EMİNÖNÜ ÖLDÜRÜLMEDEN HAKKINDA YAZILIP ÇİZİLENLER MAALESEF GERÇEKLEŞTİ! (Okuyalım)

Orası dünyanın en önemli ilçesi!.. Eminönü İlçesi Vilâyet Yapılmalıdır

AKP iktidarı Eminönü ilçesini kaldıracakmış... Bu haberi okuduğum zaman gözlerime inanamadım. Eminönü İstanbul"un değil, Türkiye"nin değil, dünyanın en önemli ilçesidir. Üç imparatorluğun başkentliğini yapmıştır. Ayasofya orada, Sultanahmet ve Süleymaniye orada, Topkapı Sarayı orada. İstanbul Üniversitesi binası ve kapısı (Seraskerlik dairesi) orada, eski Hipodromdaki hiyeroglif yazılı dikilitaş orada. Müzeler, camiler, anıt binalar ve daha neler neler... Ve bu önemli şehir ilçelikten çıkartılıyor. Akıl alacak anlaşılacak bir şey değil...

Çocukluğumda, gençliğimde Eminönü kazası (o zamanlar ilçe yerine kaza deniliyordu. Trafik kazası değil...) aile yuvasıydı, yerleşim merkeziydi. Nice profesörler, müdürler, zengin tacirler, kültürlü ve münevver (aydın) kişiler, yazarlar, kalbur üstü zevat ve aileler burada otururlardı.

Eminönü niçin ilçelikten çıkartılıyor?... Saadet Partisi"nin çok güçlü olmasından mı? Hayır hayır!.. Çok erdemli, çok ahlâklı ve faziletli AKP kurmayları böyle bir şey yapmazlar. Peki bu işin asıl sebebi nedir?

Eminönü"nün ilçelikten çıkartılıp adeta bir mahalle haline getirilmesi, birtakım gizli kapaklı rant hesapları yüzünden midir? Son derece temiz, erdemli, namuslu, haysiyetli AKP"den böyle bir şey beklenmez.

Bu konuyu eski Eminönü Belediye Başkanı(SP) muhterem dostum Lütfi Kibiroğlu Beyefendi ile konuştum, epey fikir teatisinde bulunduk. Bana şifahen söylediklerini bilâhare yazılı metin olarak da verdi. Okuyucularımın ve kamuoyunun dikkatine bu metni aynen arz ediyorum.

"1. Eminönü malûmunuz olduğu üzere 3 bin yıllık bir şehir olup Sûr-i sultanîdir.

2. Eminönü yıllardır insansızlaştırılmaktadır. Şu anda Eminönü"nde oturan hiçbir zengin yoktur. Bundan sonra sıra mutlaka Fatih"e gelecektir. Fatih"te oturan büyük zengin sayısı iki elin parmaklarını geçmez.

3. Eminönü"nde mukim olan insanların % 70"i zekâta muhtaçtır.

4. Eminönü"nde 18209 adet binanın % 60"ı metruk tur. Hem dünyanın en güzel yeri olduğu iddia edilecek, hem de insansızlaştırılacak ve metrukleştirilecek. 2004 yılında 55 bin olan Eminönü nüfusu bu gün 32 bine inmiştir. Eğer nüfus bahane edilerek yapılıyor ise Ankara ilçelerinden en az 5 tanesinin nüfusu bu rakamın çok altındadır. Anadolu"da ise 200"den fazla ilçenin nüfusu 20 binin altındadır. Kaldı ki Eminönü ve Fatih"in gündüz nüfusu 4 milyon olarak tahmin edilmektedir. Ankara"nın da nüfusu 4 milyondur. Ankara bir anakent ve 24 belediye ile idare edilirken, Eminönü ve Fatih bir ilçe belediyesi ile nasıl idare edilecektir? Eminönü ve Fatih İstanbul"un kendisidir. Roma, Bizans ve Osmanlı medeniyetinin muhteşem eserleri burada toplanmıştır. Kanaatimiz odur ki, eğer bu iki belediye birleşirse hizmetler yetersiz kalacağı için Eminönü kısa bir zaman sonra bu günkü nüfusun yarısına inecektir.

