.

 

Türk Dil Kurumu Türkçemizin Yozlaşmasını Sadece seyrediyor.

Türkçemizin akıbeti meçhul, Sahip çıkan henüz yok! Dünya ilerliyor, yeni buluşlar yeni tanımlar üretiliyor, Türkçemiz konusunda bu alanda mesai vermesi gereken TDK da bir uygulama yok.


M.K.Atatürk tarafından kurularak, Türkçemizin dünya dilleri arasındaki haklı yerini alması için görevlendirilen ve İş bankası gibi büyük bir kurumun %28 payının TTK ile birlikte sahip olmaları ve buradan gelen yüzlerce milyon tl ile Türk diline ve Türk tarihine hizmet etmesi amaçlanmıştı.
Tarih içinde TDK ideolojik sapmaların tahakkümünde kalarak Türkçemize hizmet edemez hale gelmiş, Bizce dış güçlerin iç uzantıları tarafından emperyalist akımların yozlaştırması ile dilimiz öncelikle yabancı kelimelerin toplum tarafından bellenmesi, kanıksanması şeklinde yaşayan dilimize pek çok batı kökenli kelimelerin yer bulmasına yol açmıştır.
Bu yolun dışında bilhassa basın, özellikle Tv programları, film seslendirilmeleri yoluyla “argo” tabir edilen Türkçemizi yabancı kelimeler kadar yıpratan kelimeler türetilmiş, toplum tarafından benimsenmesi sağlanmıştır.

Bu büyük bütçesine rağmen TDK Türkçemiz konusunda Türk toplumu önünde önder olması gerekirken varlığını sosyal hayatta hiç hissettirememiştir.
Bu nedenle yabancı ve argo kelimeler ders kitaplarına girmiş, hatta TDK tarafından kabul edilerek TDK’nın hazırladığı sözlüklerine eklenmiştir.
Batıda örneklerini izlediğimiz bilimsel ve sosyal yeni gelişmelere her millet kendi dilinde bir karşılık bulurken, bizde kopyacılık benimsenmiş, olduğu gibi yeni gelişmeler dışarıdan geldiği şekliyle dilimize yerleşmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti ve Türk halkı için bu durum hiçte onur verecek bir durum değildir. Yeryüzünde varlığını sürdüren milletler içinde en eski tarihe sahip, dünyayı asırlarca yönetmiş, dünyanın huzur yıllarının mimarı sayılacak milletimizin asırlar önce ortaya koyduğu askeri, siyasi, kültürel hâkimiyeti ilelebet kaybetmemizin temelleri atılmaktadır.
Dil ve Tarih milletlerin omurgasıdır, omurgası sağlıklı olmayan topluluklar millet olamazlar, Varlığını millet olarak sürdürebilen toplumlar içinde eriyerek yok olurlar, tarih sayfaları böyle milletlerle doludur.

TDK acilen ilme, akla ve çağımızın gerçeklerine göre yeniden yapılanarak dışarıdan gelen bütün kelimelerin muadili Türkçe kelimeler üreterek, öncelikle eğitim dilinde yeni nesillere bu kelimeler dikta edilerek dilimizin kurtarılması sağlanmalıdır.
Her türlü yayın organlarında argonun ve yabancı kelimelerin kullanılması engellenmelidir.

Binlerce misal vereceğimiz bu konudan örnekler vererek konuyu uzatmak istemiyorum. Özellikle batı kökenli kelimeleri kopyalayan bu zihniyet, Dinimizin kutsal kitabı Kuran-ı Kerim’in Arapça olması nedeniyle Kuran-ı anlamak amacıyla öğrendiği Arapçayı diline geçirerek pek çok Arapçanın Türkçeye girmesini sağlanması karşısında aynı gevşekliği göstermeyerek, dilimize Arapçadan giren kelimeleri yok etmeye, yok edemediklerini argo manalarla bozmaya özel gayret gösterilmiştir.
Bu konuda pek çok misal verilebilir, ileride vermek dileğiyle aşağıda birkaç tane listeledim.
Amel, İnsanların karar vererek yaptıkları işler, Argoda: İshal, mide bozulması
Hesap, İnsanların mahşer günü dünya yaşamlarının muhakemesinde vereceğine inanılan cevap. Argoda: matematik terimi
Haraç, Gayrimüslim taba veya milletlerden alınan askeri vergi. Argoda: zorla ve haksız olarak gasp edilen hak.
Adi, vasıfsız. Argoda: çirkin, pespaye, kötü.
Serseri, Canından geçmiş, hayatını adamış, başı bağlı. Argoda: amacı olmayan başıboş yaşayan kişi
Sadaka, Zenginlerin üzerindeki Fakirlerin hakları Argoda: dilencilik, asalaklık.
Oğlan, Erkek çocuk. Argoda: cinsel sapık
Yavşak, Küçük çocuk, Bit yavrusu: Argoda: ibnelik yapan.

DEVAM EDECEK
ABDULLAH GÖZAYDIN fatihten@gmail.com

EĞİTİM KÜLTÜR SANAT  ANA SAYFASINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ

YORUMLAR: