| |
BEZM-İ ALEM VALİDE SULTAN
Gureba Hastanesini Vakfeden Bezm-i âlem Valide Sultan'ın
hayatı hakkında fazla bilgi mevcut olmamakla birlikte 1809
yılında doğduğu söyleniyor. Küçük yaşta Osmanlı sarayına
cariye olarak alınmış, sarayda iyi bir eğitim ve terbiye
aldıktan sonra 1822 yılında Sultan II.Mahmud’un eşi , oğlu
I. Abdülmecid’in 1839 yılında da padişah olması ile Valide
Sultan olmuştur.
I.Abdülmecid’in 16 yaşında padişah olması sebebiyle Valide
Sultan’ın devlet işlerinde oğluna yardımcı olmuş, 30 Haziran
1853 yılında 45 yaşında iken vefat etmiştir.
Bezm-i âlem Valide Sultan; devletin kendisine tahsis ettiği
maaş ve gelirlerin tümünü hayır işlerinde kullanmıştır.
Fakir ve muhtaçlara yardım etmek, yetim ve kimsesiz kızları
evlendirmek, borçlulara yardım etmek gibi faaliyetleri
yanında bugün şükranla anılmasına sebep olan pek çok hayır
eserleri de bırakmıştır.
Bezm-i âlem Valide Sultan 1840-1850 yıllar arasında büyük
mal varlığına sahip 14 ayrı vakıf kurmuştur. Bu vakıflara
ait vakfiyeler; Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün arşivindeki 634
numaralı vakfiye defterinin 83-126. sayfaları ile kasada
mahfuz 32 numaralı orijinal defterde kayıtlı bulunmaktadır.
Hastane ile ilgili olan 1263 / 1845 tarihli vakfiye
12.sırada yer almaktadır. Bu vakfiyelerle vakfedilen mal
varlığı tablo-I’de, gerçekleştirilmesi istenilen hizmet ve
hayır şartları tablo-II’de takdim edilmiştir.
VAKIF GUREBA HASTANESİ
XIX.Asrın ilk yarısında, 1261/1843 yılında, İstanbul’da
büyük bir çiçek ve kolera salgını meydana gelmiştir. Mevcut
sağlık kuruluşları yetmemiş, bu hastalığın tedavisinde
yetersiz kalınmış, yetkililer de çaresiz kalmışlardır. Bu
sebeple, Valide Sultan, yeni hastane ihtıyacını karşılamak
için bugünkü Çapa ile Fındıkzade semtleri arasında bulunan
Sultan II. Beyazid (1418-1512), Sultan Mustafa (1557-1774),
Kamerzade Zeynep Kadın, Helvacıbaşı İskender ve Mustafa
Ağalar vakıflarından mukataalı toplam 89.227 zira zemin
üzerine, garip ve fakirlerin tedavi edileceği (VGHA 1263:634
/ 113-119) bir hastane yaptırarak vakfetmiştir. Bu hastane,
24 Eylül 1843 tarihinde temeli atılmış (?), 4 Nisan 1845
Cuma günü Padişah I.Abdülmecid ve diğer devlet erkanının
katıldığı bir törenle hizmete açılmıştır.
Hastanenin hizmete girmesinden iki ay önce ilgili vakfiye (
1263 / 1845 ) düzenlenmiştir. Bu vakfiye ile garip ve
fakirlerin tedavi edileceği bir hastane, hastane bahçesinde
bir cami, bunların masraflarının karşılanması için; bir göl
(Terkos Gölü), 13
dükkan , 11 bahçe, 73 dönüm tarla , 9 zeytinlik, 2 çiftlik,
65 oda , 5 zeytin mengenesi, 180 parça arazi, 29.264 zeytin
ağacı, 1 hamam, bir bakkal dükkanı, 1 taş ocağı, 1 samanlık
, iki taşlı bir su değirmeni vakfedilmiştir (VGMA 1263: 634
/113-119).
Vakfedilen mal ve mülklerin kiraya verilmesi, elde edilen
gelirlerin öncelikle II. Beyazid, Sultan Mustafa ve diğer
mukataalı vakıfların mukata-i zemin bedellerinin ödenmesi,
geriye kalan paraların vakfına ilave edilmesi istenmektedir.
Vakıf gelirlerinin yanında, Mart 1845 yılından itibaren ,
satırcılık hesabı fazlasından günde 20 kıyye et, Bağdat
gümrük gelirleri fazlasından 750 kise, Trabzon ve çevresinde
bulunan gümrük iskelesi mukataa gelirlerinden maliyece
alınmakta olan 1/3 nispetindeki 39.487 kuruş, maliye
hazinesinden hastaneye aktarılmaktadır. Bu şekilde, maliye
hazinesinden hastaneye verilen para 4 yük 14.847 kuruşu
bulmuştur.
Vakfedilen akarların işletilmesinden sağlanan gelir ve
maliye hazinesinden verilen paralarla; hastane fakir ve
garip hastaların tedavi masrafları ile camide görev alan
görevlilerin ücretleri ödenmiştir. Ayrıca; hastanenin
işletilmesi hususunda Efkaf Nezareti’nden alınan bir karar
uyarınca, hastaneye tayin olan personel aylıklarının
ödenmesi ve hastanenin bütün diğer masraflarının vakfedilen
akarlardan sağlanan gelirlerden sağlanması, vakfiyede tâdât
edilen gelirlerin bu hizmetler için yeterli olmaması halinde
kalan eksikliğin Bezm-i âlem Valide Sultan’nın diğer
vakıflarının gelirlerinden tamamlanması öngörülmektedir.
Bezm-i âlem Valide Sultan’ın her vakfının ayrı ayrı amacı
olduğu halde, hastane ile ilgili vakfiyede geçen bir ifade
ile diğer bütün vakıflar hastane hizmetleriyle
irtibatlandırılmıştır.
Hastanenin kuruluş işlemlerinin tamamlanmasından sonra,
mazbut vakıflar arasında mutalaâ edilen Valide Sultan
Vakıfları, Evkaf-i Hümâyün Nezareti’nce işletilmiş ve
hastane hizmetlerinin yerine getirilmesine büyük önem
verilmiştir.Hastanenin çalışma şartları; 1843 tarihli
İdare-i Dahiliye Nizamnamesi ( VGMA 1203 : 44/27 ) ile
düzenlenmiştir.Gerek vakfiye ve gerekse nizamnamenin
düzenlendiği tarih göz önüne alındığı takdirde; sağlık
hizmetinin, bugünün anlayışıyla çağdaş ve modern bir düşünce
ile ele alındığı görülmektedir. Vakfiye ile fakir ve
gariplerin ücretsiz tedavisi sağlanırken, nizamnamede ise
hastaların iaşesi hakkında çok titiz hükümler yer
almaktadır. Nizamnamede bir soğanın bir altın bile olsa
alınması, iaşeden tasarruf yapılmaması, doktorların hasta
yiyecekleri konusunda ki tavsiye ve isteklerine kesinlikle
uyulması ifade edilmektir. Ayrıca; nizamnamede, çalışan
sağlık ve idari personelin ücretleri ve tayinatları, mesai
ve izin durumları, hasta kabul ve taburcu edilmelerinde
uyulacak kurallar vb. gibi konulara da yer verilmektedir.
Vakfiye ve nizamnamede; maktu giderler ve tâdât edilen
hizmetler yerine, zamanın gereklerine uyulması
ve hastaların tedavisinde en son tıbbi gelişmelerin
uygulanması istenmektedir. Bu anlayışa uygun olarak 1845
yılında tek katlı binasında 200 yataklı kapasitesi ile
hizmete açılan Vakıf Gureba hastanesi; zamanın gereklerine
göre geliştirilmiş, ilave bina ve yatırımlarla çağdaş ve
modern bir sağlık kuruluşu olarak günümüze kadar gelmiştir.
