.

ATA ÖZER OKUL DENETİMİNDE

 Okulda uyuşturucu ve şiddet, sporla çözülür!
Milli Eğitim Müdürü Ata Özer güne, okula giden öğrencilerin kılık kıyafetlerini denetleyerek başlıyor. Kravatı gevşek, gömleği dışarı salık öğrencileri, “Bu Atatürk gençliğine yakışıyor mu?” diye uyarıyor. Sonra da okul müdürünü arıyor...

Seyhan SEVİNÇ


Milli Eğitim Müdürü Ata Özer güne, okula giden öğrencilerin kılık kıyafetlerini denetleyerek başlıyor. Kravatı gevşek, gömleği dışarı salık öğrencileri, “Bu Atatürk gençliğine yakışıyor mu?” diye uyarıyor. Sonra da okul müdürünü arıyor...

Saat 08.00’de makamına gelen Özer, yardımcılarıyla görüşüyor, evrakları imzalayıp şikayetleri çözüyor. 09.00’da ise baskına çıkıyor. En küçük aksaklıkta inceleme başlatıyor. Özer, uyuşturucu sorununu çözmek için de her okula spor kulübü kurdurdu...

İstanbul Milli Eğitim Müdürü Ata Özer, üç ay önce göreve geldi. Onunla birlikte hiçbir şeyin artık eskisi gibi olamayacağı konuşuluyordu... 3 aydaki değişim bunu haklı kılar nitelikte. Göreve başlar başlamaz kayıtlarda velilerden alınan zorunlu bağış sorununu yaptığı baskınlarla önemli ölçüde çözen Özer, şimdi başka sorunlara el attı.

HAYDİ GENÇLER SPORA...
Okullarda en önemli iki sorun uyuşturucu ve şiddet. Özer’in bu sorunlara karşı panzehiri spor ve kültürel faaliyet!.. Her okula spor kulübü kurulması talimatı veren Özer, öğrencilerin basketbol, voleybol, futbol, tenis, atletizm gibi alanlara yönlendirilmesini istiyor. Okullarda ayrıca tiyatro, sinema, halk oyunları gibi kulüpler de kurulacak. Amaç öğrenciye ders dışı yapabileceği güzel alternatifler üretmek.

Öğrencinin spora ve kültürel faaliyetlere yönlendirildiği zaman şiddet ve uyuşturucu gibi sorunların kendiliğinden çözüleceğine inanan Özer şunları söylüyor: “Ben eğitimciyim. Eğitimin çözemeyeceği sorun yok. Göreceksiniz uyuşturucu ve şiddet sorununu yıl sonuna kadar tüm İstanbul’da yüzde 90 çözeceğim.”

ŞEHREMİNİ LİSESİ ÖRNEĞİ
Bu yöntemin garantili sonuçlar verdiğini daha önce müdürü olduğu Şehremini Lisesi’ni örneğiyle anlatan Ata Özer, şunları söylüyor: “Şehremini Lisesi’ne müdür olduğum dönemde burası uyuşturucu ve şiddete teslim olmuştu. Ama sonra herşey değişti. Öğrenciler kurduğumuz spor kulübüne koştu. Kültürel faaliyetlere de ağırlık verdik. Uyuşturucuyla şiddet bittiği gibi lise basketbolda dünya şampiyonu oldu. Üniversite sınavlarında da başarı geldi.”

Günde 17.5 saat çalışan Özer, sabahın erken saatlerinde sokağa çıkıyor, okula giden öğrencilerin kılık kıyafetlerini denetliyor. Kravatı gevşek, gömleği pantolon ya da eteğin üzerine dökülen öğrencileri, “Bu kıyafet Atatürk gençliğine yakışıyor mu?” diyerek uyarıyor, kıyafetlerini düzelttirip okula gönderiyor. Sonra telefon açıp okul müdürünü uyarıyor. 08.00’de makamına giren Özer, müdür yardımcılarıyla toplantı yapıyor. Sonra yüzlerce evrak imzalıyor.

TÜM ŞİKAYETLERİ DİNLİYOR
İmzalar bittikten sonra faks, mektup ve e-mail yoluyla gelen şikayetleri değerlendiriyor. Biz makam odasına girince Özer, Ümraniye’deki Nesrin Uçmakoğlu Lisesi’yle ilgili şikayetle ilgili olarak Bayram Tatlı’yla konuşuyordu. Ardından sorunun çözümü için önce okul müdürü Gürkan Otaş’ı sonra da İlçe Milli Eğitim Müdürü’nü aradı. Ve sonucun kendisine gece yarısı olsa bile muhakkak bildirilmesini istedi. Saat dokuzu gösterdiğinde Ata Özer, makam otosuna atlayıp denetime çıkıyor. Şimdiye kadar yüzlerce okula ani baskın yapmış. Önce Silivri’nin Çanta Beldesi’ne gidiyoruz. Özer bir zamanlar okul olan metruk bir binada inceleme yapıyor. Çanta Belediye Başkanı Tahir Sert’e, buraya lise sözü verilmiş. Ama Özer, beldede liseye gidecek 50 öğrenci çıkınca projeyi çöpe atmış. Özer “Devletimiz 50 öğrenciye lise yaptıracak kadar zengin değil. Başkan yatırım istiyorsan anaokulu yap” diyor. Başkan da 15 Kasım’a kadar bitirme sözü veriyor.

İkinci durak Çanta 80. Yıl İlköğretim Okulu. Özer, okula girer girmez tuvaletleri denetliyor. Sınıfları gezip öğrencilerle konuşuyor. Herşeyi dört dörtlük bulan Özer, Okul Müdürü Mehmet Reşit Önlü’ye ve iki müdür yardımcısına teşekkür yazısı yazılması talimatı veriyor.

BEĞENMEYİNCE AZARLIYOR
Üçüncü durak Değirmenköy Lisesi. Müdür İdris Köroğlu’nun karşıladığı Özer, girdiği sınıfta öğrenci sayısını yanlış söyleyen öğretmeni azarlıyor.. Okul duvarları ve sıralardaki çizikler ve bir dersin de boş geçtiğini görünce müdürü haşlıyor. Tuvaletleri kötü görünce mustahdem Nazif Belek de azarlanıyor. Sonra müdür hakkında inceleme başlatılması talimatını veriyor.

Buradan hızla ayrılıp gittiği Gümüşyaka Lisesi’nde iki bayan öğretmen aynı tuvaleti erkek öğretmenlerle kullanmak zorunda kaldıklarını söyleyince Özer’in fevri dönüyor. Sorunu 3 yıldır çözmeyen müdür Muammer Han’a, “Nasıl olur böyle birşey. Bunu afedemem” diyerek, herkesin önünde müdürü paylıyor.

Sıra Silivri’deki Şerife Baldöktü Kız Meslek Lisesi’nde. Bu lisede öğrenci meclisi başkanlığı seçimi vardı. Meğer bu da Özer’in bir projesiymiş. Bütün İstanbul’daki liselerde öğrenci başkanları seçildikten sonra her ay onları toplayacak, öğrenci sorunlarını dinleyecek. Ardından Silivri Endüstri Meslek Lisesi’ne geçiyoruz. Özer, pat diye sınıflara giriyor. Öğretmenlere nasıl ders işlediklerini sorduktan sonra, “Bundan sonra öğrenci konuyu anlatacak, siz dinleyeceksiniz. Öğrenci, öğretmen olsun” diyor. Kantini işleten Hayrettin Atasoy’u sakallı görünce adeta çıldırıyor. “Bu ne hal?” diye çıkıştıktan sonra sağlık raporu istiyor. Tam bu arada gözü fiyat listesinde suyu 50 YKr. olduğunu görünce kendini kaybediyor. “Bakallarda 25 YKr. olan su burda nasıl 50 YKr. olur?” diyerek itiraz ediyor. Sadece bir gününü takip ettiğimiz Ata Özer’in performansına yetişmek güç. Ancak o, işini aşkla yaptığı için hiç yorulmadığını söylüyor.

gazete vatan

 

 

YORUMLAR:--------------------------------------------------------------------------------

Haber, Yorum, Resim göndermek için İrtibat: fatihten@gmail.com