Bugun...


İstanbulda Cennet Taşı Hacerul Esved
Hacca gidenlerin çoğunluğunun elini dahi süremediği Cennet Taşı Hacerul Esved İstanbulda ve ziyarete açık, kolayca ulaşılabilir, Biliyormusunuz

facebook-paylas
Tarih: 18-09-2012 09:35
İstanbulda Cennet Taşı Hacerul Esved
+ -
 
Hacerül Esved, Kutlu Taş, Hz. Ömer Ra. Ey taş seni öpmezdim ama Allahın resulünün sav. seni nasıl öptüğünü gördüm. diyerek Hacerül Esved'e Rasulullahın muhabbetini bizlere haber vermektedir.
 
Elbetteki Dünyada kutsal olan en önemli şey İnsandır, Çünkü Allah cc. İnsanı eşrefi mahlük olarak yarattığını beyan ediyor.
Gene Allah cc. Kuran-ı Kerimde ve Resulullahın Sünneti seniyesinde özülen, değer verilen her şey Biz Müslümanlar için Mübarektir, Saygı gösterilmesi gerekmektedir. Bu saygı İslamın şiarındandır.
Eşyaya saygıda en önemli şeylerin başında Hacerül Esved taşı gelmektedir. 
Ve bu taş Kabenin kapısının bulunduğu köşededir.
Birde İstanbulda Hacerül Esved taşının parçaları bulunmaktadır, bu konu Müslümanlar tarafından pek bilinmemektedir.
Kendimce Cemaat insanıyım, İbadetlerimi yaparım Elhamdulillah ve Fatih Süleymaniyede büyüdüm, Hayatımın her karesinde Süleymaniye camiinin bir izi vardır Fakat Kanuni Sultan Süleymanın Türbesi üzerinde Hacerül Esved taşından bir parça olduğunu daha yeni öğrendim.
Aynı şekilde Sultanahmet Sokullu Mehmet Paşa Camiisi`nde dört adet Hacerül Esved, parçası olduğu kimseden duymadım.
Gelin bu mübarek emanetler hakkında cehaletimizi telefi edelim
Türkiye`de bulunan Hacerül Esved taşının parçaları nerede?
 
Müslümanların kutsal mekanı Kabe'nin inşası sırasında Ebu Kubeys Dağı'ndan getirilen ve cennetten indiğine inanılan ''Hacer-ül Esved'' taşından Mimarsinan tarafından yapılan restorasyon sırasında kopan parçalar, Osmanlı İmparatorluğu döneminde İstanbul'a getirildi.
Mimar Sinan, parçalardan 4'ünü, İstanbul Kadırga'da 1571 yılında Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa adına eşi tarafından yaptırılan Sokullu Mehmet Paşa Camisi'ne koydu. 
Altın çerçeve ile kaplı parçalar, caminin giriş kapısı üzerindeki mermer taşların ortasında, mihrabın üst kısmında, minbere giriş kapısının üzerinde ve minber kubbesinin altında bulunuyor.
Hacer-ül Esved taşının bir parçası da Süleymaniye Külliyesi içindeki Kanuni Sultan Süleyman Türbesi'nin giriş kapısının üzerindeki saçağın altında, diğeri ise Edirne Eski Camii'de ziyaretçilerini bekliyor.
 
Hacer-ül Esved’e Kâbe’ye gittiği halde bile dokunamayanlar için İstanbul’da bir fırsat var. 
Mübarek Ramazan ayını geride bırakırken, Kâbe-i Muazzama’dan bir parçasını bağrında barındıran Sokullu Mehmet Paşa Camii’ne rotamızı çevirerek, hacer-ül esved taşını görmeye gidiyoruz. 
Bahçesine girer girmez semtten ayrı bir atmosferle karşılandığımızı itiraf etmeliyim. 
Çeşit çeşit kuşların cıvıltılarıyla eşsiz bir senfoniye bürünüp kulağımıza üflenen bu ses, Topkapı Sarayı’ndan aşina olduğumuz bir haldi. Saatlerce seyretmeye doymayacağımız bu camide, asırlardır Müslümanların hürmet gösterdiği mukaddes taş Hacer-ül Evsedi Kâbe-i Muazzama’daki tavır ile “ Bismillahi Allah-u Ekber” diyerek selamlıyoruz.
Kâbe’de dokunmak ne kadar zor ise…
Mübarek ecdadımızın zarif ve ince düşüncesi ile Hacer-ül Esved taşının çevresine muhafaza yapılır. Yıllar geçip eskiyen, üzerinden kopan parçalar İstanbul’a Osmanlı devleti vesilesiyle getirilir. 1571 senesinde Osmanlı sadrazamı Sokullu Mehmet Paşa, zevcesi İsmihan Sultan adına bir cami inşâ ettirir. Caminin giriş kapısı üzerine, mihrabın üst kısmına, minbere ve minber kubbesinin altına Hacer-ül Esved’in 4 parçası yerleştirilir. 
Bu mübarek taşlara dokunmak, hele ki böylesine feyzi bol günlerde yakınında bulunmak bizleri asıl Hacer-ül esved taşına dokunmuş kadar hissedar eyler.
 
Birincisi, giriş mahfilinin altındadır (2×3 cm büyüklüğünde)
İkincisi, mihraptaki Kuran ayetinin hemen altında (3×1,5 cm büyüklüğünde)
Üçüncüsü, minber kapısı üzerinde (1,5 cm kare şeklinde)
Dördüncüsü, minber kubbesinin altında (1,5 cm ebadında)
Hacer-ül Esved taşının diğer bir parçası ise Kanun-i Sultan Süleyman Han’ın türbesinin giriş kapısı üstündeki saçağın altına bulunur.
 
