Bugun...


Dünya Mirası alanı tahribatı
Fransız Şehir plancısı Henry Prost (1936-1958) yılları arası İstanbula getirilip Başta sahil yolu, Ordu cad. Millet cad, Vatan cad, Atatürk bulvarı, Fevzipaşa cad. gibiyeni devasa yollar yapılırken İlçemizin tarihi kimliği oldukça yok edildi, İlçemiz önce sanayi ve ticarete açıldı, 1980'li yıllarda Turizm patlaması başladı ve Tarihi sur içi betonarme otellerle dolduruldu, Otelciler ilçenin tarihi kimliğinden nemalanıyor ama onlar süt veren danayı kesiyorlar

facebook-paylas
Tarih: 21-11-2019 21:08
Dünya Mirası alanı tahribatı
+ -

Cankurtaran,Ahırkapı sokak....-1952 ve 2018 yılları

Fotoğrafta görülen bu evler,Anadolu’ya kaçırılan silahlara da depo olmuştur. Daha sonra Vakıflar'ın  mülkiyetine geçen tarihi evler zamanla bakımsızlıktan harap oldu. Günümüzde ise bu tarihi ahşap evlerin yerinde Armada Otel adında bir yapı kompleksi mevcuttur.


TARİHİN SAHTE TAKLİDİ UYGULAMASI
İstanbul'da İmar Faaliyetleri: Henri Prost ve İlk İmar Planının Özellikleri
Devlet, sadece Ankara gibi yeni şehirlerin inşa edilmesini değil, İstanbul gibi eski, tarihî ve sanat zenginliği yüksek şehirlerin imarını da istemiştir.
Fakat bilindiği üzere bu oldukça zor ve mesuliyetli bir iştir. Nitekim Türkiye’de şehir planlaması denilince üzerinde en çok durulan, dikkat çeken ve tartışma yaratan tarihî şehirlerin başında İstanbul gelmektedir. Çok eski bir geçmişe sahip olan ve adeta tarihî katmanlardan oluşan Şehr-i İstanbul, Osmanlı döneminden itibaren planlanmaya ve düzenlenmeye çalışılmıştır. Şöyle ki, XIX. yüzyıldan itibaren çeşitli müdahaleler geçiren İstanbul için çok sayıda plan yapılmıştır. Yalnız bu planların ortak özelliği, şehrin bütününden ziyade küçük parçalarına yönelik yapılmış olmasıdır.
XIX. yüzyıl başlarında bir yayalar şehri olan İstanbul’da, şehir hayatına şehir hatlarının ve raylı sistemin girmesi neticesinde büyük bir dönüşüm yaşanmış, bu da doğal olarak şehrin yollarının genişletilmesine ve yenilenmesine neden olmuştur. Şehri en çok üzen ve yapısını değiştiren faktör ise maalesef yangınlar olmuştur. Sık sık çıkan yangınlar bu gün hala tartışılıyor, Bu yangınlar kasıtlımıydı? halkı zorlayarak yerinden etmekmiydi? 

Avrupa’da olduğu gibi daha düzenli, güzel ve modem şehirlere sahip olma adına girişilen bu çabalar,
şüphesiz Ankara’nın aldığı en mühim ve zor kararlar içerisinde yer almıştır. Çünkü bu işi yapacak kişiler ile kaynağı temin etmek o günlerde hiç de kolay bir iş olmamıştır.
Yapılan çalışmaların dikkat çeken başka bir özelliği ise, önden sınırlı bir
yarışma açılması, sonra da arzu edilen uzman şehirciye ilgili görevin verilmesidir. Tabii ki bu süreçte planlama çalışmalarında yabancı uzmanlar hep başrolde olmuş ve uygulamalarını yapmışlardır. O dönemin ünlü
şehir plancıları arasında Herman Jansen ve Henri Prost başta olmak üzere, Jak H. Lambert, Gustav Oelsner, Ernst Egli gibi isimler yer almışlardır.
Aslında bunların yanı sıra aynı dönemde Burhan Arif, Mithat Yenen, Celal Ulusan, Semih Rüstem, Aslı Kömürcüoğlu gibi Türk şehirciler de ortaya çıkmıştır. Fakat onlara yabancı uzmanlar kadar ilgi gösterilmemiştir. 
Zaten 1933-1956 döneminin göze çarpan tarafı, şehir planlama çalışmalarına yabancı uzmanların yön vermeye çalışmaları olmuştur. Şüphesiz teknolojik açığı kapatmak amacıyla yabancı uzmanlardan faydalanılmasmda, 1927 tarihli Teşvik-i Sanayi Kanunu’nun büyük payı vardır.
Adı geçen kanunun ön görmesi neticesinde sadece 1927-1940 yılları arasında Türkiye’ye resmî olarak çağrıldığı bilinen 14 plancı ve mimar bulunmaktadır. Belki bunların sayıları çok fazla değildir, fakat onlara tanınan imkânlar ve verilen işlerin hacmi ile niteliği büyük önem arz etmektedir. Ancak sözü edilen bu durum, zaman zaman Türk mimar ve şehircilerinin bilhassa basın yoluyla yabancı mimarlara ve uzmanlara karşı bir takım çıkışlar yapmalarına ve tepki göstermelerine yol açmıştır.
Öyle ki, başta Arkitekt dergisi9 olmak üzere dönemin diğer dergi ve gazeteleri de 1940’lara doğru bu tür eleştiri yazılarını çoğaltmışlardır.10 Burada eleştirilenler, görünürde yabancılar olsa da, aslında arka planda onlara
bu imkânları sağlayan resmî makamlar olmuştur


DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ
TARİHİN SAHTE TAKLİDİ UYGULAMASI

Hasan Beşe 
az ilerde sağda şu an öğretmen evi olarak kullanılan cankurtaran ilk okulunda okudum.bu evlerinde malesef birileri tarafından yakılarak yerine otelin yapılmasınında canlı şahidi oldum,böyle daha nice evler yanıp yerine betonarme evler yapıldı .ahırkapı sok.no/70 'de büyüdüm .




Kaynak: Fotoğraflar: Levent Pınar

Editör: Abdullah Gözaydın



YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI