.

Prof. Dr. Burhanettin Can: BOP, 2.Sevr ya da 21.Yüzyılın Haçlı Seferidir.

Saadet Partisi Fatih İlçe Başkanlığı’nın düzenlediği ve SEKAM Genel Başkanı Prof.Dr. Burhanettin Can’ın konuşmacı olarak katıldığı ‘Büyük Ortadoğu Projesi konulu konferans büyük bir ilgiyle gerçekleşti.

Saadet Partisi Fatih İlçe Başkanlığı’nın gerçekleştirdiği  “Dersaadet Konferansları “ serisinde ayın konusu ‘Büyük Ortadoğu Projesi ‘oldu. Sosyal ve Ekonomik Araştırmalar Merkezi Genel Başkanı Prof . Dr. Burhanettin Can’ın Fatih Zübeyde Hanım Kültür Merkezi’nde verdiği konferans, yoğun ilgiye sahne oldu.

Konferans Büyük Ortadoğu projesiyle ilgili 5 dakikalık bir kısa film ile başladı. Ardından Prof. Dr. Burhanettin Can, BOP projesiyle ilgili tafsilatlı bilgi verdiği konferans icra edildi.

BOP, 2.Sevr yada 21.Yüzyılın Haçlı Seferidir.

Yaklaşık 2 saat süren konferanstan ana başlıklar şöyle özetlenebilir.

“ Olayları incelerken ve anlamaya çalışırken meselenin bütününe bakmak, doğru anlamayı sağlar. Basiret ve feraset sahibi olmak oyunları ve tuzakları görmektir. BOP projesi denen şey, bana göre 2. Sevr projesi ya da onların da açıkça söyledikleri gibi 21. Yüzyılın Haçlı seferidir.”

“ Soğuk savaş sonrası Batı, İslam’ bir tehdit ve düşman olarak hedef tahtasına koydu. NATO’nun düşmanı niteleyen rengi Kırmızı’dan Yeşil’e değiştirildi.”

Dünyaya hâkim olmak isteyen bu coğrafyaya hâkim olmak zorundadır.
“ Büyük Ortadoğu denilen coğrafya içinde Türkiye’nin de olduğu Fas’tan Çin seddine kadar olan coğrafyadır. Bu coğrafyanın tarihi arka planını ve önemini incelediğimizde üç ana damar ortaya çıkar. Birincisi bu coğrafya dini açıdan merkezi bir coğrafyadır. İslam, Hıristiyanlık ve Museviliğin yanı sıra, Budizm gibi dinlerin çıkış noktası bu coğrafyadır.

 

İkinci damar medeniyet ve kültür damarıdır. Emevi, Abbasi, Selçuklu, ,Osmanlı, Bizans, Sasani, Mısır vb. büyük devlet ve imparatorluklar bu coğrafyada tarih boyunca birbiri ardınca var olmuştur. Son olarak da bu coğrafya, dünyanın bugün ihtiyacı olan enerjinin %70’ini sağlamaktadır. Bu enerjiye Batı’nın ve Japonya’nın büyük ihtiyacı vardır. Bu enerjinin dağıtımından geçen önemli yol ve boğazlar hep Müslüman ülkelerden geçmektedir.”

BOP, ABD strateji kurumu PNAC’ın projesidir.

