|
. |
|
|
|
Gecenin en karanlık anı Sabaha en yakın zamandır.
|
|
|
|
 |
|
Büyük bir siyasi ayıp, vahim bir amatörlük!

Devlet Bahçeli, bugün elinde yağlı ilmekle seçim kampanyası
yürütüyor. Bu kampanyanın ona oy kazandıracağı falan yok, hatta
tam tersine kaybettiriyor, çünkü Öcalan'ın idamını askıya alan
liderler zirvesinin üç üyesinden birinin o olduğu yeniden
hatırlandı.
İsmet Berkan'ın yazısı Liderlerin ip ayıbı
Türkiye'yi yönetmeye işte bu adamlar talip. Biri elinde yağlı
ilmekle miting meydanına çıkıyor, diğeri 'Sen iktidardın, sen niye
yapmadın' diye soruyor.
Evet sözü edilen insan, 35 binden fazla insanın ölümünden sorumlu
kişidir. Dolayısıyla caniliği konusunda bir tartışma yoktur.
Ama sorun, Abdullah Öcalan'ın asılmasıyla çözülemez, çözülecek
olsa idama karşı olmama rağmen ben bile savunurum asılmasını.
Öcalan'ı asmak, öc almaktan başka bir anlam ifade etmez. Öc almak
zayıfların, kendine güvensizlerin, ahlaksızların işidir.
Öcalan sekiz yıla yakın zamandır hapiste.
Dışarıyla teması minimum seviyede ve hep kontrol altında. Buna
rağmen terör devam ediyor, Kürt ayrılıkçı hareketi yerinde
duruyor.
Devlet Bahçeli, bugün elinde yağlı ilmekle seçim kampanyası
yürütüyor. Bu kampanyanın ona oy kazandıracağı falan yok, hatta
tam tersine kaybettiriyor, çünkü Öcalan'ın idamını askıya alan
liderler zirvesinin üç üyesinden birinin o olduğu yeniden
hatırlandı.
Ama söyleyeyim, Bahçeli o zaman doğrusunu yapmıştı. Türkiye, 2002
Ağustosu'nda idam cezasını kaldırdığında da doğru olan yapıldı.
Ardından gelen reform paketlerinde idamın Anayasadan çıkarılması,
kanunlardan çıkarılması ve son olarak Avrupa Konseyi'nin ilgili
protokolünün kabul edilmesi hep doğru adımlardı.
Bu ortamda Abdullah Öcalan'ın idam edilmesi konusunu seçim vaadi
olarak gündeme getirmekten daha büyük bir siyasi ayıp, daha vahim
bir amatörlük düşünemiyorum. Aklıma başka kelimeler de geliyor
durumu anlatmak için ama onlar bende kalsın.
Türkiye'nin sadece bir ayrılıkçı terör sorunu olduğunu,
teröristler ortadan kalkarsa, teröre destek kesilirse, dış dünya
bize yardımcı olursa meselenin biteceğini sananlar fena halde
yanılıyorlar.
Evet, Türkiye'nin bir ayrılıkçı terör sorunu var, ama bu sorunu
besleyen ciddi bir Kürt sorunu da var.
Daha önce defalarca yazdığımı tekrar edeyim: Bütün maharet, Kürt
sorunu ile PKK arasındaki mesafeyi açmakta. Yani, terörü ve
teröristi izole ederken, halka kötü davranmamak da değil iyi
davranmakta, onun sorunlarını çözmekte, onların kendilerini bu
ülkede sahiden eşit vatandaş gibi hissetmelerini sağlamakta çözüm.
Belki terör hiçbir zaman bitmeyecek ama o zaman marjinalize
olacak, halktan kopacak.
Bugün terör, bölgede halka 90'lı yıllara göre çok daha uzak ama
yeterince uzak da değil. Bu uzaklaşma, büyük ölçüde silahların
susması ve demokratik reformlar sayesinde oldu. Olağanüstü hâl
rejimin kalkması bile başlı başına bir şeydi.
Bölgeye sadece devlet hizmetinin, demokrasinin, bir takım hakların
gitmesi yetmez, siyasetin de gidebilmesi gerek. Ama görünen o ki,
bölgede Kürt milliyetçisi siyasi hareketle rekabet eden tek siyasi
parti iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi. Keşke öteki
partilerimiz de, özellikle CHP ve MHP de bölgede varlık
gösterebilseler, halkla doğrudan temasta bulunabilseler, oraya
hizmet götürmeye talip olabilseler.
Ama bu işler miting meydanlarında ip göstermekle olmaz.
Radikal
|
|
|