1453 DÜNYA TARİHİNİN
DÖNÜM NOKTASI

Fatih Sultan Mehmet Han İnsanlık
tarihinin en büyük hükümdarıdır. Hiçbir
hükümdara çağ kapayarak yeni bir çağ
açmak nasip olmamıştır
29 Mayıs 1453 tarihini yeni bir dönemin
başlangıç; olarak almak, Türk ve
Müslüman tarihçilerden önce; batı tarih
yazıcılarının bir teklifi olmuştur.
Onlara göre ebedi Roma hakimiyeti ağır
darbe yemiştir. Ve şimdi Roma'nın halefi
olmak batı Avrupa'ya mı yoksa Moskova'ya
mı nasip olacaktı. Bu kavga o gün siyasi
dini alanda, bugün ise tarih
yorumculuğunda bütün canlılığıyla devam
ediyor.
Mukaddes Roma-Germen İmparatorluğu
aslında bir takım Alman devletçiklerinin
konfederasyonu olduğu halde, Roma
İmparatorluğu olma iddiasındadır. ve bu
camia Hieronymus Wolff adlı bir
tarihçinin kaleminde yıkılan doğu
Roma'yı Bizans diye kasıtlı ve yanlış
bir isimle adlandırmaktadır.
Doğu Avrupa'nın Ortodoks inançlı
dünyasında ise Moskova Konstantinopel ve
Roma'nın halefi olmak iddiasındaydı.
Slav-Ortodoks dünyasında belirli
çevrelerin ne dün ne de bugün böyle bir
iddiadan vazgeçtiklerini söylemek mümkün
değildir.
XV. Ivan'nın (Müthiş) bizzat açıkladığı
gibi III. ve son Roma olarak ilan
edildi. Roma mirasının bu gibi milli ve
mahalli mahiyetteki devletler tarafından
devralması mümkün değildir.
Muhtelif dinlerden ve dillerden
kavimleri yöneten üniversal mahiyetteki
bir imparatorluk, yeni çağlarda ancak
Osmanlı devleti olabilirdi.
Evvela, XV. Yüzyılda bu imparatorluk
Balkanlar ve Anadolu'da Roma mirasını
hakimiyeti altına olabilmiştir.
XV. Yüzyılda Mısır ve Ortadoğu'nun
fethiyle bu süreç tamamlanmıştır.
Nihayet Osmanlı'lar eski Roma
kurumlarını bu imparatorluk bünyesine
almışlardır. Bunların başında
Roma-Ortodoks kilisesi gelir.
Osmanlı coğrafyasındaki Müslümanların
kullanımında olan dini olsun ,olmasın
bütün yapılar,tarihi eserler itina ile
korunmuş ve bu güne gelmişlerdir.
Bu eserler cami ve medrese olarak
kullanıldığı için zaman içinde bakımları
yapılarak kullanılmıştır,
Osmanlı tabasındaki İsevilere bırakılan
yapılar ve eserler bakımsızlıktan tahrip
olmuş genelde yok olmuşlardır.
Pek çok tarihçi Anadolu’yu gezerken
gördükleri manzara karşısında samimi
olarak “keşke bu eserleri Müslümanlar
kullansaydı böyle sahipsizlikten yıkılıp
tahrip olmasaydılar” itirafını
yapmaktadırlar.
1453 ten itibaren sahip çıktığımız ve bu
günlere getirdiğimiz Bizans dönemi
yapıları, şimdi bazı güçler buraları
Müslümanların terk etmesi gerektiğini
küstahça beyan edebiliyorlar. Ve yetkili
ağızlardan bunları susturacak açıklama
görmediğimizden dolayı üzülüyoruz.
Bu gün bu eserler Türk ulusuna aittir.
Dış mihraklı kimseler bunların üzerinde
hiçbir hak iddia edemez, bu dış güçler
bu eserlerin cami ve medrese olmaktan
çıkarılıp kilise yapılmasını şimdilik
isteyemiyorlar,Çünkü Türkiye'de bu
binaları kullanacak Hıristiyan nüfus
yok, bu nedenle Bunların niyeti aşırı
ırkçılıktan dolayı bu mekanların ibadete
kapatılmasını, müze yapılmasını
istemektedirler.
Şimdi bu eserlerin 500 yıllık İslam
dönemini unutturacak şekilde restore
edilmesi moda oldu.
Bu gerçek bir hayasızlıktır, batıda
şimdi Ayasofyanın kıble istinat duvarını
ve dört köşedeki minarelerini Photo Shop
ile silerek sözde orijinal haline
getiriyorlar, sanal ortamdaki bu
hayallerini gerçekleştirmeye kalksalar
ortada Ayasofya diye bir eser
kalmayacağını bütün tecrübeli mimarlar
söylemektedir. İslam düşüncesi bu
eserleri yok etmek isteseydi sahip
çıkmayarak yapardı kendiliğinden yok
olurlardı.
Biz batı gibi taassup olmadık hiçbir
zaman, Gönül isterdi ki Osmanlının
Avrupada bıraktığı dini ve kültürel
eserler kilise ve manastır olarak bu gün
faal olsaydı, ama bu gün bu eserlerin
%95 yok edilmiştir.
Bunların düşüncesi dini olsaydı bu
eserlere sahip çıkarlardı
inanıyoruz ki hiçbir dindar isevinin
içinde Allah kelamı okunan mekandan
rahatsız olmayacağıdır.
Bu gün İslam coğrafyasındaki
kiliselerdeki ibadetten memnun olduğumuz
gibi, hepimizin rabbi bir ve hepimiz
ademin çocuklarıyız, Allah düşüncemiz
genelde aynı olmasına rağmen batının bu
kıskançlığını anlamak mümkün değil.
Müslümanların cami olarak kullanımında
olan Pantakratos kilisesinin bir
bölümünde yapılan İslam ibadetinden
rahatsız olarak buranın müze yapılmasını
isteyenler , İslam olsun, İsevi olsun
dindar kişiler olamaz, inançlara saygı
istiyoruz
|