“ ABD’nin 20 yüzyılda pekişen küresel imparatorluğunun 21.yüzyılda da devam edebilmesi için ABD derin güçleri ve strateji üretim merkezi olan PNAC tarafından büyük Ortadoğu projesi geliştirildi. Bu projeden ilk defa 1995 yılında çeşitli konuşmalarda ve makalelerde söz eder oldular. Hungtinton, Fukuyama ve Brezinski gibi yazar ve stratejisiler bu projenin topluma kabulü için felsefi ve teorik projeler ürettiler. En sonunda Büyük İsrail’i kurmak isteyen Siyonistlerin, Hz.İsa’nın dönüşünü hızlandırmak için “Tanrı’yı kıyamete zorlayan” Neo-Con’ların, ABD’yi yöneten şirketlerin ve ABD imparatorluğunu devam ettirmeye niyetli olan ABD derin devletinin çıkarları bir noktada kesişti ve projeyi başlattılar. İlk önce ‘Bush Doktrini’ olarak anılan stratejiyi uyguladılar. Bush’un açıkladığı bu stratejiye göre; gelecekte küresel güç olmaya namzet hangi ülke veya din (İslam) varsa şimdiden bunun önüne geçilmesi gerekir. Tehdit olmasını beklemek gerekmez. Buna ‘önleyici savaş’ dediler. Ancak ABD toplumunu ve dünya kamuoyunu ikna etmek için bir nedene ihtiyaç vardı. Bunu da 11 Eylül’de ikiz kulelerin vurulması olayını tertip ederek başardılar. Böylece kimsenin itirazı olmadan sudan sebeplerle Afganistan ve Irak’ı işgal ettiler. Hem İslam coğrafyasına yerleştiler hem de enerji yollarını kontrol etmeye başladırlar.

2002 yılında dönemin ABD Dışişleri Bakanı Rice, dilinin altındaki baklayı çıkardı ve Fas’tan Endonezya’ya kadar Türkiye’nin de içinde bulunduğu 22 ülkenin sınırları ve rejimlerinin değiştirileceğini açıkladı.

Hard Power’dan SoftPower’a geçiş.

“ABD imparatorluğunun devamı için uygulanan ‘Hard Power-Sert Güç’ politikasında istenmeyen bir durum oluştu. Türkiye ve tüm dünyada Amerikan karşıtlığı halklar nezdinde % 90’lara vardı. Bunun üzerine strateji değiştirdiler ve Bush yerine Obama’yı seçtirerek‘SoftPower-Yumuşak Güç’ stratejisini uygulamaya başladılar. Artık doğrudan ABD değil ama ABD’nin çıkarlarına hizmet eden gönüllüler ve işbirlikçiler kanalıyla projelerini devam ettirmeye çalışıyorlar.

Sınırların ve rejimlerin değiştirilmesi, enerji yataklarının kontrol altına alınması, stratejik noktaların elde tutulması ve küresel sermaye imparatorluğuna kafa tutacak hiçbir gücün ortaya çıkmaması için geliştirilen BOP’a göre dönüşümün etap etap yapılması planlanmıştı. Bunun için bu coğrafyadaki bazı ülkelere de önemli görevler düşüyordu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan maalesef BOP’un içyüzünü anlayamadı. Bu projenin eş başkanı olmayı kabul etti. Türkiye’ye de ‘Model Ortaklık’ vazifesini verdiler. Biz, bu ülkelerde rejimler değişirken onlara kendi rejimimizi örnek gösterecektik. Nitekim, Başbakan’ın Mısır’a laiklik tavsiye etmesi çok taze bir olay. Ayrıca Türkiye, İslam ülkelerine kadın hakları konusunda da modellik yapacak. Tamam da hangi kadın hakları diye sormuyoruz. İslam’a göre kadın hakları mı, yoksa moderniz'me göre kadın haklarımı?”

BOP’un amacı İslam’ı önlemektir.

“ İslam bu coğrafyanın en önemli gücü, Siyonizm’in küresel imparatorluğuna karşı, hakkı ve adaleti hâkim kılacak ve yeni bir küresel güç olabilecek yegane aktördür. İşte bu gücün yeniden ayağa kalkmaması için ortaya konulan projelere karşı dikkatli olmalı, kendi projelerimizi acilen uygulamaya koymalıyız. Tam da burada İslam Birliği’nin temeli demek olan D8 projesinin mimarı Erbakan Hocayı rahmetle anıyorum. Yeni ve adil bir dünyanın kurulmasını dert ediniyorsanız çok çalışmalısınız ve umudunuzu asla kaybetmemelisiniz”

Haber : Saadet Fatih

 

 

YORUMLAR:--------------------------------------------------------------------------------

Haber, Yorum, Resim göndermek için İrtibat: fatihten@gmail.com