SULUKULE'DE KAPSAMLI SİSMİK TARAMA SONUCU
NİTELİKLİ KAZI ÇALIŞMALARI BAŞLADI.

Yıllardır süren Sulukule mücadelesine son nokta konulmak üzere, Bölgede yapılan derin sismik araştırmalar olumlu netice verdi, 90 dönümlük alanda nitelikli kazı çalışmasına başlandı.
Osmanlı, Bizans ve Roma dönemine ait saraylar ve su yollarının olduğu bölgede kazılar on yıl sürebilir, Arkeoloji müdürlüğü uzun sürebilecek bu çalışmada üst olarak kullanılmak amacıyla bina yapımıza bile başladı.
Fatih belediyesinin büyük mücadelesi sonucu evlerinden çıkarılarak kayabaşına adeta sürgün edilen Çingenelerin ah'ı projeyi akamete uğrattı. Bölgede yapılan derin sismik araştırmalar sonucu nitelikli kazı yapılmasına karar verilerek iş makinesi kullanılmamak kaydı ile kazma kürek süpürge ile Arkeolojik kazı başladı.
Çalışmalar hakkında yerel basına bilgi vermeyen görevliler, işin mahiyetine göre çok az sayıda personelle kazı çalışmalarına devam ediyorlar.
Bu nedenle her gün bölgeye gelerek surlar ve çevredeki yüksek binalar üzerinden kazı çalışmalarını takip ediyoruz. Projeye yatırım yapan çok sayıdaki nüfuslu kişilerin müdahalesinden endişelerimiz olması nedeniyle böyle bir tedbir almak zorunda kaldık.

Her gelişimizde bizim gibi onlarca vatandaşın çalışmaları yerinde izleyerek projenin gelişmesini heyecanla takip ettiklerini görüyoruz. Ayak üstü yaptığımız sohbetlerde buradan  tarihi eser çıkarsa kendileri için çok fena olacağını, çıkmaması için adak adayan her gün dua edip sadaka verenlerin olduğunu öğreniyoruz.
Bu arkadaşlara burada yüzyıllardır yaşayan romanların ahını aldınız bu projede iki yakanız bir araya gelmeyecek diye takılınca çoğunluğu bu gerçeği kabul ettiğini görüyoruz.

Fatihte Başkan Mustafa Demir tarafından hayata geçirilmeye çalışılan bütün kentsel dönüşüm projelerinin akıbeti Sulukule gibi olacağından eminiz, Çünkü biz fatihliyiz, 59 yıllık  hayatımızı burada yaşadık, ilçemizin hangi taşının altında hangi eser var biliyoruz. Bilhassa Fener, Balat, Ayvansaray, Yenikapı, Kumkapı, Kadırga semtlerinde zemin 3-5 metre kazıldığında hayal bile edilemeyecek eserler ortaya çıktığını göreceğiz.

İstanbul'un 500 yıllık, bin yıllık haritaları, resimleri  her yerde var. internetten bile bunları temin etmek mümkün, Bu gerçeği bilmeyen idarecilerimiz, tarihten anlamayan mimarlara çizdirdiği avan projeler ile İlçemizi modern bir kent haline getirmek istiyorlar. Bunun mümkün olmadığını hep birlikte göreceğiz.
Dünyanın gözü önünde 1950-1980 yıllarında olduğu gibi bu eserleri yok sayacaklarını sanmıyoruz, Başkan Demir projelerinde ısrar ederse Fatih'in tamamı arkeolojik alan olarak her türlü yapılaşmaya kapatılacağından kuşkumuz yok.

Kim bilir birileri belki de bunu istiyor, bu takdirde İlçemizin nüfusunun tamamı elli binden az kalacaktır. Bu harabeyi aslına uygun onarmayı taahhüt edecek olan batıya "Ekümenik" vaat karşılığı verileceği de söylentiler arasındadır. Bu şekilde 450 milyonluk Ortodoks aleminin kutsal kenti haline getirilmesi hayal edilen İstanbul üzerinden milyonlarca turistin getirteceğini hayal edenlerin varlığına şahit oluyoruz.
Bu oltanın ucundaki yemi yutacak olursak, İstanbul'un ve Türkiye'nin İstikbalinden çok büyük kaygı duymamak elde mi.

Son durumlar hakkında ulusal basından aldıklarımız:

Sulukule'de bir buçuk aydır yapılan kazı çalışmalarında erken dönem Osmanlı mutfak eşyaları başta olmak üzere çeşitli bulgular elde edildi.
Yeditepe Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Derya Nükhet Özer, yıkımın ardından 90 bin metrekarelik boş bir alana dönüşen bölgede tarihi su yolları, manastırlar, iddiaya göre İmparator 2. Iustinus'un içinde gösterişli bahçeleri olan, heykellerle donatılmış Deutoron Sarayı'nın bulunduğunu söyledi.
Prof. Özer, yeni başlayan arkeolojik kazıların daha yüzey aşamasında bile erken dönem Osmanlı mutfak eşyaları bulunduğunu belirtti.
Ana giriş noktası
Arkeologlar Derneği'nden yapılan açıklamada ise "İstanbul'un su yollarıyla ilgili hazırlanan yayınlarda, MS 2. yüzyılda İmparator Hadrianus dönemine ait su şebekesinin izine Mihrimah Camii'nin 220 metre güneyinde rastlandığı, ayrıca, II. Beyazıt su yolları haritalarında dönemin su şebekesinin şehre ana giriş noktasının Sulukule bölgesi olduğu" bilgisine yer verildi.
Açıklamada, Sulukule'nin batı sınırının, Bizans İmparatoru II. Theodosius tarafından MS 5. yüzyıl başında yaptırıldığı ve İstanbul'un en önemli arkeolojik kalıntılarından kabul edilen kara surlarının oluşturduğuna dikkat çekildi. CUMHURİYET

90 dönümlük Arkeolojik kazı alanından Nisan 30 tarihi itibariyle resimler

 

 

YORUMLAR: