Bugun...


FENER RUM PATRİKHANESİ ve AYAYORGİ KİLİSESİ
1918'den beri Türkiyede neden olduğu sorgulanamayan Rum cemaati başpikoposluğu Fener Patrikhanesi Türkiyedeki iki bin civarında Ortodoks Rum cemaatini temsil ediyor. Türkiyeden daha çok Yunanistana bağlı gibi davranışlar gösteren patrik Başpiskopos Bartholomeos kendini devlet başkanı gibi göstermeye itina gösteriyor. Mevcut iktidar ile oldukça yakın ilişkiler kuran patrik yakında özerkliğini ilan edebilir, BM, NATO, AB, ABD özellikle kendisine devlet başkanı olarak görüyor

facebook-paylas
Tarih: 12-05-2019 18:01
FENER RUM PATRİKHANESİ ve AYAYORGİ KİLİSESİ
+ -

FENER RUM PATRİKHANESİ ve AYAYORGİ KİLİSESİ

 İstanbul Rum Ortodoks Patrikhanesi 
veya kendi deyimleriyle İstanbul Ekümenik Patrikhanesi 
(Yunanca: Οἰκουμενικὸν Πατριαρχεῖον Κωνσταντινουπόλεως, 
İkumenikon Patriarhion Konstandinupoleos) 

6. yy'dan itibaren Hıristiyanlık alemindeki din tartışmalarının önemli bir kesimini oluşturan Ortodoksluğun da merkezidir.

İstanbul'un fethinden sonra, Gayr-ı Müslim olan toplumların yaşayışına dair düzenlemeler, Fatih Sultan Mehmet'in çıkardığı fermana bağlanmış, böylece Fener Rum Patrikhanesi de denilen Rum Ortodoks Patrikhanesi'nin yasal statüsü süreklilik kazanmıştır.

II. Gennadios'un Patrik olmasıyla, Patrikhâne faaliyetlerini kentin ikinci büyük kilisesi olan Havariyun Kilisesi'nde yürütmeye başlar. O zamanlarda yaklaşık bin yaşındaki Havariyun Kilisesi'nin bahçesinde İmparator ailesinin mezarları da bulunmaktadır ve Hıristiyan nüfusun azalması ve güvenlik nedeniyle 1455'te boşaltılır.

 Patrikhânedeki tahtPatrikhane Pammakaristos Manastırı'na taşınır. 12. yy'da II. Ioannes Komnenos'un yaptırdığı Pammakaristos Manastırı, Hıristiyan göçmenlerin yerleştirildiği Çarşamba semtinde idi. Havariyun Kilisesi'ne göre daha küçük ve güvenli olan Pammakaristos, 1518'de restore ve II. Ieremias'ın patrikliği sırasında da genişletilerek yeniden inşa edildi. 1586'da, III. Murad döneminde boşaltılan kilise, 1591'de Fethiye adıyla camiye dönüştürüldü. Patrikhâne, önce Fener'deki Vlah Sarayı Kilisesi'ne, 1597'de ise Ayvansaray'daki Ayios Dimitrios Kilisesi'ne taşındı.

Patrikhane, 1602'de Fener'de bulunan Ayios Yeoryios Manastırı'na yerleşti ve bu tarihten sonra faaliyetini burada sürdürdü.

II. Mehmed'in çıkardığı fermanla statüsü saptanan Rum Ortodoks patrikleri, cemaatin evlenme, cenaze gibi adetlerini özgürce uygulayabilmesini denetliyorlardı. Patrik, bir vezir statüsünde kabul edilir, kendisine divanda yer verilirdi. Maiyetindeki diğer yöneticiler ile birlikte her türlü hizmet ve vergiden muaftı. 
Rum cemaatine dair konuların görüşüldüğü meclise başkanlık eden patrik, hukuki ve cezai işlerde tam yetkili idi. Böylece patrik, Rum Ortodoks toplumunun tartışmasız lideri olarak, Bizans dönemindeki haklarından fazlasına kavuşmuştu.

 Patrikhanedeki kilise
Rum Ortodoks kiliseleri üzerinde simgesel bir otoritesi olan İstanbul patriği, 6. yy'dan beri "Ekümenik Patrik" sıfatıyla dünyadaki tüm Ortodoksların ruhani lideri kabul edilir. 
Bu konu, Lozan Antlaşmasıyla hukuki ve siyasi konumu kaldırılan bu unvanı tanımayan Türkiye Cumhuriyetiyle sürtüşmelere yol açmaktadır.

FENER PATRİKHANESİ AYA YORGİ KİLİSESİNDEN FOTOĞRAFLAR

1856 Islahat Fermanı ile patriklerin yetkileri, dini konularla sınırlandı. Seçim usulleri gözden geçirildi. Görev süreleri ömür boyu kılınarak sorumlu oldukları davalardaki yetkileri genişletildi. Lozan Antlaşmasıyla Cumhuriyet döneminde patriklerin tüm ayrıcalıkları kaldırıldı. Türkiye Cumhuriyeti uyruğunda bulunmaları koşulu getirildi.

Cumhuriyet döneminde Rum Ortodoks Patrikhanesi'nin etkinlik alanı da sadece dini konularla İstanbul'daki Rum cemaati ile sınırlandı. 
Hizmet binasının 1941'de yanması üzerine, 1989'da Yüksek Mimar Aristidis Pasadeos nezaretinde başlatılan onarım çalışmaları 1991'de tamamlandı. Patrikhâne, faaliyetini halen yeni binasında yürütmektedir. 
Fatih’in İstanbuldaki Şu andaki Patrik I. Bartholomeos'dur. 

Ortodoks Patrikhanesi lideri II. Gennadios ile görüşmesini betimleyen bir tablo, 1454


PATRİKHANE AYA YORGİ KİLİSESİ GİRİŞİNDE SERGİLENEN BU ÇİNİ TABLOYU BU GÜN YERİNDE GÖREMEDİK. FATİH SULTAN MEHMET HANIN ZAMANIN PATRİĞİNE VEDİĞİ PATRİKLİK BERATINI TEMSİL EDEN TABLO NEDEN KALDIRILDI NİSAN 2019

Patrikler: Dünya üzerinde Patrik Unvanını taşıyan 19 başpiskopos bulunmaktadır bunlar:

 Antakya Süryani Ortodoks Patriği 
İstanbul Rum Ortodoks Patriği 
İstanbul Türk Ortodoks Patriği 
İskenderiye Rum Ortodoks Patriği 
Antakya Rum Ortodoks Patriği 
Kudüs Rum Ortodoks Patriği 
Moskova Rus Ortodoks Patriği 
Belgrad-Karlofça Sırp Ortodoks Patriği 
Bükreş Rumen Ortodoks Patriği 
Sofya Bulgar Ortodoks Patriği 
Tiflis Gürcü Ortodoks Patriği 
Roma Latin Katolik Patriği (Papa) 
Ecmiyadzin Ermeni Apostolik Ortodoks Patriği 
Sis Ermeni Apostolik Oriental Ortodoks Patriği 
Kudus Ermeni Apostolik Oriental Ortodoks Patriği 
Istanbul Ermeni Apostolik Oriental Ortodoks Patriği 
İskenderiye Kıpti Oriental Ortodoks Patriği 
Adis Ababa Habeş Oriental Ortodoks Patriğ 
Asmara Eritrea Oriental Ortodoks Patriği 
Kerala Hint Oriental Ortodoks Patriği olup, 
Uniat kiliselerin (kendi ayin düzenlerini korumakla beraber papaya bağlı olan) 8 kilise'nin başı da Patrik unvanını kullanırlar.

 Keldani Patriği 
Maruni Patriği 
Melkit Patriği 
Türk Katolik Patriği 
Kıpti Katolik Patriği 
Süryani Katolik Patriği 
Malabar Katolik Patriği 
Ermeni Katolik Patriği 
Rum Katolik Patriği 
Nesturi olarak da bilinen ve bir kısmı katolikliği benimseyip Keldani adını alan hıristiyanların eski inançlarını koruyan grubuna Asuri adı verilir ve bu kilisenin başı da Patrik unvanını taşır.

Doğu Süryani Patriği 
Toplam 28 Patrik'ten İskenderiye ve Roma patrikleri kendileri için Papa unvanını da kullanır.

 Ortodoks Kilisesi
Ortodoks Kilisesi, 4. ve 8. yüzyıllar arasında toplanmış Ekümenik Konsillerin kanonik olduğunu kabul eden en eski Hıristiyan mezhebidir. Dünyada yaklaşık 170 milyon cemaati vardır. Bu yönüyle sayı bakımından Roma Katolik Kilisesi ve Protestan Kilisesi'nden sonra üçüncü büyük Hıristiyan mezhebidir.

Ortodoks Kilisesi genellikle Doğu Ortodoks Kilisesi olarak anılır. Kilisenin başı (eşitlerin birincisi) İstanbul'daki Patrik'tir. Doğu Ortodoks Kilisesi'ni oluşturan başlıca kiliseler Yunanistan, Rusya, Bulgaristan, Ukrayna, Gürcistan, Romanya, Sırbistan ve Kıbrıs kiliseleridir. Bununla birlikte Suriye, Kıpti ve Habeşistan kiliseleri gibi bazı Asya ve Afrika kiliseleri de Doğu Ortodoks Kilisesi sınıflamasına dahil edilebilirler. 

Kökenbilim

Ortodoks kelimesi Yunanca "orthos" (ορθός) doğru, düzgün ve "doxa" (δόξα,δοξασία) düşünce, inanç sözcüklerinin birleşiminden oluşmuştur . Genelde iki şekilde kullanılır:

 Meşru kilisenin resmi kararlarına uygun öğreti ve düşüncelerin bütünü. 
Doğu Hıristiyan kiliselerince sürdürülen, Yunan ve Slavların çoğunun benimsediği mezhep. 
Katoliklik gibi Ortodoksluk da 4. Ekümenik konsil olan Kadıköy Konsili'nin kararlarını tanıyan bir kilisedir ancak. Ortodoks kilisesi sadece ilk 7 konsili tanımış bundan sonra yapılanları geçersiz saymıştır.

Kadıköy Konsili'nde alınan karara göre:

Meryem ve İsa'nın tanrısal doğası
İsa'da hem insani hem de tanrısal özellikler bulunmaktadır, bu özellikler Meryem İsa'yı doğurmadan önce de bulunmaktaydı İsa Tanrı olarak baba ile aynı özden, İnsan olarak da günahlar hariç insanlarla aynı özdendir. Dolayısıyla Meryem sadece İnsan olan İsa'nın değil Tanrı olan İsa'nın da anasıdır ve ona Tanrı Anası anlamına gelen Theotokos denilmelidir.

Bu farklı doğalar birleşmeden sonra hiçbir şekilde değişime uğramayıp kendi özelliklerini muhafaza etmişlerdir.
Çarmıhta acı çeken İsa'nın sadece İnsani doğasıdır, bu acı Tanrısal doğa'ya dokunmamıştır.
Aslında Diofizit görüşe yakın olan bu karara itiraz eden Monofizit piskoposlar kendi bağımsız kiliselerini kurmuşlardır.

Slav Ortodoks Haçı Kilisenin yapısı 
Ortodoks Kilisesi, her ülkede ayrı örgütlenmişdir. Her bağımsız ortodoks kilisenin bir başpiskoposu ve ona bağlı piskoposları bulunur. Başpiskopos kendi piskoposlarını seçer ve piskoposlarından oluşturduğu meclis ile (Sen Sinod) şehirlerin veya bölgelerin başında bulunan piskopos ya da metropolitleri vasıtasıyla tüm ülkedeki kiliselerin dini reisi olur.

 İsa
 (Aramice: ܝܫܘܥ, Arapça: عيسى, İbranice: ישו yeshu', Yunanca Ιησούς Iēsoũs) (d. M.Ö. 6-4 - ö. M.S. 29-36), Hıristiyanlıktaki temel figür.[1] İslam dininde ise bir peygamber olduğuna inanılır. Doğum ve ölüm tarihleri ile ilgili olarak kimi tarihçiler ve araştırmacılar farklı görüşler belirtirler. Memleketine atfen[2] Nasıralı İsa olarak da bilinir. Hıristiyan kaynaklarında ve yer yer Kur'an'da ismi İsa Mesih olarak geçer.[3][4][5][6] İsa'nın yaşadığı dönemde Yahudilerin çoğunlukla babalarının ismiyle birlikte anılması sebebi ile İsa yaşamı süresince Yusuf'un oğlu İsa olarak isimlendirilmiştir.[7]

Teolojide kullanılan, İsa'nın yaşamına dair ana kaynaklar Yeni Ahit'teki dört kanonik İncil'dir (Matta, Markos, Luka ve Yuhanna). Genel kabule göre bunlar I. yüzyılda yazılmışlardır. Yakın zamanda Havari Yehuda İskariyot tarafından yazıldığı kabul edilen Yehuda'nın Müjdesi belgelerine ulaşılmıştır.

Hıristiyan tarihçilerin ve Kitab-ı Mukaddes konusunda araştırma yapan teorisyenlerin bir çoğu, İsa'nın Celileli bir öğretmen ve marangoz olduğu, şifa dağıttığı, Yahya peygamber tarafından vaftiz edildiği, "halkı isyana teşvik etmek" suçuyla, Yahudi din adamlarının teşviki ve Roma İmparatorluğu'nun Yahudiye eyaletinin valisi Pontius Pilatus'un emri ile Kudüs'te çarmıha gerildiği konusunda hemfikirdir. İslam'da İsa peygamberin tarihsel kişiliği Hrsitiyanlık ile benzerlik gösterse de çarmıha gerilmekten mucizevî bir şekilde kurtulduğu düşünülmektedir ve ilahlaştırılmasına karşı çıkılmaktadır.[8] Buna rağmen bazı tarihçi ve araştırmacılar, İsa'nın gerçek bir şahsiyet olduğu konusunda şüphecidirler. Dini metinlerde, İncil'de ve Kur'an'da sıkça bahsinin geçmesine rağmen tarihi belgelerde ismine rastlanmayışını, mitolojik bir karakter olabileceğine yorarlar. Yeni Ahit'teki İsa ile ilgili bilgilerin Eski Mısır tanrısı Horus ile büyük benzerlik gösterdiği iddia edilir.[kaynak belirtilmeli]

Soyu ve doğumu 
 
İsa ve annesi MeryemBazı araştırmacılara göre İsa, Roma İmparatoru Augustus zamanında, o dönemde Roma İmparatorluğu'na bağlı olan Beytüllahim'de (M.Ö. 4) dünyaya gelmiştir. Hem kendisi, hem soyu, hem de müritleri Arapça'nın bir Suriye lehçesi olan Aramice konuşurdu. Günümüzde bilinen Hıristiyan (Christos) ismi, Arapça Mesih(kutsal ruh ile melhemlenmiş)'ten Rumca'ya Chrisan-Chrisos (melhemlenmiş)'e ilk kez Antakya'da tercüme edildi. Roma İmparatorluğu ve Avrupa'da bu isimle tanındı. Bazı kaynaklara göre Beytüllahim yer adı değil, İsa'nın doğumu sırasında gökyüzünde görülen çok parlak yıldız gibi bir nesnedir. Bu iddiaya göre Beytüllahim tabiri İsa'nın nerede değil, ne zaman doğduğunu göstermektedir. Beytüllahim bugün Filistin Özerk Bölgesi'ndedir.

İbrahim'in oğlu İshak'ın soyundan geldiğine inanılır. Tanrı tarafından babasız doğduğuna inanıldığı için soyu üvey babası Yusuf'a göre tayin edilir.

Annesi Meryem, Levioğulları soyundan geliyordu. Yeni Ahit, Meryem'in kocası ve İsa'nın kanuni babası olarak andığı marangoz Yusuf'un Davud'a kadar çıkan soyağacını verir. Eski Ahit'te Meryem'den ya da İsa'dan o dönemde henüz dünyaya gelmedikleri için sözedilmez. Ancak Hristiyanlıkta, Eski Ahit'te yer yer İsa'nın ima edildiği inanışı vardır. Kur'an'da ise Meryem'den, Meryem'in annesinden, babası İmran'dan ve İsa'dan bahsedilir, Meryem'in annesinin Meryem'i doğurması anlatılır. İsa'nın daha beşikte iken konuştuğu ve babasının olmadığı, İsa'nın yaratılmasının Âdem'in yaratılması gibi yoktan olduğu, İsa'nın öldürülmediği ve hala bir biçimde yaşıyor olduğu yazılıdır (Nisa suresi, 156-157. ayetler).
 
 


Hıristiyanlıkta İsa 

Atina'daki Defne Kilisesi'nin kubbesindeki İsa mozaiği (1090-1100)Ana madde: Hıristiyanlık'ta İsa 
Hıristiyan inancında İsa tanrının oğlu ve bizzat tanrının kendisidir. Baba (Tanrı) ile insanlar arasında aracı, Beklenen mesih, kurtarıcı, rab, tanrı ile aynı "öz" den olan, güçlü tanrı, tek insan, dünyanın tek kralı, Kutsal Üçlü Birlik'teki kişilerden "oğul"dur. Hıristiyan kaynakları onu "İsa Mesih" olarak anarlar.

İsa'nın tanrısal ve insani özellikleri farklı mezheplerce farklı yorumlanır. Hıristiyanlığın Monofizit görüşüne göre insani tabiatı ile tanrısal tabiatı, Tanrısal özü altında erimiş ve ayrılmaz bölünmez tek bir tabiat meydana gelmiştir. Çarmıhta, İsa'nın insani tabiatı gibi ilahi tabiatı da acı çekmiştir. Meryem Theotokosdur, yani Tanrı anasıdır.

Diofizit görüşe göre ise insani ve tanrısal olmak üzere birbirinden bağımsız iki tabiatı vardır. Çarmıha gerildiğinde ilahi tabiatı bedeninden ayrılmış, sadece insani tabiat acı çekmiştir. Meryem, insan olan İsa'nın annesidir dolayısıyla da ona Theotokos yani Tanrı anası denemez.

Ortodoks, Katolik ve Protestanlara göre İnsani ve Tanrısal iki tabiatı olup bunlar asla birleşmezler, karışmazlar ve ayrılmazlar.

İslamda İsa 

Bir Osmanlı minyatüründe göğe yükselen İsaAna madde: İslam'da İsa 
İslam'a göre İsa; Meryem'den babasız dünyaya gelmiştir, son peygamberin gelişini haber veren bir müjdecidir ve Allah'ın İsrailoğulları'na gönderdiği bir peygamberidir. Kur'an'da ismi "İsa Mesih" olarak geçer [10]. İslama göre İsa çarmıha gerilmemiştir. Ayrıca İslam, İsa'nın tanrının oğlu olduğu fikrini şirk kabul eder.[11][12]

Babasız doğuşu 
İslam dininde İsa'nın, Allah'ın önemli peygamberlerinden biri olduğuna inanılır ve İsa'ya saygı duyulur. Hıristiyan metinleri gibi Kur'an'da da İsa'nın biyolojik bir babası olmadan, Tanrı'nın isteği ile doğduğu belirtilir [13]:

"Allah nezdinde İsa'nın durumu, Adem'in durumu gibidir. Allah onu topraktan yarattı. Sonra ona "Ol!" dedi ve oluverdi." (Al-i İmran Suresi, 59) 
İsa ile Adem arasındaki benzerlik, matematiksel olarak da desteklenmiştir. Her iki isim Kuran boyunca 25'er defa olmak üzere eşit sayıda tekrarlanır. 
İsa Kur'an'da mütemadiyen "İsa bin Meryem" (yani Meryem oğlu İsa) olarak anılır. Yine Hristiyan inancına benzer şekilde İslam'da da onun Allah'ın izniyle çeşitli mucizeler göstermiş olduğuna inanılır:

"...Meryem oğlu İsa'ya da mucizeler verdik. Ve onu, Rûhu'l-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. (Ne var ki) gönlünüzün arzulamadığı şeyleri söyleyen bir elçi geldikçe ona karşı büyüklük tasladınız. (Size gelen) peygamberlerden bir kısmını yalanladınız, bir kısmını da öldürdünüz." (Bakara Suresi, 87) 
"Melekler demişlerdi ki: Ey Meryem! Allah sana kendisinden bir Kelime'yi müjdeliyor. Adı Meryem oğlu İsa Mesîh'tir; dünyada da, ahirette de itibarlı ve Allah'ın kendisine yakın kıldıklarındandır." (Al-i İmran Suresi, 45) 

Mesihliği 
Mesih kavraminin İbranice'den gelmesi ve diğer İbrahimi dinlerde de yer alması nedeniyle, peygamberin ölümünden sonraki yıllarda bu kavram sık sık israiliyyata konu olmuşur. Mesih kavramı Kur'an'da kimi yerlerde İsa Mesih şeklinde kullanılır ancak ayrıntılı olarak açıklanmaz.

Tanrılık atfının reddi 
İslamiyet İsa'nın Tanrı olduğunu veya Tanrı'nın oğlu olduğunu kabul etmez, bu tür bir fikre şiddetle karşı çıkar. Kur'an'da bu durum şöyle açıklanır:

"Şüphesiz, 'Allah Meryem oğlu Mesîh'dir' diyenler andolsun ki kâfir olmuşlardır..." (Maide Suresi, 17) 
"...Allah birdir. Allah sameddir. O, doğurmamış ve doğmamıştır. Onun hiçbir dengi yoktur." (Ihlas Suresi) 

Çarmıha gerilmesi 
Ve Allah'ın elçisi "Meryem oğlu İsa Mesih'i öldürdük," demelerinden ötürü... Oysa onu öldürmediler ve onu asmadılar; fakat öyle yaptıklarını sandılar. Tüm mezhepler bu konuda kuşku içindedir. Onların bu konuda bir bilgisi yok; sadece zanna uyuyorlar. Kesin olarak onu öldürmediler. (Kuran 4:157)

Muhammed'in gelişini bildirmesi 
Kur'an da İsa'nın Muhammed'in geleceğini bildirdiği belirtilir:

"Hatırla ki, Meryem oğlu İsa: 'Ey İsrailoğulları! Ben size Allah'ın elçisiyim, benden önce gelen Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek Ahmed [14] adında bir peygamberi de müjdeleyici olarak geldim', demişti. Fakat o, kendilerine açık deliller getirince: Bu apaçık bir büyüdür, dediler." (Saf Suresi, 6) 
Bazı İslam düşünürlerine göre İncil'de bahsi geçen Faraklit, Muhammed'dir.[kaynak belirtilmeli] Hıristiyan inanışına göre ise Faraklit, Kutsal Ruh'tur.[kaynak belirtilmeli]

Musevilikte İsa
Museviliğe göre ise İsa, sahte peygamberdir. Bununla beraber modern Yahudilerin bir kısmı İsa'nın aziz veya peygamber olabileceğini ancak kesinlikle bekledikleri kurtarıcı (mesih) olmadığını düşünürler.

İsa'nın Yaşamadığına Dair Görüşler 
Özellikle son yıllarda Zeitgeist adlı belgeselin dile getirdiği bir fikir de İsa'nın aslında astrolojik bir kişileştirme olduğudur. Bakire Anneden doğumu, üç kralın yıldızı takib ederek bulması gibi astrolojik bulgulara ve diğer dinlerdeki benzerliklere dayanır. Bu fikre göre İsa aslında Horusinancının bir türevi niteliğindedir.

Milat 
Miladi takvim İsa'ya göre düzenlenmiştir. Milat, İsa'nın doğumudur. "M.Ö." Milattan önce, "İ.Ö." İsa'dan önce demektir. Aynı şekilde "M.S." milattan sonra, "İ.S." İsa'dan sonra demektir. Milattan sonra anlamında kullanılan A.D. (Anno Domini) Latince "Efendimizin yılında" anlamına gelmektedir.

Ayrıca bakınız  Horus  İlgili Filmler 
' The King of Kings ', (1927) Fragman 
' King of Kings ', (1966) Fragman 
' The Last Temptation of Christ ', (1988) Fragman 
' The Passion of the Christ ', (2004) Fragman 
' Magdalena: Released from Shame ', (2007) 
((da vıncy code)) 

Kaynakça
^ "Jesus of Nazareth." Oxford Dictionary of English 2e, Oxford University Press, 2003. 
^ Beytüllahim'de doğduğu kabul edilmesine rağmen Nasıra'da büyümüştür. 
^ Al-i İmran Suresi, 45. Ayet (Diyanet Meali) 
^ Nisa Suresi, 156-157. Ayetler (Diyanet Meali) 
^ Nisa Suresi, 171. Ayet (Diyanet Meali) 
^ Tevbe Suresi, 30. Ayet (Diyanet Meali) 
^ "Jesus Christ." Encyclopædia Britannica. Ultimate Reference Suite. Chicago: Encyclopædia Britannica, 2008. 
^ "Hz. İsa ilk Hıristiyan mıydı?", Diyanet.gov.tr. 24 Temmuz 2009 tarihinde erişilmiştir. 
^ Oxford İngilizce Sözlük, messiah 
^ Al-i İmran Suresi, 45. ayet 
^ Maide Suresi, 17. ayet 
^ Nisa Suresi, 157-158. ayetler 
^ Al-i İmran Suresi, 59. ayet 
^ “Benim ismim Kur’ân’da Muhammed, İncil’de Ahmed, Tevrat’ta Ahyed’dir.” Nebhânî, Hüccetüllah ale’l-Âlemîn, 108, 112; Halebî, es-Sîretü’l-Halebiye, 1:353; el-Envârü’l-Muhammediyye mine’l-Mevâhibü’l-Ledünniyye, s. 143 (İbn-i Abbas’dan rivayet olunmuştur

FENER PATRİKHANESİ AYA YORGİ KİLİSESİNDEN FOTOĞRAFLAR

FATİH İLÇESİ YENİ ROMA DEVLETİ'Mİ OLDU?

PATRİKHANE HAKKINDA

ABD GÜDÜMÜNDEKİ PATRİKHANE

https://www.fatihhaber.com/yazarlar/abdullah-gozaydin/rum-patrikligi-ve-14-yillik-yeni-roma-soylemleri/4673/PATRİKHANENİN YASADIŞI SÖYLEMLERİ

 



Kaynak: Fatih haber

Editör: Abdullah Gözaydın



YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI