.

Constantinopolis Ekümenik Patrikhanesi

Türkiye'de resmî olarak Fener Rum Patrikhanesi, dünyada Constantinopolis Ekümenik Patrikhanesi olarak anılan kurum, 250 milyon mümine sahip Ortodoks dünyasının ruhanî önderi konumunda olan bir kurumdur. Patrikhane, Ortodoks dünya içerisindeki tarihten gelen hiyerarşik yapısını ve diğer Hıristiyan mezhepleri, diğer semavî dinler ve diğer hükümetler nezdindeki konumunu muhafaza etmektedir. Bu kurumun ülkemizde olması ve başında da Patrik Bartolomeos gibi bir diyalog adamının bulunması bir çok açıdan fevkalade önemlidir.

Constantinopolis Ekümenik Patrikhanesi, Mil. sonra 37 yılında İsa Peygamberin havarilerinden olan Apostol Andrea tarafından kurulmuştur. Mil. sonra 451 yılında Kadiköy’de toplanan 4ncü Ekümenik Konsül’ün kararları ile Roma Patrikhanesi ile eşit sayılmıştır. Roma İmparatorluğu’nun Doğu ve Batı olarak ikiye ayrılmasından sonra, Bizans İmparatorluğu içindeki Hıristiyanlar, İstanbul Ortodoks Kilisesi’ne bağlanmış ve “Doğu Kilisesi” olarak da adlandırılan Ortodoks Kilisesi, 5 nci yüzyılda Katolik Kilisesi’nden ayrılmıştır.

 http://patriklik.blogspot.com/2010/06/2007deki-rum-patrikhanesi-ekumenik.html

 
6. yüzyılda ekümenik sıfatı, Konstantinopolis Patriği’ne, Roma İmparatorluğu başkentinin episkoposu olduğu için verilmişti. Fethin ardından Fatih Sultan Mehmed, Bizans’tan Osmanlı’ya hiçbir değişime uğramadan devrolan tek meşru kurum olan Büyük Kilise’yi ihdas ederken, söz konusu makamın temsil ettiği evrenselliği siyasetine dahil etme niyetini ilan ediyordu. Doğu Roma’dan Cumhuriyet dönemine dek kesintisiz süren Patrikhane’nin dinî olduğu kadar siyasi yeri ve anlamı, Cumhuriyetçilerin dini devre dışı bırakan laik siyaset anlayışıyla sona erdi. Lozan Antlaşması’nda Patrikhane’nin ekümenik sıfatı ve bundan kaynaklanan ruhani yetkileri, münakaşa konusu yapılmadıkları ölçüde onaylandı. Ancak Patrik ve Patrikhane, siyaseten yeni ulus-devletin, dinen de laikliği dünyevi din mertebesinde telakki eden pozitivist tasavvurun, tıpkı hilafet gibi « öteki »si oldular. Lozan ile başlayan bu Patrik ve Patrikhane « takıntısı » günümüzde, İslâm’ın yaygın olduğu Türkiye’de Ortodoks Patrikhanesi’nin dinî sıfatının ne olmaması gerektiği konusunda abes bir tartışma halinde sürüyor. Ekümenik Patrikhane’de yer alan yazılar konunun tarihî, dinî, hukuki ve siyasi boyutlarını ele alırken, bilgi eksikliğini gidermeyi ve bilgi kirliliğini temizlemeyi amaçlıyor. Alexis Alexandris, Baskın Oran, Cem Sofuoğlu, Cengiz Aktar, Elçin Macar, Emre Öktem, Kürşat Demirci, Panteleimon Rodopoulos, Paraskevas Konortas ve Samim Akgönül’ün makaleleriyle..

Constantinopolis Ekümenik Patrikhanesi

Türkiye'de resmî olarak Fener Rum Patrikhanesi, dünyada Constantinopolis Ekümenik Patrikhanesi olarak anılan kurum, 250 milyon mümine sahip Ortodoks dünyasının ruhanî önderi konumunda olan bir kurumdur. Patrikhane, Ortodoks dünya içerisindeki tarihten gelen hiyerarşik yapısını ve diğer Hıristiyan mezhepleri, diğer semavî dinler ve diğer hükümetler nezdindeki konumunu muhafaza etmektedir. Bu kurumun ülkemizde olması ve başında da Patrik Bartolomeos gibi bir diyalog adamının bulunması bir çok açıdan fevkalade önemlidir.

