|
CHP Fatih Meclis Üyelerinden
Sulukule Basın Açıklaması
CHP Fatih Belediye Meclis Üyeleri Sulukule yenileme
projesinin iptali edilmesi üzerine Roman havasıyla göbek atarak basın açıklaması yaptı
CHP "Yanlış Hesap Bağdat'tan Döner" dedi.
CHP Fatih Belediye Meclis Üyeleri Sulukule yenileme projesinin iptali
edilmesi ile ilgili basın açıklamasını CHP Grup Başkan Hikmet Öz okudu.
Fatih Belediyesi yetkililerine "Yanlış Hesap Bağdat'tan Döner" demiştik,
Dediğimiz oldu ve proje yargıdan geri döndü.
CHP İstanbul Milletvekili Çetin Soysal, Fatih CHP İlçe Başkanı Uğur
Ataş, B.Ş.Belediye Meclis Üyesi Turan Durmuş ve Fatih Belediyesi Meclis
üyeleri Turan DURMUŞ, Hikmet ÖZ, Mustafa SARMUSAK, Soner ÖZİMER,
Vahdettin BAYEZİT, Gülay YEDEKÇİ ARSLAN, Fazıl Uğur SOYLU, Cemil ÇİFTÇİ,
M. Suat ÖZCAN ve CHP İstanbul Gençlik Kolları eski başkanı Özgür
Sarmusak, CHP Fatih yönetim kurulu üyeleri Kadın ve Gençlik kolları
üyeleri, bölge halkı ve Roman vatandaşlarımız katıldılar. Roman
vatandaşların çalgılı oyun gösterisine belediye meclis üyeleri ve
milletvekili Soysal da alkışlarıyla eşlik ettiler.
Fatih Belediyesi CHP Grup Başkan Hikmet Öz okuduğu basın açıklaması
metninin tamamını aşağıda yayımlıyoruz.
SULUKULE PROJESİNE İPTAL KARARI BASIN AÇIKLAMASI
“YANLIŞ HESAP BAĞDAT'TAN DÖNER…”
Fatih ve Eminönü ilçeleri birleştikten sonra ilçemiz “Tarihi Yarımada”
olarak Türkiye’nin hatta dünyanın göz bebeği durumuna gelmişken yapılan
yenileme adı altındaki çalışmalar ile tarihi ve kültürel değeri olan
kent parçaları yıkılıp, yerine kimliksiz yapıların inşa edilmesi için
uğraş verilmektedir. Yenileme alanlarında yaşayan insanlar mağdur
edilmekte, sosyo-kültürel doku, demografik yapı, mahalle kültürü içinde
yaşayan insanlarla birlikte ortadan kaldırılmak istenmektedir.
CHP olarak kentsel dönüşüm, iyileştirme ve yenilemeyi önemsemekteyiz.
Ülkemizde ve özellikle tarihi Yarımadada sağlıklaştırılmaya ihtiyaç
olduğunu ancak iyileştirmenin orada yaşayan halkla birlikte, halk
yerinden edilmeden, yatırımcılar için değil mahalle sakinleri için,
kültürel ve tarihi miras yok edilmeden yürütülmesi gereklidir.
CHP olarak, tarihe ve kültürel değerlere saygılı, yeşil alanların ve
sosyal donatı alanlarının çağdaş normlara göre planlandığı, çevreye
duyarlı, insani değerlere saygılı, mülkiyet hakkını koruyan, atılımcı,
orada yaşayan insanların sosyal ve kültürel ihtiyaçlarını da göz önünde
buldurarak planlamalar yapan, sürdürülebilir enerjinin kullanıldığı.
KENTSEL DÖNÜŞÜM VE YENİLEME ÇALIŞMALARINDAN YANAYIZ.
Tarihin en eski Roman Mahallesi olan Sulukule’de, Romanların, dededen
kalma yüzyıllık tapulu evlerinin ellerinden alınmasına, şehrin dışına
sürülmelerine, kiminin kamulaştırılma korkusuyla piyasa rayicinin çok
altında evini satmasına, kiminin belediyeyle anlaşarak hayat boyu
ödeyemeyecekleri borçların altına girmesine, anlaşmayanların ise
mülklerinin kamulaştırılmasına yol açan Sulukule Projesi, gündeme
geldiği ilk günden beri Fatih Belediyesi CHP grubu olarak çok sayıda
önerge vererek bu projenin kamu yararı gütmediğini, tarihi yarımadanın
kent kimliğine uygun olmadığını, yeşil alan, rekreasyon alanı gibi
halkın yararlanacağı alanların azaltılarak mümkün olan en çok inşaat
alanının kazanılmaya çalışıldığını defalarca belirtmiştik.
Sulukule; 5366 sayılı yasa kapsamında 22.04.2006 gün ve 26147 sayılı ve
13.10.2006 gün ve 26318 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe
giren Bakanlar Kurulu kararıyla “Yenileme Alanı” olarak ilan edilmişti.
CHP grubumuzun Fatih belediye meclislindeki itirazlarına ve
çalışmalarına, CHP bölge milletvekillerimizin TBMM’deki itirazlarına ve
çalışmalarına, semt halkı, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları,
meslek odaları ve uluslararası kuruluşların itirazlarına rağmen yenileme
avam projeleri, ilgili kurulun 2 Kasım 2007tarihli kararıyla onaylandı.
Şubat 2008’de, Sulukule ile ilgili yenileme avam projelerinin
yürütmesinin durdurulması ve iptali için açılan davalarda Yargı süreci
devam ederken Mayıs 2009’da Sulukule’de yıkımlar başladı.
İstanbul 4’üncü İdare Mahkemesi 2 Haziran 2009 günü yürütmeyi durdurma
talebini gerekçesiz olarak reddetti. TOKİ 2009 yılının Eylül ayında
yenileme avan projeleri ile inşaat ihalesine çıkmış; tüm itirazlara
rağmen yenileme avan projeleri uygulamaya konuldu. 6 Mayıs 2010’da Fatih
Belediye Başkanı Mustafa Demir tarafından inşaatın temeli atıldı ve
inşaat başladı. Devamında yaşanan gelişmelerle tarihi, kültürel ve
arkeolojik olarak uluslararası önem taşıyan bir kent, içinde yaşayan
halk ile birlikte, binlerce yıllık Sulukule yaşam alanı yok edilerek
hukuksuzluğun ve kültürel yıkımın simgesi olacak yapılar ile dolduruldu.
26 Nisan 2012'de Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi, Şehir
Plancıları Odası İstanbul Şubesi ile Sulukule sakinleri ve Sulukule
Roman Kültürünü Geliştirme ve Dayanışma Derneği’nin açtığı üç ayrı
davayı sonuçlandıran İstanbul 4. İdare Mahkemesi, proje kamu yararına
uygun olmadığı için iptal Kararı verdi. Mahkemenin karar gerekçesinde,
Sulukule projesinin gündeme geldiği 2006'dan beri farklı alanlardan
uzmanların, UNESCO, ICOMOS gibi uluslararası kuruluşların ve Sulukule
Platformu’nun dile getirdiği sakıncaların yanı sıra İstanbul ‘un dünya
kültür mirası açısından öneminin ve Sulukule’nin yer aldığı
topografyanın tarihi önemi de belirtilmektedir. Ayrıca projenin koruma
amaçlı imar planı yapılmadan geliştirildiği de belirtilmektedir. Karar,
Sulukule projesinin UNESCO Dünya Miras alanı olan İstanbul karasurları
koruma bandını % 50 oranında değiştirdiğini ve Türkiye’nin UNESCO Miras
Listesi’ne girerken taahhüt ettiği sorumlulukları gözetmediğini
vurguluyor. Aslında 12 yapı adasından oluşan alanda 24 adet yapı adası
oluşturulduğu, halkın kullanımına ayrılmış Bostan’da yapılaşmaya
gidildiği, parklara ve yeşil alanlara yer verilmediği, mevcut tarihi
yapılardan çok daha yüksek 3-4 katlı bir yapı tipolojisinin yaratıldığı
ortaya konuluyor. Sulukule projesinin bir haftada çıkarılan, tartışmalı
5366 sayılı Yenileme yasasına bile aykırı olduğu ve kamu yararına uygun
bulunmadığı gerekçeleri ile projeye iptal kararı verilmiştir.
Yanlış hesap Bağdat’tan dönmüştür. Yargı kamuyu hiçe sayarak yapılan
kentsel dönüşüme hayır demiştir. Mahkeme kararının uygulanması
beklenirken 26 Haziran 2012'de Sulukule Yenileme Alanı'nda yapılan yeni
projedeki konutlar için hukuk hiçe sayılarak kura çekimi yapılmıştır.
Fener-Balat- Ayvansaray Projesine de yargıdan iptal kararı geldi.
5’inci İdare Mahkemesi, kararın gerekçesinde, “Taşınmazların 2863 sayılı
yasa kapsamında kentsel SİT alanı içerisinde kalıp, bölgeye ilişkin
koruma amaçlı imar planının olmadığı, projelerde kültür mirası
niteliğinde bulunan tescilli yapıların yıkılmak istendiği, bunun koruma
yüksek kurulu kararlarına ve şehircilik ilke ve kurallarına aykırı
olduğu, hukuka aykırı bulunduğu” bildirildi. Fener- Balat- Ayvansaray’da
henüz uygulamaya geçilmeden iptal kararı verilmesi önemlidir. Yerel ve
mülki idare durumu değerlendirmeli ve kamu yararı gözetilerek yeni bir
proje hazırlanmalıdır. Alınan bu iki önemli ve tarihi karar ile tarihi
yarımadanın binlerce yıllık kimliğini yok etmek isteyen rantiyecilere
gittikleri yolun düşündükleri kadar dikensiz olmadığı açıkça
gösterilmiştir.
Bu kararlarla hukuki bir zafer kazanılmıştır. Yenileme projelerinde
kazanan halk olmalıdır, halkın ihtiyaçları doğru ve yerinde
karşılanmalıdır. Kentsel dönüşüm ya da yenileme adı altında yapılan
çalışmalarda aktörlerden en önemlisi orada yaşayan halktır. Halkı yok
sayarak yapılan bu ve benzeri çalışmalar bugün olduğu gibi yarın da
adalet duvarına çarpacaktır.
Bakanlar Kurulu, Kültür Ve Turizm Bakanlığı, Fatih Belediyesi, TOKİ
başta olmak üzere olmak üzere bütün yetkilileri, bu tarih ve kültür
katliamı uygulamalarında kamu açısından yeni mağduriyetlere de neden
olmamak üzere yargı kararını daha fazla gecikmeksizin yerine getirmeye
çağırıyoruz.
Sulukule Yenileme Alanı ile ilgili olarak İstanbul 4. İdare Mahkemesi
tarafından; Avan projelerin kamu yararına uygun olmadığı gerekçesi ile
oybirliği ile almış olduğu iptal kararının bundan sonraki benzer
projelere emsal teşkil etmesi açısından çok önemli bir kazanım olduğunun
bilinciyle;
FATİH BELEDİYESİ CHP BELEDİYE MECLİS ÜYELERİ OLARAK, başından beri
yanında olduğumuz bölge sakinleri, sivil toplum kuruluşları ve
akademisyenler ile birlikte sürecin takipçisi olacağımızı tüm kamuoyuna
ve halkımıza saygılarımızla bildiririz. |