| . |
|
BAŞBAKAN RECEP TAYYİP ERDOĞAN'DAN MÜTHİŞ ÇIKIŞ
Yüksek binalar inşa etmeyi maharet kabul etmiyorum.
Sayın Başbakan 31 Mart tarihinde
Yerel Yönetimler Sempozyumu’nda söyledikleri Doğrudan başbakanlığa bağlı
TOKİ'nin uygulamalarını görmezden gelerek konutlarda yükse bina
yapılmasını, çocuklarımızın toprakla arasının açılmasını ser bir şekilde
eleştirdi.
Bazı belediyelerin hayata geçirdiği
Dönüşüm/Yenileme projelerinin kabul edilemez olduğunu, tarihi
korumadığını, ölü şehirler inşa edildiğinden sitem etti.
Buradan
diyoruz ki Sayın başbakanım, bizlerde yıllardır bu uygulamalardan
şikayetçiyiz, Senin TOKİ bizleri ahşap yada kagir-ahşap binalarımızdan
koparıp Kayabaşı, Taşoluk gibi şehirden çok uzak yerlerde 10-18 katlı
sitelere sürgün ediyor.
Bizlerin terk etmek zorunda kaldığımız konaklarımız tarihi tescilli
sivil mimarlık örneği evlerimiz, Ahşap görünümlü betonarmeye
dönüştürülüyor.
Her sokağındaki canlı, hayat dolu yaşam alanlarından şimdi ölü
şehirlerde dairemizin içine mahkum olmuş şekilde Ölüyoruz!, Evet
Ölüyoruz.. Sokaklarımız boş, çocuklarımız toprağa hasret, arkadaşa
hasret, Doğal hayata hasret şekilde konserve bir hayatın içinde büyüyor.
Sayın başbakanımız;
Bu gün okuduğumuz bu beyanlarınıza şimdi sahip olduysanız
gene de kutlarız, Yok bulunduğunuz sempozyumda tepki almamak için böyle
konuşuyorsanız, Anayasa ve Seçim kaygısı ile konuşuyorsanız, ! Evet
tarih sizi af etmeyecek.
Samimi olmanızı, acilen TOKİ uygulamalarına son vermenizi,
yeterli yeşil alanın bırakıldığı en fazla 5 katlı binalar inşa
edilerek yapı stokumuzun yenilenmesi çalışmalarına dönmenizi bekliyoruz.
bu fotoğraflardaki uygulamayı nasıl telefi edeceksiniz sayın
Başbakanımız? |
|

BASINDA BAŞBAKANIN İLGİLİ HABERİ:
Emsallerle oynama tarih asla affetmez!
Başbakan Erdoğan, Yerel Yönetimler Sempozyumu’nda Ak Partili
belediye başkanlarına, ‘Şu anda çeşitli plan notlarıyla,
emsallerle oynayanlar var. Bunu 7’ye, 6’ya çıkarıyorsanız
tarih sizi affetmez’ diye seslendi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dün, Ak Parti Genel Merkez
Yerel Yönetimler Başkanlığı’nın, “Yaşanabilir ve Estetik
Şehirler” temasıyla düzenlediği Ak Parti 4. Yerel Yönetimler
Sempozyumu’nda yaptığı konuşmada Ak Partili belediyeleri
uyararak, “Bırakalım dere yatağında aksın. Yüksek binalar
inşa etmeyi maharet kabul etmiyorum. Rant için emsallerle
oynamayın” dedi. Erdoğan, özetle şunları söyledi:
SANATA İHANET: Yaşadığım, doğduğum, büyüdüğüm İstanbul’da
sadece bir ilçenin içinde bir rivayete göre 398, bir
rivayete göre 800’e yakın caminin yerle bir edildiğini
tarihi belgeler ortaya koyuyor. Bu bir ihanettir. Bu tarihe,
sanata ihanettir.
ÖLÜ ŞEHİRLER YARATILDI: Belediye reislerinin elinde
Türkiye’nin o aziz şehirleri, kimlikli, kişilikli, ruh ve
estetik sahibi şehirleri maalesef harap olup gitti. Bizim
metropollerimiz vardı ama o metropoller beceriksiz ve
estetik dünyası olmayan, estetik ruhu olmayan ellerde adeta
nekropole yani ölü şehirlere dönüştü.
DERELERİN HAKKI VAR: Dereler örtüldü, nehirlerin yatağı
değiştirildi. Şehirler adeta suyu yuttu. Bazen
arkadaşlarımız diyor ki, ‘derenin yatağını şöyle biraz
kaydıralım, biraz değiştirelim’. Yapma, er veya geç o dere,
yatağını bulur. Derenin hakkı vardır. Hakkını alır, bedeli
ağır olur. Canlar gider. Buradan 3-5 kazanacağız diye bu
yataklarla oynamayalım. Bırakalım dere yatağında aksın.
YÜKSEK DEĞİL YATAY MİMARİ: Beton zeminler üzerinde çocuklara
hayat inşa ediyoruz. Halbuki onlara çimen zeminler, toprak
zeminler hazırlamamız lazım. Bırakalım oralarda
yuvarlansınlar, oynasınlar. Toprakla yoğrulsunlar. Birçok
yerde yüksek binalar inşa etmek maharet zannedililiyor. Ben
yüksek binalar inşa etmeyi maharet kabul etmiyorum. Yüksek
binalar inşa etmekle insanoğlunu biz topraktan
uzaklaştırıyoruz. Mimarimizde yatay mimari egemendir.
‘Efendim hâlâ eskiye mi takılıp kalacağız.’ Eski dediğiniz
şey eskimemişse ki makbul olan odur.
TARİH SİZİ AFFETMEZ: Şuradan daha fazla bir şey elde edelim,
biraz daha rant elde edelim. Onun için emsali 1,5 değil, 3’e
çıkaralım, 2,5’a çıkaralım. Allah aşkına bu mantıktan
vazgeçin. 3’ün verileceği yer de vardır ama 3’e
zorlayacağımız yer asla olmamalıdır. Şu anda çeşitli plan
notlarıyla, emsallerle oynayanlar var. Belediyeler içinde
bunu görüyorum. Bizim Ak Parti olarak azami 3 emsal, ilkemiz
olmalı. Ama plan notlarıyla oynamak suretiyle eğer siz bunu
7’ye, 6’ya çıkarıyorsanız tarih sizi affetmez, millet sizi
affetmez. Asla bunlarla oynama noktasına girmeyin. Ak
Partili belediyeler örnek olmalı. Denizlerimizi tehdit
etmemeliyiz, sahillerimizi tehdit etmemeliyiz.
OLİGARŞİ VURGUSU: Belediye başkanı, bir siyasi irade olarak
asla bürokratik oligarşinin oyuncağı haline gelmemeli.
Birkaç 10 yılda harap edilen şehirlerimizde niçin kentsel
dönüşüm yapıyoruz, niye değişim yapıyoruz? İşte bu yüzden.
Şehirlerimiz mahvoldu, gasp edildi adeta işgal altında.
Şimdi biz bu işgali döndürmek, yeniden o gönüllerimizdeki
işgali kaldırmak ve toprakla yoğurmak suretiyle yeniden inşa
etmek için bunları yapıyoruz.
KURULUN REDDİNİ REDDETTİK: Budapeşte’ye bak, adamlar
yüzlerce yıl bu eserleri nasıl korumuşlar? Bizde reklam
panolarıyla cam giydirmelerle tarihi eserleri rezil
etmişler. Taksim’de Taş Kışla’nın aynısını yapmak istedik,
ancak engellemelerle karşılaştık. Kurul, kalkıyor Taş
Kışla’nın aynısını yapmak isterken bizim önümüze ret ile
çıkıyor. Dedim ki: Reddine ret. Ana muhalefet kalktı, o tezi
savundu. Oradaki asıl röleveler her şey elimizde. ‘Onu
yapacağız’ diyoruz, onlar bizim yanımızda yer alması
gerekirken, Kurul’u savunuyor. Biz de reddinin reddini
gerçekleştirdik.
CHP ZİHNİYETİ BU: Çünkü bu CHP zihniyeti, tarihi yok eden
zihniyettir, yıkan zihniyettir. Dolmabahçe’nin tarihinde
orada stat yok. Eskiden Dolmabahçe Sarayı’nın ahırları
oradaydı. Ne oldu sonra? Oraya da yine geldiler, stadyumu
oraya indirmek suretiyle şu andaki stadı yaptılar. CHP’nin
zihniyeti bu. Ama biz tarihi ayakta tutacağız. Cumhuriyet
tarihi için de söylüyorum.
 |
|
|
|
 |
YORUMLAR:-------------------------------------------------------------------------------- |
|
|