Fatih
belediye Meclisinde 05.12.2012 tarihinde iki enteresan karar çıktı,
Kayıp 24 cami bulunmuş 2012 1/5000'lim imar planlarına işlenmesi için
alına karar.
Yapıldığı tarihte ruhsatlı olan ve (1983 imar affı öncesi) yapılan
binaların 2012 planlarındaki durumuna bakılmayacak, eski haliyle yeniden
yapılabilecek.
Bu kararların ikisinin de siyasi manevradan ibaret olduğuna
inanıyoruz. İmar planlarına yoğun itiraz yapıldığında hemen
pankart ve SMS mesajları ile halk eksik bilgilendirildi, Fatihte
kentsel dönüşüm projesi yoktur, Kesinlikle yıkım söz konusu değildir, bu
planlar 2004 planlarının aynısıdır şeklinde.
Bu üç iddia da objektif gerçek değil, Şöyle ki fatih
SİT alanıdır hukuken SİT alanları tarihi koruma altındadır kentsel
dönüşüm yapılamaz 5366 sayılı yasaya göre yenileme şeklinde mevcut ihya
edilir, depreme karşı güçlendirilir. Lakin Sulukule projesi bir yenileme
projesi olmasına rağmen uygulamada tarihi mahalle dönüştürülmüştür,
Tarihi tescilli evler betonarme yapılmış, kat, sokak, yeşil alan yapısı
korunmamıştır. Proje amacından saptırılmıştır, bu nedenle mahkeme
projeyi iptal etmiştir.
Aynı
nedenler AVAN proje safhasında Balat Fener Ayvansaray projesinde
uygulanmış, lakin proje hayata geçirilemeden mahkeme projeyi iptal
etmiştir.
Yıkım yoktur bilgilendirmesi 5366 ve 6306 sayılı yasalar okunduğunda
bununda doğru bir bilgilendirme olmadığını görüyoruz.
Bu planlar 2004 planlarının aynısıdır iddiası ise en
havada kalan iddia olmuş, aradaki farklar sitemizde deşifre edilmeye
devam etmektedir. Tarihi eserler planlardan silinmiş, park alanları
imara açılmış, metro istasyonu olarak istimlak bekleyen yüzlerce parsel
birden ticaret merkezi olmuş, Tarihi vakıf eserleri yok sayılarak
parseli üzerinde ticari alan ilan edilmiştir.
Fatih Belediyesi 05.12.2012 tarihli meclis oturumunda AKP
sözcüsü Yusuf Serttaş tarafın verilen bir önerge kabul
edildi. Önergede, daha evvelce ruhsatlı olarak yapılmış bir
bina yeni planlarda kat indirimine uğramış olsa bile eski
haliyle yeniden inşa edilmesini öneriyor.
6306 sayılı yasanın Yıkılacak, Bina sahipleri direnirse
Elektriği, Suyu, Doğalgazı kesilecek, Belediye hizmetleri
verilmeyecek, Tapu kayıtlarına " Bu bina yıkılacaktır" hükmü
konulacak, Bina ve kat mülkiyeti tapular arsa tapusuna
dönüştürülecek derken, belediyemizin bu meclis kararı ne işe
yarayacak göreceğiz.
Bu karar İBB başkanlığı ve meclisinde kabul görecek,
İstanbul Koruma kurullarında kabul görecek, ve 6306 sayılı
yasanın amir hükümleri yok sayılarak hayata geçirilecek, Pek
ütopik geliyor bu serüven bize.
Ayrıca aynı gün meclisten geçirilen, 2012 imar planlarında
gösterilmeyen tarihi camilerimizin 1/5000'lik planlara
işlenmesi için alınan karar her ne kadar muhalefetin oy
birliği ile kabul edilmiş olsa bile, biz doğru bulmuyoruz.
NEDEN?: Sayın Meclis üyesi Yusuf Serttaş 3 Aralık oturumunda
35 cami sayısı vermişti, 5 Aralık günü bu sayının 24'e
düşürüldüğünü gördük, SP meclis üyesi Av. Tevfik Dağ Yüzden
fazla cami için itiraz dilekçesi ve soru önergesi vermişti,
bizim tespitlerimize göre bu rakamı 150'ye kadar
çıkarabiliriz.
Kaldı ki Bu iktidarın yaptığı 2004 imar planları dahi tarihi
eserlerin korunmadığı bir plan olarak karşımıza çıkıyor. Bu
konuda acilen Vakıflar müdürlüğü, Tapu Kadastro müdürlüğü ve
20. yy. başlarında jacques pervititch sigorta haritalarında
İstanbul haritalarının taranarak ilçemizin tarihi
envanterinin gerçek olarak tespit edilmesi gerekmektedir.
Biliyoruz ki binlerce tarihi envanter çeşitli nedenlerle yok
edilmiştir, Bu yok ediliş maalesef günümüzde de devam
etmekte olduğunu görüyoruz, Bilinen Yüzlerce, Hafızlardan
silinen lakin tarihi kayıtlarda varlığını bildiğimiz
binlerce kültürel, dini, vakıf eserimizin ihya edilmesinin
gerekli olduğuna inanıyoruz.
Başkan Mustafa Demir, balat fener Ayvansaray projesini
hayata geçiremezlerse jacques pervititch haritalarındaki
yapılanmayı esas alacağız dediğine birçok defa şahit olduk.
fatihte günlük ve rüzgara göre imar planı uygulaması
yapıldığı gözümüzden kaçmıyor.
Bizim gördüğümüz kadarıyla bu karar 1/1000'lik imar
planlarına vatandaşın gösterdiği tepkinin "Gazı alınması
için" yapılan politik müdahale olduğu kanaatindeyiz. Bakalım
kim haklı çıkacak.
2004 yılında beri BİMTAŞ Fatihte deprem araştırması yapmış,
Belediyemiz bu konuda büyük paralar ödemiş, Belediyemiz
bütün evlerin deprem riskini belirlemiş ! Kimseye hala bilgi
verilmiyor, Bu kontrol nasıl olmuş.
Ben ve Çevremde sorduğum Fatihlilerden hiçbirin evi iş yeri
BİMTAŞ tarafından kontrol edilmesi için gelinmemiş, BİMTAŞ
evlerimizi sokaktan geçerken bakarak mı kontrol etmiş,
gerekli denetimi yapmıştır.
Çevre bakanlığı çıkardığı bir yasa ile yetkilendirilmiş
deprem kontrol şirketlerine evlerimizin deprem riski kontrol
edilecek beş katlı bir bina için 1200 TL ücret vermek
mecburiyetinde bırakılıyoruz NEDEN?
Pankartlarda ve SMS mesajlarındaki oyun şimdi cami isimleri
ve çarpık yapılaşma bile olsa ruhsatlı binaların yapısal
olarak korunmasının hukuki ve vicdani sıkıntılar çıkaracağa
benziyor.
5 Aralık'tan hemen sonra ulusal basında meclisin bu
kararları manşet olmuş, Fatih belediyesinin tarihi
koruduğunu, planlarda bilgisi olmayan 24 camiyi bulup imar
planlarına kaydetmek için karar alınmış şekilde haberler
gördük.
Bu doğru bir haber değil, söz konusu 24 cami ve daha fazlası
2004 planlarında olduğu halde 2012 planlarına konulmamıştır.
Belediyenin sonradan tespit ettiği bir şey yok, hiç
uğraşmalarına gerek yok, Belediyenin yayınladığı bilgiler
doğrultusunda bizim bulduğumuz yüzlerce cami, medrese,
hamam, sebil, sıbyan mektebi yok edilmiş olduğunu ortaya
koyuyoruz bu bilgileri neden kullanmıyorlar. Bunlar bizim
değil belediyenin bilgileridir halbuki...
Aşağıda bütün detayları ile jacques pervititch'in 1940 yılı
Eminönü planları
Abdullah Gözaydın fatihten@gmail.com 06 Aralık 2012