(xxx)
Mayo firmasının İdari İşler yetkilisi Sami Aşçı ile firmanın
iletişim danışmanı Şadan Öymen, pazartesi günü Kentsel Tasarım
Müdürlüğü’ne fotoğraf için başvuruda bulunmuştu. Şadan Öymen
başvuru sırasında yaptığı açıklamada "2 yıldır bu fotoğrafı
Yenibosna’daki firma binamıza asmak istiyoruz. Ancak şimdiye
kadar mümkün olmadı" demişti.
2005 ve 2006 yıllarında başvurularının kabul edilmediğini
iddia eden Sami Aşçı ise, "Başvuru bile yapamıyorduk.
Getirdiğimiz fotoğrafların kesinlikle kabul edilmeyeceğini
söylüyorlardı. Şimdi kabul edildi. Kararı bekleyeceğiz" diye
konuşmuştu. Belediye yetkilileri ise, daha önce izin vermemek
diye bir durum olmadığını, kendilerine daha önce yapılmış bir
başvuru bulunmadığını söyledi.
Yavuz hırsız ev sahibini bastıramadı lakin haftalardır bedava reklam
yaptı. bunlar her sene bu senaryoları sahneler, Artık bu
şekilde reklam yapanlara halkımızın cevabının sandıkta en
güzel verileceğini sanıyoruz
Bu ülke bir avuç rantiyecinin bölücünün vatan haininin insafınamı
kaldı. ne zaman medeni ülke olacağız , halkımızı yok sayarak
halkın %90 ının kutsal değerlerine küfredenlerin halkın adına
konuştuğu dünyada tek ülke biz olmalıyız.
Muhalefetin iktidar olmak için ülkenin ekonomisini düşünmeden kriz
ortamı oluşturan, uluslararası fitne çıkaran tek ülke biz
olmalıyız herhalde. Çünkü böyle haberler ve uygulamalar
dünyanın hiçbir yerinde görülmez |
'Yasak yok, mayocular
bedava reklam peşinde'
Gündemi bir haftadır meşgul eden mayo reklamlarına izin
verilmediği iddiaları ile ilgili kullanılan belgelerin geçen
seneye ait olduğu ortaya çıktı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, mayo
firmalarının reklam için 'yasak' iddiasını gündeme getirdiğini
söyledi: Topbaş, "Bu olayda 'kurnaz tüccar' mantığı hissediliyor.
Gündeme gelmeyi başardılar" dedi.
Zeki Triko'nun sahibi Zeki Başeskioğlu, dün Milliyet gazetesine
verdiği röportajında iki yıldır başvuru yapmadıklarını itiraf
etti: "Bu yıl müracaat etmedik. Geçen yıl da etmedik açıkçası."
Sunset Swimwear yetkilileri ise 2007 yılındaki mayo afişi
başvurularına ret cevabı gelmediğini belirtti. Sunset Swimwear'in
basın sorumlusu Gülden Ağgül, 'yalancı firma konumuna düşmemek
için' geçen seneki belgeleri açıkladıklarını söyledi.
Reklam ve Pazarlama Şirketi Stroer-Kentvizyon Yönetim Kurulu
Başkanı Murat İlbak ise mayo firmalarının seçim atmosferinde
insanların hassasiyetlerinden yararlanarak bedava tanıtımlarını
yapma peşinde olduğunu ifade etti. Afişler konusunda herhangi bir
kısıtlamayla karşılaşmadıklarısnı ifade eden İlbak, 1996'dan beri
Zeki Triko'nun bu şekilde iddialar ortaya atarak manşetlere
çıktığını öne sürdü. Sunset Swimwear ve Nelson gibi mayo
firmalarının da yaklaşımını değerlendiren İlbak, "Diğerleri de
bunu denemek istedi. Tam seçim süreci, hassasiyetler de var.
Toplumda bazı insanların yaşam alanlarının kısıtlandığını
düşündüğü bir dönem." dedi. İstanbul'da pano basımı piyasasını
elinde bulunduran Mimeray, Basımevi ve Büyük Baskı Merkezi
tesisleri de 2007 Ocak ayından bugüne hiçbir mayo ve bikini
görseli için baskı siparişi almadıklarını açıkladı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin alacağı reklam kararını
komisyon veriyor. Bina cephelerine konulacak reklâmlar için
çeşitli belgeler isteniyor. Firma, bu belgelerle İstanbul
Büyükşehir Belediyesi Kentsel Tasarım Müdürlüğü'ne başvurabilir.
Belediyeye yapılan müracaatlar yedi kişilik Kentsel Tasarım
Koordine ve Değerlendirme Komisyonu'nca değerlendiriliyor.
Komisyon, gelirler, emlak, trafik, zabıta müdürlüklerinin birer
yetkilisi, Kentsel Tasarım Müdürlüğü'nün ise üç yetkilisinden
oluşuyor. Ürün yönetmeliğe uygunsa komisyon, onay için dosyayı
ilgili genel sekreter yardımcısına gönderiyor. Onaydan sonra
uygulamaya geçiliyor. Kentsel Tasarım Müdürlüğü, reklamı yapılacak
ürünle ilgili firmadan değişik örnekler isteyebiliyor.
'Mayo yasağı olsaydı, plaj açmazdık'
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul'da
mayo yasağı uygulanmasının söz konusu olmadığını söyledi. "Böyle
bir zihniyete sahip olsa idik, 30 yıldan beri kullanılamayan
plajları hizmete açmazdık.'' diyen Kadir Topbaş, mayo firmalarının
ortaya atılan spekülasyonlarla iyi bir reklam yaptıklarını
aktardı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, New
York'ta katıldığı 'C40 Büyük Kentler İklim Zirvesi'nin dönüşünde
basın mensuplarının mayo krizi ile ilgili sorularını
cevaplandırdı. Topbaş, resmî olarak başvuru bile yapmayan
firmaların 'müracaat etseydik de reklam yeri vermeyeceklerdi'
demelerini mantıklı bulmadığını söyledi. Topbaş, "Firmayı tebrik
ediyorum, ülke gündemine oturmayı başardı." dedi. Söz konusu
iddialara ilişkin haberlerin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
tarafından AK Parti dosyasına delil olarak konduğunun
hatırlatılması üzerine Topbaş, şunları söyledi: "Bir konuda
değerlendirme yaparken, tüm icraatınıza, yol haritanıza bakılması
lazım. O zaman Kadir Topbaş niçin plajları açıyor? Art niyet
olsaydı plajları açmak yerine kapatır, mevcutları da yok ederdi.
Biz hürriyetlerin yaşamasına, bu kentin yüzyıllardan beri barış ve
özgürlük kenti olduğuna inanan insanız.'' Çağrı Çobanoğlu, Yasin
Kılıç, İstanbul
19 Mayıs 2007, Cumartesi
Fehmi Koru
f.koru@yenisafak.com.tr
--------------------------------
Ne yapıyor bunlar?
“Ak Parti'yi seçimlerden açık farkla birinci çıkarmak ve Meclis'te
büyük çoğunluğu muhafazakârlara teslim etmek için bir 'gizli el'
devrede” diyenlere son zamanlarda ben de inanmaya başladım.
Türkiye sandığa bugünkü şartlarda giderse, sesleri gür çıksa da
sayıca az bir kesim dışında hemen herkes, oyunu götürüp Ak
Parti'ye atabilir…
Son tartışmamız 'mayo' üzerine… Bir mayo firması, her yıl bu
zamanlarda, benzer bir tartışmaya zemin hazırlıyor. Zamanın şimdi
oluşu mevsimle ilgili; belli bir kesim tatile gitmeye
hazırlanırken mayo stoku da yapıyor ya, firma da bedava reklâmın
yolunu hep aynı tartışmaya zemin hazırlamakta bulmuş: İstanbul'un
en göze çarpan yerlerinden birine mayolu bir kadın reklâmı asıyor;
biri üzerini çizdi ya da yırttı mı da yaygarayı basıyor…
O akşam bütün kanallar ekranlarına, ertesi gün bütün gazeteler
manşetlerine yırtılan mayo reklâmını taşıyorlar…
Bu yaz başı da rutin değişmedi, mayo firması yine yaptı
yapacağını… Televizyon ekranları “Böyle giderse bir gün yalnızca
siyah renk kalacak elimizde” yorumları yapanlardan, gazete
sütunları 'çağdaş yaşam tarzı'na müdahale edildiği gürültüsü
koparanlardan geçilmiyor.
'Kadın bedeni' üzerinden tecimsel faaliyet Batı'da da tartışma
konusudur, ama bizdekinin tersine kadın kuruluşları reklâmlarla
istismara isyan ederler Batı'da… Çıplağa yakın fotoğrafları
reklâmlarda kullanan firmaların kadın kuruluşları tarafından kara
listeye alındığını yazar gazeteler; kanallar kadın bedeni
üzerinden reklâmlarla kâr amacı güden firmaları kınayıcı yorumlara
yer verirler…
Bizde ise durum farklı; mayolu kadın görüntüsü 'çağdaş yaşam
tarzı' olarak tanıtılarak, bunun üzerinden siyasî mesaj
üretiliyor. Her yıl hiç şaşmayan bir rutinle 'mayo reklâmı'
gündemin birinci maddesi koltuğuna kuruluyor…
Bu yıl, rutin, partilerin aday listesi hazırladığı, vatandaşın da
oyunu hangi partiye atacağı üzerinde düşünceye daldığı bir zaman
dilimine rastladı. Şimdi sürdürülen tartışmaların iki olay
üzerinde de etkisi olacağı çok açık…
Türkiye'de bir azınlık, kendilerinin dünyanın başka ülkelerinde de
'garip bir azınlık' teşkil edeceğinin pek farkında olmayarak,
kendi bakış açılarını herkese kabul ettirmenin peşinde. 'Mayo
reklâmı' böyleleri için bir tür özgürlükler manifestosu yerine
geçiyor; “Mayolu kadın fotoğrafının uluorta sergilenmesine karşı
mı çıkıyorsun, o halde sen gericisin” görüşüne dayalı bir
manifesto bu. Anlayamadıkları, bu görüşün, Türkiye'de kendi dar
çevreleri dışında pek alıcısı bulunmadığı… Muhafazakâr olmayan
insanlar bile, doğal bir utanç duygusuyla, mahremin sınırlarını
mayoya kadar esnetmeye karşı çıkıyorlar…
Bu tartışmadan Ak Parti'nin kazançlı çıkacak olması savunduğu
tezin güçlülüğünden değil; Ak Parti bu konuda doğru-dürüst bir
görüş bile açıklamıyor. İtham edilen belediyeler, reklâm
panolarını pazarlayan şirketler, sorumluluğu birbirinin üzerine
atma çabasındalar. Eğer bu tartışmadan kazançlı çıkacaksa, bunu,
'mayo' konusunu kendisini yıpratmak için kullanmaya çalışanlara
borçlu olacak Ak Parti… Ak Parti, taraf olmak istemediği bir
tartışmada zorla taraf haline getirildiği için, bunu ona yapanlar
sayesinde kazançlı çıkacak tartışmadan…
Mitinglerle Ak Parti'yi köşeye sıkıştıracaklarını sananlar,
'Cumhuriyet bilinci' ile bilenen kitleleri Ak Parti'nin safına
ittiklerini yeni yeni fark ediyorlar; mayo reklâmı üzerinden
'çağdaş yaşam' baskısı kurmayı düşünenler de günün sonunda Ak
Parti'nin ekmeğine yağ sürdüklerini mutlaka görecekler…
Ak Parti'ye yardımcı olan bir 'görünmeyen el' var mıdır gerçekten?
|