Başı açık Bayan Din Görevlisi Cahiliyeti

Her ne kadar Devlet memuru sayılıyor olsalar da Öncelikle Allah'ın ibadet-İlim görevlileri olduklarının şuurunda olmayan Bazı yetkililerin Çarpık Laik sistem içinde nasıl eridiklerini esefle izlemeye devam ediyor.

Başı açık Bayan Din Görevlisi Cahiliyeti
05 Şubat 2016 - 05:52

Diyanet işleri başkanlığı ve dini hassasiyetlerimiz

 

Bir vatandaş Trabzonlu Ortahisar  ilçe müftülüğüne gider, Burada görev yapan bayan memurların "başı açık olarak görev yaptıkları" nedeniyle rahatsız olur.

 

Bu vatandaşa göre müftülük Camilerin, İmamların, Müezzin-Kayyımların, Mevlithanların, Kuran kurslarının, Zekat Toplama, Hac Organizasyonu yapanların amiri olduğu gerçeğinden yola çıkarak, Müftülükte gördüğü gayri islami bu durumdan rahatsız olur, Bir dilekçe ile ilçe müftülüğünden konu hakkında bilgi talep eder. 

Trabzon'lu Mehmet Usta Yazdığı dilekçeye aldığı cevap Laik devletin hiyerarşisi içinde normal hukuki bir cevaptan ibarettir.

 

(Ortahisar İlçe Müftülüğünde görevli iki bayan memur 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun ilgili hükümlerince Devlet Personel Başkanlığınca yapılan KPSS sınavı neticesine göre Diyanet İşleri Başkanlığının 24.06.2015 tarih ve 28613-26.06.2015 tarih ve 28589 sayılı onaylarıyla atamaları gerçekleştirilmiştir.)

 

Soru burada Avrupanın tanımladığı ve bize dayattığı Laik bir hukukta Din işlerinin 657 sayılı Devlet memurları yasası ile açıklanıyor olması.

Konu Ulusal basında yer alıncaTrabzon  İl Müftüsü Keramettin Demir  Basın açıklaması Yaparak Ortahisar İlçe Müftülüğünde başı açık bayan çalışanlarla ilgili açıklama yaptı. uygulamanın hukuka uygun olduğunu, Çalışanların 657 sayılı yasa gereği istihdam edildiğini beyan etti.



 

Şimdi bu hukuki mantıktan yola çıkarak Diyanet işleri Başkanımıza Ve Bütün Müftülere soruyoruz; Bünyenizde istihdam edilen 130.000 civarındaki personel Din hizmeti amacıyla istihdam ediliyor.

İslam dini hükümlerini hukuk kabul etmeyen, Anayasamız ve Medeni hukuka göre Nasıl İslami görev yapacaksınız?

 

Mesela; Bir personelinizden bahsedeyim, Cami İmamımız mesaisi esnasında cemaate karşı saygılı, Ezanı, Namazı, Mevlidi kusursuz eda ediyor. Fakat özel hayatında İçki İçiyor, Kumar oynuyor, Faizli işlerle meşgul oluyor, bekar ama lojmanına sık sık Rus karıları getiriyor, izinli olduğu günler lojmanında olduğu halde namaza gelmediği gibi namazını da kılmıyor  vs. . (misaldir)

 

Cemaat durumdan rahatsız, İmamı ikaz ettiğinde aldığı cevap; Bu benim özel hayatım Mesaimin dışında dilediğim gibi yaşarım der ve 

 Özel hayatındaki sohbetlerinde  Kuran-ı Kerime inanmadığını, Hz. Muhammedin peygamberliğine inanmadığını, memuriyeti nedeniyle verilen görevleri geçinmek için yaptığını söylüyorsa.

Ve Ben size gelip durumu belgeleri ile ispat edersem, bu vatandaşın sözkonusu imamlığına son verebilecek misiniz?, Yoksa yatay geçişle başka bir kamu kurumuna mı göndereceksiniz, Yoksa hiçbirşey yapamıyacak mısınız?

 

Mevcut Anayasamız ve kanunlarımız Özel hayatın denetimi konusunda hiçbir hüküm içermiyor, Sınırsız özgürlük veriyor (Askeri kanunlarda var) 

Şimdi Biz Müslümanlar olarak böyle bir memurun önderliğinde ibadet etmek zorunda kalırsak ibadetimiz kabul olur mu?

Anayasamız ve insan hakları evrensel beyannamesine göre durum normal midir.

Uygulamadaki laik Hukuk denetiminde İslami bir kurum olarak eksiksiz görev eda edebiliyormusunuz?

 

Admin dip not: Elbetteki edemediğinizi görüyoruz, Bu konuda Allah'ın kabul edeceği bir mazeretiniz var mı? Öğrenirsek memnun olacağım.

Acizane ben, Kabul edilecek Bir mazeretiniz olmadığını bildiğim için, Doğrusunu teklif etmekte Gücüm yetmediği için, İslami hayatımı bireysel yaşıyorum, Mecbur kalmadıkça Camiye gitmiyorum, Gittiğimde ise bir kenarda tek başıma ibadetimi eda ediyorum, (Çünkü İslamın emrettiği cemaat orada olmadığı için zaten vaad edilen cemaat savabı yok)  Admin: fatihten@gmail.com

 

Anayasamızda,

X.  Kanun önünde eşitlik

      Madde 10 – Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun  önünde eşittir. 

      Madde 10 – Kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz ve bunlardan dolayı suçlanamaz

VI.  Din ve vicdan hürriyeti

MADDE  24. – Herkes, vicdan, dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir.

14 üncü madde hükümlerine aykırı olmamak şartıyla ibadet, dinî âyin ve törenler serbesttir.

Kimse, ibadete, dinî âyin ve törenlere katılmaya, dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dinî inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz.

 

Din ve ahlâk eğitim ve öğretimi Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. 

Din kültürü ve ahlâk öğretimi ilk ve orta-öğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer alır. 

Bunun dışındaki din eğitim ve öğretimi ancak, kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanunî temsilcisinin talebine bağlıdır.

Kimse, Devletin sosyal, ekonomik, siyasî veya hukukî temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasî veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.

 

KONUYU ESEF VERİCİ ŞEKİLDE HABER YAPAN, DİN DÖREVLİLERİ SİTESİ

Link:1- http://dinihaberler.com/muftu/muftu-keramettin-demirden-basin-aciklamasi-h88070.html

 

SÖZ KONUSU HABER METNİ



 



İslama göre yüzde yüz haklı bu vatandaşımıza Trabzon yerel medyasının, Din görevlileri haber portalının da sahip çıkmaması, Ulusal bir malum haber sitesinin paylaşımını kopyalayıp yapıştırmaları beni çok incitti, aslında felç etti.

Başkanından kayyımına kadar islam adına hizmet eden bir kurumun İslamı hafife alma hakkı hukuki olabilir İslami ve İnsani hiçbir mazereti yoktur.

İnsan hakları evrensel beyannamesine de aykırıdır.

Diyanet kurum olarak İnsan hakları evrensel beyannamesine aykırıdır

Diyanet uygulamaları ile İslamın kendisine de muhalefet etmekte, Resulullahın sünnetine Allahın  sünnetullahına aykırı dayatmalar yapmaktadır.

 

İslami Hukuki hiçbir hakları olmadığı halde Cemaati Cuma için toplamakta Cuma eda ediyoruz diye Müslümanlar kandırılmaktadır.  

Salih İmamlar cemaati ikaz ederek Eda edilen Cumanın Sıhhati çok şüphelidir Siz Zuhru Ahir namazını (yani vaktin öğle namazını) eda edin diyerek, '2 rekat namazı olan Cuma ibadetinde 16 rekat namaz kılınmasını sağlamaktadırlar (Allah kendilerinden razı olsun)

Bu haber 2413 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum