|
ONBUSMAN ! KEHANETTE BULUNDU;
'Türkiye'nin seçimden başka çaresi yok'

Süleyman Demirel, Ülkede yapıldığı söylenen ! son anketlerde
hükümetin önemli oy kaybının olduğuna dair verileri gördükçe, aşka
gelip seçim senaryoları üretmeye başladı.
04 / 07 / 2008 11:18
9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, türban konusundaki gerekçeli
kararın yayımlanması ve kapatma davasıyla ilgili Anayasa Mahkemesi
kararının çıkmasının ardından Türkiye’de yeni tartışmalar ve
çalkantılar olacağı uyarısında bulundu. Demirel, “Türkiye düzlüğe
çıkıncaya kadar seçime gitmeye mecbur. Türkiye’nin seçimden başka
elinde çaresi yoktur. Çünkü, bir taraftan Cumhuriyetin temel
niteliklerine yöneldiği iddia edilen tasarruflar vardır. Bu burada
bitmez ve onun için bu bitinceye kadar, kaç tane seçim yapmak
lazımsa, yapmak lazımdır” dedi.
9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, EkoEnerji Dergisi'nin bu ayki
sayısında yer alan röportajında, Anayasa Mahkemesi’nin türbanla
ilgili red kararının ardından yaşanan gelişmeler ve AKP’ye açılan
kapatma davasına değindi. Türban ve laiklik tartışmalarının 2007
yılının Nisan ayında önemli çalkantılara sebep olduğunu hatırlatan
Demirel, ardından yüzde 47 oyla iktidara gelen AKP’nin, bu ortamda
iktidarı taşıyıp taşıyamayacağına ilişkin şüpheler yarattığını
söyledi. AKP’nin siyasi iktidarı kendisinin her şeyi yapabileceği
anlamında aldığını ve Türkiye’nin bir kurumlar devleti olduğunu
unuttuğunu vurgulayan Demirel, “Bu kurumların da Anayasa’da yer
aldığını, milli iradenin kullanılışında rolleri olacağını, bunun
Anayasa’da söylendiğini de unuttu. Kurumlar arasında bir ahenk
arayacağı yerde, kurumlarla çatışmaya girdi. Üniversitelerle
çatışmaya girdi. Yargı organlarıyla çatışmaya girdi. Zaman zaman
başka kurumlarla çatışmaya girdi” dedi.
-"ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ TÜRBAN SORUNUNU ÇÖZMEZDİ"
Böyle bir ortamda AKP’nin türbana üniversitelerde serbestlik
getirmek için Anayasa’da değişikliğe gitmesini hata olarak
değerlendiren Demirel şöyle konuştu:
“Siyasi iktidar, Meclis’te destek de bularak anayasa değişikliğini
yaptı. Aslında yaptığı anayasa değişikliği, türban meselesini
çözmeye yetmezdi, yani üniversitelerde türbanın serbest
bırakılmasına yetmezdi. Bir de kanun çıkarması lazımdı. Bu kanunu
çıkarsaydı, yine o kanun da Anayasa Mahkemesi’ne gidecekti.
Şimdi Türkiye aslında, yürütmenin bütün eylem ve işlemini yargı
denetimine tabi tutmuş bir ülkedir. Ayrıca, bir anayasal denetimi
de kabullenmiştir. 1961 Anayasası ile bir Anayasa Mahkemesi
kurulmuş olup, Anayasa Mahkemesi anayasal denetim yapmaktadır. Bu
anayasal denetimi yaparken, şekil bakımından mı bunu yapar, yoksa
işin ruhuna iner mi meseleleri tartışma konusu olmuştur. Anayasa
Mahkemesi, Anayasa’da yapılmış bulunan değişiklikleri kabul
etmemiştir. Bunun üzerine Türkiye’de büyük bir olay, çalkantı
meydana gelmiştir. Gerekçenin ilanı beklenmeden, Anayasa Mahkemesi
adeta topa tutulmuştur.”
-"TARTIŞMALAR VE ÇALKANTILAR SEÇİME KADAR SÜRER"
Bir taraftan da AKP’ye karşı kapatma davası açıldığını ve bütün bu
gelişmelerin iktidarın kaldıramayacağı kadar ağır konular olduğunu
ifade eden Demirel, sözlerine şöyle devam etti:
“Siyasi iktidar Başsavcı’ya ve Anayasa Mahkemesi’ne çeşitli
eleştirilerde ve ithamlarda bulunmuştur. Daha önce de söyledim,
yargıya intikal etmiş bir konuyu tartışmak yerine, yargının
alacağı kararı beklemek lazımdır. Zaten bütün bu tartışmalar
yapıldı da ne oldu? Kapatma hadisesinde yine yargının alacağı
karar bekleniyor. Anayasa değişikliği hadisesinde ise gerekçe
bekleniyor. Gerekçe çıktıktan sonra ve bu kapatma hadisesiyle
ilgili Anayasa Mahkemesi kararı çıktıktan sonra, Türkiye’de yeni
tartışmalar ve yeni çalkantılar olacaktır. Bu tartışmaların ve
çalkantıların yeni bir seçime kadar meseleyi götürebileceğini
tahmin ediyorum.”
-"MAHKEME HANGİ KARARI ALIRSA, TÜRKİYE O KARARI KABULLENMELİDİR"
Anayasa Mahkemesi hangi kararı alırsa alsın, karara saygı
duyulması ve tartışmaların sonlandırılması gerektiğinin altını
çizen Demirel, “Burada şu iddiada bulunmak, bu iddiada bulunmak
bence Mahkeme’nin alacağı kararı küçültmez. Mahkeme hangi kararı
alırsa, Türkiye o kararı kabullenmelidir. Bu konuşma ve tartışmayı
da burada kesmelidir. Sonra da onun icabına göre hareket
etmelidir. Dünyanın sonu değildir. Hangi şekli olursa, siyaset
çare bulmaya müsaittir” dedi.
Demirel, Seçim Yasası değiştirilmeden, siyasi partiler yelpazesine
yeni partiler katılmadan gidilecek bir seçimin, Türkiye’yi düzlüğe
çıkarıp çıkaramayacağına ilişkin bir soruya ise şöyle yanıt verdi:
”Türkiye düzlüğe çıkıncaya kadar seçime gitmeye mecbur. Siyasi
Partiler Yasası değiştirilebilirse mesele yok. Değiştirilmezse de
bu bunalım değildir, Türkiye’nin seçimden başka elinde çaresi
yoktur. Çünkü, bir taraftan Cumhuriyetin temel niteliklerine
yöneldiği iddia edilen tasarruflar vardır. Bu burada bitmez ve
onun için bu bitinceye kadar, kaç tane seçim yapmak lazımsa,
yapmak lazımdır.”
Siyasi Partiler Yasası’nın değişmesi durumunda, yeni siyasi
oluşumların ortaya çıkabileceğini ancak halkın şuan böyle bir
talebinin olmadığını söyleyen Demirel, “Çünkü, halen bir siyasi
parti var ve iktidarda. Her gün sabahtan akşama kadar
beyanatlarını dinliyorsunuz. Henüz olan bir şey yok. Ama kapatma
kararı alınırsa veya devam kararı alınırsa, şekil değişir” diye
konuştu.
ANKA
|