Bilinçaltı Yönlendirilme Tehdidi

ARKADAŞLAR Biliyor musunuz? Dinlediğiniz her türlü Müzik, makale, filim, canlı yayın, spor müsabakaları, belgeseller. Yani bütün dijital ses ve görüntülerin altına, Kulağımızın duyamayacağı Doğrudan beynin algıladığı, insanları hipnoz edecek telkinler içeren yayınlarıda dinleme tehlikesi vardır. Tespit edilmesi zor denilen bu saldırılara maruz kalmamız akıl alır gibi değil. Ortada çaresizlik gibi gerçek var ama elinizden geldiği kadar müzik, dizi, sesli- görüntülü yayınlardan uzak durmalıyız. Nereye kadar derseniz , Bilmiyorum.

28 Mart 2021 - 18:09 - Güncelleme: 28 Mart 2021 - 18:40
NÖROPAZARLAMA VE SUBLİMİNAL ALGI OLGUSU
Çevre, insanlar, nesneler, kokular, sesler, hareketler, tatlar ve renkler gibi dış uyarıcıların gözlemlenmesi ve çok sayıda deneyimin etkisiyle öznel bir yapıyla oluşan her çeşit duyusal etkileşim algıyı oluşturmaktadır. Beş duyu ile algılamanın yanı sıra bir de, kişilerin bilinçli olarak farkına varamadığı ve farkında olmadan etki altında kaldığı bir takım uyarıcıları algılaması, subliminal (bilinçaltı) algısını oluşturmaktadır.

Latince kökenli olan ve sub (alt) ve limen (eşik) kelimelerinin bir araya gelmesi ile oluşan subliminal kelimesi, genellikle bilinçaltı ya da eşik altı olarak kullanılmaktadır. Bilinç eşiğinin tam altında gerçekleşen zihinsel faaliyetler bütünü olarak da tanımlanabilen bilinçaltı, sonradan hatırlanmak ve kullanılmak üzere deneyim ve algıların saklandığı bir depo görevi de görmektedir. Subliminal algı da, birtakım dış uyarıcıların düşüncüleri, duyguları ya da eylemleri farkındalık halinde olmadan yani kişiyi bilinçaltında etkilemesi olarak tanımlanabilmektedir.

Subliminal algının yaratılabilmesi için verilen mesajlar, reklamlar, sinema ve televizyon kanalları, radyolar gibi mecraların yanı sıra günümüz enformatif (bilişsel) toplumunu belki de en çok etkileyen yeni medya araçları yolu ile de iletilmektedir. Bilinçli algı düzeyinin altında kalan ve sadece duyulara ve zihnin algılayabileceği bir eşikte seyreden bu mesajlar, tüketicileri farkında olmadan etkilemeyi amaçlamaktadır. Aslında tüketiciler istem dışında bir algıya maruz kalmaktadırlar.

Günümüzde nöropazarlama ve subliminal mesajların oluşturulması ve tüketici algısı yaratmada kullanılması benzer kavramlar olarak görülmektedir. Ancak bu iki kavramın ortak yönü yalnızca bilinçaltı etkileşimini konu almasıdır. Bunun dışında kavramlar birbirinden oldukça farklıdır.

Subliminal algı oluşturmaktaki en belirgin amaç, farkındalık olmadan tüketiciyi ikna etme çabasıdır. Yani amaç, beyindeki satın alma düğmesine basmak ve bunu tüketici farkına bile varmadan gizli mesajlar göndererek, harekete geçmesini sağlamaktır. Tüketicilerin zihninde olumlu ya da olumsuz birtakım izlenimler bırakmak ve bunları yeri geldiğinde hatırlamasını sağlamak subliminal mesajların temel misyonudur. Oysaki nöropazarlama, böyle bir mesaj gönderme ya da tüketiciyi yönlendirme çabası içerinde değildir. Aksine, tüketicinin beyin fonksiyonlarının dış etkenlerden nasıl etkilendiğini açıklamaya çalışmaktadır. Yani amaç tüketicinin beyindeki satın alma düğmesine basarak harekete geçmesini sağlamak değil, satın alma kararını verdirten uyarıcıların neler olduklarını birtakım özel tekniklerle (bknz: https://www.neuroscience.org.uk/tr/contributing-tools-neuromarketing-studies/) anlamaya yardımcı olmaktır. Dolayısıyla işletmeler için tüketicilerin seçimlerini okumaya ve görmeye yardımcı olan, istek, arzu ve taleplerinin derecesini ölçmeye yarayan bir barometredir.

Yazar: Yrd. Doç. Dr. Pınar BACAKSIZ  


 
Bu haber 2041 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum