.Sultan Abdulhamid'in
tahtan indirilmesinin yüzüncü yılı

27 Nisan Sultan Abdulhamid'in tahttan
indirilişinin 100.yılı 1908 de teslim
ettiği osmanlı yurdu 40 milyon Km2 1918
de Osmanlı 400 bin Km2 kalmamıştı!
sebahattin.arslan@yahoo.com
27 Nisan Sultan Abdulhamid'in tahttan
indirilişinin 100. yılına denk geliyor.
Sultan Abdulhamid'in askeri bir darbeyle
1908'de yetkisi elinden alınmasıyla
ümmet sayısız felaketler ve tefrikalar
içine sürüklendi.
Yetkisi elinden alınır alınmaz
Osmanlı'nın bir parçası olan Bulgaristan
Prensliği hemen bağımsızlığını ilan
etti. Böylece Balkanlar'da yaşayacağımız
felaketlerin kapısı aralanmış oldu. 27
Nisan 1909'da Sultan tahttan indirilir
indirilmez aynı günün gecesi bir adi
suçlu muamelesi görerek apar topar
Selanik'e yollandı. Ailesinin ve
kendisinin bile şahsi eşyalarını
almasına fırsat verilmeden Yıldız
Sarayı'ndan çıkartıldı. Çıkartıldıktan
sonra koskoca bir ümmetin Halifesinin
Sarayında bulunan kendisinin ve
ailesinin özel eşyaları talan edildi.
Üzerine kışlık elbise giyemeden yola
çıkmak zorunda kalan hanımı, soğuk
aldığı için kısa süre sonra vefat etti.
Ailesinin zinet eşyaları bulunan özel
çantası zinet eşyalarıyla birlikte
satılmak üzere bir Yahudi'ye verilerek
Paris'e gönderildi. Ne bu adamdan bir
haber alındı ne de Sultan'ın hanımının
zinet eşyalarından. Sultan'ı göz hapsine
aldıkları Selanik'te Alaaddin Köşkü ise
yıllardır tamir görmemiş, kullanılmamış,
içi bir harabe gibiydi. O soğuk ve
bakımsız köşkte göz hapsine alındı…
Bu yazımda Sultan Abdulhamid tahttan
indirildikten sonra ümmetin nasıl bir
felakete sürüklendiğini maddeler halinde
ayrıntıya girmeden ele alacağım. Sultan
Abdulhamid'in tahttan indirilmesi için
uğraşanların sayısına baktığımız zaman
şaşırmamak elde değil. Dışarıdan
olanlar:
1. İngilizler Sultan'ın kurt
politikalarından çok rahatsız
olmuşlardı. Yemen'den, Umman Denizi'ne,
Mısır, Kızıldeniz ve Afrika'nın
içlerinden Hindistan Kıtası'na kadar
Sultan'ın varlığı ve politikaları
İngilizler'i sınırlıyordu. Özellikle
Hicaz Demir Yolu inşaatını ağırlıklı
olarak Almanlar'a vermesi, İngilizler'i
daha da rahatsız etmişti.
2. Avusturya Devleti de Bosna ve
Hersek'i ilhak edememesinin önünde tek
engel olarak Sultan Abdulhamid'i
görmüştü.
3. İtalya 1880'lerden beri Trablusgarp
üzerinde hak iddia ediyordu. Bu nedenle
Sultan Abdulhamid buraya iyi bir
diplomat Vali tayin ederek İtalyanlar'ın
Trablusgarp'ta mülk almalarını, ticaret
yapmalarını ve imtiyaz almalarını
engelledi. Bununla da kalmayarak
Trablusgarp halkından oluşan Hamidiye
Alayları adlı özel askeri birlikler
oluşturdu. Bu bölgede bulunan tabyaları
güçlendirdi. Ayrıca bir Tümen'den fazla
Osmanlı askeri de bölgede bulunuyordu (
1909'da bu Tümen'den 11 Tabur Yemen
isyanı için gönderilmişti. ).
4. Fransızlar da Suriye ve çevresinde
gözleri vardı. Ayrıca Sultan'ın Tunus,
Cezair ve Fas üzerindeki etkisi, onlara
zaman zaman askeri yardımlar yapması,
Fransızları rahatsız ediyordu.
5. Yunanistan ve Sırbistan topraklarını
genişletmek istiyordu.