Constantinopolis Ekümenik Patrikhanesi, Mil. sonra 37 yılında İsa Peygamberin havarilerinden olan Apostol Andrea tarafından kurulmuştur. Mil. sonra 451 yılında Kadiköy’de toplanan 4ncü Ekümenik Konsül’ün kararları ile Roma Patrikhanesi ile eşit sayılmıştır. Roma İmparatorluğu’nun Doğu ve Batı olarak ikiye ayrılmasından sonra, Bizans İmparatorluğu içindeki Hıristiyanlar, İstanbul Ortodoks Kilisesi’ne bağlanmış ve “Doğu Kilisesi” olarak da adlandırılan Ortodoks Kilisesi, 5 nci yüzyılda Katolik Kilisesi’nden ayrılmıştır.
İstanbul’un fethini müetakip Fatih Sultan Mehmet, Constantınopolıs Patriği seçilen Gennadios’a Türk ve İslam hukuku çerçevesinde, patriğin görev ve yetkilerini gösteren, Patrikhane’ye bazı ayrıcalıklar tanıyan bir ferman çıkarmıştır. Fatih’ten sonra ise Osmanlı hükümdarlarının Patrikhane’ye verilen imtiyazları benimseyen fermanlar vermesi gelenek haline gelmiştir. Böylece Fener veya Ökümenik Patriklik de denilen Patrikhane ve Rum Patrikliği'nin yasal statüsü süreklilik kazanmıştır.
II. Gennadios'un Patrik olmasıyla, Patrikhane faaliyetlerini kentin ikinci büyük kilisesi olan Havariyun Kilisesi'nde yürütmeye başlar. O zamanlarda yaklaşık bin yaşındaki Havariyun Kilisesi'nin bahçesinde İmparator ailesinin mezarları da bulunanmaktadır ve Hıristiyan nüfusun azalması ve güvenlik nedeniyle 1455'te boşaltılır.
Patrikhane Pammakaristos Manastırı'na taşınır. 12. yy'da II. Ioannes Komnenos'un yaptırdığı Pammakaristos Manastırı, Hıristiyan göçmenlerin yerleştirildiği Çarşamba semtinde idi. Havariyun Kilisesi'ne göre daha küçük ve güvenli olan Pammakaristos, 1518'de restore ve II. Ieremias'ın patrikliği sırasında da genişletilerek yeniden inşa edildi. 1586'da, III. Murad döneminde boşaltılan kilise, 1591'de Fethiye adıyla camiye dönüştürüldü. Patrikhane, önce Fener'deki Vlah Sarayı Kilisesi'ne, 1597'de ise Ayvansaray'daki Ayios Dimitrios Kilisesi'ne taşındı.
Patrikhane, 1602'de Fener'de bulunan Ayios Yeoryios Manastırı'na yerleşti ve bu tarihten sonra faaliyetini burada sürdürdü.
II. Mehmed'in çıkardığı fermanla statüsü saptanan Ekümenik Ortodoks patrikleri, cemaatin evlenme, cenaze gibi adetlerini özgürce uygulayabilmesini denetliyorlardı. Patrik, bir vezir statüsünde kabul edilir, kendisine divanda yer verilirdi. Maiyetindeki diğer yöneticiler ile birlikte her türlü hizmet ve vergiden muaftı. Rum cemaatine dair konuların görüşüldüğü meclise başkanlık eden patrik, hukuki ve cezai işlerde tam yetkili idi. Böylece patrik, Rum Ortodoks toplumunun tartışmasız lideri olarak, Bizans dönemindeki haklarından fazlasına kavuşmuştu.
1856 Islahat Fermanı ile patriklerin yetkileri, dini konularla sınırlandı. Seçim usulleri gözden geçirildi. Görev süreleri ömür boyu kılınarak sorumlu oldukları davalardaki yetkileri genişletildi. Cumhuriyet döneminde patriklerin ayrıcalıkları kaldırıldı. Patriğin, patrik seçimini yapacak olan “Sen Sinod” üyelerinin T.C. vatandaşı olması Türkiye Cumhuriyeti yasaları ile zorunlu hale getirildi.
Osmanlı Devleti’nin himayesi altında yaşamalarına rağmen, Rum Ortodoks Patrikhanesi ve patriğinin, 1821 Mora İsyanı sırasında, güya isyan kışkırtıcılığı ve destekçiliği yaptığı iddiasıyla o zamanki Patrik Grigorios idam edilmiştir.
1862 yılında Osmanlı Hükümdarı’nın emri ile, Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi’nin Osmanlı Devleti içindeki konumunu belirleyen bir Nizamname hazırlanmıştır. Lozan Barış görüşmelerinde, müttefik devletlerin heyetleri ile yapılan görüşmeler sonucu; “Rum Kilisesi’nin reisi olan Patriğin tayinini onaylayan Türk Hükümeti’ne daima tabi kalmasına, Patrikhanenin ise, İstanbul’da ikametine devam edecek olan münhasır bir dini müessese olmasına karar verilmiştir.
Cumhuriyet döneminde Rum Ortodoks Patrikhanesi'nin etkinlik alanı da dini konularla sınırlandı. Hizmet binasının 1941'de yanması üzerine, 1989'da Yüksek Mimar Aristidis Pasadeos nezaretinde başlatılan onarım çalışmaları 1991'de tamamlandı. Patrikhane, faaliyetini halen yeni binasında yürütmektedir.


Ekümenik Patrik


Rum Ortodoks kiliseleri üzerinde otoritesi olan Patrik Hazretleri, 6. yy'dan beri ökümenik patrik sıfatıyla dünyadaki tüm Ortodoksların ruhani lideri kabul edilir.
Imroz (Gökçeada) doğumlu, esas adı Dimitri Arhondonis olan Ekümenık Patrik I. Bartolomeos, Hıristiyan dünya içerisindeki diyalogda gayet etkin ve hassas davranmaktadır. İlk doğu kiliseleri tabir edilen Keldanî, Nasturî ve Süryanîlerle muhatap olmaktadir. Vatikan'ın daima tepeden bakmaya yatkın olmasına rağmen Katolik dünya ile ilişkileri kendisinden önceki Patriklere oranla çok daha yakın sayılabilir.
Patrik Hazretleri semavî dinler arası diyaloğada önem veren dünya çapında bir şahsiyet. Bu, Türkiye'deki İslamla sınırlı da değil, Libya'dan Umman'a ve İrandan Endonezya'ya kadar uzanan bir coğrafyada kabul gören, hürmet edilen bir din adamı. Dinî faaliyetlerine ilaveten, Patrik Hazretleri inanmış bir çevre korumacısı sayılmaktadır. Bu yöndeki girişimlerinden dikkate değer olanlar arasında, ölmekte olan Tuna deltası ile Adriyatik denizinin geleceği.
Dinin ve inancın ne demek olduğunu bilen Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) hükümeti, Patrikhanenin (Ruhban okulunun yeniden faaliyete geçmesi, vakıf malları) ve genelde tüm gayrimüslim yurttaşların karşılaştıkları çağdışı sorunlara kalıcı çözümler bulmaya hazır gibi görünmektedir.
Bu yeni yaklaşım içerde gayrimüslim yurttaşların kamu otoritesine olan güvenlerini artıracağı gibi ülkenin Avrupa ve bölgedeki konumuna da güçlendirecektir.

Patriğin dini otorite alanı

Şimdiki Ekümenık Patrik 1inci Bartolomeos ve Sen Sinod'un (Yüce Meclis) üzerlerinde direkt otoritesi, yani tayin ve azil hakkı olan başepiskoposluk, metropolitlik ve diğer kurumlar şunlardır:

Türkiye'de
İstanbul Başepiskoposluğu (Bartolomeos'un kendisi),
Kadıköy Metropolitliği,
Tarabya Metropolitliği,
Adalar Metropolitliği,
Gökçeada ve Bozcaada Metropolitliği;

Yunanistan'da
Girit Başepiskoposluğu ve Metropolitlikleri (yarı otonom statüde),
Oniki Adalar Metropolitlikleri
Rodos,
İstanköy, Leros & Kalimnos,
Karpathos & Kasos),
Selanik'te Aya Anastasia ve Çavuş Manastırları,
Aynaroz'daki 20 Manastır,
Patmos Manastırı ve Exarhiası.

Ayrıca 1928'e kadar Kuzey Yunanistan ve diğer Ege Adaları da Patriğin direkt otoritesine bağlılardı. Yönetim, vekaleten Yunanistan Kilisesine devredildi ama bu bölgelerde bulunan 36 Metropolitliğin manevî sahipliği halen Fener Patrikhanesi'ne aittir.
Nitekim İstanbul, ikide birde Bartolomeos'un otoritesini zedelemeye çalışan Yunanistan Başepiskeposu Hıristodulos'a karşı tayinlerdeki son denetim hakkını 1928 öncesinde olduğu gibi kullanmak üzere harekete geçti.

Amerika Avrupa ve Uzakdoğu Kiliseleri
Amerika'da Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başepiskoposluğu, Kanada Metropolitliği, Panama Metropolitliği, Buenos Aires Metropolitliği;

Avrupa'da İngiltere Başepiskoposluğu, Fransa Metropolitliği, Almanya Metropolitliği, İsveç ve İskandinavya Metropolitliği, Benelüks Metropolitliği, İsviçre Metropolitliği, Avusturya Metropolitliği, İtalya Metropolitliği;

Uzakdoğu'da Avusturalya Başepiskoposluğu, Yeni Zelanda Metropolitliği, Hong Kong Metropolitliği.

Muhtelif Kurumlar
Essex Manastırı (İngiltere),
Chambesy Ortodoks Merkezi (İsviçre),
Dünya Kiliseler Konseyi nezdinde Ortodoks dünyası adına Daimi Temsilcilik (Cenevre),
Avrupa Birliği nezdinde Ortodoks dünyası adına Daimi Temsilcilik (Brüksel),
Selanik Teoloji Eserleri Enstitüsü, Atina Daimi Temsilciliği.

Bu kurumlara ilaveten Patriğin otoritesi altında olmayan otosefal Ortodoks kiliseleri liderlerini kendileri seçer, ama bu seçimde meşruiyet, İstanbul'daki "primus inter pares" (eşitler arasında ilk) olan ve Ortodoks aleminin bir anlamda koordinatörü konumunda bulunan Ekümenük Patrikhaneden gelir, yani Ekümenik Patriği'nin onu tanıması elzemdir.

Bir kiliseler hiyerarşik sıraya göre şunlardır:
İstanbul Patrikhanesi,
İskenderiye Patrikhanesi,
Şam Patrikhanesi,
Kudüs Patrikhanesi,
Moskova Patrikhanesi,
Belgrat Patrikhanesi,
Bükreş Patrikhanesi,
Sofya Patrikhanesi,
Tiflis Patrikhanesi,
Kıbrıs Başepiskoposluğu,
Yunanistan Başepiskoposluğu,
Polonya Başepiskoposluğu,
Tiran Başepiskoposluğu,
Çek ve Slovak Başepiskoposluğu.
Bunlara ilaveten Finlandiya ve Estonya'da iki otonom kilise daha mevcuttur. Bunlar liderlerini İstanbul'a teklif eder ve son seçimi İstanbul yapar.

CONSTANTİNOPOLİS EKÜMENİK PATRİKHANESİ


Sadrazam Ali Paşa Caddesi'ndeki Patrikhane, Ortodoks Rumları'nın en kutsal mekanıdır. 1602 yılında bugünkü binasına taşınan Patrikhane, şimdiki görüntüsüne 1800'lü yıllarda yapılan restorasyonla kavuştu. Patrikhaneye üçlü bir kapıdan girilir. Basamaklardan yukarı doğru çıkıldığında ana kapı karşımıza gelir. Ana kapı, 1821 yılındaki Mora İsyanı'nı desteklediği gerekçesiyle idam edilen Patrik V. Grigorios ve üç metropolitin burada idam edilmesi anısına kapalı tutulmakta, giriş sol kapıdan yapılmaktadır. Soldaki kapıdan patrikhane kilisesi Aya Yorgi'ye geçilir. Mevcut bina 1700'lerde bazilika tipinde inşa edilmiştir.
Çeşitli kiliselerde bulunan üç taşınabilir mozaik ikon da burada toplanmıştır. Kilisenin ikonostasionun tahta oymacılığı gerçekten etkileyici. Söylentiye göre iki usta bunun üzerinde kırk yıl çalışmış! Sağ köşede, demir kaplamasındaki açıklıktan görülen sütun, İsa'nın gerildiği çarmıha gerildiği sütundur.
Gene sağ tarafta, biri gümüş olmak üzere üç azizenin tabutu vardır. Bunlar Azize Eufemia, Teofano ve Solomoniye aittir.
Patrikhane'de ayrıca Rum Ortodoks cemaatinin elinde kalmış değerli dini eşyalar mevcuttur.
Örneğin Patrik tahtı üzerine İncil konan iki masa...
Tahtın ünlü Patrik ve Aziz İoannes Hrisostomos'a aittir.
Alıntı: http://www.megarevma.net/patrikhane.htm

 

 

YORUMLAR:--------------------------------------------------------------------------------

Haber, Yorum, Resim göndermek için İrtibat: fatihten@gmail.com