| . |
|
|
Selçuk dünya
listelerini alt üst etti

TRABZON- Geçtiğimiz günlerde İstanbul’da
yaptığı muhteşem bir dövüşle çifte
şampiyonluk yaşayan boksörümüz Selçuk
Aydın, iki kemeri birden beline takarak
ülkemiz tarihinde bir ilke daha imza
atmıştı.
Aynı gece hem Kıtalar Arası
şampiyonluğunu beşinci kez koruyan ve
hem de Avrupa şampiyonu olan boksörümüz,
Dünya Boks Konseyi
WBC’nin sıralamasında birinciliğe
yükseldi. Boxrec’te de altıncı sıraya
çıkan Selçuk, bu derecesiyle Boxrec
tarihinde en üst sıralara yükselmiş Türk
boksörü olarak tarihe
geçti.
Dünyanın zirvesine tek maç kaldı
Boks dünyasında bayrağımızı gururla
dalgalandıran Selçuk, bundan sonraki
maçını da dünya şampiyonluğu için
yapacak! Dünya devleriyle aynı
kategoride yer alan Osmanlı Savaşçısı
lakaplı sporcumuz, rakiplerinin de
korkulu rüyası haline geldi. Özellikle
güçlü yumrukları ve ringdeki cesaretiyle
dünya boks otoritelerinin saygısını
kazanan Selçuk Aydın, şu anda memleketi
Trabzon’da dinlenerek güç topluyor.
Selçuk, Kıtalar Arası Şampiyonluğu en
çok koruyan Türk boksörü unvanını da
taşıyor.
İBB
BAŞKANI Kadir Topbaş ve İbb spor Aş.
yönetimine tepki:
Bu önemli organizasyonun
gerçekleşmesinde büyük paya sahip olan
İbrahim Hacıosmanoğlu, İstanbul Büyük
Şehir Belediyesinin yeterli desteği
vermediğini belirterek, ‘Bizden 36 bin
Türk Lirası istediler. 2011 yılında
Avrupa kültür başkenti olacak
İstanbul’un böyle bir organizasyona
sahip çıkmaması büyük bir ayıptır. Oysa
ki Selçuk’un yapacak olduğu bu önemli
müsabakayla büyük bir reklam
yapabilirlerdi.
Kamp döneminde
tesislerinin kapılarını bize açan
Fenerbahçe kulüp başkanı Aziz Yıldırım’a
ve müsabakanın yapılacak olduğu Cola
Turka Arena (Akatlar) spor salonunu bize
ücretsiz olarak tahsis eden Yıldırım
Demirören’e huzurlarınızda teşekkür
ediyoruuz.
İstanbul
Büyükşehir Belediyesini ise
huzurlarınızda halka şikayet ediyorum’
dedi.
Maça yoğun ilgi
Cumartesi gecesi saat 11:00 sularında
Türkiye’de Show Tv, Avrupa’da Show Türk
ve Belçika televizyonu tarafından canlı
olarak yayınlanacak olan maçın biletleri
kapış kapış satılıyor. Maç günü bilet
gişelerinin önünde izdiham oluşacağı
tahmin edilirken, bilet satışlarında
rekor yaşanacağı belirtiliyor. Dünyanın
birçok ülkesinden seyirciler de
müsabakaya akın ediyor. Daha önce maça
geleceğini bildiren Efsane boksör Mike
Tyson, menajer Ahmet Öner aracılığıyla
çocuğunun vefatı nedeniyle maça
gelemeyeceğini bildirirken, gönlünün
Selçuk ile birlikte olduğunu söyledi.

SELÇUK AYDIN BİYOĞRAFYASI
Aslen Trabzon’un Akçaabat ilçesine bağlı
Çamlıca Köyünden olan Selçuk Aydın, 1983
yılında Akçaabat’ta dünyaya gözlerini
açtı. Okul yaşantısı Trabzon’un 24 Şubat
İlkokulu ile başlayan Aydın, sırasıyla
Cumhuriyet Ortaokulu, Trabzon Lisesi ve
Karadeniz Teknik Üniversitesi Beden
Eğitimi bölümlerinden başarıyla mezun
oldu.
Üç kardeşin en büyüğü olan Selçuk
Aydın’ın babası Ali Aydın,Trabzon Devlet
Malzeme Ofisi’nde yönetici olarak görev
yaparken, annesi Emine Aydın, emekli bir
ev hanımıdır. Kendisinden bir yaş küçük
olan (Benim en samimi arkadaşım ve
hayattaki en büyük destekçim) dediği,
Yalçın Aydın ise yine milli takımımız
adına birçok uluslar arası
organizasyonlarda dövüşmüş başarılı bir
boksördür. Henüz ilkokula devam eden
küçük kız kardeşi Sinem ise, dövüşleri
sırasında abisi için dua ediyor.
On yaşındayken Trabzon’da kardeşi Yalçın
ile birlikte boks hayatına başlayan
Selçuk Aydın, bir gün dünyanın sayılı
boksörleri arasına adını altın harflerle
yazdıracağını tahayyül bile edememişti.
Ben burada Selçuk Aydın’ın kişilik
özelliklerinden de bahsetmek istiyorum,
‘Kendisi bundan pek hoşlanmasa da’
okurların öğrenmesi amacıyla
yazılmasının zaruri olduğunu
düşünüyorum. Profesyonel boksta çok
önemli bir felsefe vardır, ‘Dünya
şampiyonu olabilmek için dünya şampiyonu
gibi düşünmek gerek!’ şeklinde. Ben
dünyanın en iyi boksörleri arasında
gösterilen Arthur Abraham ile birlikte
birçok kez kamplara katıldım. Dünya
şampiyonu olmadan önce birçok maçını
çektim ve samimi bir arkadaşlığımız
oldu, bu vesileyle kişisel özelliklerini
de analiz etme fırsatı buldum. Abraham,
dünya şampiyonu olmadan önce şampiyon
gibi düşünüyordu, bu benim çok dikkatimi
çekmişti. Buradan aynı özelliklerin
Selçuk Aydın’da da çok bariz bir şekilde
olduğunu sezinlediğimin özellikle altını
çizerek vurgulamak istiyorum. Kendisi
henüz çocuk yaşta iken amatör boks
yaşamı nedeniyle dünyada gitmediği ülke,
yaşamadığı tecrübe kalmamış bu da zengin
bir kişilik oluşmasına vesile olmuş.
Şampiyonun yaşadığı ilginç ve bir o
kadar da insanı hayretlere düşüren
anılarına ilerleyen bölümlerde yer
vereceğiz, ancak şimdi şampiyonu
başarıya götüren ender kişilik
özelliklerinden bilhassa bahsetmek
istiyorum.

Selçuk Aydın’ı yakından tanıyan herkes
karakter yaşının fiziki yaşından birkaç
kat daha yüksekte, olgun bir insan
olduğunu iyi bilir. Şampiyonu, olayları
çok hızlı-doğru analiz eden ve süratle
kararlar verebilen, ayrıca verdiği
kararların arkasında sonuna kadar
durabilen bir insan olarak
nitelendirirsek hata yapmış olmayız
sanırım.
Selçuk Aydın’ın karakterinin temelini
ise ciddiyet ve cesaret oluşturduğunu
rahatlıkla söyleyebiliriz. Türk örf ve
adetlerini iyi bilen ve bunları
istisnasız olarak uygulayan olgun bir
insan. İradesi inanılmayacak kadar
sağlam ve dünyanın en hırslı
insanlarından. Tıpkı boksta attığı usta
yumruklar gibi, özel hayatında da her
şeyi yerli yerinde yapan,
‘neyi ne zaman ve nerede’ yapacağını çok
iyi bilen zeki bir insan. Savaşçı ve
mücadeleci bir kişilik ancak bu
savaşçılığın altında müthiş merhametli
bir kalp olduğunu da özellikle
belirtmeliyim. Şampiyonun özel zevkleri
arasında ilk sırayı istisnasız olarak,
‘en yakın arkadaşım’ dediği dizüstü
bilgisayarı gelmektedir. Boş
zamanlarının büyük bir
bölümü internette gazete okumak ve bilgi
edinmekle geçmektedir. Bunun dışında
sinema filmleri izlemek, kitap okumak ve
dostlarıyla bir araya gelerek sohbet
etmekten de oldukça büyük haz
almaktadır.
Selçuk Aydın, çocukluk yıllarında
Trabzonspor stadyumunun yakınında ikamet
ediyordu. O dönemlerde futbola ilgi en
az bugünkü kadar yoğundu bu yüzden
kardeşi Yalçın ile ikiz gibi görünen
Selçuk Aydın’ı futbolcu yapabilmek için
birçok futbol antrenörü çeşitli
hediyeler veriyor ve futbol oynattırmak
istiyorlardı. Mahallesindeki hemen hemen
tüm arkadaşlarının bir futbol kulübünde
top koşturmasına rağmen Selçuk Aydın,
kardeşi Yalçın ile birlikte boksu tercih
etmişti. Şampiyon bunu şöyle
açıklıyordu:
“Futbol ve birçok diğer spor dalları
bana sadece bir oyun gibi geliyordu.
Oysaki boks sadece güçlülerin ayakta
kalabildiği reel bir arenaydı. Ben çok
hırslı bir çocuktum, kanım kıpır
kıpırdı. Diğer sporlar beni tatmin
edemezdi bu yüzden kendimi ringlere
attım.”
Selçuk Aydın boksa henüz on yaşındayken
memleketi Trabzon’da başladı.
Kendisinden bir yaş küçük kardeşi Yalçın
ile birlikte boksa sevdalandılar. 1993
yılında ilk eldiveni giydiklerinde
dünyanın zirvesine isimlerini altın
harflerle kazdıracaklarını
düşünmemişler, hatta kısa bir süre sonra
bu sporu bırakacaklarını sanmışlardı. Ta
ki aynı yıl minikler 30 kiloda katıldığı
Türkiye şampiyonasında Türkiye üçüncüsü
oluncaya kadar. İşte elde ettiği bu
başarı Selçuk Aydın’ı boksa bağladı ve
motive etti, ateşledi, büyük rüyalar
görmesini sağladı. Ardık Karadeniz’in
sert çocuğu Selçuk Aydın geliyordu, onu
kimse durduramazdı!
O günkü antrenman imkanları da çok
ilginçti, gelin biz bunu en iyisi Selçuk
Aydın’ın kendi ağzından dinleyelim…
İmkanların çok kısıtlı olduğunun
özellikle altını çizen Selçuk Aydın,
“Küçük bir salonda antrenman yapıyorduk.
Elimize giyeceğimiz boks eldiveni yoktu.
Bir eldiveni on kişi sırayla giyiyorduk,
eldivenler yırtık pırtıktı. Bu
eldivenleri de bulduğumuz için kendimizi
şanslı sayıyorduk. O dönemlerde Trabzon
ve hatta Türkiye’de boks eldiveni bulmak
çok zordu. Bu durum babamı rahatsız
etmeye başladı ve konuya bir çözüm
üretmek amacıyla araştırmalara başladı.
Trabzon’daki Rus pazarından kalın
eldivenler bulmuştu. Bu eldivenleri
Ruslar soğuktan korunmak için
kullanıyordu
biraz boks eldivenini andırıyordu ancak
bununla boks yapılmazdı çünkü vurduğun
yeri şişiriyordu. Biz bunlarla idman
yapıyoruz ama kum torbaları eldivenden
beter. Brandadan yapılmış sağlıksız
torbalardı. Neyse biz antrenmandan eve
geliyoruz babam büyük bir merakla hadi
oğlum gösterin bakalım bugün ne
öğrendiniz.
Biz çıkarıyoruz
Rus eldivenlerimizi, kardeşim Yalçın’la
başlıyoruz birbirimize vurmaya ama
canımız çok yanıyor. Ben kardeşime
kıyamıyorum vurmaya ancak o bana sağlam
vuruşlar yapıyor ve vurduğu her yer ya
kanıyor ya da şişiyor, çünkü
eldivenlerin koruyucu hiç bir etkisi
yok. Tabi ben de bazen sinirlenip
kardeşime vuruyorum onun yaptığı
etkileri de Yalçın’ın kendisine sorun en
iyisi. İşte biz o günlerden buralara
geldik. İçimizde memleket sevdası
yüreğimizde kalıba sığmaz bir cesaret.
Bana en çok zevk veren şey yabancı
ülkelerde kazandığım başarının ardından
ülkemin bayrağını göndere çektirerek,
istiklal marşımızı dünyaya dinletmektir.
Bu sevdayla ringlerde vuruyorum.”
Tüm bu olumsuzluklara rağmen 1994
yılında 54 kilo Yıldızlar Avrupa
Şampiyonu olan Selçuk Aydın, dünyaya
güçlü bir sinyal vermişti. Katıldığı ilk
ciddi uluslararası turnuvada bu başarıyı
gösteren bir sporcu ne kadar yetenekli
olduğunu da tüm dünyaya ispatlamıştı. Bu
arada şampiyonun babası Ali Aydın ve
Kardeşi Yalçın’da şampiyona büyük destek
veriyor ve başarılı olabilmesi için
ellerinden gelen her türlü imkânı
sunuyorlardı.
Bu başarı şampiyonu motive edecek yere
bir boşluğa düşmesine neden olmuştu,
çünkü Selçuk Aydın’ın en büyük hedefi
Avrupa Şampiyonu olmaktı ve buna çok
kısa bir sürede ulaşmıştı. Şampiyon
kendisini tüm hedeflerine ulaşmış birisi
gibi hissediyor ve boks yapma hevesi
bulunmuyordu. İşte bu aşamada ailesi
özellikle de babası Ali Aydın, devreye
girerek oğlunu motive ediyor ve önüne
yeni hedefler koyarak hem yönlendiriyor
hem de boksa devam etmesini sağlıyordu.
Şampiyon yeni ve daha büyük hedeflere
yelken açmıştır artık. İlerleyen
yıllarda gençler ve ardından büyükler
kategorisinde ülkemize birçok madalyalar
getirerek İstiklal Marşımızı dünya
ringlerinde okutmayı başarmıştır.
Amatör boks yaşantısına birçok ulusal ve
uluslar arası başarılar ekleyen Selçuk
Aydın için şüphesiz en gurur verici
olanı da Türk Milli Takım Kaptanlığına
layık görülmesiydi. Lider ve idareci
kişiliği kendisini Türk Milli
TakımKaptanlığına kadar yükseltmiş ve bu
onur verici sorumluluğu uzun yıllar
büyük bir başarıyla yerine getirmiştir.
Tabi ki bugünkü büyük şampiyon için
amatör boks yaşantısında her şey güllük
gülistanlık değildi şüphesiz. Şampiyon
çok ciddi sorunlar da yaşadı amatör boks
hayatında. Buradan açıklamak istemediği
birçok olumsuzluğu başka kimse yaşamış
olsaydı beklide boksu bırakır kaybolur
giderdi. İşte şampiyonu diğer
insanlardan ayıran faktörde buydu, hırs
ve inanç! Şampiyon olumsuzluklar
yaşadıkça antrenman yaptı ve boksa daha
çok sarıldı. Olumsuzluklar onu adeta
kamçıladı. İçindeki öfke ve haksızlığa
uğramışlık duygusunu kum torbalarını
döverek kustu ve torbaya her vurdukça
daha da güçlendi. Ringde karşısına çıkan
hiç kimseye acımayan şampiyon bunu şu
şekilde açıklıyor: ‘Benim karşımda ringe
çıkan kişi her şeyi göze almalıdır,
çünkü benim için ring demek tüm
toleransların bittiği yerdir. Orada hiç
kimseye acımam, unvanına, gücüne,
derecesine ve gözünün yaşına bakmam.
Bunun için bana karşı yumruk sallayacak
adam iyice düşünmelidir. Ring
şanın-şerefin, geleceğin, unvanın ve
paranın paylaşıldığı yerdir bunları
kimseye kaptırmam.’
Amatör boks konseyi (AIBA’nın) almış
olduğu son kural değişiklikleri
şampiyonun hoşuna gitmemişti. O’na göre
puanlama sistemindeki yeni kurallar
boksu boks olmaktan çıkarmış, bir oyun
haline sokmuştu. Beş yıl önceki
korkaklar bugünün dünya şampiyonları
olmaya başlamıştı. Çünkü yeni puanlama
sisteminde dövüşenler değil
de kaçanlar kazanmaya başlamıştı. Bu
olumsuzluklar şampiyonun amatör boks
yaşamının sonuna geldiğinin ilk
işaretlerini de vermesine neden olmuştu.
2006 yılında İstanbul’da katıldığı bir
uluslar arası turnuvada dünyaca ünlü
Türk menajer Ahmet Öner, Selçuk Aydın’ın
maçlarını izlemeye başlar ve bu
turnuvada muhteşem bir başarı göstererek
tüm rakiplerini yenen şampiyonun
performansı Ahmet Öner’i büyüler. Bazı
kişiler aracılığıyla şampiyona ulaşır.
Öner, kendisini transfer etmek
istediğini söyleyerek dünya starı
olabilecek yeteneğinin olduğunu
belirtir. Şampiyon kararsızdır, Aynı yıl
Bulgaristan’da yapılan Avrupa Amatör
Boks şampiyonasına katılır.
Müsabakalar
sırasında hakemler Türk boksörlere karşı
sürekli olarak haksızlıklar yaparlar.
Şampiyon’un ikinci maçında hakemlerin
yaptıkları haksızlıklara dayanacak gücü
kalmaz. Hakkıyla kazandığı maçı rakibine
verirler. Aynı hakem kadrosu takım
arkadaşına da aynı şekilde haksızlık
yapar ve bu da bardağı taşıran son damla
olur.
Maçın ardından antrenörü dahil olmak
üzere takım arkadaşları yapılan
haksızlıkları protesto ederler. O
günleri Selçuk Aydın şöyle anlatıyor:
“Burada yapılan haksızlıkların nedeni,
yakın zamanda yapılacak olan Boks
Federasyonu Seçimlerinde federasyonumuzu
yıpratma politikası olduğu apaçık
ortadaydı. Birçok sorun yaşayan
federasyonun
seçimleri kaybedeceğine muhtemel gözle
bakan hain insanlar medyaya yalan dolan
haberler sızdırarak hedeflerine ulaşmaya
çalıştılar, fakat bunda başarılı
olamadılar. Tüm bu nedenlerden dolayı da
hak etmediğimiz birçok iftiralara maruz
kaldık. Maalesef amatör boks yaşantıma
nefretle son vermek zorunda kaldım.
Yıllarca ülkeme büyük bir gururla hizmet
verdim. 14 yıllık başarılarla dolu
amatör sporculuk hayatımı kötü niyetli
insanlar yüzünden bir kalemde sildim ve
Ahmet Öner’in teklifini kabul ettim.”
Artık yep yeni bir hayat başlamıştı.
Selçuk Aydın, 2006 yılında ilk
profesyonel dövüşüne çıkacaktı. Tarih
10.11.2006, rakip Marian Gabris, yer
Almanya. Herkes profesyonelde ilk kez
ringe çıkacak olan bu genç sporcuyu
takibe almıştı. Bu ilk maçında Selçuk
Aydın müthiş bir çıkış yaparak rakibini
daha ilk saniyelerde nakavt etmiş dünya
boks otoritelerine güçlü bir mesaj
göndermişti. Amatör boks yaşantısının
özellikle son dönemlerinde yapılan
haksızlıklar şampiyonu daha da fazla
hırslandırmıştı. Bu duygularla çıktığı
her maçı nakavtla kazanıyor ve
rakiplerinin korkulu rüyası haline
geliyordu. Beşinci maçına gelmiştik
ancak şampiyon her çıktığı maçı ilk
rauntlarda nakavtla bitiriyordu. Ben
Vedat Alyaz, onun basın danışmanı ve
özel fotoğrafçısı olarak
karşılaşmalardan sonra doğru dürüst
resimler çekemiyordum nedeni ise: çok
hızlı nakavtlar yapıyor, ben daha
deklanşöre basmadan nakavt ediyor bu
yüzden enstantane resimler
yakalayamıyordum. Bu nedenle şampiyondan
rica ettim, iyi resimler çekebilmem için
maçı sayıyla bitirmesi ve dolayısıyla
uzatmasını istedim. Sağ olsun kendisi
beni kırmadı ve profesyonel hayatında
ilk kez bir maçı nakavt etmeden
sonlandırdı.
Biz de kendisinin
iyi pozlarına kavuşmuş olduk.
Profesyonel boks yaşantısında kendisiyle
sürekli beraber olduğum için birbirinden
ilginç anılar yaşadım, bunları da
ilerleyen dönemlerde buradan okuma
fırsatı bulacaksınız. Şampiyon bir buçuk
yıl içerisinde 14 maç yapmış ve bunların
12’sini nakavtla olmak üzere hepsini
kazanmıştı. Sıra bir altın kemer ile bu
başarıyı taçlandırmaya gelmişti. Dünya
Kıtalar Arası Yarı Orta Sıklet kemerinin
sahibi Selçuk ile ringe çıkmaya korkmuş
ve kemeri boşa bırakmıştı.
Dünya
sıralamasına göre Selçuk Aydın ve Lucky
Lewele bu kemer için dövüşme hakkına
sahip olmuştu. Güney Afrikalı siyahi
boksör Lucky daha önce Selçuk’un takım
arkadaşı Alpaslan Ağüzüm’ü nakavtla
yenerek kalitesini ispatlamıştı. Ancak
bu durum Selçuk Aydın’ı hiç
ilgilendirmiyordu. Lewele ile ringe
çıkmak için sabırsızlanıyor ve
karşılaşmanın memleketi Trabzon’da
yapılmasını istiyordu. Selçuk Aydın’ı
çok seven menajeri Ahmet Öner, bu
isteğini kırmayarak büyük paralara dahi
mal olsa organizasyonu Trabzon’da
yapıyordu.
Şehir tarihinde ilk kez düzenlenen profesyonel boks gecesinde salon ağzına
kadar taraftarla doluyordu, sığmayan
binlerce seyirci ise dışarıda kurulan
dev ekranlardan dövüşü takip ediyordu.
Rakip Lewele ringe çıkınca seyirciler
yuhalamaya başladı bunun üzerine Lewele
Trobzonspor forması giyidince tüm
salon rakibi alkışlamaya başladı. Maç
başlamıştı, böyle büyük bir dövüşe
kalbimiz dayanmıyor bacaklarımız tir tir
titriyordu. Doğrusunu isterseniz biz
dövüşün ortada geçeceğini sanmıştık
ancak Selçuk Aydın, ilk raunttan
itibaren üstünlüğü ele geçirdi. Rakibi
on birinci raunda kadar eze eze dövdü.
On birinci rauntta rakibi nakavt
pozisyonuna sokunca salon gök
gürültüsünü andıran bir sesle gürledi.
Şanssızlık sonucu Selçuk Aydın’ın ayağı
kendi köşesinde yere dökülen su
nedeniyle kaydı ve rakip son anda nakavt
olmaktan kurtuldu, ancak yenilgiden
kurtulamadı.
Bitiş gongunun ardından ringdeki tüm
hakemlerin oy birliği kararıyla Selçuk
Aydın, yeni Dünya Kıtalar Arası Yarı
Orta Sıklet Boks Şampiyonu oldu.
Şehirdeki atmosfer görmeye değerdi. Gece
saat ikide muhteşem bir araç konvoyuyla
Trabzon sokaklarında zafer turları
atıyorduk. Tüm kent ayaktaydı ve
şampiyonlarını alkışlıyorlardı. Ben
yanımdaki arkadaşlara ‘rüya mı görüyorum
yoksa bu gerçek mi’ diye soracak kadar
kendimden geçmiştim. Tüm bunların
ardından unvan maçına da çıkmıştı
şampiyon ve tecrübeli rakibi Marad
Khuzuev’i ikinci rauntta öyle bir nakavt
etmişti ki ringde beş dakika baygın
yatmıştı Khuzuev. Bunu gören rakipleri
birer birer ringlerden kaçmaya
başlamıştı.
Şu anda Selçuk Aydın, dünya şampiyonluğu
yolunda büyük bir hızla ilerliyor.
Şampiyonun mucizeleri ve tarihini
buradan yazmaya devam edeceğiz.
“Amatör boks spordur, profesyonel boks
ise dövüştür”
Selçuk Aydın
(Vedat Alyaz)
KARİYER
2009-07-11 Selçuk Aydın & Jackson Osei
Bonsu WBC Kitalar Arasi Dünya Sampiyonu
EBU Avrupa Sampiyonluğu İstanbul,
TURKİYE KO - 9 - 12
2009-04-17 Selçuk Aydın & Said Ouali WBC
Kitalar Arasi Dünya Sampiyonu Las Vegas
, ABD SD -12 - 12 2009-03-06 Selçuk
Aydın & Luis Hernandez
WBC Kitalar Arasi Dünya Sampiyonu
Niedersachsen, ALMANYA KO - 1 - 12
2008-09-12 Selçuk Aydın & Marat Khuzeev
WBC Kitalar Arasi Dünya Sampiyonu
Niedersachsen, ALMANYA KO - 2 - 12
2008-04-26 Selçuk Aydın & Lucky Lewele
WBC Kitalar Arasi Dünya Sampiyonu
Trabzon, TÜRKİYE SD - 12 - 12
2008-03-14 Selçuk Aydın & Farkhad
Bakirov Bayern, ALMANYA UD - 8 - 8
2008-02-15 Selçuk Aydın & Leonti
Voronchuk İstanbul, TURKİYE KO - 2 - 6
2007-12-23 Selçuk Aydın & Jurijs Boreiko
Sachsen-Anhalt, ALMANYA TKO - 2 - 8
2007-11-23 Selçuk Aydın & Sasha Shnip
País Vasco, Spain TKO - 1 - 8
2007-09-21 Selçuk Aydın & Sergey Starkov
Schleswig-Holstein, ALMANYA TKO - 6 - 8
2007-06-16 Selçuk Aydın & Yury Tsybenko
Ankara, TÜRKİYE KO - 2 - 8
2007-04-27 Selçuk Aydın & Rastislav
Kovac Hamburg, ALMANYA TKO - 3- 8
2007-03-24 Selçuk Aydın & D. Martin
Alzugaray Hamburg, ALMANYA KO - 2 - 8
2007-03-09 Selçuk Aydın & Vitali
Martynov Hamburg, ALMANYA KO - 1- 6
2007-02-10 Selçuk Aydın & Sergejs
Savrinovics Hamburg, ALMANYA UD - 8 - 8
2007-01-27 Selçuk Aydın & Denis
Alekseevs Nordrhein-Westfalen,ALMANYA
TKO - 2- 4
2006-12-15 Selçuk Aydın & Jonny Ibramov
Hamburg, ALMANYA TKO - 2- 4
2006-12-02 Selçuk Aydın & Marius
Bugheata Rheinland-Pfalz, ALMANYA KO -
1- 4
2006-11-10 Selçuk Aydın & Marian Gabris
Hamburg, ALMANYA TKO - 1- 4
----------------------------
Nakavt canavarı tarihi maça çıkıyor
Selçuk Aydın bu gece Belçikalı Bonsu ile
İstanbul´da orta sıklet Avrupa
Şampiyonluğu unvan maçında kapışacak.
Türk boksu için tarihi gün... ABD’de
ringe çıkan ilk ve tek Türk olan
Kıtalararası şampiyon boksörümüz Selçuk
Aydın bugün orta sıklet Avrupa
Şampiyonluğu için Belçikalı Jackson
Bonsu ile karşılaşacak. Beşiktaş Akatlar
Cola Turka Arena’daki müsabaka 23.00’de
başlayacak ve Show TV’den naklen
yayınlanacak. Çıktığı 18 resmi maçın
14’ünü nakavtla kazanan “Boğazın Boğası”
lakaplı sporcumuz bugünkü mücadeleyi
galip bitirirse WBC kemerini de alacak.
28 yaşındaki Gana asıllı boksör 32 maçın
30’undan zaferle ayrıldı.
Aydın’dan ilginç sözler
İki tarafın da katıldığı basın
toplantısı mütevazı bir şekilde devam
ederken, Bonsu’nun kendi ekibini uzun
uzun tanıtmasına çok kızan Aydın, “Bu
kadar ayrıntılı konuşmayı biz de
yapabilirdik. Bizim ekibimiz de
profesyonellerden kurulu. Hepsi de
değerli insanlar. Rakibim atletizm
hocaları olduğunu söyledi. Onu yeneceğim
için üzülüyordum ama şimdi üzülmüyorum.
Çünkü maçı kaybettiğinde boksu bırakıp,
en azından atlet olarak spora devam
eder” diyerek tepkisini ortaya koydu.
Doğaneli başarı diledi
Tartıda rakibinden 200 gram fazla çıkan
25 yaşındaki boksörümüz 15 dakikalık bir
koşu yaparak gerekli kiloya indi. Boks
Federasyonu Başkanı Caner Doğaneli,
Aydın’a başarılar diledi. Selçuk
Aydın’ın adına mücadele ettiği Arena
Spor Kulübü’nün sahibi olan menacer
Ahmet Öner de sadece Avrupa’nın değil,
orta sıklette dünyanın en iyi iki
boksörünün karşılaşacağını belirterek,
“Bu maçı İstanbul’da düzenlemekten mutlu
ve gururluyum” dedi.
‘Böyle ilgisizlik görmedim’
Selçuk Aydın’ın destekçisi ve
organizasyonun önemli isimlerinden olan
işadamı İbrahim Hacıosmanoğlu, İstanbul
Büyükşehir Belediyesi’ni eleştirdi,
devlet büyüklerine mesaj yolladı. Kadir
Topbaş’a yüklenen Hacıosmanoğlu, “Dünya
Boks Konfederasyonu Başkanı İstanbul’u
boksun başkenti yapmak istiyor. Selçuk
ülkeyi ABD’den Avrupa’ya kadar başarıyla
temsil ediyor. Futbola milyonlar
ayıranlar salon için bizden para
istiyor. Bu iş ülke tanıtımıdır.
Tesislerini açan Fenerbahçe Kulübü’ne ve
salonu bedelsiz veren Beşiktaş Başkanı
Yıldırım Demirören’e ise teşekkürlerimi
borç bilirim” ifadesini kullandı.
|
|
SPOR ANA SAYFASINA DÖN |
YORUMLAR:
Cemal Kamacıdan sonra Ülkemizin
gelemediği yere tekrar gelmesini sağlayan Milli sporcumuz Selçuk
Aydın’a İBB Başkanlığınca Şampiyona maçında reva görülen
davranışı kınıyoruz.
Avrupa şampiyonası maçını özellikle İstanbul’a alarak ülkemizin
tanıtımını amaçlayan Sayın Selçuk Aydına karşı gösterilen bu
tavrın amacı ne olabilir?
İBB ve Spor Aş. Ticaret için mi faaliyet gösteriyor, İBB Spor
futbol takımına belediyenin yan şirketlerinden ne kadar
desteklendiğini merak ediyoruz.
Buradaki taktik hiçbir şekilde milli değildir. İBB böyle bir
sporcu yetiştirmiş midir? Sanmıyoruz.
Bir dünya markası olan Selçuk aydına bu muameleyi layık
görenleri kınıyor, kendine tesislerinin kapılarını açan
Fenerbahçe ve Beşiktaş kulüplerini başkanlarını tebrik ediyoruz.
Çok yakında seçim var, bu davranışlarınızın karşılığı (yol, su,
elektrik) olarak sizlere geri döneceğinden kuşkunuz olmasın
Behlûl Dane fatihten@gmail.com |