Alınan Avans Hesabı'nda
yer aldığı tespit edildiği belirtildi. 2004
kapanış kayıtlarında yer alan CHP'den alınan
tutarların kaydedildiği avans hesabı 2005'in
açılış kayıtlarında yer almadı. Bu tutar, 2005
açılış kayıtlarında farklı adla açılmış avans
hesabı içinde yer aldı ve kanuni defterlerde bu
dönüşümü gösteren muhasebe kaydı yapılmadı. Ve bu
işlem sonucu borcun halen devam ettiği saptandı.
CHP Kanaltürk'ün gizli ortağı mı?
Eğer aktarılan paralar reklam ve film karşılığı
olarak aktarıldıysa, durum çok daha ciddi bir
noktaya ulaşacak. Çünkü medya sektörünün öncüleri,
bu kadar yüksek paranın reytingi en fazla olan
televizyon kanalı için dahi çok yüksek olduğu
görüşünde birleşiyor. Maliye'nin yazısına göre bu
durumda akla iki ihtimal geliyor: Ya Kanaltürk CHP
tarafından kendi siyasi propagandasını yapması
için özel olarak finanse ediliyor, ya da CHP
kanalın gizli ortağı. Tuncay Özkan'ın birçok
mitingde ana muhalefet sözcüsü gibi hareket
etmesi, Kemal Kılıçdaroğlu, Oğuz Oyan ve Kemal
Anadol gibi bazı CHP milletvekillerinin kanalın
müdavim program katılımcıları olması bu tezi
destekleyen unsurlar olarak gösteriliyor.
Deniz Baykal'a dava açılabilir
Maliye'nin verdiği yetkiyle CHP-Kanaltürk
arasındaki mali konuları araştıran Gelirler
Kontrolörleri Kerim Bilici ve Metin Ölçek'in
yürüttüğü vergi incelemesi sonucu, Kanaltürk'ün
söz konusu 3 milyon dolarlık yardımdan sadece
2005'de 1 milyon 180 bin YTL için fatura
düzenlediği, geriye kalan tutara ilişkin herhangi
bir fatura düzenlemediği kanıtlandı. Yapılan
denetim sonucu paraların niteleği belirlenecek ve
bunun sonucunda eğer verilen paralar bağış
niteliğinde ise kanun hükümlerine aykırı olarak
bağışta bulunan kimse ve bağış kabul eden parti
sorumlusu hakkında 6 aydan 1 yıla kadar hapis
cezası istemiyle dava açılabilecek. Şayet bağış
partinin genel merkezinden yapılmış ise mali
işlerden sorumlu genel başkan yardımcısı ile
partinin genel başkanı hakkında dava açılması
istenecek.
5 ayrı havale
CHP Genel Merkezi'nin İş Bankası'ndaki hesabından
Kanaltürk'ün (Yaşam TV) Finansbank'taki hesabına
2004 ve 2005 yılları içerisinde beş ayrı havale
ile toplam 3 milyon dolar (4 milyon 102 bin YTL)
para aktarıldı. Bu havalelerin en son yapıldığı
tarih olan 2005'den sonra kanal, CHP Genel Merkezi
adına "Atatürk'ün Kurduğu Parti Belgeseli"
açıklamalı 1 milyon 180 bin YTL'lik fatura
düzenledi. Geriye kalan tutara ilişkin herhangi
bir fatura düzenlenmediği gibi, kanal bu tutarı
avans hesaplarında takip edip kayıt dışı bıraktı.
Aslında bu tutarında faturaya bağlanması
gerekmesine rağmen kanal bu işlemi yok saydı. Tüm
tutar faturaya bağlansa bile bu rakamın bir
belgesel için çok yüksek bir tutar olduğu
gözönünde tutulursa, CHP ile kanal arasındaki
ortaklık iddiası akla pek uzak gelmiyor.
Yenişafak
|