.ABD ve İsrail'in İslam ülkelerindeki
müdahaleleri

İrak,İsrail,Afganistan,Somaliye vs insanlık kisvesi altında
geldiler altı yılda 3 milyon insanın ölmesine sebep oldular
açtıkları yaraların sarılması on yıllarda mümkün değil.
İnsanlık adına geldiler! 3 milyon "İnsan" öldürdürüldü!
İşte Irak İşgalinin İflas Eden Yol Haritası,
Dünya'ya ve ABD'ye İnanılmaz Sonuçları.
İşgalin üzerinden 6 yıl geçen Irak'ta durum şimdi iyi, ancak
ülkenin geleceği karanlık görünüyor.
İşte işgalinin 6. yıl dönümünde, savaşla ve Irak'la ilgili
temel göstergeler...
20 Mart 2009 ABD, İngiltere ve Avustralya tarafından Irak'ın
tamamen yasadışı ve haksız olarak ve savaş suçu sayılan
işgalinin 6. Yıldönümünü temsil ediyor. İşgal sonrası şiddet
ve şiddet dışı ölümlerin toplamı 2.3 milyonu buldu. 6 milyon
Iraklı halen devam eden Irak soykırımı ve katliamında
mülteci konumunda.
Nazilerin Eylül 1939 yılında Plonyayı işgal etmesiyle
başlayan 1939-1945 yıllarındaki İkinci Dünya Savaşındaki
çatışmalarda, mağlub olan almanlar savaş ve soykırım sonrası
CAAAA(C4A) protokolü olarak özetlenebilecek bir anlaşma
imzaladılar. Suçların Kabul edilmesi, özür, suçların ilanı,
hakların tazmini ve "bir daha asla hiç kimseye saldırmama".

Maalesef Almanların aksine ABD'nin siyonist, Arap karşıtı,
antisemitik, İslamofobik, emperyalist savaş suçluları
ittifakı İşgal edilmiş Irak'ta savaşa devam ederek bu 5
maddelik protokolü ihlal etmeye devam ediyorlar. Bu ittifak
üyeleri özür dilemeyi ve suçunu ilan etmeyi reddediyor ve
işgal edilmiş Afganistan ile Pakistanın Veziristan
bölgesinde işgali genişleteceklerini söylüyorlar.
1.3 milyon insan savaş sonrası şiddet dolayısıyla öldü.
Sadece Dış Politika isimli prestijli bir ABD'li organizasyon
insane kayıplarını düzenli olarak tutu ve bu grup ABD'nin
Irak'ı işgal ettiğinden beri 1.32 milyon insanın hayatını
kaybettiğini tahmin ediyor. Bu rakam şok edici ve insanın
kanını dondurucu ve ABD medyasının servis ettiği rakamlardan
tam 10 kat daha fazla. Fakat bu çalışma 2003 mart tarihinden
bu yana ABD işgali dolayısıyla ölen insanların sayısını
belirten bilimsel bir araştırma. Prestijli tıp dergisi The
Lancet'te yayınlan bu çalışmaya gore temmuz 2006 tarihine
kadar Irak'ta hayatını kaybeden insan sayısı 600 bin.
Bu tarihten sonra da Iraklılar öldürülmeye devam ettiler...
1 milyon insanın öldüğünü gösteren tahmin ise 2007 eylul
tarihinde tanınmış İngiliz anket ajansı (ORB) tarafından
elde edildi. Opinion Research Business ABD işgalinden o
tarihe kadar 1.2 milyon Iraklının yaşamını yitirdiği
tahmininde bulunmuştu. Bu yıkıcı insan bilançosunu daha iyi
öğrenme ihtiyacı var. Bu katliam Ruanda katliamını bile
geçti ve bizim liderlerimiz bundan direk olarak sorumlu.
İlginç ama hiç kimse bundan bahsetmiyor.

1,0 milyondan fazla insan şiddet dışı sebeplerle hayatını
kaybetti.
Savaş ve işgallerde insanlar şiddet ile (bombalar ve
kurşunlar) ve şiddet dışı sebeplerle mahrumiyet ve
yoksulluğun sebep olduğu hastalıklar ile hayatlarını
kaybederler. Şiddet dışı kayıplar bir ülke savaştayken ölen
insanlar ile bir ülke istikrarlı olsa ne kadar insanın
öleceği karşılaştırılarak bulunabilir. BM Nüfus
Departmanının(2005'da güncellenen veri) göz önüne
alındığında bir insan Irak'ta şiddet dışı sebeplerle ölen
insan sayısının 1milyona ulaştığını rahatlıkla çıkarabilir.
0,6 milyon 5 yaş altı çocuk işgal sonrası hayatını kaybetti.
BM Nüfus Departmanı verileri yüzde 90'ının ölümü
engellenebilir olmasına rağmen 0.6 milyon, 5 yaş altı
bebeğin hayatını kaybettiğini gösterdi. İşgal altındaki
Irak'ta 5 yaş altı çocukların ölüm oranı yüzde 2,2, işgal
edilmiş Filistinde bu oran yüzde 1.6, işgal altındaki
Afganistan'da yüzde 6.5'dir. İkinci dünya savaşında Japonya
tarafından esir edilen Avustralyalıların ölüm oranı yüzde
10'du ve bu Japon generallerin yargılanıp idam edilmesine
sebep olmuştu.
Savaş sonrası Irak'ta 28 milyonluk toplam nüfusun 6 milyonu
göç etti.
Ünlü BRussells Tribunal'a göre Irak'ta iç ve dış göç
toplamının 28 milyon nüfuslu ülkede toplam 6 milyona ulaştı.

İşgal altındaki Irak'ta şiddet ve şiddetle bağlantılı
sebeplerle 2.3 milyon Iraklının yaşamını yitirmesi büyük bir
savaş suçudur.
Bu savaşı meşru yapacak hiçbir sebebin bulunmaması sebebiyle
Iraklıların şiddetten kaynaklanan bu ölümü savaş suçları
kapsamındadır. Savaş sonrası işgalden kaynaklanan mahrumiyet
ve bağlantılı ölümler de bir savaş suçudur. Cenevre
sözleşmelerinin 55 ve 56. Maddelerine göre bir işgalci
devlet işgal ettiği ülkedeki insanların her türlü temel
ihtiyaçlarının tamamını (gıda, ilaç vb) sahip olunan tüm
araçları kullanarak karşılamak zorundadır.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) oranlarına baktığımızda iki ülkede
kişi başına yapılan toplam harcama ABD'de 6714 dolar iken bu
işgal altındaki Irak'ta kişi başına 124 dolara düşmektedir.
1990 ile 2009 yılları arasında Irak'a uygulanan ambargolar
ve yaptırımlar sebebiyle 4.2 milyon yetişkin ve 1.8 milyon 5
yaş altı çocuk şiddet ve şiddetle bağlantılı sebeplerle
yaşamını yitirdi.
BM 1990-2003 yılları arasında 1.7 milyon yetişkin ve 1.2
milyon 5 yaş altı insanın bombalamalar ve yaptırımlar
sebebiyle hayatını kaybettiğini açıklamıştı. Sadece körfez
savaşında 0.2 milyon Iraklının öldüğü tahmin ediliyor.
Öyleyse 2003-2009 yılların arasındaki 2.3 milyon ölüm ile
1990-2009 yılları arasındaki saldırılar ve yaptırımlarla
hayatını kaybeden 1.9 milyon insanı toplarsak toplam 4.2
milyon kişinin yaşamını yitirdiği söylenebilir. 1990-2009
yılları arasındaki 0.6 milyon ve son savaştaki 1.2 milyon 5
yaş altı çocuk toplanınca 1.8 milyon çocuğun öldüğü ortaya
çıkar.
1990-2009 yılları arasında ölen 4,2 milyon Iraklıya karşılık
1942-1945 yılları arasında ölen 5-6 milyon Yahudi.
ABD ve müttefiklerinin Irakta şiddet ve yaptırımlar gibi
sebeplerle ölümüne sebep olduklar 4.2 milyon insan sayısı
ikinci dünya savaşında meydana gelen Yahudi soykırımına
hemen hemen denk geliyor. Birinci ve İkinci dünya savaşları
konusunda önde gelen uzmanlar Churchill, Profesör Sir Martin
Gilbert ikinci dünya savaşındaki Yahudi soykırımında her 6
kişiden biri yoksulluktan olmak üzere toplam 8.2 milyonluk
Yahudi nüfustan 5-6 milyonu öldürülmüştü.
BM Soykırım Konvansiyonuna göre 2,3 milyon ölüm ve 6 milyon
göç olayı yaşanmasıyla Irak soykırımı ve katliamı meydana
gelmiştir.
BM Soykırım Konvansiyonunun 2. Maddesinde şöyle deniyor;
"halihazırdaki anlaşmaya göre soykırım aşağıdaki olaylardan
herhangi birinin kasıtlı bir şekilde bir milleti, etnisiteyi,
ırkı, yada dini grubu yok etmek amacıyla a) grubun üyelerini
öldürmek b)Grup üyelerine ciddi zihinsel ve bedensel zarar
vermek, c) tümünü yada bir bölümünü öldürmek kasdıyla
bilinçli ve düzenli olarak yaşam standartlarını düşürmek,
d)Grup içinde doğumların olmasını engellemek için bazı
önlemler almak, e) Grubun çocuklarını zorla başka bir gruba
aktarmak. " Bu açıdan 1990-3009 yılları arasında 4,2 milyon
işgal yıllarında ise 2.3 milyon Iraklının ölümüne, 6
milyonunun ise mülteci olmasına sebebiyet vermek BM
sözleşmelerinin 2. Maddesine göre açıkça bir Irak Soykırımı
ve Irak Katliamıdır.
ABD'nin işgal altındaki Irak'taki kaybı 4577'dir.
Bu rakam istilacı ordunun askeri kayıplarıdır. Bu işgal
sebebiyle hayatını kaybeden insanların sayısı olan 2.3
milyon ile kıyaslandığında Iraklıların kaybı 503 kat daha
fazladır. Bu ölüm oranı Mart 1944 yılında Adolf Hitlerin
emriyle gerçekleşen, 335 italyan askeri ve bunun onda biri,
yani 33 Alman askerinin öldüğü Ardeatine Mağaraları
Katliamından 50 kat daha büyük bir can kaybıdır.
Nobel Ekonomi ödüllü Profesör Joseph Stiglitz'e göre ABD'nin
iflas eden Irak Savaşı 3 trilyon dolara mal olmuştur.
2001 Nobel Ekonomi Ödülü alan eski Dünya Bankası Baş
Ekonomisti ve Başkan Yardımcısı, Profesör Joseph Stiglitz,
Irak Savaşı'ının 3 trilyon dolara ulaşan maliyeti ile ABD'yi
batırdığını ve içinde bulunduğumuz küresel krize bu savaşın
ciddi etkide bulunduğunu açıklamıştı.
Hayatını kaybeden 2,3 milyon Iraklı'dan her biri için
ödenecek ortalama 6,9 milyon dolara tekabül eden tazminat 16
trilyon dolara denk geliyor.
ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA)'nın son değerlerine göre
ABD'de her bir insanın ölümü için verilen tazminat 6,9
milyon dolardır. Eğer Amerikan Bağımsızlık Deklarasyon'unun
"Her insan eşit yaratılmıştır" sözlerini kabul ederek 2,3
milyon 6.9 milyon ile çarpılırsa 16 trilyon dolar tazminat
ödenmesi gerekir.
Bush'un Teröre Karşı Savaş'ı aslında genel olarak kadınlara
ve çocuklara, özelde ise Arap, Müslüman, Asyalı ve Avrupalı
olmayan bütün kadın ve çocuklara karşı yapılan bir savaştır.
Amerika'nın Filistin, Irak ve Afganistan bölgelerindeki
Müslüman kölelerinin 5 yaş altı çocukların da dâhil edildiği
ölüm oranı 3.000 + 98.000 + 314.000 = 415.000 ‘dir. Şiddetle
alakalı sebeplerle ölen kişiler eklendiğinde 415000/0.7 =
593000'dir. Bu ayda 50 bin çocuğun öldürüldüğü anlamına
gelir. Başkan Obama'nın göreve geldiği iki ay içinde
Afganistan, Irak ve Filistin'de 100 bin insan hayatını
kaybetti.
İnsanı aklına ünlü Harold Pinter'in Obama'nın halefleri Bush
ve Blair'in Teröre Karşı Savaş'larını kınadığı meşhur Nobel
Ödülü Kabul Konuşması geliyor. " Yeterince işkence, küme
bombaları, uranyum, sayısızca rastgele cinayet, sefalet,
ifsad ve Irak halkı için ölüm ve aşağılanma getirdik ve
bütün bunları Ortadoğu'ya özgürlük ve demokrasi getirme
olarak isimlendirdik. Bir savaş suçlusu ve soykırımcı olarak
tanımlanmanız için daha ne kadar insanı öldürmeniz
gerekiyor? Yüz bin mi? Bence bu bile gerekenden çok fazla.
Öyleyse Bush ve Blair Uluslararası Suçlar Adalet Divanı
önüne çıkarılmalıdır.
Harold Pinter'in dediği gibi ben de soruyorum, " Bir savaş
suçlusu ve soykırımcı olarak tanımlanmanız için daha ne
kadar insanı öldürmeniz gerekiyor? Yüz bin mi? Bence bu bile
gerekenden çok fazla. Öyleyse tıpkı Bush ve Blair gibi
Obama'da Uluslararası Suçlar Adalet Divanı önüne
çıkarılmalıdır."
Aylar önce seçim gecesi, Ralph Nader Barack Obama'nın da
Amerika ve Amerikan halkının çıkarlarını koruyan bir tom
amca mı yoksa körü körüne Amerikan saldırganlığı yapan bir
Tom amca mı olacağını sorguluyordu. İki ay sonra cevabımızı
kan ile aldık. Obama yönetiminin işlediği iki ayda 100 bin
Müslüman Köle'nin ölümü ile cevabımızı aldık. Obama, Harriet
Beecher Stowe'in Tom Amca'nın Kabini romanının ölüme âşık
Tom Amca'sı olan zalim köle sahibi Simon Legree olarak
görülebilir. Obama döneminin aktif ve pasif kitle
katliamları yapan Amerikan İmparatorluğunu ancak Amerikaya
ve Demokratik Nazi Ülkeleri olan Amerikan müttefiklerine
karşı yapılacak kararlı yaptırım ve boykotlar durdurabilir. |