.
Fener-Balat semtleri Rehabilitasyonu projesinin mimarı,
Restorasyon Uzmanı Y.Mimar (İTÜ),Ali Emrah ÜNLÜ İstanbul'da
uygulanmak istenen yenileyerek koruma projelerinin tarihin
ve kültürün katledilmesi olduğunu vurguladığı çağrı
duyurusu.
"Türkiye'deki Korumacı Mimarlar'a Çağrı
Fener-Balat ve Tarlabaşı elden gidiyor!"
Değerli Korumacı-Mimar Meslektaşlar, Gözlerimizin önünde
Fener-Balat- Ayvansaray ve Tarlabaşı ile ilgili tarihi
yapıların akıl almaz yıkımını başlatacak kararlar alınıyor.
Tarlabaşı ve Fener-Balat semt halkı dernekler kurarak bu
yıkımın karşısında durmaya çabalıyor.
Eğer bu çabalar
karşılıksız kalırsa ; Özgün niteliklerini, plan şemalarını
ve cephe düzenlerini hala koruyan19.yy sonu 20.yy başı
ayakta kalabilmiş sivil mimarlık örnekleri bu semtlerde yok
edilecek.Nasıl mı?
1-a) Tarihi Yapıları parsel bazında tek yapı olarak ele
almak yerine ada bazında değerlendirerek, birleştirerek
özgün plan şemaları yok ediliyor.
b) Yenileme Alanları Koruma (ma) Kurulu tarafından onaylanan
avan projelerde cephe düzenleri değiştiriliyor. Cepheler
tiyatro dekorları haline getiriliyor.
c) Mevcut ayakta duran tarihi yapıların altlarına otopark ve
bodrum katları inşa ediliyor, dolayısıyla cephe dışındaki
kısımlar yıkılarak yeniden yapılıyor- Adalar bile zemin
altında birleştiriliyor, mevcut yolların(sokak)altı dahi
otopark olarak kullanılıyor.
d) Tarihi binalardaki düşey sirkülasyon ve üst üste çalışan
plan düzeni yok ediliyor, apartman düzenindeki yatay daire
sistemi getiriliyor.
e) Proje Ekipleri hazırladıkları avan projelerde bina
içlerine giremedikleri, (ev sahipleri izin vermediği için) ,
bu yapıların içlerinde var olan, kalem işi, ahşap tavan,
demir elemanlar, özgün ahşap merdivenler vs. gibi halen
yerinde var olan tarihi niteliği olan yapı elemanlarından
bağımsız olarak o binanın yıkılarak yapılmasına, yandaki
parsel ile birleştirilmesine karar verdikleri için bu tarihi
yapı elemanları baştan kaybedilmiş oluyor.
f) Tarihi yapı karakteri ile bağdaşmayan kat ilaveleri
getiriliyor. Bazı adalarda 3-5 kat ilaveleri görülüyor. Tüm
boşluklar doldurularak ‘mono-blok’ yapılar ortaya
çıkarılıyor.
g) Yenileme alanı olarak ilan edilen alanlarda; 5366 sayılı
kanun kapsamına alınarak; 2863 sayılı Koruma Kanunu, Koruma
Yüksek Kurulu İlke Kararları ile bağdaşmayan ayakta duran
tarihi yapının yıkımı, tevhid (ada bazında), zemin altı
kullanım, konut altı otopark, ilave kat gibi tarihi dokuyu
yok edici inşaata izin veriliyor. İki kanun ve
yönetmelikleri birbiri ile tam zıt hükümler içeriyor.
2-Avrupa Birliği’nin 7 milyon Euro hibesi ile , Avrupa
Birliği ve Fatih Belediyesi tarafından ortaklaşa olarak
2003-2008 yılları arasında, 121 adet yapının yıkılmadan,
özgün malzemesi ve plan düzeni ile, içindeki
insanlar(ev-sahibi-kiracı ) yerlerinden edilmeden restore
edilmesi ile sonuçlanan, ‘Fener-Balat Semtleri
Rehabilitasyon Programı’ kapsamında olan 30’dan fazla tarihi
yapının ve Balat Çarşı’sındaki dükkanların dahi yenileme
projesi kapsamında yeniden değerlendirilerek, yıkılacak,
yenilenecek binalar arasında yer alması, ‘Fatih
Belediye’sinin bu evlerin sahipleri ile yaptığı
sözleşmelere, Avrupa Birliği, Hazine ve Fatih Belediyesi
arasında yapılananlaşmalara tamamen aykırı durum
oluşturmakla kalmayıp, 5366 sayılı kanunun asıl amacı olan;
yıpranan tarihi yapıların dışında hali hazırda restore
edilmiş olan yapıların dahi proje kapsamına alınması;
aslında amacın yıpranan tarihi yapıları ihya etmek
olmadığını göstermektedir.
3-Bu semtlerde yaşayan insanlar yerlerinden edilecek. Nasıl
mı?
a) Mülk sahiplerine üç seçenek sunuluyor, kendin yap (bizim
projemize göre); biz yapalım (mülkün yarısını alalım);
kamulaştıralım.
b) Mahalle ölçeğinde sosyolojik, kültürel, ekonomik durum
yeterince incelenmeden; koruma amaçlı olmayan kararlar
alınıyor, İstanbul geneli, tarihi yarımada gibi üst plan
gerekleri hiçe sayılarak işlevlendirme yapılıyor bu alanlar
ile ilgili hazırlanmış hiçbir ‘master-plan’, ‘koruma amaçlı
imar planları’ kabul edilmiyor veya yapılmıyor.
c) Kamulaştırma aba altındaki sopa olarak kullanılıyor. Razı
ol yoksa kamulaştırırız deniliyor. Kamulaştırma hangi kaynak
ile yapılacak? Kamu yani bizler mi ödeyeceğiz? Mal kimin
olacak?
d) Ev sahiplerine yeni projelendirme sonucu ortaya çıkacak
yeni toplam alan üzerinden değil, mevcut bina kullanım alanı
üzerinden pay verileceği söyleniyor. Bu insanlar çekirdek
aile olarak (büyükanne-büyükbaba, ebeveyn, çocuk,
gelin-damat ve torunlar) bu yapılarda aynı tencerede pişen
yemek ile karınlarını doyuruyorlar, bu şekilde dayanışma ile
ayakta kalıyorlar. Bu aileler mekansal olarak
ayrıldıklarında, hangi gelir ile geçinebilecekler?
e) Mevcut Semt halkı ve esnafı yok ediliyor. Mahalle
dayanışması ortadan kaldırılıyor. Evinin altındaki dükkanını
kiraya vererek geçinen ailenin elinden dükkanı alınıyor.
4-Ev sahiplerinin evleri ile ilgili kararlar alınıyor ancak
ev sahiplerine haber verilmiyor, sürece katılmaları
sağlanmıyor, şeffaflık ilkesi göz ardı ediliyor.
a) Fener-Balat ve Tarlabaşı yenileme alanlarında, proje,
imar planı, uygulama yapacak ve tapudan pay alacak tüzel
kişi aynı; kuvvetler ayrılığı ilkesi hiçe sayılmış. Aynı
grup, hem alan bazında imar planı hükmünde olan planları
yapıyor, hem avan projeyi yapıyor, hem uygulama projesini
yapıyor, hem uygulama işini üstleniyor, hem de tarihi
binalar yıkılarak, birleştirilerek, altlarına ve üstlerine
kat ilave edilerek ortaya çıkacak olan yeni durumdan tapu
üzerinde pay alıyor. Bu halde kamu yararını gözetmekle
yetkili, anayasa ve kanunlara bağlı belediye (idare) nasıl
kamu yararını gözetebilir? Fener-Balat? ta avan projeler
yenileme kurulunda onaylandı ama hala tüm başvurulara ve
yazışmalara rağmen ev sahiplerine projeler verilmiyor,
gösterilmiyor.
b) Semt halkının gerçekten ne istediği ile ilgili hiç bir
sosyal saha çalışması (anket) yapılmadan kararlar
üretiliyor.
c) Ev sahipleri ile anlaşma sağlanamazsa, Kamulaştırma
bedelleri kimler tarafından ödenecek? Bedelleri kim
belirleyecek? Hepimizin verdiği vergiler mi kullanılacak,
vergiler kullanılacak ise, yeni mülkler kimin olacak? Bu işi
üstüne alan grup mu bu bedelleri ödeyecek, (kamulaştırma
usulüne aykırı)? TOKİ mi devreye sokulacak? (yeni ortaya
çıkan konutlar sosyal konut olarak mı satılacak)? Mülkiyet
hakkı gibi anayasa ile korunan bir hak ev sahiplerinin
elinden nasıl alınabilecek.
d) İdare ve yüklenici arasında yapılan sözleşmeler (kat
karşılığı inşaat sözleşmeleri) hangi yasal zemine oturuyor?
Kimin malı için kiminle pazarlık edilip paylaşılıyor (başka
deyişe kimin malını kime satılıyor)? Ev sahiplerinin daha
haberi bile yokken, yüklenici ile idare paylaşım anlaşması
yapıyor. İdare neden, hangi hakla bu işten pay alıyor? (Tarlabaşı’nda
zemin altında yapılacak olan yeni katlar Belediye’ye
devrediliyor.)
Meslektaşlar,
bu plan 2006 yılından itibaren adım adım uygulanıyor, önce
kanun (5366),sonra kamulaştırma (tüm adaların kamulaştırma
kararları alınmış durumda)*,avan proje onayı, ŞİMDİ
BURADAYIZ, ev sahipleri ile anlaşma (veya kamulaştırma),
uygulama proje onayları, İNŞAAT (tarihi yapıların yıkımı da
diyebiliriz), PAYLAŞIM. Henüz geç değil ancak geri dönülmez
eşik çok yakın.
Eğer bizler şimdi bir şeyler yapmaya uğraşmazsak, iş işten
geçmiş olacak ;Bu güzelim tarihi yapılar yıkılacak,
yerlerine onların güzelliğine, tarihselliğine, doğallığına
yakışmayan dekor cepheler ve yepyeni plan düzenleri
getirilecek.
Bu semtlerdeki insanlar topluca yerlerinden edilecek, sosyal
yapı, mahalleli yapısı, esnaf yapısı tamamen değişecek. Hem
tek yapı ölçeğinde hem de mahalle ölçeğinde tarihi doku
içindeki insanlarla birlikte ortadan kaldırılacak.
Bu kısa bilgilendirmenin sizleri yaklaşan büyük tehlikeye
karşı biraz daha duyarlı olmanıza sebep olmasını umarım.
Konu ile ilgili olarak Fener-Balat- Ayvansaray Mülk
Sahipleri ve Kiracıların Haklarını Koruma Derneği
http://www.febayder.com , Tarlabaşı Mülk Sahipleri ve
Kiracıların Haklarını Koruma Derneği, Mimarlar Odası
İstanbul Büyükkent Şubesi www.mimarist.org şu an aktif
olarak hem yasal platformda, hem mahallelileri
bilinçlendirme-bilgilendirme alanında hem de kamuoyu yaratma
alanında çalışmalarını sürdürüyor.
Ancak daha çok katkı, daha çok ses, daha çok duyarlı aydının
katılımına ihtiyaç var.
LÜTFEN BU SESE KULAK VERİN ve HEMEN ŞİMDİ KÜÇÜK BİR
ARAŞTIRMA YAPARAK GERÇEKLERLE YÜZLEŞİN,
BUNU ŞİMDİ YAPMAZSAK YARIN ÇOK GEÇ OLACAK VE BUNDAN SONRA
KORUMA ADINA YAPACAKLARIMIZIN HİÇ BİR ANLAMI KALMAYACAK
ÇÜNKÜ BU MODEL TÜM TÜRKİYE’YE YAYILACAK HIZLA TARİHİ
ALANLARIN YOK OLUŞU BAŞLAYACAK.
LÜTFEN BU ÇAĞRIYI KONU İLE İLGİLİ OLDUĞUNU DÜŞÜNDÜĞÜNÜZ
HERKESE ULAŞTIRIN.
Ali Emrah ÜNLÜ, Restorasyon Uzmanı Y.Mimar (İTÜ), emrah@fenerbalat.org
|