Fatih Belediyesi Fener, Balat,
Ayvansaray yenileme sahil projesini
açıkladığından beri teyakkuzda olan semt
halkı daha objektif ve gerçekçi
yaklaşımlar sağlamak amacıyla
dernekleşmeye gidiyor.
Bu akşam Fenerde
toplanan birçok konut maliki, konu
hakkında kendilerini bilgilendirmek
üzere davet edilen konukları dinlediler.
Daha evvelce Beyoğlu belediyesi ile bu
mücadeleyi vermiş deneyimli
avukat,mimar, şehir plancısı, dernek
yöneticilerinin uyarıları semt halkının
proje nedeniyle ne kadar endişe etseler
azdır sözünü kullanmasına sebep oldu.

Konuk
katılımcılardan bir kişi İstanbul tarihi
ve mimari gelişimi konulu bir panelde
İstanbul'un önemli şahsiyetlerinden
birinin "21.
yüzyılda ZENGİNLER ESKİ İSTANBUL'DA,
FAKİRLER YENİ İSTANBUL'DA Yaşayacak"
şeklinde iddiada bulunması
günümüzde Deprem ve Tarihi,kültürel
restorasyon adı altında İstanbul'un
yerli mukimlerini şehir dışına (Yeni
İstanbul'a ) adeta zorla sürgün
etmektedirler.
Dün B.Dalan
yönetiminin Haliç yıkımları alanında
yaşayan fakir fakat konut sahibi
kişileri, o zamanlar şehirdışı
olan Tozkoparan'a sürgün ettiler. Şimdi
Tozkoparan ve Merter pirim yapan bir
merkez oldu, Belediye kendi inşa ettiği
binalara depreme karşı dayanıksız
oldukları gerekçesi ile Tozkoparanda
yeniden yapılanma projesi icat etti.
Haliç sahilinde kendi evlerinde
oturanlar 20 yıl borçlandırıldı, On
yıllardır borç ödediler, şimdi yeniden
borçlandırılarak bu sefer İstanbul ile
neredeyse alakası olmayan Taşoluk gibi
şehrin en ücra köşelerine sürgün edilmek
isteniyorlar.
Fener, Balat,
Ayvansaray yenileme ve sahil
düzenlenmesinde yeni bir uygulama hayata
geçiriliyor. Buradaki mevcut parseller
20-50 m2 civarında buraların imarı
inşaat sektörü için kârlı değil, bu
nedenle her adayı birleştirecek olan
belediye bölgede yepyeni bir görünüm
oluşturacak.
Bu proje sadece bu nedenle hayata
geçirilmemesi gerekmektedir. parsellerin
birleştirilmesi demek semtin tarihi
dokusunun tamamen imha edilmesi
demektir.
Dünya kültür mirasını koruma kurulu bunu
asla kabul etmeyecektir. fakat bu durumu
uluslar arası kurumlara duyurmak ise
birlik ve beraberlik ile mümkün
olacaktır.

Suluklede mevcut
bina sahiplerine sunulan bir kısım
imkanı kabul eden malikler şimdi
pişmanlıklarından sızlamaktadırlar.
Çoğunluğu Taşoluktaki sitelere
gitmediler, kendi yaşam şartlarını orada
bulamadılar. şu an Taşolukta %10
Sulukuleli kalmış durumdadır. Evvelce
gecekondu olsa da ev sahibi idiler,şimdi
kendilerine verilen paralarla çoğunlu
bir ev alamadı ve biten paraları ile
perişan durumdadırlar.
Balat'ı bekleyen
akıbette bundan farklı değildir.
Sulukulede kiracılara sağlanan 20 yıl
ödemeli daire hakkından burada söz
edilmemektedir.
Fener, Balat, Ayvansaray halkı bölgedeki mülkiyet hakkını sonuna kadar
savunmak mecburiyetindedir. Adına sosyal
denilen bu projelerin hiçbiri sosyal
değildir. Vatandaşların yaşam
tercihlerini zorlayan bütün uygulamalar
uluslar arası anlaşmalara aykırıdır.
İlçemizde
kamulaştırılmaya çalışan bütün yapısal
projeler toplumsal faydacılık adına
değil, sermaye menfaatine hizmet eder
mahiyettedir. Ve uygulanmak istenen
projeler teknik ve pratik olarak tarihe,
kültüre uygun değildir. Bunlar sahte,
imitasyon modern projelerdir. Dünya
kültür mirasını koruma kurulları bu
uygulamaları kabul etmemektedir.
Yapacağınız mücadele eninde sonunda AB
mahkemelerinden geri dönecektir.
Bizler on yıllarca
bu semtin çilesini çektik, Belediyelerin
hatalı uygulamaları nedeniyle haliç
lağım bataklığına döndü, bu pisliği biz
çektik. şimdi bölge uluslar arası
kuruluşlarca dünya kültür mirası
listesine girdi. dün şehrin kültürel
değerlerini hiç düşünmeden yok ederek,
yakılan, yıkılan konakların yerine
hanlar doldurulmasına göz yuman
belediyeler şimdi son kalan tarihi
yapılaşmayı, deprem ve yakın tarih
objeleri bahaneleri ile yeni projelerle
modern mekanlar elde etme peşine
düşmüşlerdir.
Bu oyuna
gelmeyelim. 50-80 bin tl ye mukimlerin
ellerinden alınan sulukule evleri 150
bin katkı payı ödenip, mevcut projenin
hayata geçmesi ile 700-900 bin tl
civarında bir villaya sahip olmuş
olacaklar.
Böyle büyük bir rant paylaşımına Fener,
Balat, Ayvansaray halkı razı
olmamalıdır.
Toplantıda bina sahiplerine belediyenin
ve yüklenici inşaat firmasının bazı
hukuki hilelere başvurabileceği, evrakın
niteliğini, niceliğini bilmeden asla
hiçbir belgeyi imzalamamalarını,
Yapılacak görüşmelerin gizli ve kısmi
katılımla değil, Dernek avukatlarının ve
mimarlarının katılacağı toplantılar
olmasını sağlamaları gerektiği, aksi
halde hiçbir davete icabet etmemeleri
gerektiği anlatıldı.
Kurulmakta olan
dernekte etkinlik mutlaka Fener, Balat,
Ayvansaray mukimlerinden seçilmelidir.
Seçilecek kişilerin projeyi mukimlerin
aleyhine yönetmeyecek emin ve ahlaklı,
bilgili güvenilir şahıslardan seçilmesi
gerektiğini, çok slogan atan, çok
konuşarak ileri çıkanların iyi analiz
edilmesinin önemini belirterek Kurda
kuşa yem olmadan semtimizi ve
menfaatlerimizi korumayı başarmanızı
dileriz.
Behlûl Dane
fatihten@gmail.com