.

KORUMA KURULU ŞUBAT 2012 YENİ RAPORU

Fatih ilçesi Yavuz Sultan Selim mahallesi 262 Pafta, 2272 ada, 16 Parsel’de inşaatı devam eden, Yayınladığımız fotoğraf ve video'da açıkça görülen, Tarihi mahzen ve tünellerin tahrip edilerek gerçekleşen inşaatın ivedilikle araştırılması ve 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, diğer ilgili kanunların amir hükümleri uygulanarak gereğinin yapılmasını talep etmemize rağmen koruma kurulundan tarafımıza 24 Şubat 2012 tarihli aşağıdaki karar ulaşmıştır.

Bizlerin ve semt sakinlerinden birkaç kişinin koruma kuruluna, Bakanlıklara yazmış odluğu dilekçelere rağmen inşaatın durdurulması, tarihi eserin tahrip edilme anından görüntülerde görülen tahribatın hesabının sorulması konusunda ısrarla bir adım atılmadığını görmekteyiz.

İnşaat devam etmektedir, Fatih belediyesi İmar müdürlüğünün, İstanbul Arkeoloji Müze müdürlüğünün, İstanbul 4 nolu koruma kurulunun, İstanbul adliyesi Soruşturma savcılığının olaya yaklaşımı nedeniyle mevcut yapılanmanın şu aşamada durdurulması, Suçüstü olduğunu gördüğümüz delillerin değerlendirilerek, Buradaki tarihi kültür varlığının kalan kısmının korunması, Tahrip edilen kısımların onarılması mümkün olacak mı?

Olayda 1. derece sorumlu olan  İstanbul 4 nolu koruma kurulunun, aşağıdaki son yazısı ile ne demek istediğini biz anlayamadık, "Bu aşamada yapılacak bir işlem kalmadığı" şeklindeki netice kararın burada hukukun aciz olduklarını mı ifade ediyor, yoksa  sizin sunduğunuz belgeler, bilgiler bizi tatmin etmedi mi denmek istiyor, anlayamadık.

Biz Gazeteci değiliz, Yaptığımız bu haberlerde ihbar niteliği taşıyan bilgilerdir. Bu konuyu önemsiyoruz, muhataplarımızla hiçbir husumetimiz hatta tanışıklığımız yoktur, Bizler hukukun hayata hakim kılınması için acizane mücadele veren kişileriz.
Olayın takipçisiyiz, iç hukuktan ikna olacağımız bir karar göremediğimiz sürece biz bu durumu şikayet konusu yapmaya devam edeceğiz.

Kaldı ki mevcut inşaatın Yürürlükteki kanunlar, uluslar arası anlaşmalar, inşaat tekniği açısından da sakıncaları vardır, bu sakıncaları aşağıda maddeler olarak beyan etmeye çalışacağız.

 


1. Mevcut inşaat kurulum alanı tarihi iç surların hemen üzerinde bulunmaktadır, Bu haliyle 2863 sayılı kanunun ve taraf olduğumuz (ICOMOS) Venedik tüzüğünün birçok maddesi burada ihlal edilmiştir.

2- İnşaat alanı üç tarafı surlarla çevrili, bariz bir şekilde tarihi bir alandır, Bu alanda parsel ve ada bazında yapılan planlamada çevre gerçekleri dikkate alınmamış, tarihi objelerle dolu bir alanın önceden ve günümüzdeki uygulamalar ile tahrip edilmesine fırsat verilmiştir.

3- Böyle tarihi bir alanda "KATO" denilen büyük iş makineleri ile kazı yapılmasına göz yumulduğu, buna SİT alanında yapılan kazılarda müsaade edilmediği bilinmektedir. İhbar dilekçemizde sunduğumuz çokça fotoğrafta ve video görüntülerinde İnşaatın kurulum alanına tekabül eden tarihi kemer, mahzen girişleri, duvarların iş makinesi ile nasıl tahrip edildiği açıkça görülmektedir.

4- İlgili kanun ve uluslar arası anlaşmalarda görüldüğü üzere, "İnşaat Alanı çevresiyle birlikte düşünülür" hükmü burada uygulanmak istenmemektedir, Bu tutumun gerekçesini öğrenmek istiyoruz.

5- Mevcut inşaat için zemin etüdü (Sondaj) yapılmamış olduğunu biliyoruz, Daha önce verilen inşaat izni kotundan 5-6 metre aşağıya inilmiş, mahzenin iç duvarları tahrip edilmiş, oluşan moloz üzerine (Gevşek zemin) temel atılmıştır.
Bu gevşek zeminde kazıklı sistem olması gerektiğini biliyoruz, Bu uygulanmamıştır.

6-

 

2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu
Madde 4 - Taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarını bulanlar, malik oldukları veya kullandıkları arazinin içinde kültür ve tabiat varlığı bulunduğunu bilenler veya yeni haberdar olan malik ve zilyetler, bunu en geç üç gün içinde, en yakın müze müdürlüğüne veya köyde muhtara veya diğer yerlerde mülki idare amirlerine bildirmeye mecburdurlar.

Madde 6 - ........eski anıt ve duvar kalıntıları; freskler, .......kale, hisar, burç, sur.......harabeler, kervansaraylar, han, hamam ve medreseler............sarnıç ve kuyular........... taşınmaz kültür varlığı örneklerindendir. Tarihi mağaralar, kaya sığınakları; özellik gösteren ağaç ve ağaç toplulukları ile benzerleri; taşınmaz tabiat varlığı örneklerindendir. (Kısaltılmıştır)

Venedik Tüzüğü (ICOMOS, 1964)  Venice Charter
MADDE 6- Anıtın korunması, ölçeği dışına taşmamak şartıyla çevresinin de bakımını içine almalıdır. Eğer geleneksel ortam varsa, olduğu gibi bırakılmalıdır. Kütle ve renk iliksilerini değiştirecek hiçbir yeni eklentiye, yok etmeye, ya da değiştirmeye izin verilmemelidir.

 

 

YORUMLAR:--------------------------------------------------------------------------------

Haber, Yorum, Resim göndermek için İrtibat: fatihten@gmail.com