KİLİS VALİSİ ASLAN KÜTÜKÇÜ’DEN MAYINLI ARAZİ UYARISI
Kilis eski valisi Aslan Kütükçü Kilis’ten ayrılmasının
ardından çarpıcı açıklamalarda bulundu. Daha önce
Kilispostası olarak sık sık dikkat çektiğimiz mayınlı
arazilerin temizleme işinin yabancılara verilmesinin ülkemiz
güvenliği açısından tehlike oluşturduğunu Vali Aslan Kütükçü
de bir gazeteye yaptığı açıklamalarda ifade etti. Kilis Eski
Valisi Aslan Kütükçü, Suriye ve Irak’ın kuzeyine sınır olan
illerimizdeki 506 bin dönüm arazinin mayınlardan temizlenip
işletme hakkının İsrail’e verilmek istenmesine, “Burası,
Ortadoğu’ya sıfır nokta. Burnumuzun dibinde at
koşturamazlar. Milli güvenliğimiz açısından tehdit
oluşturur” diyerek isyan etti.
Kütükçü, Kilis Valisi iken kendisinin bir proje hazırlayıp
İl Özel İdare olarak mayın temizleme işinin yerli firma
tarafından yapılmasını ve bu arazilerin de çiftçilere tahsis
edilmesini önerdiğini belirterek, “Bizim endişemiz,
İsrail’in buraya konuşlanması” dedi.
Kilispostası olarak gündeme getirdiğimiz bu tehlikeli durumu
Kilis Eski Valisi Aslan Kütükçü, Kilis Valisi olduğu
dönemde, Mardin Valisi Temel Koçaklar, Şırnak Valisi Osman
Güneş, Şanlıurfa Valisi Şemsettin Uzun, Gaziantep Valisi
Lütfullah Bilgin ve Hatay Valisi Abdülkadir Sarı’yla
birlikte geçen yıl temmuz ayında Ankara’da Maliye Bakanlığı
Müsteşarı Hasan Basri Aktan başkanlığında bir toplantı
yaptıklarını belirterek, “Bu toplantıda mayın temizle işinin
yabancılara yaptırılması yönünde görüş hakimdi.
Ben, kesinlikle yabancı firmalara
verilmesine karşı çıktım. Bölgenin ulusal güvenlik açısından
çok önemli bir yer olduğunu, Ortadoğu’ya sıfır noktada,
sıcak bölgede yabancı bir firmanın at koşturmasını
istemediğimi belirttim. Bana destek çıkan olmadı. Yabancı
firmalar, 638 bin mayını temizlemek için önce 875 milyon
dolar istemişler. Sonra bu fiyatı, 300 milyon dolara kadar
düşürmüşler. Hâlbuki yaptığımız araştırma sonucu benim
bölgemdeki 178 bin kara mayınını temizleme maliyeti, 35
milyon doları geçmiyordu” dedi.
Kendisinin Kilis’teki mayınları temizlemek için hazırladığı
bir projeyi, Bakanlar Kurulu ve Başbakan’a sunulmak üzere
ilgili bakanlığa verdiğini, ayrıca Cumhurbaşkanlığı Genel
Sekreterliği’ne de takdim ettiğini belirten Kütükçü, “Benim
projemde, İl Özel İdare’nin adına kurulacak Türk şirketinin
patronluğunda bu iş bir Alman firma ile yapılacaktı.
Temizleme işi bittikten sonra,
bölge organik tarım için 5 bin civarında çiftçiye tahsis
edilecekti. Ancak bir sonuç çıkmadı” dedi. Bölgenin
temizliğinin yabancı şirketlere verilmesi için ihalelerin
başladığını belirten Kütükçü, “İsrail firması gelecek,
burnumuzun dibinde genetik deneme çiftlikleri kuracak. Hem
topraklarımızı kirletmelerine izin vereceğiz, hem de
denetimi kaçıracağız. Arazilerin başka ülke şirketine
tahsisi girişimini, ülkem yararına değil, zararına
görüyorum. Milli menfaatlerimize aykırı buluyorum. Böyle bir
şey olamaz. Dünyanın hangi yerinde yabancı bir şirket böyle
bir işi yapmış ki. Bu iş yerli firma eliyle yapılmalı,
kullanım hakkı da mutlaka Türk vatandaşlarına verilmeli”
dedi.
