.

 

Türkiye'de domuz yemeyen var mı?

Resmi olarak üretim takibi yapılamayan domuz her taşın altından çıkıyor. geçmişte sucuk ve salamda gördüğümüz domuz, şimdi tavuk ve sığır yemlerine katılarak hızlı et oluşumu sağlanıyor.


Dinen yasak olmasına, yemek kültürümüze aykırı bulunmasına rağmen neden domuz cazip bir konu? Tüketicinin domuz üretiminin nerede kullanıldığını bilmek hakkı...

Gaziosmanpaşa Hacımaslı köyü domuz Çiftliği'nin suları ve katı atıkları 300 metre mesafedeki Sazlıdere Barajına akıyor. Baraj on milyon kişinin su ihtiyacını karşılıyor. Çiftlikte 5 bin domuz var.

Türkiye'deki domuz çiftliklerinde iyilik 3 milyon kg. civarında et üretiliyor. Bu rakam neredeyse kırmızı et üretiminin yarısı. Üretilen domuzlar otellere, yemek fabrikalarına ve marketlere 'kıyma' şeklinde satılıyor. Domuz etini Salam, sosis olarak da piyasaya sürmek en sık kullanılan yöntem.

Domuz'da üretim ve tüketim takibi yapılamıyor,
Birkaç yıl evvel İzmir'de lahmacun zehirlenmesi olayının altından domuz eti çıkınca zamanın hükümeti genelge yayınlayarak üretim ve tüketim zincirinin kayıt altına alınmasını gerçekleştirdi.
Üretici firmalar hemen ABye başvurarak bu genelgenin uygulamasını engellediler, gerekçede; Türkiye laik bir ülke, Sığır,keçi,koyuv,tavuk vs. gibi hayvanların üretim,tüketim takibi yapılmazken sadece domuz üretimi kayıt altına alınması dini bir uygulamadır. Türkiye laiktir dini kanun çıkaramaz gerekçesi ile uygulamadan kaldırıldı.

AB uğruna ne yediğimizi bilemiyoruz
Piyasada satılan bitkisel sıvı yağlarda sıvılaştırılmış hayvan yağları kullanılıyor, bu hayvan yağlarının inek koyun olması mümkün değildir, çünkü çok pahalıdır. kilosu 50kr olan domuz yağı rafine edilerek sıvılaştırılıyor. Rusya'dan Türkiye'ye yılda yüz bin ton sıvılaştırılmış hayvansal yağ ithal edildiğini okuyoruz, bu yağ nerede kullanılıyor bilen var mı.
Tarım bakanına soruyorlar Türkiye'de ne kadar domuz çiftliği var? Canlı yayında bakan 21 tane diyor, Adana milletvekili sadece Adana'da 20 tane domuz çiftliği ismi veriyor. Tarım bakanı Devlet istatistik müdürlüğünde rakamlar bunlar diyor. Yani tarım bakanının üretimden haberi yok!, yada gerekçeleri halkın bilmesini istemiyor.

Gelişmiş dünyada yasaklanmış israil menşeli genetiği ile oynanmış "ebter" kısır tohumlardan elde edilen ürünler bizde serbestçe ithal edilerek satılıyor. tarım bakanı bu konuda da bir yaptırım ortaya koyamıyor.

NEDEN DOMUZ ÜRETİMİ BU KADAR CAZİP?


'Dinen yasak olmasına, Türk yemek kültürüne aykırı bulunmasına rağmen neden domuz cazip bir konu?'

Çünkü domuz yetiştiriciliği kârlı bir iş. Domuz üretken bir hayvan. Cinslerine ve yaşına göre yılda bir, iki, bazen de üç kez ve her batında 15-20'ye kadar varan yavru dünyaya getirebiliyor. Bir domuz yılda iki kez doğum yapsa, her batından 10 yavru yaşasa, 20 sene yaşayan bir domuzun 400 yavrusu oluyor. Ve dahası yeni doğmuş bir domuz 4-5 ayda 100 kiloya kadar çıkabiliyor.

Normal şartlarda evcil bir domuzun yüzde 30'u yağ olarak ayrılabilmekte iken bu rakam bazen yüzde 50'yi bulabiliyor.Yani 150 kg'lik bir domuzdan 75 kiloluk yağ elde edilebiliyor. Bu da dana yada koyuna göre tercih edilmesinde önemli bir etken.

Beslenmesi kolay, cam dışında -leş dahil- her şeyi yiyebiliyor. Her domuz da ortalama 80-100 kiloya ulaştığı zaman kesiliyor. Kaba bir hesapla sadece bu çiftlikten yılda yaklaşık 1 milyon kg. et çıkıyor.

Bu etlerin hangi kanalla, nerelere satıldığı meçhul. Diğer çiftlikler de göz önüne alındığında Türkiye'de yaklaşık 3 milyon kg domuz etinin piyasaya değişik yollarla sürüldüğü ortaya çıkıyor.
Türkiye'deki toplam kırmızı et tüketiminin de 6 milyon kg. olduğu göz önüne alınırsa tablonun vahameti daha da netleşiyor. Kilosu 1 ile 3.5 lira arasında satılan bu domuz etlerinin ağırlıklı olarak kıyma, sucuk, salam ve sosis olarak satıldığı, atık, kemik,derisinin Tavuk ve sığır yemlerine karıştırıldığı dile getiriliyor.
Çiftlik çalışanlarından İsmail Türk'ün verdiği bilgiye göre kesilen etler toplu olarak büyük otellere, yemek fabrikalarına kıyma ve sosis gibi ürünler olarak satılıyor.

