|
Fatih Camisi 4,5 yıl süren restorasyonu
bitti, ibadete açıldı
8
yılda tamamı inşa edilen cami ve külliyenin, Sadece cami
Restorasyonu beş yıl sürdü.
1462 yılında yapılanların tamiratını bile gereği gibi
yapamıyoruz. Yeniden inşa etmeye kalksak ne kadar zamana
ihtiyacımız var acaba? Düşünülmesi gereken ayrıntı.!
Fatih Camii ve Külliyesi, İstanbul'un Fatih ilçesinde Fatih
Sultan Mehmed tarafından Yapımına 1462 yılında başlanmış ve
1470 yılında tamamlanmıştır.
Fatih Camii ve Külliyesi, İstanbul'un Fatih ilçesinde Fatih
Sultan Mehmed tarafından yaptırılmış olan cami ve
külliyedir. Külliye 16 adet medrese, darüşşifa (hastane),
tabhane (konukevi) imarethane (aşevi), kütüphane ve hamam
bulunmaktadır. Şehrin yedi tepesinden birinde inşa
edilmiştir. Cami 1766 depreminde yıkıldıktan sonra
onarılarak 1771'de bugünkü halini almıştır. 1999 Gölcük
Depreminde zemininde kaymalar tespit edilen camide 2008
yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından zemin
güçlendirme ve restorasyon çalışmalarına başlandı.
FETHİN 559. YILINDA AYASOFYA'NIN
İBADETE AÇILMASINI BEKLİYORDUK |
|
|

Yapımına 1462 yılında başlanmış ve 1470 yılında tamamlanmıştır. Mimarı,
Sinaüddin Yusuf bin Abdullah'tır (Atik Sinan). Cami 1509 İstanbul
depreminde büyük hasar görmüş ve II. Bayezid döneminde onarılmıştır.
1766 yılında yaşanan bir depremden dolayı harabe haline geldiği için
Sultan III. Mustafa, 1767 ve 1771 yılları arasında camiyi Mimar Mehmed
Tahir Ağa'ya tamir ettirdi. Bu nedenle cami orijinal görünümünü
kaybetmiştir. 29 Ocak 1932'de ilk Türkçe ezan bu camide okunmuştur.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Fatih Camisi ve 1. Mahmud Kütüphanesi'nin
4,5 yıl süren restorasyon çalışmasının ardından, İstanbul'un fethinin
559. yıl dönümünde yeniden ibadete açılması dolasıyla Fatih Camisi'nin
avlusunda düzenlenen törendeki konuşmasına, vatandaşları selamlayarak
başladı.
Başbakan Erdoğan, çok duygulu olduğunu dile getirerek, şunları söyledi:
''Fatih Camisi'ni bu haliyle tüm milletimize ve İslam dünyasına
kazandırmış olmak bizleri memnun ve mutlu ediyor. İşimiz daha bitmedi.
Bir taraftan Akdeniz ve Haliç Caddesi'ndeki medreselerin restorasyonu
başlıyor. Onların bitişiyle birlikte çevredeki tüm peyzaj çalışmalarıyla
inşallah bu bölge çok daha farklı bir hale gelecek.''
Bu medreselerde öğrencilik yıllarını geçirdikleri için duygulu olduğunu
dile getiren Erdoğan, ''Şimdi bunu yeni nesillere taşıyacağız. Onun için
bu adımları atacağız'' diye konuştu.
Süleymaniye Camisi'nin de restorasyonunu tamamlayarak yeniden ibadete
açtıklarını hatırlatan Erdoğan, restorasyonu tamamlanan Perşembe
Pazarı'ndaki Arap Camisi'ni de ibadete açacaklarını söyledi.
Başbakan Erdoğan ve beraberindekiler daha sonra Fatih Camisi'ni, 1.
Mahmud Kütüphanesi'ni gezdi.
Bülent Arınç, ''Fethin 559. yıl dönümündeyiz. Üzerinden şu kadar yıl
geçti, fethin gerçekleştiği günde hamdolsun hepimiz büyük bir sevgi ve
coşkuyla Fatih Camisi'nin avlusunda toplandık. Bu cami 1463-1470 yılları
arasında Sultan Fatih'in bizzat iradesiyle meydana getirildi. Aradan
yıllar geçti, Vakıflar Genel Müdürlüğümüz camimizi 4,5 yıl süreyle
restore etti, o muhteşem haline tekrar kavuşturdu'' dedi.
Tarihi
Bizans devrinde, caminin bulunduğu tepede I. Constantinus'un döneminde
yapılan Havariyun kilisesi vardı. Bizans imparatorlarının bu tepede
gömüldüğüne inanılır. Constantinus'un o zamanlar şehrin dışında kalan bu
tepede gömüldüğü bilinmektedir. Fethin ardından bu bina Patrikhane
kilisesi olarak kullanılmıştı. Fatih Sultan Mehmet buraya cami ve
külliye inşa etmek isteyince patrikhane Pammakaristos Manastırı'na
taşındı.
Yapımına 1462 yılında başlanmış ve 1470 yılında tamamlanmıştır. Mimarı,
Sinaüddin Yusuf bin Abdullah'tır (Atik Sinan). Cami 1509 İstanbul
depreminde büyük hasar görmüş ve II. Bayezid döneminde onarılmıştır.
1766 yılında yaşanan bir depremden dolayı harabe haline geldiği için
Sultan III. Mustafa, 1767 ve 1771 yılları arasında camiyi Mimar Mehmed
Tahir Ağa'ya tamir ettirdi. Bu nedenle cami orijinal görünümünü
kaybetmiştir.
Mimari özellikleri [değiştir]Caminin ilk inşasından bugün sadece
şadırvan avlusunun üç duvarı, şadırvan, tac kapı, mihrap, birinci
şerefeye kadar minareler ve çevre duvarının bir kısmı kalmıştır.
Şadırvan avlusunda, kıble duvarına paralel olan revak diğer üç yönden
daha yüksektir. Kubbelerin dış kasnakları sekiz köşelidir ve kemerlere
oturur. Kemerler genellikle kırmızı taş ve beyaz mermerlerle işlenmiş,
yalnız mihverdekilere yeşil taş kullanılmıştır. Alt ve üst pencerelerin
etrafı geniş silmelerle çevrelenmiştir. Söveler mermerdendir ve gayet
geniş, kuvvetli silmelerle belirtilmiştir.
Fatih Camii KubbesiDemir parmaklıklar, kalın demirden ve topuzludur.
Revak sütunlarının sekizi yeşil Eğriboz, ikisi pembe, ikisi esmer
granitten, son cemaat yerindekilerin bazıları ise mısır granitindendir.
Başlıklar tamamen mermerden ve hepsi istalaktitlidir. Kaideler de
mermerdir. Avlunun biri kıblede, ikisi yanda üç kapısı vardır. Şadırvan
sekiz köşelidir. Mihrabın yaşmağı istalaktitlidir. Hücre köşeleri yeşil
direkli, kum saatleri ile süslü ve üstü zarif bir taçla biter. Yaşmağın
üzerinde tek satırlık bir ayet vardır. On iki dilimli olan minare, cami
ile büyük bir ahenkle birleşmiştir. Çinili levhalar son cemaat duvarının
sağ ve solundaki pencere aylarındadır.
Fatih Camii'nin ilk yapımında, cami alanını genişletmek için duvarlar ve
iki ayak üzerine bir kubbe oturtulmuş ve bunun da önüne bir yarım kubbe
ilave edilmiştir. Böylelikle 26 m çapındaki kubbe bir yüzyıl boyunca en
büyük kubbe niteliğini korumuştur. Caminin ikinci defa yapılışında
payandalı camiler planı uygulanarak küçük kubbeli sivri bir bina meydan
getirilmiştir. Şimdiki durumda, merkezi kubbe dört fil yağına oturmakta
ve bunu dört yarım kubbe çevrelemektedir. Yarım kubbelerin etrafında
ikinci derecede yarım ve tam kubbeler, mahfildeki ve dıştaki abdest
musluklarının önündeki galerileri örtmektedir. Mihrabın sol tarafından,
türbe yanından geniş bir rampa ile girilen Hünkar mahfili ve odalar
bulunmaktadır.
Minarelerin taş külahları 19.yy sonunda yapılmıştır. Mimar Mehmed Tahir
Ağa camiyi tamir ettiği sırada eski camiden kalan klasik parçalarla
yeniden yaptığı barok parçaları iyi bir şekilde birleştirdi. Caminin
alçı pencereleri son devirlerde harap olduğundan adi çerçevelerle
değiştirildi. Avlu kapısının yanındaki yangın havuzu Sultan II. Mahmud
tarafından 1825 yılında yaptırıldı. Caminin geniş bir dış avlusu vardı.
Bunun tabhaneye çıkan kapısı eski camiden uçmuştur.
Türbeler ve Hazire
Cami bahçesi.Başta Fatih Sultan Mehmed'in türbesi olmak üzere, Osmanlı
tarihinin bir çok önemli isminin mezarı buradadır. Fatih'in eşi ve II.
Bayezid'in annesi Gülbahar Valide Sultan'ın, "Plevne Kahramanı" Gazi
Osman Paşa'nın, ve mesnevi şarihi Abidin Paşa'nın türbeleri hazirededir.
Sadrazamlar, Şeyhülislamlar, müşirler ve pek çok ilim adamının
mezarlarının burada olması, Osmanlı protokolünün adeta törendeymiş gibi
bir arada görülmesine imkân vermektedir. Mezarları burada bulunan bazı
devlet adamları ve ilmiyye mensuplarından bir kaçı şunlardır:
Sadrazam Mustafa Naili Paşa
Sadrazam Abdurrahman Nureddin Paşa
Sadrazam Gazi Ahmed Muhtar Paşa
Şeyhülislam Amasyevi Seyyid Halil Efendi
Şeyhülislam Mehmed Refik Efendi
Of'lu Mehmet Emin Efendi "Necat-ül Mü'minin, Eseri yazarı, Cuma hatibi,
Medrese hocası"
Ahmet Cevdet Paşa
Emrullah Efendi. Maarif Nazırı.
Yesari Mehmed Esad Efendi. Hattat.
Yesarizade Mustafa İzzet Efendi. Hattat.
Sami Efendi. Hattat.
Amiş Efendi. Mutasavvıf ve Fatih türbedarı.
Maraşlı Ahmed Tahir Efendi. Amiş Efendi'nin talebesi.
Kazasker Mardini Yusuf Sıdkı Efendi
Manastırlı İsmail Hakkı Efendi. Selatin camileri vaizi.
Şehbenderzade Ahmed Hilmi Bey. Darülfünun Felsefe müderrisi ve edip.
Bolahenk Mehmed Nuri Bey. Musıkişinas, hoca ve bestekar.
Ahmed Midhat Efendi
Köse Raif Paşa
Akif Paşa
Sultanzade Mahmud Celaleddin Beyefendi
Hariciye Nazırı Veliyüddin Paşa
Hariciye Nazırı Mehmed Raşid Paşa
Hace İshak Efendi
Ferik Yanyalı Mustafa Paşa
General Pertev Demirhan
Daha pekçok Alim, Zahit, Şehid, Devlet adamı kabri hazirede
bulunmaktadır |