5. Eminönü ve Fatih"in birleştirilmesinin, vakıflar yasa tasarı ile aynı zamana gelmesi mânidardır. Şu anda Süleymaniye"de ve Eminönü"nün diğer yerlerinde bir çok gayrimenkul yabancılar tarafından satın alınmıştır.

6. Aslında yapılması gereken şey, Eminönü belediyesini ortadan kaldırmak değil güçlendirmektir. Bütün korkumuz bu işin ekümenliğe atılmış bir adım olmasıdır.


Saygılarımla

Lütfi Kibiroğlu"

Bizans"ın varisi olduklarını iddia eden Rumlar İstanbul, Marmara bölgesi, Iyonya, Pontus üzerindeki isteklerinden 500 küsur yıldan beri vaz geçmemişlerdir. En son, Lozan anlaşması gereğince İstanbul"da 120 bin Rum kalmıştı. Onlar da, 6-7 Eylül hadiselerinden, 1973 Kıbrıs harekâtından sonra göç etmişler veya ettirilmişlerdir. Şu anda İstanbul"da iki bin Rum kalmıştır.

Ne megali ideacı Rumlar, ne Patrikhane İstanbul"u tekrar Bizans yapmak, idealini terk etmişlerdir. Sadece bir rivayet olarak duydum, elimde belge yok, bundan yıllarca önce gizli bir protokol imzalanmış, buna göre ilk fırsatta, şartlar müsait olunca İstanbul"un suriçi, Beyoğlu, Galata bölgesine Rum nüfus getirilecekmiş. İstanbul"dan kaçan Rumlar... Türkiye gazetesi yazarlarından muhterem Necati Özfatura beyin bu konuda hayli yazısı bulunmaktadır.

Eminönü ilçesine şimdiye kadar neler yapıldı? Neler yapılmadı ki!... Sayayım:

1. İlçe, şehirli nüfusundan arındırıldı, bunlar adeta, kaçırıldı.

2. Dünyanın bu en önemli şehri/ilçesi yangın yerine, viraneye, savaştan yeni çıkmış bir bölgeye çevrildi. İnanmazsanız sizi gezdirebilirim...

3. Eminönü"nde kültür, sanat boğuldu, öldürüldü. Bölge varoşlaştırıldı, medeniyetten arındırıldı.

Kimseyi itham ederek söylemiyorum, birtakım çeteler Eminönü bölgesinden yüz milyarlarca dolar rant yemek için çok sinsi, çok şeytani hesaplar yapmaktadır.

Bundan bir iki yıl önce Eminönü ile ilgili bir toplantıda bu bölgeye en kısa zamanda 100 kalburüstü şahsın ve ailenin yerleşmesi teklif ve temennisinde bulunmuştum.

Eminönü"nde yabancılar harıl harıl gayr-i menkul (taşınmaz mal) satın almaktadır.

İlk fırsatta Ayasofya"yı tekrar kilise yapacaklar, Bizans"ı, siyasi bakımdan olmasa bile kültür olarak canlandıracaklardır.

Türkiye"nin elit Müslümanları böyle bir şeye izin verirler mi? Doğrudan doğruya izin vermezler ama onların bir kısmı dolaylı olarak Haçlıların ekmeğine yağ sürecek işler yapabilir.

Anasını öldüren, başını kesip caddeye atan oğulların bulunduğu bir ülkede yaşadığımızı unutmayalım.

Faziletli, namuslu, vatansever, şerefli, haysiyetli, temiz kimseleri ve grupları tenzih ederek söylüyorum: Bugün ülkemizde dini imanı para olan dehşetli bir haşarat sürüsü bulunmaktadır. Bunların zahirden Müslüman ve dindar görünmeleri kimseyi aldatmasın. Dini imanı para olanlar asla Müslüman olamaz. Onlar ya münafık ya kâfirdir.

AKP"ye ve AKP"lilere de çamur atmak gibi bir niyetim yoktur.
Son Eminönü Belediye Başkanı Nevzat Er Beyefendi yakın ve aziz dostumdur.

Lakin anlayamıyorum, Eminönü niçin ilçelikten çıkartılıyor?
Birileri bana, tutarlı gerekçeler göstererek bunun açıklamasını yapabilir mi?

Adnan Menderes, 1950 ile 1960 yılları arasında affedilmez hatalar yapmıştı.
Bunlardan biri de, muhalif milletvekili Osman Bölükbaşı"yı her seçimde Meclis"e gönderen Kırşehir vilayetini ilçe haline getirmekti.
Zavallı Menderes bu ve buna benzer hatalarının cezasını feci şekilde ödedi...

Değerli ve faziletli AKP sorumlularına sesleniyorum:

Eminönü"nü ilçelikten çıkartınız ve vilayet yapınız. Onu mahalle durumuna düşürmek akıl kârı bir değişiklik olmaz. Bu müstesna vatan parçası vilayet olsun ki, medenî bir şekilde (bugünkü gibi değil) şenlensin. Eminönü"nde en az 100 bin orta halli ve zengin vatandaş mesken tutmalıdır. Vilayet olduğu takdirde ehliyetli ve liyakatli idareciler benim bu hayalimi gerçekleştirebilir.

Eminönü birtakım partizanca tasarrufların, rant hesaplarının, gizli anlaşmaların ve protokollerin kurbanı olmamalıdır.

Büyük Kriz Yaklaşıyor

DÜNYA çok büyük bir iktisadî ve malî krizin arefesindedir. Türkiye"miz de bundan elbette nasibini alacaktır. İktisat, ticaret, finans yapılarının çökme ihtimali büyüktür. Krizden etkilenecek ülkelerin başında ABD vardır. Biz de büyük sarsıntı geçirebiliriz.

Küçük esnaf, orta çapta sanayiciler, dar gelirli halk büyük sıkıntılarla karşı karşıya kalacaktır.

Yıllardan beri para konusunda büyük darlık yaşanmaktadır. Ticaret vadeli senetlerle, çeklerle yapılıyor. Kriz patlak verince bunlar ödenmeyecektir. Nakit para küçük bir azınlığın elindedir.

Halkın büyük bir kısmı kredi kartı tuzağına düşürülmüştür. Lüks, israf, aşırı tüketim almış başını gidiyor.

İktisadî-malî krizle ilgisi yok ama, bu yaz başta İstanbul olmak üzere su sıkıntısı çekilebilir.

Yine enerji ve bilhassa elektrik konusunda sıkıntılar kapıdadır.

Gelecek kış doğalgaz kesilebilir. Bedavaya vermiyorlar, parası ödenmezse kesilir... İleride patlak verecek savaşlar yüzünden kesilebilir...

İstanbul"un nüfusunu çoğaltmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Şehir şu anda anormal şekilde büyümüştür. Daha da büyürse, çözümü çok zor buhranlar meydana çıkacaktır.

Birtakım beyanlara inanmayınız. Beklenen büyük zelzele konusunda hiçbir ciddî faaliyet yoktur. Birileri deprem rantı yemek için şeytanî hesaplar yapıyor,

Acaba son küçük savaş Türkiye"ye kaça mal oldu? Bunca borçla, bunca faiz ödemesiyle, bunca masrafla nasıl ayakta duracağız? Kaynak:Haber5