İşte bu konuda Yazarımız Alaeddin Özkarı’ın yazdığı bir
makale:
Bildiğiniz gibi Türkiye- Suriye sınırı arasında mayınlı bir
tampon bölge vardır. Devletimiz 1950 li yıllarda iki ülke
arasında kaçakçılığı önlemek için Mardin’de 49 bin dönüm,
Şanlıurfa’da 55 bin dönüm, Hatay’da 36 bin dönüm,
Gaziantep’te 15 bin dönüm, Kilis’te ise 34 bin dönüm araziyi
kamulaştırarak mayın döşemiştir.
Son birkaç yıldır ise devletimiz bu mayınların sökülüp
arazinin tarıma açılmasını gündeme getirmiş, gerek millet
vekilleri gerekse bürokrasi bu noktada organik tarım dahil
bir çok proje geliştirmiştir.
Fakat o gün bu gündür benim aklıma takılan sorulara cevap
bulamamıştım. Devlet hali hazırda tarım arazilerine destek
çıkmazken millet ektiyi topraklarda para kazanamazken ve
Türkiye’de uygulanan tarım politikaları nedeniyle
tarlaların, bağların, bahçelerin çiftçilere yük olduğu bir
zamanda buraları kim ekip biçecek, buralarda kim tarım
yapacaktı.
Bu noktada Maliye Bakanlığının yaptığı bir açıklama olayın
sır perdesini aralıyordu.
Yetkililer ön hazırlıkların tamamlandığını 5 il de ayrı ayrı
ihaleye çıkarılacağını, bölgeyi mayınlı arazilerden
temizleyip tarımsal faaliyette bulunacak firmalara
kiralayacaklarını, bu noktada çok sayıda Amerikan ve İngiliz
şirketlerinin projeyle ilgilendiklerini ve arazinin
işletmesine talip olduklarını açıkladı.
Düşünebiliyor musunuz bir ülke Kıbrıs büyüklüğündeki bir
araziyi hem de ilişkilerimizin yeni yeni düzelmeye başladığı
Suriye ile aramızda olan tampon bölgeyi kimlere peş keş
çekiyor.
Amerikanın B.O.B. projesiyle Suriye üzerinde de hesapları
belki tarım adı altında bu bölgelerde hangi faaliyetleri
yapacağı malum, geçmişte çekiç güç olayı ile PKK ya nasıl
destek verdiği herkesçe İngilizlerin ise geçmiş yıllarda
nasıl bir fitne çıkarıp hicaz bölgesinin Osmanlılardan
koparıldığını biliyoruz. Ayrıca Yahudiler haranda tarım
faaliyetleri altında arz’ı medud hayallerinin alt yapısını
oluşturduğunu bilmeyen yoktur.
Olay karşısında bürokrasi de şaşkın. Kilis Valisi Sayın
Aslan KÜTÜKÇÜ ilin kalkınması arazinin bölge insanı
tarafından kullanılması için fizibilite çalışması yapıyor ve
mayınların temizlenmesi için yalınızca 35 milyon USD para
transferinin yeterli olacağını bir dosya halinde bakanlığa
gönderiyor. Fakat bir cevap yok.
Bir ülkenin güvenliği ulusal sınırlarından başlar. Ülkenin
sınırlarının korunması da askere emanet edilmiştir. Bu
konuda acaba Genel Kurmayın görüşü alınmışmıdır. Onlarla bir
istişare yapılmışmıdır bilemiyorum.
Bildiğim tek şey ise hükümetin ülke meselelerinde
inisiyatifi tamamen kaybettiği kendisini koalisiyonun bir
parçası olarak gören hükümetin B.O.P. de kendisine taşeron
olarak verilen vazifeleri yerine getirme gerçeğidir.
Fakat unutulmamalıdır ki bu gün ırak’a yarın İran ve
Suriye’ye dönecek silahlar sonunda Türkiye’ye çevrilecektir.
AKP hükümeti bir an önce ayılmalı, dün Amerika adına İran’a
ve Kuveyt’e saldıran Saddam’ın işi bittiğinde nasıl bir
paçavra gibi atıldığını görüp ders almalıdır.
Alıntı:
http://www.kilispostasi.com/modules.php?name=News&file=article&sid=2280
|