Vakfedilen akarların işletilmesiyle sağlanan gelirlerle
yıllarca vakfiye doğrultusunda hizmet veren hastanede;
akarların bir kısmının başka amaçlara tahsis edilmesi
sebebiyle son yıllarda fakir ve garip hastaların tedavisinde
sıkıntılar ortaya çıkmış ise de bu özelliği devam
etmektedir. Bugün Vakıf Gureba hastanesinde; sadece hastanın
beyanı ile ücretsiz hasta kabulü yapılmaktadır.
HASTANE TARİHİ
Hastane, 4 Nisan 1845 yılında, tek katlı tarihi binasında
hizmete açılmıştır. Daha sonra; yatak kapasitesini artırmak
ve çağın gelişen tıbbi ihtiyaçlara cevap verebilecek şekilde
bugün Çapa Tıp Fakültesinin bulunduğu yerdeki eski binalar
inşaa edilmiş, 1915 yılında bitirilerek Gureba hastanesine
ilave olmuştur. 1924 yılına kadar Evkâf idaresine bağlı
olarak hizmet veren hastane şer’iye ve Evkaf Vekaletinin
kaldırılması ve vakıfların yönetiminin Genel Müdürlük
halinde Başbakanlığa bağlanması üzere; masraflar Evkaf
idaresi bütçesinden karşılanmak kaydıyla sağlık personelinin
atanması ve hastanenin kontrolu Sağlık Bakanlığına
bağlanmıştır. Hastane 1933 yılında yüksek öğretimde
başlatılan reform çalışmaları ve tıp fakültesinin
Haydarpaşa’da İstanbul yakasına taşınması sebebiyle ortaya
çıkan bina ihtiyacı çerçevesinde, hastane eğitim ve öğretim
yönünden İstanbul Tıp Fakültesine devredilmiş, 1956 yılında
kabul edilen 6760 sayılı Vakıflar Genel Müdürlüğü Teşkilat
Kanunu hükümleri gereğince, hastane yönetimi, Sağlık
Bakanlığından alınarak tekrar Vakıflar Genel Müdürlüğüne
bağlanmış, fakat eğitim ve öğretim yönünden İstanbul Tıp
Fakültesi ile olan
bağlantısı 1966 yılına kadar devam etmiştir. 1956 yılından
itibaren tıp fakültesinin klinikleri inşa edildikçe, fakülte
bölüm bölüm taşınmış ve 1966 yılından itibaren bağımsız bir
vakıf hastanesi kimliğine kavuşmuştur. Hastane, tıp
fakültesi ile irtibatını kesilmesi sırasında, 1915 yılında
hizmete giren tıp fakültesi kampüsü içinde bulunan
Gureba’nın ek binaları Vakıflar İdare Meclisinin kararı,
Bakanlar Kurulunun 23.02.1966 gün ve 6/6015 sayılı onayı ile
bedel karşılığı tıp fakültesine bırakılmıştır.
Bugün sağlık hizmetinin verildiği Yeni Gureba hastanesi
binası 1969 yılında temeli atılmıştır. 1983 yılında hastane
bünyesinde bulunan “Vakıf Gureba Hastanesi Kliniklerine
Yardım Vakfı’nın” önderliğinde hayırsever insanlarımızın
fakir ve garip hastaların tedavisinde kullanmak şartıyla,
arazi, bina ve nakit yardımlarıyla yürütülen bir kampanya
ile
Yeni Gureba Hastanesi 1990 yılında kısmen, 1992 yılında
tamamen bitirilerek hizmete açılmıştır. Yeni hastanenin 8
adet olan ameliyathanesi eski bir proje ve ihtiyacı
karşılamaktan uzak olması sebebiyle; Vakıf Gureba Hastanesi
Kliniklere Yardım Vakfı’nın gayretiyle 12 ameliyathane
olarak yeniden inşa edilerek 1998 yılın sonunda hizmete
girmiştir.
Yeni gureba Hastanesi, başlangıçta 800 yataklı kapasiteli
olarak düşünülmüş iken, günün şartlarına göre modern
anlayışla ve bir eğitim hastanesi statüsü içinde ele
alındığında hastanenin 550 yatak kapasiteli olabileceği
görülmüştür (VGM/Hayır İşl.1990:241/49 raporu). Yeni Gureba
Hastanesine ek olarak 1978 yılında Onkoloji Merkezinin
temeli atılmış, poliklinik, laboratuar ve radyoterapi
birimleri ile 50 yataklı klinik ihtiva eden modern bir
merkez olarak 1986 yılında hizmete girmiştir.
Vakıf Gureba Hastanesi, halen; toplam 72.726 m2’lik bir
alanda, yeni bina, onkoloji merkezi, eski bina ve eski
binaya ilave yeni pavyon ile Frank amfisi olmak üzere toplam
5 aynı binadan yapılıdır. Eski bina ve buna ilave yeni
pavyon binası ile Frank amfisi restorasyon çalışmaları devam
ettiğinden kullanılmamaktadır.
Özetle: Vakıf Gureba hastanesi; halen, röntgen, biyokimya,
mikrobiyoloji ve patoloji laboratuarları, her türlü donanıma
sahip 18 yataklı modern bir yoğun bakım ünitesi, biri acil
olmak üzere 14 ameliyathanesi, 21 ayrı hizmet kliniği olan
ve 24 saat kesintisiz sağlık hizmeti veren 600 yataklı,
çağdaş ve modern bir eğitim hastanesidir. Bakım ve onarımı
devam eden binalar hizmete girdiğinde 1000 yatak
kapasitesine ulaşacaktır. Hastane, 1843 yılından beri
kesintisiz sağlık hizmet veren, ülkemizin en büyük sağlık
kuruluşlarından biridir.
Vakıf Gureba hastanesi; araç-gereç ve donanım yönünden, Tıp
Fakülteleri, Sağlık Bakanlığı ve SSK Hastaneleri dışında 4.
büyük sağlık kuruluşudur. Ancak teknolojik donanımı ve
sağlık hizmetinin kalitesi dikkate alındığında bir çok tıp
fakültesi ve Sağlık Bakanlığı hastanelerine göre daha üst
düzeydedir. Son yıllarda, hastanenin teknik donanımı ve
yerleşik bulunduğu bölgedeki konumu sebebiyle yada sahip
olduğu bu imkanlardan yaralanmak için, birçok kurum, hizmet
ve tahsis amacı dikkate alınmadan, yeni bir statü ile
hastaneyi kullanma gayreti içine girmiştir:
1977 yılında, Gureba hastanesi bünyesinde bir tıp fakültesi
açılması için, Erzurum Atatürk Üniversitesi ile eğitim ve
öğretim işbirliği yapılması düşünülmüş ise de bu girişim
amacına ulaşamamıştır (VGM Hayır İşl. 1977: 16/111, 243-10).
1979 yılında, İstanbul İktisadı ve Ticari İlimler Akademisi
ile 17.01.1979 tarih ve 61 no’lu Vakıflar İdare Meclisi
kararı ile işbirliği gerçekleştirilmiş ve hastane bünyesinde
tıp fakültesi açılmıştır. Ancak, Ankara Üniversitesi
Rektörlüğünün Akademi bünyesinde Tıp fakültesi açılamayacağı
gerekçesiyle Danıştay 8. Dairesinde açtığı dava neticesinde;
uygulamanın vakfiye şartına aykırı olduğu gerekçesiyle
işbirliği protokolü iptal edilmiştir. Danıştay 8. Dairesinin
3.10.1979 gün ve 1979/63 sayılı kararı ile iptal ve İstanbul
10. Asliye mahkemesinin 18.09.1980 gün ve 27/588 sayılı
tahliye kararları üzerine bu teşebbüste sonuçsuz kalmıştır (VGM
Hay.İşl.1980:243-10)
1980 sonrası, Vakıflar İdare Meclisinin 8: 3. 1983 tarih ve
10/90 sayılı kararı ile İstanbul üniversitesi ile eğitim
işbirliği anlaşması yapılmış ise de, kurumlar arası yapılan
bu anlaşma da faaliyete geçirilememiştir.
1989 yılında; Vakıf Yüksek Öğretim Kurumları Yönetmeliği
hükümleri çerçevesinde, Vakıf Gureba hastanesi bünyesinde,
mazbut Bezm-i Alem Valide Sultan Vakıfları ile Türk Medeni
Kanunu gereğince kurulan Gureba Hastanesi Kliniklere Yardım
Vakfı bir araya getirilerek “Bezm-i Alem Üniversitesi”
adıyla bir vakıf üniversitesi kurulmuştur. Ancak Yüksek
Öğretim kurulunun önce izin verdiği bu üniversitenin kuruluş
izni; Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme kurulunun 03.03.1989
gün ve 15-54-24-89 sayılı raporunda, uygulamanın vakfiye
şartlarına aykırı olduğunun belirtilmesi üzerine 07.03.1989
gün ve 89.11.403 sayılı kararı ile iptal etmiş, Bezm-i Alem
Üniversitesinin tüzel kişiliği ortadan kalkmıştır.
1999 yılında, Gureba Hastanesi ile İstanbul Tıp Fakültesi
arasında eğitim ve öğretim alanında işbirliği yapılmasını
öngören bir protokol imzalanması, Vakıflar İdare meclisinin
07.04.1999 gün ve 265 sayılı kararı ile uygun görülmesine
rağmen bu protokole de işlerlik kazandırılamamıştır. Ayrıca;
2000 yılında hastanenin, İstanbul Üniversitesi Rektörlüğüne
tahsisi ile ilgili olarak Bakanlar Kuruluna sunulmak üzere
bir protokol hazırlanmış ise de sonuçsuz kalmıştır.
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı 18.11. 1999
tarih ve 26536 sayılı yazısı ile restorasyon çalışmaları
devam eden eski Gureba hastanesi binasını kiralama isteği;
Vakıflar Genel Müdürlüğünün 09.02.2000 tarih ve 5939 sayılı
yazısı ile fakir ve kimsesiz hasta vatandaşların ücretsiz
teşhis ve tedavileri için vakfedilen bir vakıf olduğu, diğer
mazbut vakıflar gibi temsil ve idare görevinin, kanunla
Vakıflar Genel Müdürlüğüne verildiği ifade edilerek kiralama
talebi reddedilmiştir.
Hastane, Vakıflar İdare Meclisini 21.07.2000 tarih ve
611/627 sayılı kararına dayanılarak 2762 sayılı Vakıflar
Kanun 10. maddesine göre Bakanlar Kurulunun 10.8.2000 gün ve
2000/1331 sayılı kararı ile Sosyal Sigortalar Kurumu Genel
Müdürlüğüne 10 yıl süre ve bedelli alarak tahsis edilmiştir.
Konu ile ilgili olarak; yeni Gureba Hastanesi’nin yapımında,
fakir ve garip hastaları tedavisi için, hayırsever
insanlardan şartlı yardım toplayan ve hastanenin
bitirilmesinde katkıları olan Kliniklere yardım vakfı
yönetimi, Gureba hastanesini, vakıflar kanunun 10. maddesine
dayanılarak, başka bir kuruma tahsisi öngören Bakanlar
kurulu kararına yürütmeyi durdurma ve bu kararın iptali için
Danıştay’da dava açmıştır. Dava devam etmektedir.
Vakıf Gureba hastanesinin 158 yıllık tarihi boyunca,
yönetimi zaman zaman el değiştirse de, çağın gereklerine
uygun bina ve teknik donanımı için gerekli yatırımlar
yapılarak, hizmet geleneğinde her hangi bir değişikliğe
uğramadan, vakfiyesi doğrultusunda hizmetine bugüne kadar
devam etmiştir. Hastanenin başka bir kuruma devredilme veya
tahsisi çalışmalarında ise, yapılan bu girişimler de vakfiye
şartının ihyası düşünülmediğinden başlatılan her teşebbüs
sonuçsuz kalmıştır. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün hastane
yönetimi ve vakfiye gereğine uygun işletim ve idare
konusunda ciddi tedbirleri alma gayretinde olmaması, yasa
ile bu kuruma verilen görevleri yerine getirmeyişi,
hastanenin bugün karşılaştığı en önemli sorunlardan biridir.
Hastanenin bir hizmet geleneği, kültür birikimi ve bir vakıf
müessesesi olduğu unutularak yapılacak her yeni bir
yapılanma gayretleri boşa çıkacağı kesindir. Hastanenin
fakir ve garip hastaların ücretsiz yararlanacağı bir
müessese olduğu ve bu hizmetin masrafları için gelir
kaynaklarının vakfedildiği unutulmamalıdır. Hastanenin
hizmet fazlası, döner sermaye işletmesi tarafından ücretli
ve evraklı hastaların hizmetinde kullanılarak işletme
maliyetine katkıda bulunulabilir. Ancak mal varlığını yok
sayarak işletme giderleri için bütçeye yük oluyor iddiaları
ile hastaneyi vakfiyesine aykırı bir şekilde başka kurumlara
devredilmesi gayretleri; tarih kitaplarında kalacaktır.
Bezm-i Alem Valide Sultan
Vakfiyesinde;
“Allah’ın rızasına dayanarak hayır maksadıyla sağladığım
evkafım ve bu sefer bu
vakfiye zeylinde yazılı bulunanlar, ahret gününe kadar
şartlarıyla icra oluna.
Bu şartların Sultan Abdülmecid Han devrinde haleldar olması
mümkün değilse de
herhangi bir devirde, zikredilen evkafımın şartları tebdil
ve tahrif edilirse, buna sebep
olanlar; -Kim (ölünün vasiyetini) işittikten sonra onu
tebdil ederse vebali onu
değiştirenlerin üzerinedir. Şüphesiz ki, Allah hakkıyla
işitici ve bilicidir (Bakara
suresi 181)- ayetinin ifade ettiği üzere dünya ve ahrette
cezaya müstahak olsunlar” demektedir (Bezm-i Alem
Vakfiyesi).
BEZM-İ ALEM VALİDE
SULTAN VAKIFLARINA AİT
MENKUL VE GAYRİMENKUL MAL
VARLIĞI
|
Sıra No |
Cinsi |
Adedi |
|
1 |
Hastahane |
1 |
|
2 |
Mektep |
1 |
|
3 |
Cami |
1 |
|
4 |
Kütüphane |
2 |
|
5 |
Köşk |
3 |
|
6 |
Gümrük Binası |
1 |
|
7 |
Köy |
2 |
|
8 |
Ev |
243 |
|
9 |
Mağaza |
1 |
|
10 |
Dükkan |
45 |
|
11 |
Bakkal |
4 |
|
12 |
Han |
2 |
|
13 |
Kahvehane |
3 |
|
14 |
Fırın |
3 |
|
15 |
Değirmen |
5 |
|
16 |
Çömlek hane |
2 |
|
17 |
Sebilhane |
2 |
|
18 |
Hamam |
1 |
|
19 |
Ahır |
4 |
|
20 |
Samanlık |
60 |
|
21 |
Mandıra |
1 |
|
22 |
Ambar |
1 |
|
23 |
Çeşme |
1 |
|
24 |
Terkos Gölü |
1 |
|
25 |
Oda |
16 |
|
26 |
Sahilhane |
2 |
|
27 |
Mukataalı Yer |
7 |
|
28 |
Kayıkhane |
1 |
|
29 |
Kireçocağı |
8 |
|
30 |
Taşocağı |
