|
Ekmek yerine
zehir yiyoruz

GİMDES Genel Başkanı Dr. Müh.
Hüseyin Kami Büyüközer halkımız
ekmekle zehirleniyor, müdahale
eden yok dedi
GİMDES Genel Başkanı Dr. Müh.
Hüseyin Kami Büyüközer ekmekteki
katkı maddelerini internet
sitesinde açıkladı. Sitedeki
bilgiler insanın tüylerini
ürpertiyor. İnsan saçından domuz
kılına kadar pek çok katkı
maddesi içeren ekmek
hastalıklara davetiye
çıkarıyor...
GİMDES(Gıda ve İhtiyaç Maddeleri
Denetleme ve Sertifikalandırma
Derneği) Genel Başkanı Dr. Müh.
Hüseyin Kami Büyüközer ekmekteki
katkı maddelerini internet
sitesinde açıkladı. Büyüközer`e
göre ekmeğe katkı maddelerinin
konulma sebebi şöyle; `Hamurun
asidini artırmak, bayatlamayı
geciktirmek, ekmek hatalarını ve
hastalıklarını düzeltmek, su
kaldırma oranını yükseltmek,
hacim artışı sağlamak, un
rekoltesini yükseltmek .`
İŞTE O MADDELER
E170 kalsiyum karbonat: Hem
renklendirici hem mineral tuz;
kaya minerali veya kemikten elde
edilir; diş macunu, beyaz boya,
temizleme tozları, bisküvi,
ekmek, kek, dondurma,
dondurulmuş konserve sebze ve
meyvede ve ilaçlarda kullanılır;
yüksek dozlarda zehirlidir;
safra, böbrek taşı, hemoroid,
kabızlık ve fistül kanamalarına
sebep olabilir. Ayrıca kemikten
elde edilmesi ihtimali bu katkı
maddesini en azından şüpheli
hale getirir.
E 471-E477 Mono:
Homojenleştirici. Bitkisel ve
hayvani kökenli olabilir.
Bitkisel kökenden türetilirse,
helâl, hayvani unsurlardan
türetilirse, şüphelidir. nE 280
propiyonik asit: Koruyucu olarak
kullanılır. Migren ağrılarına
sebep olabilir; doğal olarak
mayalanmış gıdalarda, insan teri
ve geviş getirenlerin sindirim
organlarında bulunur, mayalanmış
kağıt hamuru veya çürümüş lif
bakterisinden elde edilir; ekmek
ve un mamullerinde kullanılır.
E 200 sorbik asit: Koruyucu
olarak kullanılır. Ciltte
kaşıntı yapabilir.
E420 sorbitol: Kıvam
artırıcı,suni tatlandırıcı ve
nem tutucu; etli ve zarlı
kabuksuz meyvelerden veya
sentetik olarak glukozdan elde
edilir; gıda, ilaç ve
kozmetiklerde kullanılır. Bebek
ve çocuk gıdalarında kullanmak
yasaktır.
E422 gliserin: Kıvam artırıcı,
tatlandırıcı ve nem tutucu,
yağlı renksiz alkol; hayvansal
veya bitkisel yağların
alkalilerle ayrışması sonucu
elde edilir; petrol ürünlerinden
ve bazen propilenden sentetik
olarak elde edilir; büyük
miktarlar baş ağrısı, susuzluk,
bulantı ve yüksek kan şekerine
sebep olabilir.
E920 Sistain: Un işleme ajanı.
İnsan saçı, başta domuz olmak
üzere hayvan kılı ve tavuk
tüyünden elde edilir. nE924
potasyum bromat: Un işleme
ajanı. Bulantı, kusma, diyare ve
sancılara neden olabilir.
E928 benzoil peroksit: Unun
beyazlaması için kullanılır.
Alerjik geçmişi olanlar
sakınmalıdır. Büyüközer, `Bunlar
migrenden alerjiye hatta kansere
kadar birçok rahatsızlıklar
oluşturabilen maddelerdir.
Uygulamada ise bu katkı
maddeleri bu isimleri ile değil
ticari isimleri ile alınır
satılır.
Ayrıca fırınlarda bu katkı
maddelerini hamura katacak
eğitilmiş elemanların
yetersizliği sebebi ile ekseriya
limit aşımı tehlikesi de söz
konusudur. Ancak ister paketli
olsun, ister paketsiz satılsın
çoğu ekmeklerde kullanılan katkı
maddelerinin detay bilgileri yer
almamaktadır. Bu da tüketiciyi
zor durumda bırakmaktadır`
şeklinde konuştu.
Peki ne yapacağız?
Dr. Müh. Hüseyin Kami Büyüközer,
`Peki ne yapacağız?` sorusunun
cevabını ise şöyle veriyor:
`Güvendiğimiz market veya
fırından katkısız ekmek
isteyelim. Tarım ve Köyişleri
Bakanlığı`nın yeni tebliğinde
ekmeğe, herhangi bir katkı
maddesi katılmaz ise `etiket
üzerinde ekmek adı ile birlikte
`katkısız` ifadesi kullanılır`
şeklinde bir düzenleme
getirildi. O halde öncelikle
çevremizde katkısız ekmek üreten
fırınları araştırmalıyız.
Bulduktan sonra iyice
sorgulamalıyız. Çünki maalesef
ülkemizde üreticilerden doğru
bilgi almak ekseriya zor
olmaktadır. İyice emin olduktan
sonra katkısız ekmek
tüketmeliyiz.
BEYAZ EKMEĞİ KALDIRIN
Kepek ekmeğini tercih etmeliyiz.
Çünkü buğday, sağlık açısından
yararlı B2 ve B6 vitaminleri ile
niyasin, folik asit, demir ve
çinko içeriyor. Bu maddelerin
daha çok yoğunlaştığı kısım olan
buğdayın dış kabuğu, un yapımı
sırasında ayrıştırılıyor ve
ekmeğin besin değeri düşüyor. Bu
nedenle kepek ekmeği yemek daha
doğru.`
Ekmekte bulunan katkı maddeleri
GİMDES Genel Başkanı Dr. Müh.
Hüseyin Kami Büyüközer ekmekte
bulunan katkı maddelerini
açıkladı. Bunların migrenden,
alerjiye hatta kansere kadar
birçok rahatsızlıklar
oluşturabileceği belirtildi.
GİMDES Genel Başkanı Dr. Müh.
Hüseyin Kami Büyüközer ekmekte
bulunan katkı maddelerini
açıkladı. Bunların migrenden,
alerjiye hatta kansere kadar
birçok rahatsızlıklar
oluşturabileceği belirtildi.
Haber7- Büyüközer`e göre ekmeğe
katkı maddelerinin konulma
sebebi şöyle;
`Hamurun asidini arttırmak,
Bayatlamayı geciktirmek, Ekmek
hatalarını ve hastalıklarını
düzeltmek, Su kaldırma oranını
yükseltmek, Hacim artışı
sağlamak, un rekoltesini
yükseltmek vs gibi amaçlar için
katkı maddeleri
kullanılmaktadır.`
Bugünkü Katkılı Ekmek
Ürünlerinde Kullanılabilen Katkı
Maddeleri:
Enzimler, E 300 Askorbik Asit(C
vitamini), Bitkisel Yağlar,
Emülgatörler(E 471-E477 Mono- ve
digliseridler ve modifiye
edilmiş formları), E 282
kalsiyum propiyonat, E 281
sodyum propiyonat, E 262 Sodyum
diasetat, sirke, E 260 asetik
asit, E 280 propiyonik asit, E
202 potasyum sorbat, E 200
sorbik asit, E 202 potasyum
sorbat ve E 203 kalsiyum sorbat,
E 283 potasyum sorbat, Şekerler
(Sakaroz,Maltoz,Fruktoz,glukoz),
E170 kalsiyum karbonat, E332
Potasyum sitrat, E481 Sodyum
stearol-2-laktilat,E422 Gliserol
(gliserin)
“Ayrıca, Daha beyaz görünen un
elde etmek için, E928 benzoil
peroksit ve E924 potasyum bromat
gibi kanserojen ve alerjik
maddeler beyazlatıcı olarak,
E920 Sistain gibi insan saçından
ve domuz kılından üretilen ve
hacım artırıcı olarak kullanılan
katkı maddeleri de söz
konusudur.â€
Bu Katkı Maddelerinin açılımı
ise şöyle:
E170 kalsiyum karbonat: Hem
renklendirici hem mineral tuz;
kaya minerali veya kemikten elde
edilir; diş macunu, beyaz boya,
temizleme tozları, bisküvi,
ekmek, kek, dondurma,
dondurulmuş konserve sebze ve
meyvede ve ilaçlarda kullanılır;
yüksek dozlarda zehirlidir;
safra, böbrek taşı, hemoroid,
kabızlık ve fistül kanamalarına
sebep olabilir. Ayrıca kemikten
elde edilmesi ihtimali bu katkı
maddesini en azından şüpheli
hale getirir.
E 471-E477 Mono- ve
digliseridler ve modifiye
edilmiş formları:
Homojenleştirici .Bitkisel ve
hayvani kökenli
olabilir.Bitkisel kökenden
türetilirse, helâldir. Hayvani
unsurlardan türetilirse, şüphe
arzeder. Eğer, eti helâl ve
kesimi islâmi usulle yapılmış
hayvani yağlardan türetilmiş ise
helâl kabul edilir.
E 280 propiyonik asit, E 281
sodyum propiyonat, E 282
kalsiyum propiyonat, E 283
potasyum sorbat: Koruyucu olarak
kullanılır. Migren ağrılarına
sebep olabilir; doğal olarak
mayalanmış gıdalarda, insan teri
ve geviş getirenlerin sindirim
organlarında bulunur, ayrıca
suni olarak etilen, karbon
monoksit, propiyonaldehit, doğal
gaz, mayalanmış kağıt hamuru
veya çürümüş lif bakterisinden
elde edilir; yaygın olarak ekmek
ve un mamullerinde kullanılır.
E 200 sorbik asit, E 202
potasyum sorbat: Koruyucu olarak
kullanılır. Bitkisel kökenlidir.
Ciltte kaşıntıya sebep olabilir
E420 sorbitol: Kıvam
artırıcı,suni tatlandırıcı ve
nem tutucu; etli ve zarlı
kabuksuz meyvelerden veya
sentetik olarak glukozdan elde
edilir; gıda,ilaç ve
kozmetiklerde kullanılır.Bebek
ve küçük çocuk gıdalarında
kullanmak yasaktır.
E422 Gliserol (gliserin): Kıvam
artırıcı,tatlandırıcı ve nem
tutucu, yağlı renksiz
alkol;hayvansal veya bitkisel
yağların alkalilerle ayrışması
sonucu elde edilir; petrol
ürünlerinden ve bazen
propilenden sentetik olarak veya
şekerden mayalanarak da elde
edilir; büyük miktarlar baş
ağrısı, susuzluk, bulantı ve
yüksek kan şekerine sebep
olabilir. Hayvan kökenli olması
ihtimali göz önünde
tutulmalıdır.
E920 Sistain: Un işleme ajanı.
İnsan saçı, başta domuz olmak
üzere hayvan kılı ve tavuk
tüyünden elde edilir
E924 potasyum bromat: Un işleme
ajanı.Büyük miktarlarda bulantı,
kusma, diyare ve sancılara neden
olabilir.
E928 benzoil peroksit: Un işleme
ajanı. unun beyazlaması için
kullanılır. Alerjik geçmişi
olanlar sakınmalıdır.
Büyüközer, ` Bunlar migrenden,
alerjiye hatta kansere kadar
birçok rahatsızlıklar
oluşturabilen maddelerdir.
Uygulamada ise bu katkı
maddeleri bu isimleri ile değil
ticari isimleri ile alınır
satılır ve kullanılır. Örnek
vermek gerekirse, S500, Soft`r,
Acti-Plus, Hydra, Joker, Pantera
vs gibi ticari isimlerle satılan
bu ürünlerin içerikleri
incelendiği zaman bir çok katkı
maddesini kombine ettiği
görülür.Kullanıcı firma bu
maddelerin içerikleri ile de pek
ilgilenmez. Ayrıca fırınlarda bu
katkı maddelerini hamura katacak
eğitilmiş elemanların
yetersizliği sebebi ile ekseriya
limit aşımı tehlikesi de söz
konusu olmaktadır. Bugün üretici
ve satıcı istekleri, gıdanın ilk
günkü tazeliğini koruyacak
şekilde, gıdaların raf ömrünün
artırılması yönünde olmaktadır.
Buna karşılık gıdanın raf ömrünü
artırmak amacıyla ürünlere ilave
edilen katkı maddelerine karşı
ise kimi tüketicilerin gittikçe
artan haklı çekinceleri
bulunmaktadır. Ancak ister
paketli olsun, ister paketsiz
satılsın çoğu ekmeklerde
kullanılan katkı maddelerinin
detay bilgileri yer
almamaktadır. Bu da tüketiciyi
zor durumda bırakmaktadır.
Halbuki etiket bilgileri hem
yasal olarak, hem etik olarak
tüketicinin en tabii hakkı olmak
zorundadır. Ancak, bu sonuçta
tüketicinin bilinçsizliği ve
ilgisizliği, üreticinin
bencilliği ve resmi kurumların
denetimsizliği müştereken rol
oynamaktadır. ` şeklinde
konuştu.
Peki ne yapacağız?
Güvendiğimiz Market veya
Fırından Katkısız Ekmek
İsteyelim
Tarım ve Köyişleri Bakanlığının
yeni tebliğinde Ekmeğe, herhangi
bir katkı maddesi katılmaz ise
etiket üzerinde ekmek adı ile
birlikte `katkısız` ifadesi
kullanılır. şeklinde bir
düzenleme getirmiştir. O halde
öncelikle çevremizde katkısız
ekmek üreten fırınları
araştırmalıyız. Bulduktan sonra
iyice sorgulamalıyız. Çünki
maalesef ülkemizde üreticilerden
doğru bilgi almak ekseriya zor
olmaktadır. İyice emin olduktan
sonra katkısız ekmek
tüketmeliyiz.`
Sofralarımızdan beyaz ekmeği
kaldırıp, yerine kepekli ekmeği
ikame edelim.
Kepek ekmeğin neden tercih
edilmesi gerektiğini, uzmanlar
şöyle açıklamaktadır:
`Buğday, sağlık açısından
yararlı olan B2 ve B6
vitaminleri ile niyasin, folik
asit, demir ve çinko içeriyor.
Bu maddelerin daha çok
yoğunlaştığı kısım olan buğdayın
dış kabuğu, un yapımı sırasında
ayrıştırılıyor ve bu yüzden
ekmeğin besin değeri düşüyor. Bu
nedenle, beyaz ekmek yerine
kepek ekmeğinin tercih edilmesi
daha sağlıklıdır`
Şeker hastaları, kilo sorunu
olanlar, mide ve bağırsak
rahatsızlığı çekenler tarafından
daha çok tercih edilen kepek
ekmeğin herkes tarafından
tüketilmesini öneriyoruz. (Gıdaraporu
|