|
Son dönem çalışmalarında açığa çıkartılan yeni gömüt,
Neolitik mezar mimarisi açısından eşsiz bir veri sundu. Bu
yeni gömütte ölü, güneybatı- kuzeydoğu yönünde, büzülmüş (hoker)
pozisyonda yatırılan erişkin bireydir. Ölünün altında
paralel ince ahşaplar belirli aralıklarla yerleştirilmiş ve
bunun üzerine ise gövde yatırılmış ve ölünün üstü dikey
pozisyonda olasılıkla yek pare geniş bir ahşap ile
kapatılmıştır. Ahşaptan oluşturulmuş bu gömüt mimarisinin
yakın benzeri henüz bilinmemektedir. Gömüt ahşap
organizasyonu açısından çok ilginç ve dikkat çekicidir.
Arkeolojik dolgular içerisinde ahşap malzemenin korunmasının
imkansıza yakın olduğu hatırlandığında bu keşfin öneminin
çok büyük olduğu anlaşılacaktır.

Yenikapı Neolitik yerleşmesi, Tarihi Yarımada'nın yerleşim
tarihi günümüzden yaklaşık 8500 yıl geriye taşıdı. Bu
alandan elde edilen Neolitik Dönem buluntularının İstanbul
bölgesi Neolitik Dönem toplulukları olarak adlandırılan "Fikirtepe
Kültürü" ve "Yarımburgaz 4" evresi ile yakın benzerlik
gösterdiği görüldü."
Bu çalışmalar sırasında Yenikapı'da gün ışığına çıkartılan
Theodosius limanı ve kalıntılar Neolitik yerleşme, Sirkeci
ve Üsküdar kazılarında tespit edilen Osmanlı ve Bizans
dönemine ait buluntular kent tarihi açısından olduğu kadar,
dünya kültür tarihi açısından da önemli sonuçlar vermiştir.
Özellikle içinde yaşadığımız kentin 8500 yıllık süreç içinde
geçirdiği kültürel, sanatsal ve jeolojik değişimi, gemi
teknolojisi, kent arkeolojisi, jeo-arkeoloji, osteo-arkeoloji,
arkeo-botanik, sanat tarihi, deniz ticareti, filoloji ve
dendrokronoloji konularında önemli belgeler sunmuştur.
Öte yandan M.Ö. 5000 yıllarından itibaren başta Kadıköy
Fikirtepe olmak üzere Çatalca, Dudullu, Ümraniye, Pendik,
Davutpaşa, Kilyos ve Ambarlı'da yoğun bir yerleşimin
başladığı sanılmaktadır. Bunlar ile ilgili kaynaklar
yetersizdir.
Pendik Dolayoba köyü sınırları içerisinde Temenye mevkiinde
MÖ. 6000 dönemlerine ait ve epi-paleolitik dönemlere ait
buluntulara rastlanmıştır. Bu dönemde kesici taştan ziyade
yuvarlak taştan yapılan buluntular çıkmıştır. Yine bu
dönemin arkeolojik buluntularından bu dönemde yaşayan
insanların koyun, keçi, sığır ve domuz gibi hayvanlar ile
deniz hayvanlarından beslendiği ortaya çıkmaktadır. Son
dönem neolitik dönem olarak da tarihlendirilir.[1]
Fikirtepe kazılarında Buluntular üzerinde yapılan
radyokarbon tarihleme yöntemi sonuçlarına göre Fikirtepe'de
yerleşmenin MÖ 6400 -5800 yıllarına dayandığı
anlaşılmaktadır.
"Bölgede MÖ. 7000 yılının ikinci yarısında dışarıdan gelen
ilk çiftçiler ile yerel Mezolitik-Epi Paleolitik toplumlar
arasındaki etkileşim" ve "kalkolitik dönemin başlarında
bölgede yeni bir etkileşimin izleri görülür. İlk çitçi
toplumların tam hâkimiyeti[2]" izlenebilmektedir. Yani
bölgedeki insan toplulukları Yunanlıların bölgeye
gelmesinden binlerce yıl öncesine dayanmaktadır. "Burada
yaşayan insanlar yerleşik hayata geçmiş olup basit tarım ve
balıkçılık ile geçimlerini sağlamakta olup Yarımburgaz ve
diğer İstanbul'daki çağ öncesi buluntularda aynı dönem
özellikleri gösterir."[3]
İstanbul Sözlüğü adlı bir kaynakta semt olarak Galatasaray
anlatılırken "adını M.Ö. 2700 yılında buraya gelen
Galyalılardan almıştır.[4]" denilmekte. Bu kayıt ilkçağda
Yunanlılardan 2000 yıl önce buraya Galyalıların yada
Galatlıların geldiği hakkında bilgi vermektedir.
Yani İstanbul, yerleşim yeri olma özelliğini Yunanlılar ile
almamıştır. Istanbul'da Yunanlılardan önce gemi yapacak
kadar teşkilatlı insanlar yaşıyordu ve İstanbul'a gelen
Yunan asıllı topluluklardan binlerce yıl önce gelmişlerdi.
İstanbul tarihi incelendiğinde Byzantion adını almadan
önceki devirler hakkında yazılı bilgi yoktur ya da
bulunamamıştır. Ama İstanbul'un Yarımburgaz ve Fikirtepe
gibi diğer yerlerinde çıkan arkeolojik buluntulardan yola
çıkılarak MÖ. 6000 yıldan önceki tarihi kesinlik
kazanmaktadır. Bu nedenle Yenikapı'da çıkan liman ve
öncesine ait buluntulardan sonra İstanbul'un yazılı
kaynaklara geçen tarihi hakkında bilgi verilmelidir ki;
İstanbul'un tarihinde az bilinenlerin ve Fatih'in İstanbul
önlerinde yapacağı mücadelenin önemi ortaya çıksın.

[1] Savaş Harmankaya, "Pendik Kazısı 1981",
IV. Kazı Sonuçları Toplantısı, Ankara, 1983, s. 29
[2]Doç. Dr. Necmi Karul, Kuzey Anadolu'da Anahatlarıyla
Neolitik- Kalkolitik Dönemler, Türk Eskiçağ Bilimleri
Enstitüsü Haberler, Mayıs 2009, Sayı: 28, s.
[3] Zeynep Kızıltan, İstanbul Arkeoloji Müzesi Müdürü,
şifahi kayıtlı telefon görüşmesi - 11.05.2012-
[4] M. Orhan Bayrak, İzahlı İstanbul Sözlüğü" İstanbul,
2005, s. 99
|