6. Rusya Balkanlar'ı ve Boğazlar'ı almak
istiyordu. Doğuda da Doğu Karadeniz ve
Doğu Anadolu üzerinde gözü vardı.
7. Siyonist Yahudiler: Bunlar bilindiği
gibi Filistin topraklarını elde etmek
için 1880'lerden itibaren çalışmalarını
hızlandırmışlarsa da en büyük engel
olarak Sultan Abdulhamid'i görüyorlardı.
Çünkü Sultan Yahudiler'in yapmak
istediklerini çok önceden sezdiği için
Yahudiler'in Filistin'den toprak
almalarını yasaklamış yerleşmelerini de
engellemiştir. Yahudiler'in Sultan'a
Filistin karşılığında Osmanlı
Devleti'nin borçları da dahil büyük
paralar teklif etmelerine karşılık bunu
hakaret kabul ederek daha da sert
tedbirler almış, onlara hiç yüz
vermemiştir.
1880'lerin sonunda Avrupa basınında
Sultan Abdulhamid ve Osmanlı Devleti
hakkında akıl almaz bir karalama
kampanyası başladığını görüyoruz.
Özellikle Hıristiyan tebaya zulmedildiği
işlenerek, Osmanlı Devleti sürekli kötü
gösteriliyor. İleride Osmanlı Devleti
ile olabilecek bir savaşta Avrupa
kamuoyunda Osmanlı aleyhtarı bir hava
oluşturmak için bunlar yapılıyordu.
İçeriden tahttan inmesini isteyenler:
1. İttihat ve Terakki örgütü. Bu örgüt
özellikle Balkanlar'da örgütlendikte
sonra, Sultan Abdulhamid'i tahttan
indirip, devlet yönetimini eline
geçirmkek için devletin dostu düşmanı
demeden herkesle anlaşmaya çalışmıştır.
Özellikle orduya sızmaya çalışarak
Sultan'ı tahttan indirmek için çalıştı
ve muvaffak oldu.
2. Bulgarlar: Bir an önce bağımsız olmak
için Ruslar'ın desteğiyle iç karışıklık
çıkarmaya çalışıyorlardı.
3. Ermeniler: Özellilke doğuda bağımsız
bir devlet kurmak için sürekli
İmparatorluğun bir çok yerinde
karışıklıklar çıkararak Avrupa
Devletleri ve Rusya'yı Ermeni Devleti
kurulmasına ikna etmek için çok
çalıştılar. Özellikle Avrupa basınına
Ermenilerin öldürüldüğüne dair sürekli
yalan haberler yaymaya çalıştılar.
Ermeni Devleti'nin kurulmasına en büyük
engel Sultan Abdulhamid'i görüyorlardı.
Bu nedenle 11905'te Cuma Namazı
çıkışında suikast teşebbüsünde
bulundularsa da, Sultan'ı öldüremediler.
4. Bazı devlet adamları ve aydın
geçinenler. Bunlar devletin
düşmanlarının yapmak istediklerini
kavrayamayan, Sultan'ın yaptığı
çalışmaları göremeyen hayalperest
insanlardı.
Sultan Abdulhamid'in yetkileri elinden
alındıktan ve tahttan indirildikten
sonra olaylar çok hızlı cereyan etti:
Bulgaristan Müslümanların elinden çıktı.
O zamanlar nüfusun %70'ten fazla
Müslüman olan Bulgaristan'da bugün
dinlerini doğru dürüst bilemeyen %20'lik
bir azınlık Müslümanlardan söz
edebiliriz.
Bosna ve Hersek'i Avusturya tamamen
ilhak ederek kendi toprakları saydı. O
gün bu gündür Bosnalılar hala Hıristiyan
baskısı ve korkusu altında yaşıyorlar.
Trablusgarp'in işgali ile başlayan
Trablusgarp savaşı: Libyalı Müslüman
kardeşlerimiz için büyük bir zulüm ve
katliam dönemi başladı.
Birinci Balkan Savaşı 1911-12 :
Balkanlarda milyonlarca Müslüman'ın
yerinden yurdundan olduğu, yüz
binlercesinin de öldürüldüğü felaket
savaşı.
İkinci Balkan Savaşı 1912-13 : Birinci
Balkan Savaşı'nda kaybedilen toprakların
bir kısmının geri alındığı savaş.
Birinci Dünya Savaşı : İslam tarihinde
Ümmet'in bu kadar büyük çapta bir
felaket ve istila yaşadığı bir savaşı
hatırlamıyorum. Moğol İstilası olduğu
zaman bile bağımsız İslam Devletleri
vardı. Bu savaştan sonra bağımsızlığını
1970'lere kadar alamayan eski Osmanlı
toprakları olmuştur.
İmparatorluğun bitmeyen son yüz yılı
bitti. Ondan sonra başlayan 1900'lü
yıllardan 2000'li yıllara kadar insanlık
doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde dünya
savaşlarıyla ne tür felaketler
yaşadığını hepimiz biliyoruz. Bu
felaketlerde en büyük mağdur ve mazlum,
sahipsiz bırakılıp sömürülen Alem-i
İslam olmuştur. İslam coğrafyası baştan
başa uzun süre işgal edilmiş, direnenler
katliama uğratılmış, hızla dininden ve
tarihinden koparılarak kişiliksiz
insanlar yığınına dönüştürülmeye
çalışılmıştır. Şu Afganistan'a bakın.
Kırk yıla yakındır işgal altında. Biri
gidiyor, diğeri geliyor. Önce Komünist
Rusya şimdi de Kapitalist Avrupa. Irak
ve başka İslam beldeleri de bu yüzyılda
iki üç defa işgale uğradı.
Sonra da Müslümanlar neden geri diye
soruyorlar? Kırk yıl bir ülkeyi işgal ve
talan et, sonra da bunların geriliğini
diline dola…
Gerçekte Osmanlı devleti yönettiği
toprakların halkının devletiydi.
Müslümanlar arasında ayrılık yoktu. Ne
olduysa Sultan Abdulhamid tahttan
indirildikten sonra oldu. Türklerle
Araplar arasındaki sorunlar da
İttihatçılar'ın elinde başladı.
İttihatçılar'dan da her milletten
insanlar vardı.
Sultan Abdulhamid'i tahttan indirenler,
farkında olmadan Osmanlı
İmparatorluğu'nu da tarih sahnesinden
indirmiş oldular.
27 Nisan 1909'da Meclis-i Mebusan'dan
dört üye Padişah'a tahttan indirildiğine
dair haber verecekti. Ayandan Arif
Hikmet Paşa, Esat Paşa, Ermeni Katolik
Cemaati'nden Aram Efendi ile Selanik
Yahudi Cemaati'nden Karasu Efendi. Her
gün 14 saat ülkeye hizmet etmiş
Müslümanlar'ın Halifesi Sultan'ını
aşağılamak için gönderdikleri heyete
bakın?
----------------------------
Yorumlar - TIMETURK
ITTİHAT TERAKKİ
selcuk caglar
bugunku ergenekonla ne farkı var. bunu
yıllardır soyluyoruz aydın gecınen ben
profum dıyen ben daha cok mıllıyetcıyım
dıyenler uyanın artık, allah muhafaza
bır bolunursek bırbırımıze dusersek bak
ermenısı, yunanı,bulgarı,rusu, ıngılızı
ve abd sı dort gozle beklıyor bzı ırakın
durumuna dusurmek ıcın herkes aklını
basına alsın. kurt kardeslerımızde
dahaıl.
Salı, 28 Nisan 2009 16:20
simdi de ayni senaryo yapiliyor.
sadik
simdi de ayni senaryo yapiliyor erdogan
hakkinda.icimizdeki dusmanklari iyi
tanimak lazim .unutmayalim.en buyuk
hainler,yazarlardan olusur.en son olaya
bakin,yazar polis olduruyor.erdogana
sahip cikalim. turkiyeliler.bu vatan
hepimizin. unutma gecmisini..
Salı, 28 Nisan 2009 16:08
Ayaklar Bas olursa !!!!!
UyananNesil
Evet kiyamet alametlerinden biride
ayaklarin bas olmasidir. yani cahil,
kendi ailesinin gelecegini bile öngörüp
sekillendirememis,el attigi isleri eline
yüzününe bulastirmis kisiler basa gecip
yönetiyorlarsa vay oradaki insanlarin
haline. Iste Türkiye
Salı, 28 Nisan 2009 16:07
|