Mevcut baz istasyonuna 3-5 metre mesafede günde 12 +
24 saat durmak ne demektir bunu anlıyoruz, Fakat yöneticilerimiz neden
anlamak istemiyor.
Bina sahibi almış binayı vermiş GSM şirketine, tıkır, tıkır kirasını
alıyor kendisi kim bilir memleketinde doğal temiz havada yaşıyor,
buradaki vatandaş ise ne zaman kanser olacağım korkusu ile tedirgin
günler aylar geçiriyor.
Danıştay'ın son aldığı karara göre baz istasyonu kurulacak alandaki
bütün halkın onayının alınması şartı getirildi, dileriz bu karar
uygulaması hayata geçer.
Zaten amacı gizli, gerçekleri ortaya koymayan, ticaret ve uygulamalar
kanunen suç teşkil etmektedir, Çevremizde görüyoruz, Reklam panosu,
aydınlatma direği, klima veya baca görünümünde, büyük panoların arkasına
saklanmış baz istasyonları suç işlemektedir, Yerel idareler bu konuda
GSM firmalarının suçuna ortak olmaktadır.
Danıştay'ın aldığı son karar doğrultusunda uygulamanın başlatılmasını
Kaymakamlık ve belediyemizden acilen bekliyoruz.
KONU HAKKINDA BASINDAN ALINTILAR:

TMMOB’a
bağlı Çevre Mühendisleri Odası ile Tüketici Hakları Derneği tarafından
2010 yılı içinde açılan dava sonucu, çevre ve halk sağlığı açısından
riskli olduğu kabul edilen baz istasyonları ile ilgili Yönetmelik’in
yürütmesi Danıştay tarafından durduruldu. Kuşadası’nda da çeşitli
apartmanlarda, okul çevrelerinde, insanların yoğun yaşadığı birçok
noktada baz istasyonu bulunuyor. Geçtiğimiz yıllarda Çevre Yolu-
Şoförler Odası çevresinde kurulmak istenen baz istasyonuna karşı
apartman sakinleri tepki göstermişler ve Tüketici Hakları Heyeti’ne
başvurmuşlardı. Tepkiye rağmen baz istasyonu, polis denetiminde
apartmanın çatısına kurulmuştu.
Çevre Mühendisleri Odası ve Tüketici Hakları Derneği; 16 Mayıs 2009’da
Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, Elektronik Haberleşme
Cihazlarına Güvenlik Sertifikası Düzenlenmesine İlişkin Yönetmelik'in
yürütmesinin durdurulması için dava açmışlardı. 2010/11 ve 12 E.
numaraları ile açılan davalarda Danıştay;
“Yönetmeliğin geçici 1. maddesi uyarınca bugüne kadar kurulan baz
istasyonlarına verilen sertifikaların geçersiz olduğuna, kurulan
istasyonların hukuka aykırı şekilde kurulduğuna” karar verdi.
Danıştay’ın söz konusu kararıyla ilgili olarak Çevre Mühendisleri Odası
Başkanı Murat Taşdemir ile Tüketici Hakları Derneği Başkanı Turhan
Çakar, Çevre Mühendisleri Odası merkezinde ortak bir basın toplantısı
düzenlediler. 7 Şubat Pazartesi günü Saat 11.30'da düzenlenen toplantıda
iki örgütlenme yöneticisi; “2010 yılında Danıştay’a açılan davalarda
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun Elektronik Haberleşme
Cihazlarında Güvenlik Sertifikası Düzenlenmesine İlişkin Yönetmeliğinin
durdurulduğunu” vurguladılar.

Oda
Başkanı M. Taşdemir;
“mahkemenin kararı ile, söz konusu yönetmeliğin yayımından önce verilmiş
olan ve baz istasyonları kurulmadan önce Kurul tarafından operatör
şirketleri olan Turkcell, Vodafone, Avea’ya verilen güvenlik
sertifikalarının geçerli olduğuna dair geçici 1. madde hükmünün hukuka
aykırılığına hükmedildi. Bugüne kadar Türkiye’nin dört bir yanında
kurulan baz istasyonlarına verilen güvenlik sertifikalarının geçerli
olmadığı ortaya çıktı” dedi.
Sağlık Bakanlığı tarafından cep telefonlarının sağlığa etkisi ile ilgili
olarak 1 Şubat 2011 tarihinde bir rapor yayımlandığını belirten Taşdemir,
şöyle devam etti: "Raporda, ‘kablolu kulaklık kullanılması halinde
telefonun baş bölgesinden uzak tutulması sağlanabildiğinden cep
telefonlarının zararlı etkilerinin azaldığı, kulaklığın olmadığı
durumlarda hoparlör ile konuşulması, telefon görüşmesi yerine mesajın
tercih edilmesi, arama yapıldığında bağlantı kurulduktan sonra cep
telefonunun kulağa tutulması, cep telefonlarının kalp, beyin, böbrek
gibi organlardan uzak tutulması tavsiye ediliyor. Hamile, çocukların cep
telefonu kullanmaması uyarısında bulunan raporda, uyurken cep
telefonlarının kapatılması, kapatılmayacaksa başucundan en az 1 metre
uzağa konulması’ öneriliyor.
Ya bizler uyurken baz istasyonları ne olacak?. Çatımızda, balkonumuzda
olan ve bir cep telefonunun binlerce katı manyetik etki yaratan baz
istasyonları ne olacak?. Madem cep telefonları bu karar zararlı; baz
istasyonları nasıl oluyor da insan sağlığına etkisiz oluyor?" dedi.
Çevre
Mühendisleri Odası: “Uygulamanın Takipçisi Olacağız”
“Danıştay kararı uyarınca Başbakanlık, Sağlık Bakanlığı, Sanayi
Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, Çevre Bakanlığı ile Bilgi Teknolojileri
ve İletişim Kurumu’na başvuru yaparak kamu ve halk sağlığını tehdit
etmeyen yeni uygulamaların hayata geçirilmesi için gerekli talimatların
verilmesinin takipçisi olacaklarını” kaydeden Taşdemir;
“ilgili bakanlık ve kamu kurumlarını baz istasyonları ile ilgili halkın
hassasiyetlerini dikkate almaları ve yeni yönetmelik hazırlanmadan
hiçbir yeni baz istasyonu başvurusuna onay verilmemesi konusunda
uyardıklarını” bildirdi.
Taşdemir, "Elektronik Haberleşme Cihazlarına Güvenlik Sertifikası
Düzenlemesine İlişkin Yönetmelik iptal edilmiştir. Yeni yönetmelik
çıkıncaya kadar yeni baz istasyonlarına onay verilemez, uygulamanın
takipçisi olacağız" diye konuştu.
Dairelerin balkonlarına, sokak ve bahçelere, bacalara, apartman
çatılarına, ağaçlara baz istasyonu dikilmemesi için halkın mücadele
etmesi gerektiğini belirten Taşdemir; "insanlarımızı para mı, sağlık mı
tercihine zorlayan bu anlayışla mücadele eden herkesle birlikte hareket
etmeye hazır olduğumuzu bu vesileyle bir kez daha vurguluyoruz" dedi.
“Şehir İçlerine Baz İstasyonu Kurulmamalı”
Toplantıda konuşan Tüketici Hakları Derneği Başkanı Turhan Çakar da;
“şehir içlerinde baz istasyonu kurulmasının hızlı bir şekilde
durdurulması gerektiğini” bildirdi ve insan sağlığının her şeyden önce
geldiğini söyledi. Turhan Çakar;
”şu anda Türkiye’de cami minaresinden okul bahçesine kadar gelişi güzel
kurulmuş binlerce baz istasyonu bulunuyor. Şehir içindeki baz
istasyonlarına karşı tüketicileri direnmeye davet ediyoruz. Tüketici
hakkına, insan sağlığına dikkat edilmeden gece yarısı bu baz
istasyonları kuruluyorsa, halk da gece yarısı bunları söküp aşağı
indirsin" dedi.
Çakar; Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullar ve çevresindeki baz
istasyonlarının sökülmesi için, Diyanet İşleri Başkanlığı”nın da cami
minarelerindeki baz istasyonlarının ortadan kaldırılması için harekete
geçmesi gerektiğini vurguladı.
Kuşadası’nda Her Yer Baz İstasyonu
Kuşadası’nda da çeşitli apartmanlarda, okul çevrelerinde, insanların
yoğun yaşadığı birçok noktada baz istasyonu bulunuyor. Geçtiğimiz
yıllarda Çevre Yolu- Şoförler Odası çevresinde kurulmak istenen baz
istasyonuna karşı apartman sakinleri tepki göstermişler ve Tüketici
Hakları Heyeti’ne başvurmuşlardı. Tepkiye rağmen baz istasyonu, polis
denetiminde apartmanın çatısına kurulmuştu.

GSM BAZ İSTASYONLARI VE SAĞLIĞIMIZ
Baz istasyonları ( cep telefonu antenleri) çok yüksek frekansa sahip
elektromanyetik mikro dalga yaymaktadır. Tüm dünyada GSM baz
istasyonlarının insan sağlığı üzerinde yarattığı tehlikelere ve risklere
karşı tüketicilerin gösterdiği tepki ve duyarlı davranması sonucunda
hükümetler, ilgili kamu kuruluşları ve firmalar önlem almak zorunda
kalmaktadır. Özellikle toplu yerleşim yerleri, okul, kreş, Hastahane ve
park gibi yerlerde cep telefonu anteni dikilmesine izin verilmemektedir.
Ülkemizde ise firmalar insan sağlığını, tüketici haklarını yok sayarak
yerleşim yerlerine, okul, kreş ve park gibi yerlerin yakınlarına,
Hastahane, PTT gibi kurumlara ait binalara gelişi güzel şekilde cep
telefonu anteni dikilmektedir.
Bunlar yapılırken, Sağlık Bakanlığı, Çevre Bakanlığı, Telekomünikasyon
Kurumu ve belediyeler halkın ve çocukların sağlığını risk ve tehlike
altında bulunduran bu uygulamalar karşısında her hangi bir önlem almak
için çaba göstermemektedirler.
Cep telefonları ve onların çatı ya da kule antenleri ( baz istasyonları)
çok yüksek frekansa sahip elektromanyetik mikrodalga ( 300 MHZ 300 GHZ
frekanslı elektromanyetik mikrodalga ) ile çalışan sistemlerdir.

Elektromanyetik mikrodalga insan organizmasında önemli ölçüde
karışıklığa neden olmakta, vücudun molekül ve atomları, dengelerini
yitirmekte, biyokimyasal işlevler etkilenmekte ve elektriksel dolaşımı
zarar görmektedir. Elektromanyetik mikrodalgalar dokuları ısıtır (
termal etki) ve doku hücrelerinin kimyasını bozar ( kimyasal etki).
Isıtıcı etki, yüksek dozlarda, kimyasal etki ise düşük dozlarda oluşur.
Canlı organizmasına uzun süre düşük dozda elektromanyetik mikrodalga
uygulaması, kısa süre yüksek dozda elektromanyetik mikrodalga
uygulamasından çok daha risklidir. Çatılardaki cep telefonu baz
istasyonları, tehlike sınırları altında ( düşük dozda) da olsa uzun
süreli elektromanyetik mikrodalga yaydıkları için çok tehlikelidirler (
kimyasal etki).
Çatılarda kurulan baz istasyonları, insan sağlığı ile değil para ile
ilgilenen şirketlerin söylediği gibi “ evimizdeki 100 watt’lık ampul
kadar zararlı değildir.” söylemi aksine kıyaslanamayacak kadar
zararlıdır ve 50Hz ile çalışan ampul ile 1.000.000.000 Hz ile çalışan
ampul kıyaslanamaz. Yine EM alan, şirketlerin söylediği gibi 0.5
metreden değil daha uzun mesafelerde de maksimum düzeydedir. Çatılardaki
EM düzlem dalga güç yoğunluğu ABD’de kabul edilen EM tehlike sınırının
13 katıdır. Avrupa’da antenli evlerin satış fiyatı %30 düşmüştür. Çünkü
bilinçlenmiş halk “ KANSERDEN UZAK KALMAYI” bilmektedir.
CEP
TELEFONU ANTENLERİNİN YAYDIĞI ELEKTROMANYETİK MİKRO DALGALARIN
ZARARLARI
• Elektromanyetik dalgalar en çok çocuklar, hamileler ve yaşlılarda
etkisini göstermektedir. Özellikle çocuklarda lösemi ve beyin tümörünün
artışına neden olmaktadır
• Hücrenin kanserleşmesine neden olmaktadır.
• Sinir sisteminin tahribine yol açmaktadır.
• Bağışıklık sisteminin bozulmasına neden olmaktadır.
• Kadınlarda adet bozuklukları, düşükler, erken doğumlar ve ucube
bebeklerin doğmasına yol açmaktadır.
• Erkeklerde kısırlığa yol açmaktadır
• Baş ağrısına, baş dönmesine, bunamaya, Unutkanlığa, sinirliliğe,
depresyona, uykusuzluğa, tansiyon yüksekliğine ve Parkinson hastalığına
neden olmaktadır.
•
Gen bozukluklarına neden olmakta, kansere karşı bağışıklık sisteminden
sorumlu olan P53 genine hasar vererek lenfomaya neden olmaktadır.
• Kan hücrelerinin azalmasına ve kan kimyasının bozulmasına neden
olmaktadır.
• Kalp-damar sistemi ve mide-karaciğerde tahribata yol açmaktadır.
• Bellek, dikkat, öğrenme, ayırt etme ve zaman algılamada azalmaya neden
olmaktadır
• Vücutta karıncalanma, uyuşma, tik ve yorgunluklara neden olmaktadır.
• Göz merceği ve korneanın bulanmasına yol açmaktadır.
• Kanser yapıcı maddelerin hücreye girmesini hızlandırmaktadır.
• Var olan bir kanserin gidişini hızlandırmaktadır.
• Hücrelerde büyük moleküllerin deforme olmasına yol açmaktadır.
• Hücre zarlarının birbirine yapışmasına, Hücre zarlarında delikler
açılmasına neden olmaktadır.
• Sinir zarlarının bozulmasına yol açmaktadır.
• Rüya görmenin azalmasına neden olmaktadır.
• Uçakta, otobüste, hastahanelerde cep telefonu kullanılması yasaktır.
Çünkü cep telefonu uçağın bilgisayar donanımı bozmaktadır. Hastanelerde;
damariçi, kan sıvı ve insülin pompalarını, kalp pillerini, suni böbrek
cihazını, solunuma yardımcı cihazları ve yoğun bakımda kullanılan
elektronik sistemleri durdurmaktadır.
• Fransa’da yapılan bir araştırmada kadın ve erkekte beyin tümörü
sayısında %31 artış görüldüğü saptanmıştır.
BAZ
İSTASYONLARININ SÖKÜLEBİLMESİ İÇİN YAPILABİLECEK YASAL GİRİŞİMLER
Telekomünikasyon Kurumunun “10 KHz-60 GHz Frekans Bandında Çalışan Sabit
Telekomünikasyon Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddeti
Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Ölçüm Yöntemleri ve Denetlenmesi
Hakkında Yönetmelik” ile “10 KHz-60 GHz Frekans Bandında Çalışan Sabit
Telekomünikasyon Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddeti
Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Ölçüm Yöntemleri ve Denetlenmesi
Hakkında Yönetmeliğin Değiştirilmesine Dair Yönetmelik ” tüketicilerin
sağlık ve güvenliğini korumaktan uzak olduğu gibi bir çok yerdeki baz
istasyonunun bu yönetmeliğe uygun olmayacak şekilde monte edildiği
görülmektedir.

Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 45.maddesine göre, bir apartman, site ya da
insanların bulunduğu, çalıştığı binaya baz istasyonu dikildiğinde bu
istasyonun sökülmesi için buralarda yaşayanlar, oturanlar ve çalışanlar
dava açabilirler.
Ayrıca, birbirinden bağımsız binalara ve sitelere dikilen baz
istasyonlarının sökülmesi için komşu olanlar Medeni Kanun’un komşuluk
hakkına ilişkin maddeleri uyarınca dava açabilirler.
Diğer taraftan, Yargıtay 18.Hukuk Dairesinin 1999/4674 sayılı kararı,
Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2003/16434 esas ve 2004/971 karar sayılı
kararı emsal gösterilerek aynı apartmanda binada, sitede ya da işyerinde
yaşayanlar bulundukları binaya dikilen baz istasyonunun sökülmesi için
dava açabilirler.
Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2004/2954 esas ve 2004/10516 Karar sayılı
Kararı emsal gösterilerek oturulan binaya yakın yerde bulunan
birbirinden bağımsız komşu apartman üzerine dikilen baz istasyonunun
söktürülmesi için hem apartman yönetimine ya da binanın sahibi
tarafından dikilmiş ise bina sahibine hem de baz istasyonunu kuran GSM
operatörlerine dava açabilirler.

Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2004/2954 esas ve 2004/10516 Karar sayılı
Kararının
son paragrafı ve sonuç bölümü
Yukarıdan beri açıklanan dosyadaki tüm bilgi, belge ve bilirkişi
raporlarına göre kullanılan istasyonun konumu itibariyle uzun sürede
kişi ve çevreye zarar verdiği, bu nitelikteki bir istasyonun halen
bulunduğu yerde kullanılmasının sakıncalı bulunduğu, bunun daha uygun ve
yerleşim çevresinden daha uzakta kurulması gerektiği ifade edilmiştir.
Bu belirlemeler itibariyle dar anlamda ve para ile ölçülebilen bir zarar
yok ise de, çevre binalarda ve bu bağlamda davacının oturmakta olduğu
binada yaşayanlar için sağlık bakımından büyük endişeler taşıdığı, bu
yerde oturanların psikolojik olarak yaşamını olumsuz biçimde etkilemekte
ve bunun da psikolojik yapısında tedirginlik ve ümitsizlik yaratacağı,
bu haliyle
de yaşamdaki sağlık değerleri düşünüldüğünde o yerde oturmanın olumsuz
hale geleceği göz önünde tutulduğunda, davacının, zarar gördüğü kabul
edilmeli ve davanın kabulüne karar verilmelidir.Mahkemece bu yönler
üzerinde durulmadan yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması
bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda (1) ve (2) sayılı bentlerde
açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde
geri verilmesine 27.9.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
Bilal Kartal Şerife Öztürk Mustafa Kıcalıoğlu Mehmet Uyumaz Mahmut
Bilgen
Yararlanılan Kaynaklar
1- Tüketici Hakları Derneği ve Elektrik Mühendisleri Odası Ankara
Şubesinin birlikte yaptıkları basın açıklaması
2- Prof.Dr. Nesrin Seyhan’ın ( Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyofizik
Anabilim Dalı Başkanı) yazıları
3- Doç. Dr. Selçuk ALSAM – İç Hastalıkları Uzmanı, TÜBİTAK Başkanlık Tıp
Danışmanı, Başuzman
4- Prof. Dr. Nükhet TURGUT – Çevre Hukuku
Turhan ÇAKAR
Tüketici Hakları Derneği
Genel Başkanı
GSM BAZ İSTASYONLARI VE SAĞLIĞIMIZ
Baz istasyonları ( cep telefonu antenleri) çok yüksek frekansa sahip
elektromanyetik mikro dalga yaymaktadır. Tüm dünyada GSM baz
istasyonlarının insan sağlığı üzerinde yarattığı tehlikelere ve risklere
karşı tüketicilerin gösterdiği tepki ve duyarlı davranması sonucunda
hükümetler, ilgili kamu kuruluşları ve firmalar önlem almak zorunda
kalmaktadır. Özellikle toplu yerleşim yerleri, okul, kreş, Hastahane ve
park gibi yerlerde cep telefonu anteni dikilmesine izin verilmemektedir.
Ülkemizde ise firmalar insan sağlığını, tüketici haklarını yok sayarak
yerleşim yerlerine, okul, kreş ve park gibi yerlerin yakınlarına,
Hastahane, PTT gibi kurumlara ait binalara gelişi güzel şekilde cep
telefonu anteni dikilmektedir.
Bunlar yapılırken, Sağlık Bakanlığı, Çevre Bakanlığı, Telekomünikasyon
Kurumu ve belediyeler halkın ve çocukların sağlığını risk ve tehlike
altında bulunduran bu uygulamalar karşısında her hangi bir önlem almak
için çaba göstermemektedirler.
Cep telefonları ve onların çatı ya da kule antenleri ( baz istasyonları)
çok yüksek frekansa sahip elektromanyetik mikrodalga ( 300 MHZ 300 GHZ
frekanslı elektromanyetik mikrodalga ) ile çalışan sistemlerdir.
Elektromanyetik mikrodalga insan organizmasında önemli ölçüde
karışıklığa neden olmakta, vücudun molekül ve atomları, dengelerini
yitirmekte, biyokimyasal işlevler etkilenmekte ve elektriksel dolaşımı
zarar görmektedir. Elektromanyetik mikrodalgalar dokuları ısıtır (
termal etki) ve doku hücrelerinin kimyasını bozar ( kimyasal etki).
Isıtıcı etki, yüksek dozlarda, kimyasal etki ise düşük dozlarda oluşur.
Canlı organizmasına uzun süre düşük dozda elektromanyetik mikrodalga
uygulaması, kısa süre yüksek dozda elektromanyetik mikrodalga
uygulamasından çok daha risklidir. Çatılardaki cep telefonu baz
istasyonları, tehlike sınırları altında ( düşük dozda) da olsa uzun
süreli elektromanyetik mikrodalga yaydıkları için çok tehlikelidirler (
kimyasal etki).
Çatılarda kurulan baz istasyonları, insan sağlığı ile değil para ile
ilgilenen şirketlerin söylediği gibi “ evimizdeki 100 watt’lık ampul
kadar zararlı değildir.” söylemi aksine kıyaslanamayacak kadar
zararlıdır ve 50Hz ile çalışan ampul ile 1.000.000.000 Hz ile çalışan
ampul kıyaslanamaz. Yine EM alan, şirketlerin söylediği gibi 0.5
metreden değil daha uzun mesafelerde de maksimum düzeydedir. Çatılardaki
EM düzlem dalga güç yoğunluğu ABD’de kabul edilen EM tehlike sınırının
13 katıdır. Avrupa’da antenli evlerin satış fiyatı %30 düşmüştür. Çünkü
bilinçlenmiş halk “ KANSERDEN UZAK KALMAYI” bilmektedir.
CEP TELEFONU ANTENLERİNİN YAYDIĞI ELEKTROMANYETİK
MİKRO DALGALARIN ZARARLARI
• Elektromanyetik dalgalar en çok çocuklar, hamileler ve yaşlılarda
etkisini göstermektedir. Özellikle çocuklarda lösemi ve beyin tümörünün
artışına neden olmaktadır
• Hücrenin kanserleşmesine neden olmaktadır.
• Sinir sisteminin tahribine yol açmaktadır.
• Bağışıklık sisteminin bozulmasına neden olmaktadır.
• Kadınlarda adet bozuklukları, düşükler, erken doğumlar ve ucube
bebeklerin doğmasına yol açmaktadır.
• Erkeklerde kısırlığa yol açmaktadır
• Baş ağrısına, baş dönmesine, bunamaya, Unutkanlığa, sinirliliğe,
depresyona, uykusuzluğa, tansiyon yüksekliğine ve parkinson hastalığına
neden olmaktadır.
• Gen bozukluklarına neden olmakta, kansere karşı bağışıklık sisteminden
sorumlu olan P53 genine hasar vererek lenfomaya neden olmaktadır.
• Kan hücrelerinin azalmasına ve kan kimyasının bozulmasına neden
olmaktadır.
• Kalp-damar sistemi ve mide-karaciğerde tahribata yol açmaktadır.
• Bellek, dikkat, öğrenme, ayırt etme ve zaman algılamada azalmaya neden
olmaktadır
• Vücutta karıncalanma, uyuşma, tik ve yorgunluklara neden olmaktadır.
• Göz merceği ve korneanın bulanmasına yol açmaktadır.
• Kanser yapıcı maddelerin hücreye girmesini hızlandırmaktadır.
• Var olan bir kanserin gidişini hızlandırmaktadır.
• Hücrelerde büyük moleküllerin deforme olmasına yol açmaktadır.
• Hücre zarlarının birbirine yapışmasına, Hücre zarlarında delikler
açılmasına neden olmaktadır.
• Sinir zarlarının bozulmasına yol açmaktadır.
• Rüya görmenin azalmasına neden olmaktadır.
• Uçakta, otobüste, hastahanelerde cep telefonu kullanılması yasaktır.
Çünkü cep telefonu uçağın bilgisayar donanımı bozmaktadır. Hastanelerde;
damariçi, kan sıvı ve insülin pompalarını, kalp pillerini, suni böbrek
cihazını, solunuma yardımcı cihazları ve yoğun bakımda kullanılan
elektronik sistemleri durdurmaktadır.
• Fransa’da yapılan bir araştırmada kadın ve erkekte beyin tümörü
sayısında %31 artış görüldüğü saptanmıştır.
