.

Gecenin en karanlık anı  Sabaha en yakın zamandır.

DEMOKRATİK HAYATIMIZIN ÖNÜNE ÇIKARILAN ENGELLERİ AŞACAĞIZ, BÜTÜNLEŞMEYİ MECLİSTE SAĞLAYACAĞIZ DARBELERE, ENTRİKALARA HAYIR

Başer'in önü neden hep kesildi?
Terörle Mücadele Özel Temsilcisi Edip Başer, kimilerine göre sürpriz olmayan bir kararla görevden alındı. Edip Başer ismi geçmişine bakıldığında tam bir sıçrama aşamasında hep önü kesilen bir portre çiziyor. Genelkurmay Başkanı olabilecekken önü kesildi, MİT müsteşarı olabilecekken önü kesildi son olarak ta uluslar arası alanda isim olabilecekken önü kesildi. Hükümet Edip Başer aracılığıyla Büyükanıt Paşa’ya ne mesaj verdi? Peki Edip Başer’in başına gelenlerin nedeni ne? Kim neden hep önünü kesti? İşte sır perdesini aralayan araştırma…

“6 yıllık geleneğe son verildi ve MGK Genel Sekreterliği havacılardan, karacılara geçti. 1. Ordu'ya en kıdemli orgeneralin atanması teamülünden de vazgeçildi. 1. Ordu Komutanlığı'na teamüller çerçevesinde Orgeneral Edip Başer'in atanması gerekirken, Ege Ordu Komutanı Orgeneral Çetin Doğan atandı.” Bu haber 2001 yılı şurasından sonra Hürriyet Gazetesi’nde Metehan Demir imzasıyla çıkan bir haber. Aslında Edip Başer’in askeri kariyerinin sonunun geldiğinin bir işareti. 1. Ordu kapısı kapanan bir generalin artık Kara Kuvvetleri Komutanı olması hayaldir, dolayısıyla da Genelkurmay Başkanı olması da. Yani bu Edip Başer’e karşı askeri hayatında yapılan en büyük operasyon olmuştur.

Ve işte askeri kaynakların bir başka değerlendirmesi:

2002 yılında Kara Kuvvetleri Komutanı olması beklenen İkinci Ordu Komutanı Orgeneral Edip Başer emekli edilip, yerine Aytaç Yalman kuvvet komutanı yapılmıştır. İlk bakışta bu bir tercihmiş gibi görünüyor. Genelkurmay başkanlarının böyle tercih hakları olduğu kabul edilir. Ama sırayı bozmak için de gerekçe olması gerekiyor.


KIVRIKOĞLU’NUN 10 YILLIK PLANI

O dönemin Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu’dur. Söylentiye göre Edip Başer ordu komutanı olarak Sivas’ta bir resmi günde konuşma yapıyor. Buraya kadar normal… Meydan kalabalık, arkalardan bir grup kadın konuşmayı dinlemek için ön saflara geçmeye çalışırken, kargaşa oluyor. Bir grup subay, yerel baş bağlamasıyla gelen kadınların türbanlı olduklarına hükmederek onları alana sokmak istemiyor. Durumu fark eden Orgeneral Edip Başer, duruma müdahale ediyor ve kadınların ön safa gelmesini sağlıyor. Yine söylenen göre bu olay, Edip Başer’in kariyerine noktayı koyduruyor.1998 yılında yapılan askeri şûrada iki korgeneral, orgeneralliğe terfi ediyor. Bunlardan birisi Edip Başer ötekisi de Aytaç Yalman. Askeri terfi geleneğinde önemli bir unsur kimin birinci sırada terfi ettiğidir. Bu şûrada 3. Kolordu Komutanı Başer, 6. Kolordu Komutanı Yalman’ın önünde terfi etmiştir.

Sonra komutanlığı çok tartışılacak olan Hilmi Özkök bu şûranın Genelkurmay İkinci Başkanı’dır. Orgeneral Çevik Bir de Birinci Ordu Komutanı’dır. Orgeneral Edip Başer ise NATO Güneydoğu Avrupa Müttefik Kara Kuvvetleri Komutanı’dır. Özkök de Kıvrıkoğlu da bu komutanlıktan gelmiştir.

BÜYÜKANIT’IN YOLU AÇILDI

Sessiz sakin genelkurmay başkanı olarak tarihe geçecek olan İsmail Hakkı Karadayı döneminin en güçlü generali, 28 Şubat’ın mimarlarından Çevik Bir 1999 yılında Kıvrıkoğlu tarafından emekli edildi. Bu yılın şûrasında Edip Başer’i Genelkurmay İkinci Başkanı olarak görüyoruz. 2006 yılının Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt bu şûrada korgenerallikten orgeneralliğe yükseltilmiştir.

