.

BAZ İSTASYONLARI YÖNETMELİĞİ YÜRÜTMESİ DANIŞTAY TARAFINDAN DURDURULDU

Dünyada ve 17 yıldır Türkiye'de tartışma konusu olan baz istasyonları 16 Mayıs 2009’da yürürlüğe giren son yönetmeliğini Danıştay durdurdu, Büyük bir RANT kapısı olan sistemin çevre sağlığını tehdit ettiği inkar edilemez bir gerçek, kendim cep telefonuna yakın olduğum anlarda hissettiğin sağlık sıkıntılarına şahidim.

Bu etkiyi daha çok orta yaş üstü kişiler hissetmekte, bünyeleri daha sağlam olan gençler fazla hissetmediklerini beyan etmektedirler.
Konu hakkında görüş bildiren STK'lar ve üniversiteler olayın vehametini ortaya koysalarda, uygulamada gerçek denetimin olduğu söylenemez. GSM firmaları bu konuda belediyelere, yerel idarecilere bir şekilde etki etmekte hukuki hakların korunmasında duyarsız kalmaktalar.
Fatihte çevremizde 3-5 metre yükseklikte küçük binaların üzerinde, yoğun halk kitlelerinin günün her saatinde kullandığı alanlarda kamufle edilmiş, baca, reklam panosu vs. şekline sokulmuş baz antenleri halkı tedirgin ediyor, halk şikayetlerinden netice alamamaktan şikayetçi.

Hekimoğlu Alipaşa Caddesi üzerindeki küçük dükkana gece yerleştirilen gizli Baz istasyonu bir yıldır fark edilmedi, durumu öğrenen çevre halkı şikayetlerle neticeye varamadı, Bir gece yarısı baz istasyonu olan barakanın bütün camlarının kırıldığını gördük, çevre halkı saldırıya sahip çıkmıyor, açıkça karşı olduklarını beyan ediyorlar.

 
Mevcut baz istasyonuna 3-5 metre mesafede günde 12 + 24 saat durmak ne demektir bunu anlıyoruz, Fakat yöneticilerimiz neden anlamak istemiyor.
Bina sahibi almış binayı vermiş GSM şirketine, tıkır, tıkır kirasını alıyor kendisi kim bilir memleketinde doğal temiz havada yaşıyor, buradaki vatandaş ise ne zaman kanser olacağım korkusu ile tedirgin günler aylar geçiriyor.

Danıştay'ın son aldığı karara göre baz istasyonu kurulacak alandaki bütün halkın onayının alınması şartı getirildi, dileriz bu karar uygulaması hayata geçer.
Zaten amacı gizli, gerçekleri ortaya koymayan, ticaret ve uygulamalar kanunen suç teşkil etmektedir, Çevremizde görüyoruz, Reklam panosu, aydınlatma direği, klima veya baca görünümünde, büyük panoların arkasına saklanmış baz istasyonları suç işlemektedir, Yerel idareler bu konuda GSM firmalarının suçuna ortak olmaktadır.
Danıştay'ın aldığı son karar doğrultusunda uygulamanın başlatılmasını Kaymakamlık ve belediyemizden acilen bekliyoruz.

KONU HAKKINDA BASINDAN ALINTILAR:

TMMOB’a bağlı Çevre Mühendisleri Odası ile Tüketici Hakları Derneği tarafından 2010 yılı içinde açılan dava sonucu, çevre ve halk sağlığı açısından riskli olduğu kabul edilen baz istasyonları ile ilgili Yönetmelik’in yürütmesi Danıştay tarafından durduruldu. Kuşadası’nda da çeşitli apartmanlarda, okul çevrelerinde, insanların yoğun yaşadığı birçok noktada baz istasyonu bulunuyor. Geçtiğimiz yıllarda Çevre Yolu- Şoförler Odası çevresinde kurulmak istenen baz istasyonuna karşı apartman sakinleri tepki göstermişler ve Tüketici Hakları Heyeti’ne başvurmuşlardı. Tepkiye rağmen baz istasyonu, polis denetiminde apartmanın çatısına kurulmuştu.
Çevre Mühendisleri Odası ve Tüketici Hakları Derneği; 16 Mayıs 2009’da Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, Elektronik Haberleşme Cihazlarına Güvenlik Sertifikası Düzenlenmesine İlişkin Yönetmelik'in yürütmesinin durdurulması için dava açmışlardı. 2010/11 ve 12 E. numaraları ile açılan davalarda Danıştay;
“Yönetmeliğin geçici 1. maddesi uyarınca bugüne kadar kurulan baz istasyonlarına verilen sertifikaların geçersiz olduğuna, kurulan istasyonların hukuka aykırı şekilde kurulduğuna” karar verdi.
Danıştay’ın söz konusu kararıyla ilgili olarak Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Murat Taşdemir ile Tüketici Hakları Derneği Başkanı Turhan Çakar, Çevre Mühendisleri Odası merkezinde ortak bir basın toplantısı düzenlediler. 7 Şubat Pazartesi günü Saat 11.30'da düzenlenen toplantıda iki örgütlenme yöneticisi; “2010 yılında Danıştay’a açılan davalarda Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun Elektronik Haberleşme Cihazlarında Güvenlik Sertifikası Düzenlenmesine İlişkin Yönetmeliğinin durdurulduğunu” vurguladılar.

Oda Başkanı M. Taşdemir;
“mahkemenin kararı ile, söz konusu yönetmeliğin yayımından önce verilmiş olan ve baz istasyonları kurulmadan önce Kurul tarafından operatör şirketleri olan Turkcell, Vodafone, Avea’ya verilen güvenlik sertifikalarının geçerli olduğuna dair geçici 1. madde hükmünün hukuka aykırılığına hükmedildi. Bugüne kadar Türkiye’nin dört bir yanında kurulan baz istasyonlarına verilen güvenlik sertifikalarının geçerli olmadığı ortaya çıktı” dedi.
Sağlık Bakanlığı tarafından cep telefonlarının sağlığa etkisi ile ilgili olarak 1 Şubat 2011 tarihinde bir rapor yayımlandığını belirten Taşdemir, şöyle devam etti: "Raporda, ‘kablolu kulaklık kullanılması halinde telefonun baş bölgesinden uzak tutulması sağlanabildiğinden cep telefonlarının zararlı etkilerinin azaldığı, kulaklığın olmadığı durumlarda hoparlör ile konuşulması, telefon görüşmesi yerine mesajın tercih edilmesi, arama yapıldığında bağlantı kurulduktan sonra cep telefonunun kulağa tutulması, cep telefonlarının kalp, beyin, böbrek gibi organlardan uzak tutulması tavsiye ediliyor. Hamile, çocukların cep telefonu kullanmaması uyarısında bulunan raporda, uyurken cep telefonlarının kapatılması, kapatılmayacaksa başucundan en az 1 metre uzağa konulması’ öneriliyor.
Ya bizler uyurken baz istasyonları ne olacak?. Çatımızda, balkonumuzda olan ve bir cep telefonunun binlerce katı manyetik etki yaratan baz istasyonları ne olacak?. Madem cep telefonları bu karar zararlı; baz istasyonları nasıl oluyor da insan sağlığına etkisiz oluyor?" dedi.

Çevre Mühendisleri Odası: “Uygulamanın Takipçisi Olacağız”
“Danıştay kararı uyarınca Başbakanlık, Sağlık Bakanlığı, Sanayi Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, Çevre Bakanlığı ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na başvuru yaparak kamu ve halk sağlığını tehdit etmeyen yeni uygulamaların hayata geçirilmesi için gerekli talimatların verilmesinin takipçisi olacaklarını” kaydeden Taşdemir;
“ilgili bakanlık ve kamu kurumlarını baz istasyonları ile ilgili halkın hassasiyetlerini dikkate almaları ve yeni yönetmelik hazırlanmadan hiçbir yeni baz istasyonu başvurusuna onay verilmemesi konusunda uyardıklarını” bildirdi.
Taşdemir, "Elektronik Haberleşme Cihazlarına Güvenlik Sertifikası Düzenlemesine İlişkin Yönetmelik iptal edilmiştir. Yeni yönetmelik çıkıncaya kadar yeni baz istasyonlarına onay verilemez, uygulamanın takipçisi olacağız" diye konuştu.
Dairelerin balkonlarına, sokak ve bahçelere, bacalara, apartman çatılarına, ağaçlara baz istasyonu dikilmemesi için halkın mücadele etmesi gerektiğini belirten Taşdemir; "insanlarımızı para mı, sağlık mı tercihine zorlayan bu anlayışla mücadele eden herkesle birlikte hareket etmeye hazır olduğumuzu bu vesileyle bir kez daha vurguluyoruz" dedi.

“Şehir İçlerine Baz İstasyonu Kurulmamalı”
Toplantıda konuşan Tüketici Hakları Derneği Başkanı Turhan Çakar da; “şehir içlerinde baz istasyonu kurulmasının hızlı bir şekilde durdurulması gerektiğini” bildirdi ve insan sağlığının her şeyden önce geldiğini söyledi. Turhan Çakar;
”şu anda Türkiye’de cami minaresinden okul bahçesine kadar gelişi güzel kurulmuş binlerce baz istasyonu bulunuyor. Şehir içindeki baz istasyonlarına karşı tüketicileri direnmeye davet ediyoruz. Tüketici hakkına, insan sağlığına dikkat edilmeden gece yarısı bu baz istasyonları kuruluyorsa, halk da gece yarısı bunları söküp aşağı indirsin" dedi.
Çakar; Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullar ve çevresindeki baz istasyonlarının sökülmesi için, Diyanet İşleri Başkanlığı”nın da cami minarelerindeki baz istasyonlarının ortadan kaldırılması için harekete geçmesi gerektiğini vurguladı.
Kuşadası’nda Her Yer Baz İstasyonu
Kuşadası’nda da çeşitli apartmanlarda, okul çevrelerinde, insanların yoğun yaşadığı birçok noktada baz istasyonu bulunuyor. Geçtiğimiz yıllarda Çevre Yolu- Şoförler Odası çevresinde kurulmak istenen baz istasyonuna karşı apartman sakinleri tepki göstermişler ve Tüketici Hakları Heyeti’ne başvurmuşlardı. Tepkiye rağmen baz istasyonu, polis denetiminde apartmanın çatısına kurulmuştu.

GSM BAZ İSTASYONLARI VE SAĞLIĞIMIZ

Baz istasyonları ( cep telefonu antenleri) çok yüksek frekansa sahip elektromanyetik mikro dalga yaymaktadır. Tüm dünyada GSM baz istasyonlarının insan sağlığı üzerinde yarattığı tehlikelere ve risklere karşı tüketicilerin gösterdiği tepki ve duyarlı davranması sonucunda hükümetler, ilgili kamu kuruluşları ve firmalar önlem almak zorunda kalmaktadır. Özellikle toplu yerleşim yerleri, okul, kreş, Hastahane ve park gibi yerlerde cep telefonu anteni dikilmesine izin verilmemektedir.
Ülkemizde ise firmalar insan sağlığını, tüketici haklarını yok sayarak yerleşim yerlerine, okul, kreş ve park gibi yerlerin yakınlarına, Hastahane, PTT gibi kurumlara ait binalara gelişi güzel şekilde cep telefonu anteni dikilmektedir.
Bunlar yapılırken, Sağlık Bakanlığı, Çevre Bakanlığı, Telekomünikasyon Kurumu ve belediyeler halkın ve çocukların sağlığını risk ve tehlike altında bulunduran bu uygulamalar karşısında her hangi bir önlem almak için çaba göstermemektedirler.
Cep telefonları ve onların çatı ya da kule antenleri ( baz istasyonları) çok yüksek frekansa sahip elektromanyetik mikrodalga ( 300 MHZ 300 GHZ frekanslı elektromanyetik mikrodalga ) ile çalışan sistemlerdir.


Elektromanyetik mikrodalga insan organizmasında önemli ölçüde karışıklığa neden olmakta, vücudun molekül ve atomları, dengelerini yitirmekte, biyokimyasal işlevler etkilenmekte ve elektriksel dolaşımı zarar görmektedir. Elektromanyetik mikrodalgalar dokuları ısıtır ( termal etki) ve doku hücrelerinin kimyasını bozar ( kimyasal etki). Isıtıcı etki, yüksek dozlarda, kimyasal etki ise düşük dozlarda oluşur. Canlı organizmasına uzun süre düşük dozda elektromanyetik mikrodalga uygulaması, kısa süre yüksek dozda elektromanyetik mikrodalga uygulamasından çok daha risklidir. Çatılardaki cep telefonu baz istasyonları, tehlike sınırları altında ( düşük dozda) da olsa uzun süreli elektromanyetik mikrodalga yaydıkları için çok tehlikelidirler ( kimyasal etki).
Çatılarda kurulan baz istasyonları, insan sağlığı ile değil para ile ilgilenen şirketlerin söylediği gibi “ evimizdeki 100 watt’lık ampul kadar zararlı değildir.” söylemi aksine kıyaslanamayacak kadar zararlıdır ve 50Hz ile çalışan ampul ile 1.000.000.000 Hz ile çalışan ampul kıyaslanamaz. Yine EM alan, şirketlerin söylediği gibi 0.5 metreden değil daha uzun mesafelerde de maksimum düzeydedir. Çatılardaki EM düzlem dalga güç yoğunluğu ABD’de kabul edilen EM tehlike sınırının 13 katıdır. Avrupa’da antenli evlerin satış fiyatı %30 düşmüştür. Çünkü bilinçlenmiş halk “ KANSERDEN UZAK KALMAYI” bilmektedir.


CEP TELEFONU ANTENLERİNİN YAYDIĞI ELEKTROMANYETİK  MİKRO DALGALARIN ZARARLARI
• Elektromanyetik dalgalar en çok çocuklar, hamileler ve yaşlılarda etkisini göstermektedir. Özellikle çocuklarda lösemi ve beyin tümörünün artışına neden olmaktadır
• Hücrenin kanserleşmesine neden olmaktadır.
• Sinir sisteminin tahribine yol açmaktadır.
• Bağışıklık sisteminin bozulmasına neden olmaktadır.
• Kadınlarda adet bozuklukları, düşükler, erken doğumlar ve ucube bebeklerin doğmasına yol açmaktadır.
• Erkeklerde kısırlığa yol açmaktadır
• Baş ağrısına, baş dönmesine, bunamaya, Unutkanlığa, sinirliliğe, depresyona, uykusuzluğa, tansiyon yüksekliğine ve Parkinson hastalığına neden olmaktadır.
• Gen bozukluklarına neden olmakta, kansere karşı bağışıklık sisteminden sorumlu olan P53 genine hasar vererek lenfomaya neden olmaktadır.
• Kan hücrelerinin azalmasına ve kan kimyasının bozulmasına neden olmaktadır.
• Kalp-damar sistemi ve mide-karaciğerde tahribata yol açmaktadır.
• Bellek, dikkat, öğrenme, ayırt etme ve zaman algılamada azalmaya neden olmaktadır
• Vücutta karıncalanma, uyuşma, tik ve yorgunluklara neden olmaktadır.
• Göz merceği ve korneanın bulanmasına yol açmaktadır.
• Kanser yapıcı maddelerin hücreye girmesini hızlandırmaktadır.
• Var olan bir kanserin gidişini hızlandırmaktadır.
• Hücrelerde büyük moleküllerin deforme olmasına yol açmaktadır.
• Hücre zarlarının birbirine yapışmasına, Hücre zarlarında delikler açılmasına neden olmaktadır.
• Sinir zarlarının bozulmasına yol açmaktadır.
• Rüya görmenin azalmasına neden olmaktadır.
• Uçakta, otobüste, hastahanelerde cep telefonu kullanılması yasaktır. Çünkü cep telefonu uçağın bilgisayar donanımı bozmaktadır. Hastanelerde; damariçi, kan sıvı ve insülin pompalarını, kalp pillerini, suni böbrek cihazını, solunuma yardımcı cihazları ve yoğun bakımda kullanılan elektronik sistemleri durdurmaktadır.
• Fransa’da yapılan bir araştırmada kadın ve erkekte beyin tümörü sayısında %31 artış görüldüğü saptanmıştır.


BAZ İSTASYONLARININ SÖKÜLEBİLMESİ İÇİN  YAPILABİLECEK YASAL GİRİŞİMLER
Telekomünikasyon Kurumunun “10 KHz-60 GHz Frekans Bandında Çalışan Sabit Telekomünikasyon Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddeti Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Ölçüm Yöntemleri ve Denetlenmesi Hakkında Yönetmelik” ile “10 KHz-60 GHz Frekans Bandında Çalışan Sabit Telekomünikasyon Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddeti Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Ölçüm Yöntemleri ve Denetlenmesi Hakkında Yönetmeliğin Değiştirilmesine Dair Yönetmelik ” tüketicilerin sağlık ve güvenliğini korumaktan uzak olduğu gibi bir çok yerdeki baz istasyonunun bu yönetmeliğe uygun olmayacak şekilde monte edildiği görülmektedir.

Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 45.maddesine göre, bir apartman, site ya da insanların bulunduğu, çalıştığı binaya baz istasyonu dikildiğinde bu istasyonun sökülmesi için buralarda yaşayanlar, oturanlar ve çalışanlar dava açabilirler.
Ayrıca, birbirinden bağımsız binalara ve sitelere dikilen baz istasyonlarının sökülmesi için komşu olanlar Medeni Kanun’un komşuluk hakkına ilişkin maddeleri uyarınca dava açabilirler.
Diğer taraftan, Yargıtay 18.Hukuk Dairesinin 1999/4674 sayılı kararı, Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2003/16434 esas ve 2004/971 karar sayılı kararı emsal gösterilerek aynı apartmanda binada, sitede ya da işyerinde yaşayanlar bulundukları binaya dikilen baz istasyonunun sökülmesi için dava açabilirler.
Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2004/2954 esas ve 2004/10516 Karar sayılı Kararı emsal gösterilerek oturulan binaya yakın yerde bulunan birbirinden bağımsız komşu apartman üzerine dikilen baz istasyonunun söktürülmesi için hem apartman yönetimine ya da binanın sahibi tarafından dikilmiş ise bina sahibine hem de baz istasyonunu kuran GSM operatörlerine dava açabilirler.

Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2004/2954 esas ve 2004/10516 Karar sayılı Kararının
son paragrafı ve sonuç bölümü
Yukarıdan beri açıklanan dosyadaki tüm bilgi, belge ve bilirkişi raporlarına göre kullanılan istasyonun konumu itibariyle uzun sürede kişi ve çevreye zarar verdiği, bu nitelikteki bir istasyonun halen bulunduğu yerde kullanılmasının sakıncalı bulunduğu, bunun daha uygun ve yerleşim çevresinden daha uzakta kurulması gerektiği ifade edilmiştir. Bu belirlemeler itibariyle dar anlamda ve para ile ölçülebilen bir zarar yok ise de, çevre binalarda ve bu bağlamda davacının oturmakta olduğu binada yaşayanlar için sağlık bakımından büyük endişeler taşıdığı, bu yerde oturanların psikolojik olarak yaşamını olumsuz biçimde etkilemekte ve bunun da psikolojik yapısında tedirginlik ve ümitsizlik yaratacağı, bu haliyle
de yaşamdaki sağlık değerleri düşünüldüğünde o yerde oturmanın olumsuz hale geleceği göz önünde tutulduğunda, davacının, zarar gördüğü kabul edilmeli ve davanın kabulüne karar verilmelidir.Mahkemece bu yönler üzerinde durulmadan yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda (1) ve (2) sayılı bentlerde açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 27.9.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
Bilal Kartal Şerife Öztürk Mustafa Kıcalıoğlu Mehmet Uyumaz Mahmut Bilgen
Yararlanılan Kaynaklar
1- Tüketici Hakları Derneği ve Elektrik Mühendisleri Odası Ankara Şubesinin birlikte yaptıkları basın açıklaması
2- Prof.Dr. Nesrin Seyhan’ın ( Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyofizik Anabilim Dalı Başkanı) yazıları
3- Doç. Dr. Selçuk ALSAM – İç Hastalıkları Uzmanı, TÜBİTAK Başkanlık Tıp Danışmanı, Başuzman
4- Prof. Dr. Nükhet TURGUT – Çevre Hukuku
Turhan ÇAKAR
Tüketici Hakları Derneği
Genel Başkanı


GSM BAZ İSTASYONLARI VE SAĞLIĞIMIZ
Baz istasyonları ( cep telefonu antenleri) çok yüksek frekansa sahip elektromanyetik mikro dalga yaymaktadır. Tüm dünyada GSM baz istasyonlarının insan sağlığı üzerinde yarattığı tehlikelere ve risklere karşı tüketicilerin gösterdiği tepki ve duyarlı davranması sonucunda hükümetler, ilgili kamu kuruluşları ve firmalar önlem almak zorunda kalmaktadır. Özellikle toplu yerleşim yerleri, okul, kreş, Hastahane ve park gibi yerlerde cep telefonu anteni dikilmesine izin verilmemektedir.
Ülkemizde ise firmalar insan sağlığını, tüketici haklarını yok sayarak yerleşim yerlerine, okul, kreş ve park gibi yerlerin yakınlarına, Hastahane, PTT gibi kurumlara ait binalara gelişi güzel şekilde cep telefonu anteni dikilmektedir.
Bunlar yapılırken, Sağlık Bakanlığı, Çevre Bakanlığı, Telekomünikasyon Kurumu ve belediyeler halkın ve çocukların sağlığını risk ve tehlike altında bulunduran bu uygulamalar karşısında her hangi bir önlem almak için çaba göstermemektedirler.
Cep telefonları ve onların çatı ya da kule antenleri ( baz istasyonları) çok yüksek frekansa sahip elektromanyetik mikrodalga ( 300 MHZ 300 GHZ frekanslı elektromanyetik mikrodalga ) ile çalışan sistemlerdir.
Elektromanyetik mikrodalga insan organizmasında önemli ölçüde karışıklığa neden olmakta, vücudun molekül ve atomları, dengelerini yitirmekte, biyokimyasal işlevler etkilenmekte ve elektriksel dolaşımı zarar görmektedir. Elektromanyetik mikrodalgalar dokuları ısıtır ( termal etki) ve doku hücrelerinin kimyasını bozar ( kimyasal etki). Isıtıcı etki, yüksek dozlarda, kimyasal etki ise düşük dozlarda oluşur. Canlı organizmasına uzun süre düşük dozda elektromanyetik mikrodalga uygulaması, kısa süre yüksek dozda elektromanyetik mikrodalga uygulamasından çok daha risklidir. Çatılardaki cep telefonu baz istasyonları, tehlike sınırları altında ( düşük dozda) da olsa uzun süreli elektromanyetik mikrodalga yaydıkları için çok tehlikelidirler ( kimyasal etki).
Çatılarda kurulan baz istasyonları, insan sağlığı ile değil para ile ilgilenen şirketlerin söylediği gibi “ evimizdeki 100 watt’lık ampul kadar zararlı değildir.” söylemi aksine kıyaslanamayacak kadar zararlıdır ve 50Hz ile çalışan ampul ile 1.000.000.000 Hz ile çalışan ampul kıyaslanamaz. Yine EM alan, şirketlerin söylediği gibi 0.5 metreden değil daha uzun mesafelerde de maksimum düzeydedir. Çatılardaki EM düzlem dalga güç yoğunluğu ABD’de kabul edilen EM tehlike sınırının 13 katıdır. Avrupa’da antenli evlerin satış fiyatı %30 düşmüştür. Çünkü bilinçlenmiş halk “ KANSERDEN UZAK KALMAYI” bilmektedir.
CEP TELEFONU ANTENLERİNİN YAYDIĞI ELEKTROMANYETİK
MİKRO DALGALARIN ZARARLARI
• Elektromanyetik dalgalar en çok çocuklar, hamileler ve yaşlılarda etkisini göstermektedir. Özellikle çocuklarda lösemi ve beyin tümörünün artışına neden olmaktadır
• Hücrenin kanserleşmesine neden olmaktadır.
• Sinir sisteminin tahribine yol açmaktadır.
• Bağışıklık sisteminin bozulmasına neden olmaktadır.
• Kadınlarda adet bozuklukları, düşükler, erken doğumlar ve ucube bebeklerin doğmasına yol açmaktadır.
• Erkeklerde kısırlığa yol açmaktadır
• Baş ağrısına, baş dönmesine, bunamaya, Unutkanlığa, sinirliliğe, depresyona, uykusuzluğa, tansiyon yüksekliğine ve parkinson hastalığına neden olmaktadır.
• Gen bozukluklarına neden olmakta, kansere karşı bağışıklık sisteminden sorumlu olan P53 genine hasar vererek lenfomaya neden olmaktadır.
• Kan hücrelerinin azalmasına ve kan kimyasının bozulmasına neden olmaktadır.
• Kalp-damar sistemi ve mide-karaciğerde tahribata yol açmaktadır.
• Bellek, dikkat, öğrenme, ayırt etme ve zaman algılamada azalmaya neden olmaktadır
• Vücutta karıncalanma, uyuşma, tik ve yorgunluklara neden olmaktadır.
• Göz merceği ve korneanın bulanmasına yol açmaktadır.
• Kanser yapıcı maddelerin hücreye girmesini hızlandırmaktadır.
• Var olan bir kanserin gidişini hızlandırmaktadır.
• Hücrelerde büyük moleküllerin deforme olmasına yol açmaktadır.
• Hücre zarlarının birbirine yapışmasına, Hücre zarlarında delikler açılmasına neden olmaktadır.
• Sinir zarlarının bozulmasına yol açmaktadır.
• Rüya görmenin azalmasına neden olmaktadır.
• Uçakta, otobüste, hastahanelerde cep telefonu kullanılması yasaktır. Çünkü cep telefonu uçağın bilgisayar donanımı bozmaktadır. Hastanelerde; damariçi, kan sıvı ve insülin pompalarını, kalp pillerini, suni böbrek cihazını, solunuma yardımcı cihazları ve yoğun bakımda kullanılan elektronik sistemleri durdurmaktadır.
• Fransa’da yapılan bir araştırmada kadın ve erkekte beyin tümörü sayısında %31 artış görüldüğü saptanmıştır.
BAZ İSTASYONLARININ SÖKÜLEBİLMESİ İÇİN
YAPILABİLECEK YASAL GİRİŞİMLER
Telekomünikasyon Kurumunun “10 KHz-60 GHz Frekans Bandında Çalışan Sabit Telekomünikasyon Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddeti Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Ölçüm Yöntemleri ve Denetlenmesi Hakkında Yönetmelik” ile “10 KHz-60 GHz Frekans Bandında Çalışan Sabit Telekomünikasyon Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddeti Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Ölçüm Yöntemleri ve Denetlenmesi Hakkında Yönetmeliğin Değiştirilmesine Dair Yönetmelik ” tüketicilerin sağlık ve güvenliğini korumaktan uzak olduğu gibi bir çok yerdeki baz istasyonunun bu yönetmeliğe uygun olmayacak şekilde monte edildiği görülmektedir.
Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 45.maddesine göre, bir apartman, site ya da insanların bulunduğu, çalıştığı binaya baz istasyonu dikildiğinde bu istasyonun sökülmesi için buralarda yaşayanlar, oturanlar ve çalışanlar dava açabilirler.
Ayrıca, birbirinden bağımsız binalara ve sitelere dikilen baz istasyonlarının sökülmesi için komşu olanlar Medeni Kanun’un komşuluk hakkına ilişkin maddeleri uyarınca dava açabilirler.
Diğer taraftan, Yargıtay 18.Hukuk Dairesinin 1999/4674 sayılı kararı, Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2003/16434 esas ve 2004/971 karar sayılı kararı emsal gösterilerek aynı apartmanda binada, sitede ya da işyerinde yaşayanlar bulundukları binaya dikilen baz istasyonunun sökülmesi için dava açabilirler.
Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2004/2954 esas ve 2004/10516 Karar sayılı Kararı emsal gösterilerek oturulan binaya yakın yerde bulunan birbirinden bağımsız komşu apartman üzerine dikilen baz istasyonunun söktürülmesi için hem apartman yönetimine ya da binanın sahibi tarafından dikilmiş ise bina sahibine hem de baz istasyonunu kuran GSM operatörlerine dava açabilirler.

Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2004/2954 esas ve 2004/10516 Karar sayılı Kararının
son paragrafı ve sonuç bölümü
Yukarıdan beri açıklanan dosyadaki tüm bilgi, belge ve bilirkişi raporlarına göre kullanılan istasyonun konumu itibariyle uzun sürede kişi ve çevreye zarar verdiği, bu nitelikteki bir istasyonun halen bulunduğu yerde kullanılmasının sakıncalı bulunduğu, bunun daha uygun ve yerleşim çevresinden daha uzakta kurulması gerektiği ifade edilmiştir. Bu belirlemeler itibariyle dar anlamda ve para ile ölçülebilen bir zarar yok ise de, çevre binalarda ve bu bağlamda davacının oturmakta olduğu binada yaşayanlar için sağlık bakımından büyük endişeler taşıdığı, bu yerde oturanların psikolojik olarak yaşamını olumsuz biçimde etkilemekte ve bunun da psikolojik yapısında tedirginlik ve ümitsizlik yaratacağı, bu haliyle
de yaşamdaki sağlık değerleri düşünüldüğünde o yerde oturmanın olumsuz hale geleceği göz önünde tutulduğunda, davacının, zarar gördüğü kabul edilmeli ve davanın kabulüne karar verilmelidir.Mahkemece bu yönler üzerinde durulmadan yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda (1) ve (2) sayılı bentlerde açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 27.9.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
Bilal Kartal Şerife Öztürk Mustafa Kıcalıoğlu Mehmet Uyumaz Mahmut Bilgen
Yararlanılan Kaynaklar
1- Tüketici Hakları Derneği ve Elektrik Mühendisleri Odası Ankara Şubesinin birlikte yaptıkları basın açıklaması
2- Prof.Dr. Nesrin Seyhan’ın ( Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyofizik Anabilim Dalı Başkanı) yazıları
3- Doç. Dr. Selçuk ALSAM – İç Hastalıkları Uzmanı, TÜBİTAK Başkanlık Tıp Danışmanı, Başuzman
4- Prof. Dr. Nükhet TURGUT – Çevre Hukuku
Turhan ÇAKAR
Tüketici Hakları Derneği
Genel Başkanı

 

 

YORUMLAR:--------------------------------------------------------------------------------

Haber, Yorum, Resim göndermek için İrtibat: fatihten@gmail.com