1 |
|
31 |
Bağ (kıta) |
265 |
|
32 |
Bostan (dönüm) |
44 |
|
33 |
Bahçe |
10 |
|
34 |
Fundalık |
2 |
|
35 |
Zirâ Arsa |
187087 |
|
36 |
Koru |
5 |
|
37 |
Arazi |
180 parça |
|
38 |
Zira Arsa |
49.642.5 |
|
39 |
Tarla |
174 dön. |
|
|
|
41 parça |
|
40 |
Mera |
8 kıta |
|
41 |
Arsa |
244 kıta |
|
42 |
Çayır |
280 dönüm |
|
|
|
3 kıta |
|
43 |
Zeytincilik bahç. |
30 dönüm |
|
|
|
14 parça |
|
44 |
Zeytin Agacı |
1602 parça |
|
45 |
Ağaç |
30.575 |
|
46 |
Taşınmaz |
1 (cinsi ?) |
|
47 |
Büyük Baş Hayvan |
101 |
|
48 |
Bakır Maşrapa |
10 |
|
49 |
Zeytinyağı Menge. |
72 |
|
50 |
Gümüş Saat |
Muhtelif |
|
51 |
Kitap |
450 cilt |
|
52 |
Çiftlik |
2 |
|
53 |
Dud Bahçesi |
7,5 evrek |
|
54 |
Abdesthane |
2 |
|
55 |
Harmanyeri
Arsası |
1 |
|
56 |
Baruthane |
1 |
|
57 |
Sofa |
3 |
|
58 |
Nukut |
250.000 Krş |
|
|
|
660 Akç |
|
59 |
Avlu |
2 |
|
60 |
Bağdat ve
Trabzon Gümrük
Gelirleri |
414847 Krş. |
|
61 |
Limon Bahçesi |
600 Ağaç |
|
62 |
Çuvaldız
Masurası |
3 |
|
63 |
Şerbethane |
1 |
|
64 |
Mumhane |
1 |
|
65 |
Gümrük Arsası |
2 |
|
66 |
Zeytinyağı mağaz. |
1 |
Tablo-II
BEZM-İ ÂLEM VALİDE
SULTAN VAKIFLARININ HAYIR
ŞARTI
Sıra No
|
HAYRATIN |
|
Cinsi ve hizmet
türü |
Yeri |
Şartı |
Düşünceler |
|
1 |
Din hizmeti |
Eyüp |
Eyüp Sultan
Türbesi ile
Sakalı Şerifin
ziyareti |
|
|
2 |
Din hizmeti |
Bezm-i Alem
Camii |
Namaz kılınması,
dua edilmesi,
hutbe ve aşır
okunması |
|
|
3 |
Din hizmeti |
Beşiktaş |
Yahya Efendi
Türbesinde her
gün birer hizip
okunmak
suretiyle 20
günde bir hatmi
şerif okunması. |
Türbe başında
hatim amacıyla 6
kişi hizip
okumaktır. |
|
4 |
Din hizmeti |
Muhtelif |
Namazın, aşrın,
Hatmi Şerifin ve
duanın sevabının
başta
Peygamberimiz
olmak üzere
Ashab-ı Kiram,
Osmanlı
Padişahları,
özellikle eşi,
II. Mahmut ve
oğlu Abdülmecid
ve kendi ruhuna
hediye edilmesi. |
|
|
5 |
Din hizmeti |
Muhtelif |
Delail-i hayrat,
Şevarül-envar ve
En'amı Şerifin
haftada bir defa
hatmedilmesi. |
|
|
6 |
Din hizmeti |
Muhtelif |
Aşır okuyan, su
dağıtan, dua
eden ve hatmi
şerif okuyanlara
para verilmesi. |
|
|
7 |
Din hizmeti |
Medine |
Türbe dahil
mescidi Nebevide
bulunan
kandillerin
zeytinyağı
ihtiyaçlarının
temin edilmesi. |
|
|
8 |
Din hizmeti |
Mekke |
Hacıların ve
Müslümanların su
içmesi için 10
adet bakır
maşrapa
alınması. |
|
|
9 |
Din hizmeti |
Beşiktaş |
II.Beyazıd
Vakfından
mukataalı arsa
üzerine inşa
edilen köşkün
Valide Sultan
tarafından
kiralanması,
kira parasından,
önce mukataa-ı
zemin bedelinin
ödenmesi, geri
kalan kiranın
surre Mekke ve
Medine'ye
gönderilenlere
ilave edilmesi. |
|
|
10 |
Din hizmeti |
Mekke |
Şifa-i Şerif
okunması |
|
|
11 |
Din hizmeti |
Eyüp Sultan
Türbesi |
Mübarek
gecelerde gümüş
avize
kandillerin
yakılması |
|
|
12 |
Din hizmeti |
Mekke |
Hac mevsiminde
Sefa ile Merve
arasının
temizliğini
yapanlara ücret
verilmesi |
|
|
13 |
Sosyal hizmeti |
Merkez Ef.