Domuz konusunda herkes topu başkasına atıyor. Bu noktada tüketicinin yapması gereken Şeyi Çevre Sağlık Il Müdürlüğü Gıda ve Çevre Kontrol Şubesi Müdürü İrfan Yılmaz özetliyor; - Piyasadaki etleri denetlemek mümkün olmuyor."


Türkiye’de Domuz Çiftlikleri, Kesimhaneleri ve Kullanma Yerleri

GİMDES derneğinin araştırmasına göre, Bugün ülkemizde ne acıdır ki 80’nin üzerinde domuz çiftliği faaliyet göstermekte. Ülke coğrafyasında dağılımı ise şöyle: Eskişehir, Çorum, Kastamonu, Manisa, Isparta, Kayseri, Mersin, Bilecik, Erzincan, Adana, Denizli, Bursa (Karacabey,Ertuğrul köy, Hançerli Köy, Çınarlı Köy) Burdur, Gökçeada, İzmir (Menemen, Kısıklı Köyü) Balıkesir, Afyon (Emirdağ), Kütahya, İstanbul (Arnavutköy, Ayazağa, Acımaşlı köyü, Habibler, Kemerburgaz, Beykoz, Terkos, Cendere, Halkalı, Polonezköy, Zeytinburnu, Çorlu) vs.

YILDA 1 MİLYON DOMUZ KESİLİYOR

Bu çiftliklerde yılda 1 milyonun üzerinde domuz, kesimhanelere gitmektedir. Kesimhanelere gelince,bir çoğu sucuk,salam, sosis imalat hanelerinin bünyesinde bulunmakta bir kısmı kaçak kesimhanelerde, çok azı da Belediyelerin kontrolünde olan kesimhanelerde kesiliyor. İstanbul’da Sütlüce Belediyesinin kesim hanesi en meşhurlarındandır.

Tüketici Hakları ve Din Özgürlüğü Açısından Önemli Bir Sorun

Kesimhanelerde kesilen domuzlar daha sonra nerelere gidiyor? Etler ve yağlar sucuk, salam, sosis fabrikalarına,otellere, tatil köylerine, büyük, küçük marketlere, büfelere, iç yağları sabun fabrikalarına, ilaç fabrikalarına, kozmetik imalatına, bazı margarincilere; kıllar fırça imalatçılarına; işkembe, bağırsak, ciğer gibi sakatatları kozmetik ve ilaç sanayine, göz ve bazı iç organları hastahanelere; bazı artıklar yem sanayine; deriler dericilere dağıtılmaktadır.

İşte böyle yılda 1 milyondan fazla kesimi yapılan domuzun her eczası hayatımızın çeşitli kademesinde farkına varmadan, bilgimizin dışında karşımıza çıkabilecek durumdadır. Ve bunu kontrol edecek, Müslüman halka bildirecek hiçbir resmi ve sivil merci bulunmamaktadır. Sucuk, salam, sosis ürünlerinde etiketlerinde kullanılan katkı ve yardımcı maddelerin hangi hayvan cinsine ait olduğu yazılması kanuni bir zorunluluk olmasına rağmen, etiketleri de bu bilgileri bulmak mümkün olmamakta. Hatta sosisler etiketsiz bile satılabilmektedir.

Sosis, salam, sucuk imalathanelerine gelince; bunu kontrol etmek hemen hemen hiç mümkün değildir. Çünkü bunu aleni yapan çok az firma var. Çoğu bu işi bile bile ve gizli yapıyor.

DOMUZ ÜRETEN İMALATHANELER

xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx!!!

Bu imalathaneler gibi ülkemizde 100’ün üzerinde imalathane var. Bu imalathanelerde markalı, markasız, etiketli, etiketsiz, domuz eti ve yağı katılmış çeşitli salam, sosis, sucuk ve jambon üretilmekte ve maalesef bunlar Müslüman halka yedirilmektedir. Sadece İstanbul’a günlük giren domuz eti miktar 30-40 ton civarındadır. Bu etlerden yapılan ürünleri gayri Müslimler değil, bilerek veya bilmeyerek Müslüman inancına sahip vatandaşlar tüketmektedir.

“Türkiye’de Domuz Gerçeği” Kitabının yazarı Reşit Haylamaz'ın bir imalathanede karşılaştığı Şişli Belediyesine mensup görevlilerle yaptığı bir söyleşide şu ifadelere yer veriliyor:

Yazar -Nasıl buldunuz?

Görevli-Sağlık açısından gerekli şartları yerine getirmişler.

Yazar -Üretimde domuz kullanılmasına ne diyorsunuz?

Görevli-O mesele bizi ilgilendirmiyor. Görevimizin dışında.

Hayır efendim, Müslüman tebaanın reyleri ile işbaşına gelen belediyelerin ve onların görevlilerinin domuz katılmış sucuk, salam, sosis, jambon üretimi yaparak, etiketinde dahi belirtmeye lüzum görmeden, Müslüman tebaaya haberi olamadan yedirmeye kalkma olayı, mutlaka görevinin içinde olmalıdır. Bütün dünyada böyledir. İnsanları alenen ve sürekli olarak aldatma ne zamandan beri görev dışı kabul ediliyor?

İslam inançları kesinlikle domuz eti tüketimini yasaklıyor. Bu sebeple Halkının çoğunluğu Müslüman olan bir ülkede tüketicinin inançlarına aykırı bir tüketim mamulünün bilgisi dışında satılmaması gerekiyor. Tüketici soruyor; Türkiye'de her yıl kesilen 1 Milyon domuz nerede kullanılıyor?

timeturk.com
 

 

BENZER HABERLER:
'Hadi Şimdi de bilmediğiniz yerden et alın ve bilmediğiniz yerden yemek yiyin bakalım...'
Domuz Planı