| . |
|
|
DİYANET İŞLERİ
BAŞKANLIĞINA ( 15
milyon dolarlık ) DEV BİR CAMİ!
Türkiye'nin garip
gerçeklerinden bir de Diyanet işleri
başkanlığıdır. Resmi rejimin aslında
tanımadığı, lakin yönetmekten de geri
kalmadığı diyanet teşkilatı ne laiklik
ilkesine nede anayasamızın eşitlik
ilkesine uygun bir kurum değil.
Resmi kanunu dahi olmayan Diyanet işleri
başkanlığı 5-6 bakanlık kadar bütçesi,
120.000'e dayanan personeli ile sadece
Sünni Müslümanlara Namaz kıldırmak, ezan
okumak, mevlit okumak dışında gerçekte
uyguladığı bir görevi yok.
Cenaze ve kabristan işlerinin Diyanetten
alınarak belediyelere devredilmesi ile
diyanetin görevi sadece Namaz ve ibadet
arasında kaldı.
İslam Dini ve Kuran-ı Kerim'in
korunması, İslam adına yapılan
çalışmaların denetlenmesi konusunda
hiçbir resmi yetkisi olmayan Diyanet
işleri başkanlığı, Sünni cemaate
dayatılan zoraki, hukuksuz, kanunsuz bir
kurum olmaktan kurtulamıyor.
Müslümanların dini İslam'ı öğrenmesi
konusunda gerçek kurumsal bir uygulaması
olmayan Diyanet İşlerinin yeni başkanlık
binasında bin kişilik bir personel
istihdam edildiği açıklandı.
Türkiye'de Din Sadece Sünni
Müslümanlık mı?
Türkiye'de önemli sayıda Sünni
Müslümanlık dışında kalan inanca sahip
vatandaşlarımız var, Aleviler başta
olmak üzere, birçok İslami şii mezhep
Diyanet işleri başkanlığından hizmet
almıyor, Hıristiyan ve Musevi
vatandaşlarımız için Diyanetin hiçbir
somut çalışması yok.
İslam'ın özünde ruban sınıfı
olmamasına rağmen Diyanetin konumu
ruhbanlık sınıfı değil mi?
Dinimizin esas kaynağında "Cemaat olun
en takvanızı İmam yapın" emrini bu
diyanet bilmiyor mu?
İslam dünyasında Türkiye'deki Diyanet
uygulamasına benzer bir uygulama var mı?
Tarihte din görevlisi uygulaması
böylemiydi, Din görevlileri Dini
bilgileri öğreten hocalarımıydı, namaz
kıldırma memuru mu?
Türkiye Cumhuriyeti Laiktir ilkesi
doğrultusunda sadece bir mezhebe yönelik
böyle dev bir kurum ihdas etmek Anayasa
ve kanunlara uygun mudur ?
Kapısında beklediğimiz AB'de böyle resmi
bir kurum var mı?
Bütün bunların cevabını yakında kapsamlı
bir yazı dizisi ile sizlere bu
sayfalardan sunacağız.
Basında Diyanet camii haberi:
Diyanet camisi
VİP değil ama Türkiye’de ilk

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın “VİP için
cami” yaptıracağı haberi üzerine Başkan
Yardımcısı Er NTVMSNBC’ye açıkladı:
İbadetin VİP’i olmaz. VİP değil, ama
Türkiye’de ilk olacak, neoklasik bir
cami yapılacak. Prof. Er, Diyanet'in
camisinin maketini de NTVMSNBC'ye verdi.
“Diyanet İşleri Başkanlığı VİP için 15
bin kişilik cami yaptırıyor” haberi
üzerine, Diyanet İşleri Başkan
Yardımcısı İzzet Er’i aradık. Er, bu
haberi yalanladı ve asıl haberi
NTVMSNBC’ye verdi. Yapımı 15 milyon
doları bulacak cami için “İbadetin VİP’i
mi olur! Kesinlikle VİP için cami
yapmamız sözkonusu değil.
Protokoldekiler de gelir, vatandaşlar
da. Herkes aynı safta durur” diyen Er,
Türkiye’de ilk kez neoklasik tarzda bir
cami yaptıracaklarını açıkladı.
Prof. Dr. İzzet Er, Diyanet İşleri
Başkanlığı’nın 2000 yılında taşındığı
Eskişehir yolu üzerindeki binasının
yanında yapılacak cami için NTVMSNBC’ye
şu bilgileri verdi:
15 Bin Değil, 5 Bin Kişilik
“Biz öncelikle kendi ihtiyacımız için
bir cami düşündük ve bunu
projelendirmeye çalıştık. Bizim (Diyanet
İşleri Başkanlığı’nda) 1000’e yakın
personelimiz var. Bunlar şu anda bir
spor salonunda namaz kılıyor.
Dolayısıyla bunlar için bir ihtiyaç var.
Arkamızda Atatürk Hastanesi’nden gelen
hasta yakınları var. Zaten orası her
geçen gün büyüyor, bir sağlık sitesi de
olacakmış. Arkadaki Mustafa Kemalpaşa
mahallesinde hiç cami yok. Danıştay
binası yapılacak, Tarım Bakanlığı için
de 20 katlı bina yapılacağı söyleniyor.
Dolayısıyla bu çevredeki potansiyeli de
düşünmek zorundayız. Çünkü cami her
zaman her yere yapılmıyor. Böyle bir
düşünceyi realize etmeye çalıştık. Cami
15 bin kişilik değil, 5 bin kişilik
olacak. Kapalı alan olarak içeride
yaklaşık 5 bin kişi namaz kılabilecek.