Zaviyesi
Akşemsettin
Türbesi |
Merkez Efendi
zaviyesi
Dervişlerine
ikram edilmek
üzere pirinç ve
yağ. Akşemseddin
Türbesinde
yakılmak üzere
zeytinyağı
alınması |
|
|
14 |
Sosyal hizmeti |
Muhtelif |
Vakıflardan
sağlanacak olan
gelirlerle
çeşmelerin
bakımının
yapılması |
|
|
15 |
Sosyal hizmeti |
Kabe |
Cidde Valisi
tarafından
Kabe'ye müezzin
olarak tayin
edilen 7
müezzinden
3'ünün, 3
tekbirciden
1'inin ücretinin
verilmesi. |
|
|
16 |
Sosyal hizmeti |
Mekke |
Şeyh Mehmet
Efendi Tekkesine
su nakli için
her yıl 300 krş.
Tahsisat
ayrılması. |
|
|
17 |
Sosyal hizmeti |
Medine |
Medine-i
Münevvere'de Şam
kapısı dışında
yaptırılan ve
vehabi istilası
sırasında
yakılan sebilin
yeniden
yaptırılması |
|
|
18 |
Sosyal hizmeti |
Bezm-i Alem
Valide Sultan
Vakıf Gureba
Hastanesi |
Hastanede fakir
ve gariplerin
ücretsiz tedavi
edilmesi |
|
|
19 |
Eğitim hizmeti |
Muhtelif |
Mektepte okuyan
öğrencilere her
türlü dersin
okutulması, ders
veren
görevlilere
karşılığında
görev verilmesi. |
|
|
20 |
Eğitim hizmeti |
Muhtelif |
Öğrenciler için
kütüphane
kurulması,
gerekli kitab'ın
temin edilmesi,
öğrencilerin
istifadesine
sunulması |
|
NOT:
Vakıf akarlardan elde edilen
gelirlerle, tüm vakfiyelerde
belirtilen hizmetlerin
yerine getirilmesi
istenmektedir. Böylece tüm
vakıfların hizmet alanları
ve gelir kaynakları bir
bütün halinde
değerlendirilerek, birinden
diğerine kaynak
aktarılmasına imkan
sağlamaktadır.
KAYNAKLAR:
1. ÖZTÜRK, N.: Türk
Yenileşme Tarihi
Çerçevesinde Vakıf Müessesi
(Sağlık Hizmetleri
sayfa 181), Türkiye
Diyanet Vakfı Yayınları No:
144, Ankara 1995.
2. BAYRAM, S.: Sağlık
Hizmetlerimiz ve Vakıf
Gureba Hastanesi, Vakıflar
Derg.
14:101-119, 1982.
3. ATASEVEN, A.: Bezm-i
Alem Üniversitesi niçin
kurulmuştu?, Bezm-i Alem
Valide
Sultan Vakıf Gureba
Hast. Derg. 17:13-18, 1990.
Alıntı:
http://www.vakifgureba.gov.tr/tarihce_validesultan.asp
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
YORUMLAR:-------------------------------------------------------------------------------- |
|
|