2002 askeri şûrasına dönelim yeniden... 2.Ordu Komutanı Orgeneral Edip Başer’in Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na geleceğine kesin gözle bakılıyordu. Hilmi Özkök’ten sonraki en kıdemli orgeneraldi. Bu şûra çok ince hesaplara tanık oldu. Beklenmeyen emekliliklerin ardından Aytaç Yalman emeklilik zarfı beklerken, şans yüzüne güldü ve kuvvet komutanı yapıldı.

KIVRIKOĞLU’NUN HEDEFİ NEYDİ?

Hüseyin Kıvrıkoğlu hem Hilmi Özkök’ü hem de Edip Başer’i emekli etmeye çok çaba harcadı. Bunun nedenlerini bir gün kendisi açıklayacaktır. Ama söylentiye göre, Özkök’ün emekliliğini Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel “artık çok geç” diyerek geri çevirmişler. Özkök olayını bilenler niçin ve hangi olay nedeniyle “çok geç” denmiştir, bilmiyorlar. Fakat içeriğini yalnızca üç kişinin bildiği bir istihbarat raporundan söz edildiği de yaygın söylentidir.

HİLMİ AĞABEY-EDİP AĞABEY

Öte yandan Edip Başer ordunun tüm subayları tarafından çok sevilen ama gerçekten tapılırcasına sevilen bir komutanıdır. Hilmi Özkök, Edip Başer için “Hilmi ağabey”, Edip Başer de Yaşar Büyükanıt için “Edip ağabeydir!” Ağabey hitabı bahriye ve hava kuvvetlerinde yaygınken, kara kuvvetlerinde pek kullanılmaz. Bu nedenle buradaki “ağabeylik” çok dikkat çekicidir.


MİT MÜSTEŞARLIĞI’NI KİM ÖNLEDİ?

Artık olan olmuş, Edip Başer emeklilik hayatına başlamıştır. Habertürk ve Yarın Gazetesi’nde yazarlık yapan Edip Başer sivil hayata çabuk adapte olmuştur. Televizyonların da kolay ulaştığı bir isimdir. Derken AKP iktidarı MİT müsteşarını değiştirmek için hazırlıklara başlar. Bu sırada hükümetin kulağına teşkilatın başına atanacak asker bir ismin MİT’i yeniden asli görevine döndüreceği telkin edilir. Tayyip Erdoğan kendisine önerilen ve İstanbul’da Kolordu Komutanlığı sırasında eşiyle birlikte görüştüğü sıcak bakar. Edip Başer’le görüşülür. Başer’in de onayı alınır. Edip Başer yakın dostlarına mutabakatı duyurur. O dönemde bu gelişme gazetelerde haber bile yapılır. Ancak ne olduysa bu atama gerçekleşmez. Edip Başer hayatının ikinci büyük hayal kırıklığını yaşar. Hükümet kanadın da kendisine tatmin edici bir açıklama gelmez. Başer bu gelişmeyi Fenerbahçe Orduevi’nde komutanlar arasında geçen bir konuşmadan öğrenir. Başer’in MİT Müsteşarı olmasını “Hilmi Ağabey” dediği Hilmi Özkök istememiş ve engel olmuştur.

HÜKÜMETE BÜYÜKANIT ÖNERDİ

Gelelim son noktada yaşananlara… Bugün getirildiği göreve onu çok sayıda emekli orgeneralin arasından seçip uygun gören birinci kişi hiç kuşkusuz kendisine “Edip Ağabey” diye hitap eden Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’tır. Edip Başer son dönemde yaptığı açıklamalarla karargahın sözlerinin pekişmesine yardımcı olmuştu. K. Irak’a operasyon seçeneğini hep gündemde tutan Başer, konut yerine karargah düşüncelerini savundu. Hükümet bu işten sıkılmaya başlamıştı. 12 Nisan’da başlayan yeni dönemde hükümet, Genelkurmay’dan 27 Nisan’da aldığı e-muhtıra sonrası en kritik hamleyi yaptı. E-muhtıra ve “özde”nin karargaha yanıtı Edip Başer’i görevden almak oldu. Bu aslında Büyükanıt’a karşı yapılan planlı bir operasyondu.

Operasyonun ikinci ayağında ise Başbakan Erdoğan devreye girdi. TMSF’nin el koyduğu ATV Televizyonu’nda, “Gerek görürsek parlamento karar alır ve K. Irak’a operasyon yaparız” dedi. Bir anlamda 12 Nisan’da Büyükanıt Paşa’nın hükümetin kucağına attığı K. Irak alev topunu söndürmek için ikinci bir hamle yaptı.


İşte bir atamanın perde arkasında yaşanlar.. Edip Başer’i şimdi bir de bu gözle değerlendirin!!!

www.medyakulak.com