.

Sayın Fatih halkı!

KENDİ ÖLÜMÜNÜZE, MAL ve CAN KAYBINA SEBEP OLACAK UYGULAMALARI HALA SEYREDİYOR MUSUNUZ?

İlçemizin mevcut yapı stokunun %70 son deprem yönetmeliğine göre acil yıkılması gereken binalardan oluşmakta olduğunu herkes biliyor.

Deprem gerçeğinin hemen yanı başımızda olmasına rağmen başta belediyemiz, İnşaat sektörümüz insanın kanını donduracak uygulamalar yaparken bizler seyrediyoruz.
Evvelce sağlıksız malzeme ile yapılan betonarme - yığma binaların pek çoğu işyerine dönüştürüldü, geçmişte kömürlük olan bodrumlar ve zemin katlar işyerine dönüştürülürken duvarlar kaldırıldı, kolonlar kesildi (Halen devam ediyor)

Kaçak katlar atılarak binanın statiğini etkileyecek tehlikelere göz yumuyoruz.
Komşumuz 60 yıla varan binamızda tadilat yaparken, çuval çuval kamyonlarla  tuğla duvar molozu olan malzeme çıkarıyor,  ne yapıyor diye soran yok.

RANT uğruna HAYATIMIZ TEHDİT ALTINDA!
Son 30 yıl içinde yapılan betonarme-karkas binalara öncelikli olarak müdahale edilmesi gerektiğini hep biliyoruz, Gerekli beton ve demirin kullanılmadığı bu binalar her an tehdit etmektedir.
1950 yıllarından itibaren ilçemizde harman tuğla, yarı kâgir tekniği ile inşa edilen binalarımızın duvar taşıyıcılığının çok yüksek olduğunu biliyoruz, Bu binalarda acilen denetim istiyoruz.
Kolon kesme, Taşıyıcı duvar kaldırma bu binalarda çokça uygulanmıştır. Aynı malzeme veya perde beton ile bu binaların güçlendirme mecburiyeti acilen getirilmelidir.

Son Van depreminde Can ve Malı zarar gören vatandaşlara maaş bağlanması, tazminat ödenmesi, vergi-prim alınmaması gibi uygulamalarla milyarlar harcandığını görüyoruz.

 

Son Van depreminde 75 bina yıkılmış 601 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, ikibin kişi tedavi görmüştür. Bu denli etki yapan Van depremine kıyasla Fatih’te olabilecek böyle bir depremde sadece kolon kesme, taşıyıcı duvar kaldırma nedeniyle binlerce binanın yıkılacağını, on binlerce vatandaşımızın hayatını kaybedeceğini öngörmek için Mimar-Mühendis olmak mı gerekiyor.
Yaşanan afetlerden ibret almak için biraz aklımızı kullanmayı neden denememekteyiz?

Devletimizden acilen, Fatih ilçemizde vatandaşı maddi külfet altına sokmadan, Taşoluk gibi İstanbul’un en ücra köşesine gönderilmeden, Yerinde yenileme yapılmasını bekliyoruz.
5366 sayılı yasanın verdiği yetki ile İBB başkanlığı ve Fatih belediyesi Deprem gerekçesi ile hayata geçirmeye çalıştığı onlarca Kentsel dönüşüm-Yenileme projelerinde İlçemizi “ Turizm-Ticaret-Konaklama” bölgesi ilan etmiştir.

Diğer SİT uygulaması olmayan belediyelerde +kat uygulaması ile vatandaşlar mağdur edilmezken, ilçemizde mümkün olmayan bu uygulamanın yerine TOKİ marifeti ile öncelikli olarak Anadolu’nun herhangi bir yerine gitmek isteyen vatandaşlarımıza kendi şehirlerinde, köylerinde ev yapılmasını öneriyoruz.
Artık emekli olmuş, Köyünü terk etmiş, bağını bahçesini satmış veya mevcut arazisine ev yapma imkânı olmayan vatandaşlarımıza (Güneydoğuda uygulanan Tarım kent) uygulamaları benzeri projeler hayata geçirilmeli.
Bu şekilde Fatih’in büyük çoğunluğu dilediği şehre göç etmiş olacaktır.
Fatih sınırları içinde yaşamaya devam etmek isteyen yurttaşlarımıza (Evrensel kanunların verdiği hak gereği) ilçede düzenlenecek projelerden ev verilmeli.
İnsanlarımızı 30-50 Km uzaktaki Mücavir alanlara tehcir etmek anlamına gelen uygulamaları rızası olmayan kişiler için uygulamaya koymamalıyız.

ÖNCELİKLE:
Her gün her sokakta karşımıza çıkan belediyenin adına “Basit onarım” dediği, gerçekleşen tadilatlarda Kolon kesme-Duvar kaldırma CİNAYETİNE dur diyelim.

Komşumuz Kendi hayatını kazanacağı ranta tahvil edebilir, Satıp gideceği için sorumsuzca bu uygulamayı yapabilir, Siz orada ikamet etmeye devam edenler. Böyle uygulamalar gördüğünüzde öncelikle Savcılığa, Başbakanlığa, İlgili bakanlığa mutlaka dilekçe yollayın.
Fatih belediyesine mutlaka dilekçe verin, akıbetini takip edin, Çıkan neticeden ikna olmadıysanız veya 60 gün içinde yeterli şekilde bilgilendirilmediyseniz,  bizi bilgilendirin olayı haber yapmak ve hukuki takibatını yapmakta sizlere yardımcı olalım.

Birleri hayatımızı üç-beş kuruşluk RANT uğruna tehdit ederken Lütfen susmayın, hukuki haklarınızı arayın, başımıza ne geliyorsa Zulme sustuğumuz için geliyor.
Anlamak ve gereğini yapmak dileğiyle .

Abdullah Gözaydın Fatihten@gmail.com

 

 

YORUMLAR:--------------------------------------------------------------------------------

Haber, Yorum, Resim göndermek için İrtibat: fatihten@gmail.com