BAZ İSTASYONLARININ SÖKÜLEBİLMESİ İÇİN
YAPILABİLECEK YASAL GİRİŞİMLER
Telekomünikasyon Kurumunun “10 KHz-60 GHz Frekans Bandında Çalışan Sabit
Telekomünikasyon Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddeti
Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Ölçüm Yöntemleri ve Denetlenmesi
Hakkında Yönetmelik” ile “10 KHz-60 GHz Frekans Bandında Çalışan Sabit
Telekomünikasyon Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddeti
Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Ölçüm Yöntemleri ve Denetlenmesi
Hakkında Yönetmeliğin Değiştirilmesine Dair Yönetmelik ” tüketicilerin
sağlık ve güvenliğini korumaktan uzak olduğu gibi bir çok yerdeki baz
istasyonunun bu yönetmeliğe uygun olmayacak şekilde monte edildiği
görülmektedir.
Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 45.maddesine göre, bir apartman, site ya da
insanların bulunduğu, çalıştığı binaya baz istasyonu dikildiğinde bu
istasyonun sökülmesi için buralarda yaşayanlar, oturanlar ve çalışanlar
dava açabilirler.
Ayrıca, birbirinden bağımsız binalara ve sitelere dikilen baz
istasyonlarının sökülmesi için komşu olanlar Medeni Kanun’un komşuluk
hakkına ilişkin maddeleri uyarınca dava açabilirler.
Diğer taraftan, Yargıtay 18.Hukuk Dairesinin 1999/4674 sayılı kararı,
Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2003/16434 esas ve 2004/971 karar sayılı
kararı emsal gösterilerek aynı apartmanda binada, sitede ya da işyerinde
yaşayanlar bulundukları binaya dikilen baz istasyonunun sökülmesi için
dava açabilirler.
Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2004/2954 esas ve 2004/10516 Karar sayılı
Kararı emsal gösterilerek oturulan binaya yakın yerde bulunan
birbirinden bağımsız komşu apartman üzerine dikilen baz istasyonunun
söktürülmesi için hem apartman yönetimine ya da binanın sahibi
tarafından dikilmiş ise bina sahibine hem de baz istasyonunu kuran GSM
operatörlerine dava açabilirler.
Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2004/2954 esas ve 2004/10516 Karar sayılı
Kararının
son paragrafı ve sonuç bölümü
Yukarıdan beri açıklanan dosyadaki tüm bilgi, belge ve bilirkişi
raporlarına göre kullanılan istasyonun konumu itibariyle uzun sürede
kişi ve çevreye zarar verdiği, bu nitelikteki bir istasyonun halen
bulunduğu yerde kullanılmasının sakıncalı bulunduğu, bunun daha uygun ve
yerleşim çevresinden daha uzakta kurulması gerektiği ifade edilmiştir.
Bu belirlemeler itibariyle dar anlamda ve para ile ölçülebilen bir zarar
yok ise de, çevre binalarda ve bu bağlamda davacının oturmakta olduğu
binada yaşayanlar için sağlık bakımından büyük endişeler taşıdığı, bu
yerde oturanların psikolojik olarak yaşamını olumsuz biçimde etkilemekte
ve bunun da psikolojik yapısında tedirginlik ve ümitsizlik yaratacağı,
bu haliyle
de yaşamdaki sağlık değerleri düşünüldüğünde o yerde oturmanın olumsuz
hale geleceği göz önünde tutulduğunda, davacının, zarar gördüğü kabul
edilmeli ve davanın kabulüne karar verilmelidir.Mahkemece bu yönler
üzerinde durulmadan yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması
bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda (1) ve (2) sayılı bentlerde
açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde
geri verilmesine 27.9.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
Bilal Kartal Şerife Öztürk Mustafa Kıcalıoğlu Mehmet Uyumaz Mahmut
Bilgen
Yararlanılan Kaynaklar
1- Tüketici Hakları Derneği ve Elektrik Mühendisleri Odası Ankara
Şubesinin birlikte yaptıkları basın açıklaması
2- Prof.Dr. Nesrin Seyhan’ın ( Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyofizik
Anabilim Dalı Başkanı) yazıları
3- Doç. Dr. Selçuk ALSAM – İç Hastalıkları Uzmanı, TÜBİTAK Başkanlık Tıp
Danışmanı, Başuzman
4- Prof. Dr. Nükhet TURGUT – Çevre Hukuku
Turhan ÇAKAR
Tüketici Hakları Derneği
Genel Başkanı
|