Osmanlı döneminde Eminönü meydanının mimari karakterinin değişmesinde Sirkeci Garı'nın yapılması, Dördüncü Vakıf Han ve Postane gibi yapılar ile Sultan I. Abdülhamid döneminin ticarit yapılarının da tesiri vardır. Ancak Eminönü'nün 19. yüzyıldaki fiziki yapısı, asıl Cumhuriyetin ilanından sonra, özellikle Vali ve belediye Reisi Lütfi Kırdar zamanında (1938-1949) değişmeye başlamıştır. Yeni Camii'nin önündeki yapılar, köprü için bilet kesen kulübeler ortadan kaldırılarak meydan açılmıştır. Mısır Çarşısı'nın etrafı açılarak, restore edilmiş, 1955-56 yıllarında Unkapanı-Eminönü yolunu açma çalışmaları sırasında balıkçı ve meyhaneleriyle ünlü Balıkpazarı da yok olmuştur. Eminönü'nün eski silüeti bir ölçüde 1986 yılına kadar ayakta kalabilmişse de 1984-89 yılları arsında, Haliç uygulamaları sırasında Yemiş İskelesi ve çevresi tamamen ortadan kalkmıştır. 1980'li yıllarda ise meydanda yapılan yaya köprüleri semtin eski karakterini bozmuştur. 20. yüzyılın ilk yarısı boyunca Sirkeci, ucuz otellerin, gurbetçilerin nakliyat şirketlerinin merkezi olmuştur. Özellikle Gar'ın arkasındaki oteller gurbetçilerin mekanıydı. Ayrıca etrafta küçük lokanta, büfe ve işyerleri de mevcuttu. Ancak Sirkeci, tarihin her döneminde rıhtım olarak hizmet vermiştir. Diğer yandan Babıali caddesi ve onun devamı olan Ankara Caddesi'nden aşağı, denize ve Galata köprüsüne inen trafiğin bağlantı noktası olma özelliğini yine her dönemde korumuştur.

1957-59'da açılmaya başlanan Sirkeci-Florya sahil yolu Sarayburnu'nu sahilden dolaşarak Sirkeci trafiğinin hafiflemesini sağlamıştır. 1960'lardan sonra Sirkeci'deki ucuz otellerin Laleli-Aksaray semtlerine kaymasıyla, semtte ticaret ve iş merkezi niteliği ağır basmıştır. Semtin sahil kesiminde Bandırma-Mudanya, İzmir vb. seferleri yapan vapur ve feribot iskelesi ile Sirkeci Garı'nın karşısına gelen kısımda Harem-Sirkeci araba vapuru iskelesi yer almaktadır. Eminönü İlçesi'nin Bahçekapı semti 1960'lara kadar konutların da bulunduğu bir bölge iken daha sonra tamamıyla bir ticaret merkezi haline gelmiştir. Galata köprüsünün ayağının doğusunda, Eminönü meydanından Sirkeci'ye doğru şehrin Rumeli yakasını, Anadolu yakasına ve Boğaziçi'ne bağlayan şehir hatları vapur iskeleleri sıralanmıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra Cağaloğlu semtinin siyasal nitelik ve ağırlığını kaybetmiş olduğunu görmekteyiz. Ancak Osmanlı döneminde olduğu gibi bu dönemde de basın merkezi olma özelliği öne çıkmıştır.

Yıllara Göre Eminönü Nüfusu: 1997 (65.246), 1990 (83.444), 1985 (93.383)
EMİNÖNÜ Nüfus: 55.635 (2000)


İstanbul'un "Tarihi Yarımada" denilen bölümü olan sur içindeki iki ilçeden biridir. Esasen, Cumhuriyet dönemine kadar idari bölünmede "İstanbul" veya "Dersaadet" olarak adlandırılan yer de sur içindeki Fatih ile Eminönü'dür. Eminönü ilçesi kuzeyden Haliç, güneyden Marmara Denizi, doğudan İstanbul boğazı batıdan ise Fatih ilçesi ile çevrilidir. İlçe bütünüyle İstanbul kentinin tarihi çekirdeği olan sur içinde yer alır ve merkezi alanın en canlı bölgelerinden birini oluşturur.
Eminönü ilçesinin bulunduğu mevki İstanbul'un ilk kurulduğu mevkidir. İlçe, adını İstanbul limanının bir bölümünü teşkil eden ve Osmanlı döneminde bu mevkide bulunan Gümrük Eminliği'nden alır.
Tarihi yarımadanın doğu ucunda bulunan Eminönü, batıda Fatih ilçesiyle komşudur. Yüzölçümü 5 kilometrekaredir. İstanbul'da iş hayatının en yoğun olduğu bölgelerden biri olan, gündüzleri 1 milyona yakın bir nüfusu üzerinde barındırdığı Eminönü'nün nüfusu 1997 yılında yapılan sayıma göre 65.246'dır.

