|
FATİH BELEDİYE MECLİSİ
2009 FAALİYET RAPORU
10 nisan 2010 Fatih belediye
meclisi 2009 faaliyet raporunun okunması ve oylanması için
toplandı. Toplantıda Başkan Mustafa Demir 2009 icraatlarını
film, slayt ve resimlerle meclis üyelerine ve çok az
sayıdaki izleyiciye anlatmaya çalıştı.
Sunumlarda referans olarak gösterilen hizmetlerin tamamına
yakını "Fatihe hayat veren 212 proje" adı
altında yüz binlerce basılıp, seçin öncesi ücretsiz
dağıtılan kitap içeriği gibiydi. Onurlu bir edayla
anlatılan yatırımların tamamı İl özel idaresinin, İBB
başkanlığının, Vakıflar G. Müdürlüğünün, AB teşvik
fonlarının veya kat karşılığı arsa vererek yapılan işlerdi.
Fatih belediyesinin bütçesinden yapılmış göze batan hiçbir
değerli büyük yatırımın olmaması Muhalefetin gözünden
kaçmadı. Bu konuda soru soran CHP üyesine başkan Demir "At
binenin kılıç kuşanın" tabirini kullanarak Belediye bütçesi
ile olmayacak bu işleri böyle hallediyoruz , maharetinin
proje üreterek Fatih'e hizmet ettiğini iddia etti.
Bu bağlamda henüz hazırlık aşamasında olan birçok
projesi hakkında ön bilgi veren M. Demir Mesela; Çakıl
gazinosu alanına büyük bir kültür kompleksi planladığını,
bunu gerçekleştirmek için alanın bir kısmını yatırımcı
müteahhide vererek büyük bir otel inşaatına izin verdiğini
açıkladı.
Bu yöntemle bütün Fatihi belediye bütçesinden tek kuruş
harcamadan çağdaş modern bir görünüme kavuşturacak dev
yatırımlar planladıklarını açıkladı.
Uzun zamandır
belediyemizin ısrarla inşa etmeye çalıştığı Yavuz Sultan
Selim Camii ön görünümünü kapatacak olan 4. koruma
kurulundan 12.50 inşaat müsaadesi alınan bina 1. katta
durduruldu. Bu konuda mahalle halkı ile birlikte bizlerinde
Cumhurbaşkanımıza uzanan bir şikayet mücadelemiz oldu, bütün
ikazlarımıza rağmen devam eden, kat karşılığı yapıldığını
sandığımız inşaat durduruldu.
Gayri resmi duyumlarımıza göre caminin ön görünümündeki
diğer binalarla birlikte bu binanın da yıkılması gerekecek.
Başbakan; Caminin etrafında bina istemediğini beyan
etmiş!
Bu toplantıda Özimer'in sorduğu bir soruya Başkan
Demir, buradaki bina bir katlı olarak kalacak ve bu binanın müteahhidine
başka yerden vereceğimiz başka bir yerin karşılığında,
ileride burada yapacağımız park alanı için sosyal merkez
olarak halkımıza kazandırma çalışması yapıyoruz derken ,
tekrar yasadışı bir uygulamanın bilmeyerek işaretini verdi.
Mollabey sokağını işgal eden bu inşaat nedeniyle
Başkan Demir devleti zarara uğratacak bir uygulama
gerçekleştirdi. Şimdi bu sorumluluktan kurtulma çabası
vermekte olduğu gözlenmektedir. Buradaki zararı belediyenin
başka bir malı ile değil, bizzat bu zarara imza atanların
ödemesi gerekmekte olduğuna inanıyoruz bu konuda gereken
makamlara şikayetimizi yapacağız.
Aynı şekilde
Yalı mahallesine büyük turistik tesisler planlamış olduğunu
sunumunda bizlere gösteren Başkan Demir,
buradaki tarihi anıt ve sivil mimarlık örneği tescilli
evleri, binaları nasıl yok edeceğinden bahsetmedi!
Diğer yenileme
alanlarındaki halen metruk olan binaları üstüne basa basa
teşhir ederken, Bu binaların çevresi için büyük tehlike
oluşturduğunu vurguladı. Bu nedenle çöküntü alanı haline
gelen Fener,Balat,Ayvansaray,Yedikule,Yalı mah.,Yenikapı,Kumkapı,Kadırga,Cankurtaran,Unkapanı
ve Süleymaniye'de yıkıntı halinde metruk bulunan binaların
kaçının Fatih belediyesine, kaçının İBB başkanlığına,
Kaçının Vakıflar müdürlüğü ve Milli emlak müdürlüğüne ait
olduğu hakkında hiçbir ilgi vermedi.
Halbuki bu onarılmayan binaların çoğunluğu
vatandaşın değildir. Birde bu projeler nedeniyle burada bina
almış projeyi bekleyen rantçıların binalarıdır bunlar. Bu
semtlerde oturanlar kendi binalarını onarmak istiyor, lakin
1982 yılında ilan edilen sit uygulaması nedeniyle evini
pratik onarmasına fırsat verilmiyor.
Aynı şekilde Sulukule projesinin yakında hayata
geçirileceğinin vaadini verirken 90.000 M2'lik alanın
İstanbul Arkeoloji müdürlüğü tarafından kazı alanı ilan
edildiğini söylemedi, bu kararın kaldırılmaması halinde veya
kaldırılsa bile alanda yapılacak inşaatlarda ortaya
çıkabilecek muhtemel tarihi eser objelerini nasıl yok etmeyi
düşünüyorlar acaba? Biz öyle sanıyoruz ki buradaki
inşaat başlasa bile kısa zamanda bölgedeki tarihi objeler
açığa çıktığında alan yapılaşmaya kapatılarak tarihi kazı
alanı olarak kalacaktır.
Buradan villa
aldığını sanan fırsatçılar ise arkeolojik alanda bir tapu
sahibi olmuş olacaklar. Aynı akıbeti bütün sur içindeki
yapılaşmada yaşıyoruz zaten. bazı küçük parsellerde olay
oldu bittiye getiriliyor ama büyük ölçekli bu projelerde
mızrağın çuvala sığmayacağını göreceğiz.
Toplantıda CHP gurup sözcüsü Soner Özimer'in sorularına
yarım yamalak cevap veren M. Demir'in en çarpıcı itirafı
İlçede bir şekilde gerçekleşen yatırımların birilerine adeta
peşkeş çekilmesinin gerekçesiydi.
Başkan Demir Balat Kasımgünani mahalle parkını,
Mollaaşkı Teras parkını, diğer birçok parkı muhafaza
edemedikleri gerekçesi ile ecri misil karşılığı
"Güvenilir!" diye tanımladığı şahıslara
vermesiydi!
Neden ihale ile vermiyorsunuz sorusuna
verdiği cevap ise çok enteresandı, "İhale ile verecek
olursak kiracıları kontrol edemiyoruz" şeklinde oldu.
*Hangi devirde yaşıyoruz Sayın Demir, Siz belediye olarak sahibi
olmadığınız binlerce binayı sahiplerine sormadan proje
üretip evini başına yıkıyorsunuz da sahibi olduğunuz bir
parseldeki kiracınızı mı çıkaramıyorsunuz?
Bu
savunmanıza kimler gülmez diye merak ediyorum, Fatih'i
yandaş yatırımcılara adeta peşkeş çekmenin bu kadar yavan
mazereti olmamalı, bu konu hukuki yaptırımlara gebe olan bir
konudur. vatandaşlarımızın bunu düşünerek gereken müdahaleyi
yapacaklarını, gereken mercilere itiraz ve şikayet
dilekçelerini vereceklerini sanıyoruz.
CHP gurup sözcüsü Soner Özimer'in söylediği gibi sadece
Molla Aşkı teras parkı için İBB Başkanlığı yedi trilyondan
fazla kamulaştırma ve park düzenlemesi harcaması yaptı,
Fatih belediyesi ise koruyamıyoruz, alan Ayyaş ve
tinercilerin istilasına uğradı gerekçesi ile görünümde sade
bir vatandaşın burayı işgal etmesine göz yumularak 700 tl
bir işgaliye(Ecri Misil) karşılığı bu vatandaşın buraya dev
bir tesis işletmesi kurması sağlandı.
Gene aynı şekilde Kasım Günani mahallesinde verem savaş
dispanseri, Hastahane yapılmak için yıkıldı, çevresi zorla
kamulaştırılarak tarihi eser binalar yok edildi, buraya uzun
zaman bir şey yapılmadı, düz bir asfalt dökülerek çocukların
doğal oyun alanı olmuştu, son günlerde buraya prefabrik
sağlık ocağı yapıldı, aynı şekilde burayı korumakta aciz
kaldığını beyan eden Başkan M. Demir Buradaki çocuk parkı
olması gereken alanı belediyemizin bu acizliği
karşısında burasını "Güvenilir!" bir vatandaşın
işgal etmesine göz yumarak, gene ecrimisil karşılığı Otopark
ve oto yıkama yapılmasını sağladı.

Halbuki Balatta Amatör ve Süper amatör kümede oynayan ve
ekonomik zorluklar içinde olan, Binlerce gencimizi kötü
alışkanlıklardan koruyarak, spor yapmalarına imkan sağlayan
spor kulüplerimize, kültürel faaliyetler gösteren
derneklerimize verilmiş olsaydı daha adilane olmaz mıydı
diye soruyoruz. Bu konuda tarafımıza ikna edici bilgi
verilmediği için toplumsal menfaatin gereğini buradan haber
yapıyoruz.
Vatandaşlarımız hukuken gereğini yapacaklardır umarız.
AB Fonları ile restore ve teşrif edilen Balat eğitim ve Etüd
merkezi bir işadamları derneğine verilerek burada başarısız
çocuklara değil, başarılı çocuklara ücretsiz eğitim
verilmesi sağlandı.
Odabaşı Vezir parkı işgalcisi belli oldu,
Bir Rizeli hemşerimiz!
AB Fonlarıyla restore edilen Dimitri kantemur sarayı ve
parkı gene bir özel şirkete teslim edildi
1, -
2
Unkanında eski muhtarlık barakasından çayhane
Fener-Balat rehabilitasyonu projesinin
bir ayağı olan semtin sosyal merkezi " Dimitri Kantemir
Sarayı" imar amacı dışında faaliyete geçti.

Fatih belediyesinin
köhneleşmiş papaz evini restorasyon yaparak 29 yıllığına Seroptimist
federasyonuna vermesi semt halkını kaygılandırdı.
Hekimoğu alipaşa parkı cafesi
Arabacı Beyazıt parkı Lokomotive cafesi
Fatih
Belediye Başkanlığı Seyyit Mehmet Ali
Efendi Vakfına ait Seyyit Ömer
mahallesindeki bir arsayı, Zeyrek
mahallesindeki belediyenin bir arsası
ile takas kararı aldı.
Bu arsanın büyük bir bölümü ise bir kafenin işgalinde!
Devam edecek:
Aynı şekilde Fatihin dört bir tarafındaki parklarda
bahçelerde işletilen çayhanelerin, cafelerin neden hep
şahıslara verildiğini anlamak istiyoruz. Bu konuyu burada
kesmeye niyetimiz hiç yok,Bilgilendirmeye devam edeceğiz.
|