3098 metrekare caminin içi. 0,60
metrekareye bir insan sığdığını
düşünecek olursak, tam 5 bin kişi
içeride ibadetini rahatlıkla
yapabilecek.”
Prof. Er, “İbadetin VİP’i olur mu”
sorumuzu, “Hayır, hayır. Kesinlikle öyle
bir şey yok. İbadette herkes aynı safta
yer alır. İbadette herkes eşittir. VİP’i
yoktur bu işin. Allah katında en yüksek
protokolde bulunan insanlar da sıradan
bir insanda aynıdır” yanıtını verdi. Er,
şöyle devam etti:
VİP için Cami Yapmamız Söz konusu Değil
“Diyelim ki, sayın Cumhurbaşkanı bu
camiye gelmek istedi.
Hangi camiye giderse gitsin, orada
güvenlik tedbirleri alınır. VİP
durumunda olanlar için gerekli tedbirler
alınır. Kesinlikle VİP için cami
yapmamız söz konu değil. Ama
vatandaşlardan protokole dahil olanlar
da gelir, herhangi bir vatandaş da
gelir. Camide bunlar için yer ayrılmış
değildir. Herkes aynı safta durur ve
namazını, ibadetini eda eder. VİP cami,
şu cami, bu cami diye bir düşüncemiz
yok.
Kocatepe Camisi'ne Alternatif Değil
“Gazetelerde, internet sitelerinde
Kocatepe Camisi’ne ‘ye alternatif olduğu
yazdı. Kesinlikle böyle birşey yok.
Burada bir ihtiyaç belirdi. Çevredeki
potansiyel dikkate alınarak 5 bin
kişilik düşünüldü. Zannederim Kocatepe
daha büyüktür. Ona alternatif diye bir
şeyimiz olamaz, fizik en de olamaz.
2 Bin Araçlık Otopark Alanı Var
“Savunma Bakanlığı, Genelkurmay
Başkanlığı şehitlerimizi Kocatepe
Camisi’nden kaldırıyor. Cenaze sahibi
hangi camiden cenazesini kaldırmak
istiyorsa önceden onu ilan ediyor zaten.
Savunma Bakanlığı, Genelkurmay
Başkanlığı şehitlerimizi isterse yeni
yapılacak camiden de kaldırabilir. Çünkü
cami, trafiği rahat bir bölgede
bulunuyor. Altında da 2 bin araçlık
otopark alanı var.
Yapımını Sosyal Hizmet Vakfı Üstlendi
“Caminin yapımını Sosyal Hizmet Vakfı
üstleniyor. Biz Diyanet İşleri
Başkanlığı olarak cami yapımına bütçe
ayırmıyoruz. Temel atma töreni Camiler
ve Din Görevlileri Haftası’nda olacak.
Bu hafta 1-7 Ekim’de oluyor. Ancak bu
yıl Ramazan Bayramı tatiline isabet
ettiği için 13-19 Ekim’e çektik.
Davetlilerin genel durumunu dikkate
alarak temel atma töreni için bir tarih
tespit edeceğiz.
Tarih:Yazan: Yasemin Arpa
|
|
GÜNCEL ANA SAYFASINA DÖN |
YORUMLAR: Diyanet işleri
Başkanlığından yapılacak bu cami için öngörülen 15 milyon
doların diyanetin bütçesinden çıkmayacağını, Cami yapımını
Sosyal Hizmet Vakfı'nın üstlendiğini beyan ediyorlar.
Bu vakıf diyanetin dışında bir kurum değil ki. Kuruluşundan
itibaren diyanet üst yönetimi tarafından kurulmuş halen
yönetilmektedir. Bu duruma göre
Diyanet işleri başkanlığı bu vakıf üzerinden bildiri
yayınlayarak Türkiye'deki bütün camilerde bu faaliyetler için
teberru toplayacak, yani bu eserler yine İslam'ın Sünni
cemaatinin cebinden çıkacak demektir.
Hizmet üretmede ve sorumlulukta ketum davranan Diyanet, Böyle
yatırımlarla elini cemaatin cebinden çıkarmaya hiç niyetli
görünmüyor.
Birçok camide makbuzsuz teberru toplandığı gerçeğini göz önüne
alırsak, bu uygulamalar nedeniyle toplanan paraların ne kadar
denetlendiğini, amacına uygun kullanıldığını tespit etmek
imkansızlaşıyor.
Behlûl dane fatihten@gmail.com
Diyanetin yönetimindeki Sosyal Hizmet vakfı:
Sosyal Hizmet Vakfı'nın organları; Mütevelli Heyeti, Yönetim
Kurulu ve Denetim Kurulundan ibarettir.
1. Mütevelli Heyeti (Genel Kurul): Vakfın en yüksek ve yetkili
karar organıdır. Yönetim kurulu üyeleri Mütevelli Heyetince
seçilir.Mütevelli Heyeti üyelerinin ad ve soyadları aşağıda
gösterilmiştir:
a. Vakfın Kurucuları: (Kurucu Mütevelli Heyet üyeleri)
Mehmet Nuri YILMAZ
Sami USLU
Şemsettin YAZIRLI
Ahmet UZUNOĞLU
b. Mütevelli Heyet Üyeleri:
Prof. Dr. Ali BARDAKOĞLU
Doç. Dr. Fikret KARAMAN
Prof. Dr. Mehmet GÖRMEZ
Prof. Dr. M. Şevki AYDIN
Niyazi GÜNEŞ
Doç. Dr. Ali DERE
Rıdvan NİZAMOĞLU
M. Hakkı ÖZER
Prof. Dr. Mustafa ÇAĞRICI
İbrahim ACAR
Mehmet YAVUZ
Ahmet Zeki ELTURAN
Mehmet ALTINSOY
Rüştü İNAN |