İlçenin semtleri: Eminönü, Sirkeci, Bahçekapı, Cağaloğlu, Sultanahmet, Süleymaniye, Çemberlitaş, Çarşıkapı, Beyazıt, Laleli, Kadırga, Gedikpaşa, Kumkapı, Çatladıkapı ve Mahmutpaşa'dır.

Eminönü ilçesini oluşturan mahalleler şunlardır: Alemdar, Balabanağa, Binbirdirek, Bayazıt. Cankurtaran, Demirtaş, Emin Sinan, Hacı Kadın, Hobyar, Hoca Gıyasettin, Hoca Paşa, Kalenderhane, Katip Kasım, Kemal Paşa, Küçük Ayasofya, M. Hayrettin, M. Kemalettin, Mercan, Mesih Paşa, Molla Fenari, Molla Hüsrev, Muhsine Hatun, Nişanca, Şehsuvar, Rüstem Paşa, Saraç, İshak, Sarıdemir, Süleymaniye, Sultanahmet, Sururi, Tahtakale, Kaya Hatun ve Yavuz Sinan.
Semt olarak Eminönü, Yeni Cami, Mısır Çarşısı ve çevresidir. Eminönü, 1928'de İstanbul Merkez ilçesinin ikiye ayrılmasıyla ilçe yapılmıştır.
Tarihi İstanbul'un kuruluşu kadar eski olan Eminönü İstanbul'un ön önemli ve en bilinen tarihi eserlerini de içinde barındırır. Büyük Ayasofya, Küçük Ayasofya, Sultanahmet Camii, Topkapı Sarayı, Süleymaniye Camii, Burmalı ve Örmeli Sütun, Dikilitaş, Beyazıt Meydanı, Bizans döneminde Hipodrom, Osmanlı döneminde Atmeydanı olan bugünkü Sultanahmet Meydanı, Yeni Cami, Kapalıçarşı, Nuruosmaniye Camii, Çemberlitaş, Bayazıt Camii, İstanbul Üniversitesi Merkez binası, Çemberlitaş, Şehzade Camii, Laleli Camii, Mısır Çarşısı, Yerebatan ve Binbirdirek sarnıçları gibi önemli tarihi eserler Eminönü ilçesi sınırları içindedir.
Binlerce dükkanın sayısız merak ve ilgiye hizmet ettiği Kapalıçarşı ve Mısır Çarşısı -İstanbul'un iki büyük kapalı çarşısı- Eminönü ilçesindedir. Tarihi ve ticari özelliklerinin yanısıra, İstanbul'un yönetim merkezi de Eminönü'ndedir. İstanbul Valiliği, Defterdarlık, vergi dairelerinin birçoğu bu ilçenin sınırları içinde bulunmaktadır. İstanbul Üniversitesi'nin birçok fakültesi, sadece İstanbul'da ya da Türkiye'de değil, dünyada da çok iyi tanınan Süleymaniye Kütüphanesi başta olmak üzere Bayazıt, Köprülü gibi kütüphaneler Eminönü'nü aynı zamanda bir eğitim ve kültür merkezi haline getirmektedir.

Eminönü Belediyesi:
Telefon: (0212) 516 52 30 pbx  Faks: (0212) 516 21 26

 

 

YORUMLAR: