|
Stephan ( Bulgar ) Kilisesi Onarılıyor
İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İl Özel İdaresi’nin iş birliğiyle,
Fatih’te bulunan ve ”Demir Kilise” olarak bilinen Sveti Stefan Bulgar
Kilisesi, restore edilecek.
Demir Kilise’nin restore edilmesi, İstanbul Büyükşehir Belediye
Meclisi’nin 11 Mart 2010 tarihli 4. birleşiminde müzakereye açıldı.
Yapılan müzakereler sonucu, restorasyona ilişkin raporun aynen ve oy
çokluğu ile kabulü kararlaştırıldı.
Art-Ün inşaat firmasına 2. 530.623.85TL bedelle verilen İhalesi 5
Temmuz’da yapıldı. Kilise restorasyonunda, öncelikle korozyonun taşıyıcı
sisteme olan etkisini belirleyebilmek amacıyla, iç ve dış kabuklarında
her cephede uygun bir levha kaldırılarak, taşıyıcı sistem incelenecek ve
hasar tespiti yapılacak.
Kilisenin restorasyonu sırasında, zemin oturumu nedeniyle yerinden kayan
merdivenler ve mermer kaideler aşama aşama kaldırılıp üstteki
konstrüksiyon hizasına getirilecek. Kilisenin, karbon ve kir oluşumuna
maruz kalan bölgeleri özel deterjanlı su ile itinalı bir şekilde
temizlenecek. Dış cephede bulunan eksik süsleme elemanlarından kalıp
alınıp, daha sonra özgün ham maddesi ile döküm yapılacak. Restorasyon
esnasında çatının eğimli kısımları yenilenecek. Sveti Stefan Bulgar Kilisesi’nin yenileme çalışmaları, iç ve dış
alanlarda ayrıntılı bir şekilde yapılıp, restorasyon işlemi tamamlanarak
hizmete açılacak. 08.08.2011 tarihinde başlayan restorasyon 13.04.2012
tarihinde teslim edilmesi gerekiyor, Halen devam eden
restorasyonun Nisan ayına yetişeceğini umuyoruz. |
|
|
Stephan ( Bulgar ) Kilisesi
Fatih’te, Fener semti, Haliç kıyısında, Mürsel Paşa Caddesi üzerinde ,
Tamamen Demir ve Dökümden inşa edilen bir kilisedir. 19. yy. Avrupa ve
Balkanlarda devam eden Milliyetçilik akımının etkisiyle, İstanbul
Ortodoks Bulgarları, Padişaha müracaat ederek, Rumların ve Ermenilerin
kiliselerinde kendi dillerinde ibadet yapıldığını, Bu ibadetten birşey
anlamadıklarını söyleyerek, Fener Ortodoks Patrikhanesi’nden bağımsız
olarak kendi kiliselerini kurmak istediler. Padişahta bu isteği olumlu
karşılayarak izin verdiği gibi yeni kilisenin Patrikhaneden daha cazip
ve ihtişamlı olması için yardımcıda oldu, Bazı tarihi kaynaklar, Rum ve
Ermenilerin Bulgarları asimle etmeye çalışmaları Devlettede sıkıntılara
neden oluyordu, Bu nedenle Osmanlıdaki Bulgar azınlığa padişah sahip
çıkarak Avusturya'da yapılan bu demir kilisenin alınmasında önemli
katkılar sağlamıştır.
Bulgarlar daha önce Stephan kilisesi karşısında “Metoh” adı verilen bir
papaz evi inşa etmişlerdi. Günümüze ulaşan bu evin inşaatı yapıdaki
yazıta göre 1850 yılında tamamlanmıştır.
Bu yapı tamamlandıktan sonra yolun karşısına küçük bir ahşap kilise bina
edilmiş; daha sonraları demir, döküm malzeme kullanılarak inşa edilen
günümüzdeki kilise, yıkılan ahşap kilisenin yerine inşa edilmiştir.