 
2014 Mayıs Süleymaniye camii haziresinde bulunan Kanuni Sultan Süleyman Türbesindeki Hacer-ül Esved taşı 
Ne yazık ki İstanbullu vatandaşlar bundan bihaber. Hacer-ül Esved taşını Mekke-i Mükerreme’de görmek, dokunmak ne denli zor ve meşakkatli hatta imkânsız ise bu taşa dokunmak, yakından görmek hatta dokunmak Sokullu Mehmet Paşa Camii’nde bir o kadar kolay ve mümkündür.
Hacer-ül Esved, Sokullu Mehmet Paşa Camii’nde, iman aşkı ile dokunulmayı, ziyaret edilmeyi bekliyor. 
Keşfedilmeye değer bir cami!
Sokullu Mehmed Paşa Külliyesi (Kadırga) Arkadaşlar lütfen dikkat! Istanbul`da üç tane Sokullu Mehmed Camiisi bulunmaktadir. 
Bizim bahsettigimiz Kadırga semtinde bulunan Sultan Ahmed Camiisine yakin olanıdır.
 
Sokollu Mehmet Paşa Külliyesi, Mimar Sinan’ın İstanbul Kadırga’da Şehit Mehmet Paşa yokuşunda bulunan ve cami ile külliyeden oluşan bir eseri. Sinan’ın en güzel eserlerinden biri sayılır. Üç padişaha sadrazamlık yapan Sokollu Mehmet Paşa adına 1571'de karısı tarafından yaptırılmıştır.
 
Dik yokuşlardan oluşan sokakların arasında kurulan külliye, bu güçlükten plan olarak da yararlanmış, üç sokaktan ve üç farklı kottan girilen külliyenin avlusuna merdivenlerle ulaşılarak pek sık rastlanmayan bir zenginlik mevcutdur. Avluda mermer bir şadırvan yer alır. Çevresinde medresenin bölümleri bulunur. Camide, İznik çinileri ve orijinal kalem işleri de bulunmaktadır.
 
Sultanahmet Camii ile Küçükayasofya Camii arasındaki Kadırga yokuşunda 2 metrelik duvarla çevrili bir alanda yapılmış olan caminin banisi Sokollu Mehmet Paşa, mimarı Mimar Sinan’dır. Eğimli bir arazide, tek minareli, tek kubbelidir. Sokollu Mehmet Paşa’nın İstanbul’da iki yerde kendi adını taşıyan camilerden biridir. Öteki cami, Azapkapı’daki Sokollu Mehmet Paşa Camii’dir.
 
Sultanahmet Camii önündeki At Meydanı’ndan Kadırga’ya inen Şehit Mehmet Paşa yokuşu üzerindedir. Aynı yokuşun sonunda Küçükayasofya Camii bulunmaktadır. Üç dış kapıdan mermer taşlı avluya girilir. Avlunun ortasında kubbeli bir şadırvan ve etrafında medrese odaları bulunmaktadır. Son cemaat yeri platformu sağlı sollu uzanır ve ortada caminin orta büyüklükteki giriş kapısından camiye girilir. Mihrap çevresinde insan boyundan büyük iki mum ve mihrap üzerinde hat sanatlı çini süsleme boydan boya kaplıdır. Caminin ses ve aydınlatma sistemi her Sinan camiindeki gibi mükemmeldir. Giriş sahını sağ ve soldan ikinci kata çıkar.
 
Bir parçada Edirnedeki Eski Camiisinde
Edirne’deki Eski Camii’de yer alan parça, mihrabın sağ tarafında, mihrap ile minber arasında kalan kısımda bulunuyor.
 
İnanışa göre, Eski Camii’nin duvarına konulan bu taş, aşırı yağışlardan dolayı Kabe’nin duvarlarından düşen taşların bir parçasıdır. Taşları ne şekilde yeniden Kabe duvarına koyacağını düşünürken uykuya dalan Kabe emiri, bir gün rüyasında Hz. Muhammed’i görür. Hz. Muhammed, rüyasında emire Diyar-ı Rum’da bir cami olduğunu ve oraya göndermesi gerektiğini söyler. Bunun üzerine parça, yapımı ağır aksak ilerleyen Edirne’deki Eski Camii’ye gönderilir. Parçanın bu caminin duvarına konulmasının ardından Eski Camii kısa sürede tamamlanır.
 
KUTSAL TAŞLAR TÜRKİYE’YE NASIL GELDİ… 
MİMAR SİNAN TAŞLARIN KALMASINI NASIL SAĞLADI?
 
Sokullu Mehmet Paşa Camisi İmamı Mehmet Sancak, her biri yaklaşık bir santimetre çapında olan parçaların İstanbul’a geliş öyküsü hakkında da şu bilgileri verdi:
 
Mimar Koca Sinan tarafından yapılan ”Kabe’nin tamiri esnasında taştan parçalar kopuyor. Oradaki görevlilerinden bir tanesi parçaları alıp İstanbul’a getiriyor.
Sonra getiren kişi bulunuyor, cezalandırılıyor ve taşlar yerine götürülmek isteniyor.
‘Bunlar şeref misafiri olarak kalsın’ diyen Mimar Sinan’ın önerisi kabul ediliyor.
Mimar Sinan, parçaları o dönemde inşa ettiği Sokullu Mehmet Paşa Camisi’nin 4 yerine yerleştiriyor ve taşlar bugüne kadar geliyor.”
Yayın tarihi: 09.06.2014 01:28





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI