|
Berber Koltuğu
Abi senin için Barzanici, Barzani'nin adamı diyorlar!
Aslan, sesinin heybetinden dolayı yüreğinin derinliklerine kök
salan korkunun yersiz olduğunu öküzün ot yiyen cismini görünce ve
tanıyınca anlıyordu..Tabi tilkinin makam ve mevki uğruna çevirdiği
dolaplar ve hileler de var ama o başka bir mesele. MEHMET NATIK'ın
izlenimi...
03 / 07 / 2008 18:41
MEHMET NATIK'ın izlenimi
Ergenekon Gözaltıları ve Düşündürdükleri
Uzun yıllardır hakkında çok şey söylenen ve konuşulan Ergenekon
yapılanmasının iddianamesinin hazırlığının bu kadar uzun sürmesi
aslında devasa boyutlarını gözler önüne sermektedir…
Siz bakmayın öyle iddianamesi bile hazır olmayan diye kurulan
cümlelerle getirilen eleştirilere…
Öyle ki uzun süredir tabu haline gelen ve alenen bilindiği ve bir
takım pervasız ve hukuksuz icraatlara şahit olunduğu halde bir
türlü üzerine gidilemeyen bu yapılanma üzerine gidilip yakın temas
sağlandıktan sonra üzerine gidilebilir bir yapı olduğunu ortaya
koymuştur…
Aynen Beydeba’nın hikayesinde geçen Aslan ile öküzün hikayesi
gibi…
Aslan, sesinin heybetinden dolayı yüreğinin derinliklerine kök
salan korkunun yersiz olduğunu öküzün ot yiyen cismini görünce ve
tanıyınca anlıyordu…
Tabi tilkinin makam ve mevki uğruna çevirdiği dolaplar ve hileler
de var ama o başka bir mesele…
Bu, bir tabunun yıkılmasına, yıllardır mahiyeti ve sonuçları tam
olarak kestirilemediği için fiilen dokunulmaz statüsüne sahipmiş
gibi hareket edenlerin dokunulabilir olduğunu göstermiştir.
Bunun zihinlerde oluşturacağı yeni imajın sonuçları ile gelecekte
başka dokunulamazlara dokunulacağının göstergesi olacaktır.
Bugüne kadar üzerine neden gidilemediğine dair sorusu aranan
birçok cevap herkesin zihninde olmalı…
Her şeyden önce söz konusu yapılanmanın meşru kurumların her
tarafına sızması ve içinde her cenahtan insan tipinin olmasının
büyük etkisi var…
Gözaltına alınanların kimlikleri, makamları ve mevkileri göz önüne
alındığında ne demek istediğimiz daha iyi anlaşılır…
Emekli asker, işadamı, gazeteci, eski milletvekili, akademisyen,
öğretim üyesi, yazar, parti yöneticisi, kısaca her meslekten insan
tipi…
Tetikçi bile var…
Devletin hemen hemen her bürokratik ve temsil makamını dolduran
bir takım insanların bazı iş çevreleri de dahil aslında uzun
süredir netameli görüşmelerini sürdürdükleri bir ortam…
Enteresan değil mi?
Acaba emekli ve eski vasıfları dışarı da tutularak soracak
olursak; başkaları da var mı?
Bekleyip göreceğiz…
Sanki Osmanlının son dönemindeki şartlar hiç değişmemiş…
Sanki Teşkilatı Mahsusa’nın her meslekten görevliler teşkil ederek
vatan savunmasına katkı sağlayacak ülke şartları hiç değişmemiş…
Sanki ülkede devlet ve hükümet yerine işgal kuvvetleri ülkeye ve
yönetime nizamat veriyorlar…
Son operasyonun başlaması ile borsada yaşanan sarsıntılar, ülke
ekonomisine getirdiği eksiler, sıcak para üzerinde oynanan oyunlar
ve gözaltına alınanların, arananların kimlikleri, yapının ne denli
derin, karmaşık, enteresan ve labirent tipi geniş bir ağa sahip
olduğunu gösteriyor…
Bu operasyon geçmişte yaşanan bazı şeyleri ister istemez insanın
aklından geçirtiyor ve soruları zihnimize üşüştürerek cevap
aramaya zorluyor…
Protokollerde devlet erkânına davetiye nasıl gönderilecek gibi
tuhaf bir durumun nasıl oluşturulduğunu hatırlatıyor…
Eşli ve eşsiz davetiye meselesinin devlet protokolüne girmesini
hatırlatıyor…
Başörtünün; kamusal alan sözünün icad edilmesine sebep olan yakın
geçmişini hatırlatıyor…
Öyle ki başörtüsü protokollere girecek olursa ertesi gün
ekonominin nasıl bir duruma geleceğinin, borsada ne çalkantılar
yaşanacağının tahayyül edilemeyeceğini ifade eden tehditvari
cümlelerin Meclis koridorlarında yankılanmasını ama bu sözleri
kulaklar duymasına rağmen derinlere gömülerek uykuya yatırılmasına
ve böyle girişimlere cesaret edilemeyeceğini hatırlatıyor…
Ve hatta atılan adımlarda bile nasıl geri adım attırıldığını
hatırlatıyor…
Bir önceki dönemde aday olduğu, vekil olduğu ve yeni dönemde vekil
olmamasına rağmen sürekli çeşitli ilişkileri, söylemleri ve
çizdiği ilginç profili ile hiç gündemden düşmeyen bir vekilin
kendi naziri ve aynı haklara beraberce sahip oldukları bir diğer
vekil arkadaşına, üstelik aynı parti içinde ülkesine hizmet etmek
üzere geldikleri meclis koridorlarında, “Abi senin için Barzanici,
Barzani’nin adamı diyorlar… Ne diyorsun?” şeklindeki ima yollu
sorularını ve onun yemin billah ederek “Bunu kim diyorsa bana
iftira ediyor” diyerek koluna girip kendisini savunmaktan aciz bir
konumda suçlamaya cevap vermek için kelimeleri boğazına düzmeden
konuşmanın yollarını ararkenki durumunu hatırlatıyor…
Milleti temsil makamında olmanın verdiği o dayanılmaz rahatlık ve
cesaretle kendini farklı kompartımanlarda hissederek milletten
aldığı vekaletin gereğinden çok daha fazlası için devletin ve
milletin kurtarıcılığına soyunarak değişik bir mesleğe sahip
olmaya kalkışanların durumunu hatırlatıyor…
Operasyonun neden bu kadar uzun bir zamana yayılması hususunda
zihinlere düşen soru işaretlerini hatırlatıyor.
Önceden darbe girişimine adım sayılan Sarıkız ve Ayışığı benzeri
bir takım faaliyetlerin devletin en üst düzey makamları tarafından
fark edilmesine, tespit edilmesine rağmen adımların neden
zamanında atılmadığı sorusunun boşlukta kaldığını hatırlatıyor…
Bundan sonrası Nokta Nokta Nokta…
Kaldı ki gereği yerine getirilmediği için ileride kendilerini ve
hükümeti dahi zora sokabilecek bu durumun yetkili kurumları nasıl
bir kumpasın içine çekeceğini hatırlatıyor…
Operasyon için en ciddi adımın; ülkenin genel seçim atmosferine
girmesi ile birlikte operasyonu yöneten ve koordine eden bakanlığa
sivil siyasetin dışında bürokrat kökenli bakan tarafından
atılmasını hatırlatıyor…
Hatırlattığı o kadar çok şey var ki…
mehmetnatik1@gmail.com
|