Yapının projesi İstanbul Ermenilerinden Mimar Hovsep Aznavur’a
çizdirilmesiyle birlikte, uygulama projesi için uluslararası çapta bir
yarışma tertip edilmiş ve yarışmayı kazanan Avusturya firması R. Ph.
Wagner tarafından, yapı ilk olarak Avusturyadaki fabrika bahçesine
kurulmuş ve eksikleri tamamlanmıştır.Tuna ve Karadeniz yoluyla
İstanbul’a getirilerek yapı bugünkü yerine monte edilmiş ve 1898 yılında
törenle açılmıştır.
Demir malzemeden prefabrik olarak inşa edilen Stephan Kilisesi, haç
görünümündedir. Yan nefleri üç metre ve orta nef ise altı metre
genişliğe sahip olan yapının mimari üslubunda neogotik ve neobarok
tarzın etkileri görülür. Kilisenin çan kulesinde bulunan farklı
boyutlardaki altı çanın üzerinde Sveti Stefan Kilisesi için Rusya’da
döktürüldüğü yazılıdır.
1992 Yılında Fatih Belediyesi tarafından onarılan kilise, Daha sonraları
zeminin Haliç'e doğru kayma yapması nedeniyle İBB başkanlığı tarafından
zemin güçlendirmesi yapılmış, Tekrar paslanan yapının duvar ve cephe
malzemesi temizlenerek koruyucu ve genel boyası yapılmıştı.

PADİŞAH FERMANIYLA AÇILAN KİLİSE
1896′da inşa edilen, iskeleti çeşitli biçim ve boyutlarda çelik
profillerden oluşan kilisenin, bütün dış duvar kaplamaları, pilastrlar
(gömme ayaklar) ve pilastr başlıkları, pencere doğramaları, kapı
kanatları, kemer, saçak silmeleri, çatı, çatı kenarı, korkuluk duvarı
ile bunun üzerindeki babalar, çan kulesi, bu kulenin 4 yanındaki 4
balkon ve cephelerdeki çeşitli kabartma ve bezemeler demirden oluşuyor.
Prefabrike olarak Viyana’da demir malzemesi kullanılarak hazırlanan ve
500 tonluk kilise, daha sonra bütün parçaları İstanbul’a taşınarak,
önceden dökülen temele monte edildi.
Üç nefli ve bir transeptli bazilika sisteminde yapılan kilisenin, bir
bodrumu, zemin katı, galeri katı ve bir çan kulesi bulunuyor.
Sveti Stefan Bulgar Kilisesi ismiyle, Hasan Kuruyazıcı ile Metin
Tapan’ın kaleme aldığı kitaba göre kilise, Fatih Sultan Mehmet’in
İstanbul’un fethinin ardından yeni bir Yahudi ve Hristiyan tapınağı
yapılmaması yasağı olduğunu iddia etmesine rağmen bu bilgi doru
değildir, Çünkü Tarihi yarımada da Fatih Sultan metmet'ten sonra, Bulgar
kilisesinden önce birçok kilise inşa edilmiştir.
Kitapta, Bulgar din adamlarının, Fener Rum Patrikhanesi ile tüm
ilişkileri kesmek istedikleri için 3 Nisan 1860 tarihindeki paskalya
töreninde Rum patriği adına okunması gereken methiyeyi Osmanlı padişahı
adına okuduğu, bunun da kilise açılmasına etki ettiği belirtiliyor.
Osmanlı padişahı Sultan Abdülaziz, 5 Mart 1870 tarihinde yayımladığı 11
maddelik fermanla, Bulgar cemaatinin din işlerini yürütebilmesi için
yeni bir kilise kurulmasına izin verdiği anlatılıyor.
KİLİSEYİ PANORAMİK GEZMEK İÇİN TIKLAYINIZ
http://www.panoramikistanbul.com/bulgar-kilisesithe-st-stephen-church.html
|