|
Milli Görüş
Hareketi Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan İstanbul Fatih
camiinde kılınan cenaze namazına müteakip Merkezefendi camii
bahçesindeki aile kabristanında defnedildi.
Merhum
başbakan Prof. Dr. Necmettin Erbakan siyasi tarihimizde
"Omurgalı" diyebileceğimiz, davasından asla dönmeden,
gelişen şartlara göre dümen kırmayan ilkeli bir siyaset
izledi.
Bu evrensel boyutu olan siyaset gereği İslam ülkeleri
arasındaki batının siyaseten ördüğü düşmanlık duvarlarını
yıkmak için çok uğraştı, İslam ülkelerinin ekonomik
kalkınması için ekonomik ve siyasi, İslami konseyler kurdu,
Yönetimde olmasa bile bu kurumların çalışması için
çalışmalarına ara veremden devam etti.
Siyonizm'i bölgemiz ve İslam alemi için büyük tehlike olarak
gören Erbakan, Bu nedenle malum locaların müdahalelerine,
iftiralarına, oyunlarına maruz kaldı, Kimseye sorulmayan
hesaplar onun başında olduğu partilere soruldu.
Peygamberlere, Allaha dahi iftiranın atıldığı dünyamızda,
Kral çıplak diyen herkesin başına gelecek olaylardır
bunlar diyerek, Hiç şikayet etmedi, yılmadı, son nefesine
kadar inandığı yolda mücadele verdi.
Allah rahmet
eylesin, Sevenlerine sabrı cemil dileriz.
MAHMUD EFENDİ
HAZRETLERİ MERHUM NECMEDDİN ERBAKAN HOCAYA TAZİYE İLAMI
HAK YOLUNDAN
AYRILMADAN HAKK'A YÜRÜYEN MERHÛM NECMEDDİN ERBAKAN'A
"Her canlı ölümü tadacaktır" buyuran Allâh-u Te?âlâ'ya
sonsuz hamd-ü senâlardan, "Başınıza bir musîbet gelince
benim vefâtımın musîbetini hatırlayın,zira musîbetlerin en
büyüğü odur" buyuran Rasûlüllâh(Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)
Efendimize ve başlarına bir musîbet geldiğinde: "Şüphesiz
biz Allâh'ın mülküyüz ve ancak O'na dönücüleriz" diyerek
istircâda bulunan âl-i eshâbına sınırsız salât-ü selamlardan
sonra!

Çok sevip değer verdiğim, ulemâya ve meşâyıha son derece
tâzimde bulunduğunu müşâhede ettiğim, Ehl-i Sünnet îtikadı
ve fıkhı üzere istikamet içerisinde hassâten Nakşî
tarîkatine bağlı kalma şerefiyle ömür sürmayesini rızâ-i
Bârî ve tahsîl-i me?âlî uğrunda vakfettiğine şâhitlik
ettiğim, İslam âlemine, özellikle vatanına milletine
fedâkarâne gayretler içerisinde son anlarına kadar hizmet
ettiğinden şüphe etmediğim merhûm ve mağfûr el-muhtacilâ
rahmeti Rabbihi'l-Ğafûr Necmeddin Erbakan kardeşimin vefat
haberi bizleri derin bir teessüre sevk etmiş bulunmaktadır.
Allâh-u Zü'l-Celâl ve'l-Kemâl dînimize ve vatanımıza yaptığı
bu gayretli ve ihlaslı hizmetlerine mukabil kendisine
kabrinde yevmen fe yevmen müzdâd olacak istirahatler,mahşere
sevkinde bütün korkularını izâle edecek bişâretler ve
akîbetinde cennât-i ?âliyatta yüksek dereceler ihsân
eylesin. Geride bıraktığı keder dîde âilesine, ahbâbına ve
etbâ?ına sabr-ı cemîl, ecr-i cezîl ve âmâl-i sâlihât
içerisinde tûl-u ömürler ikrâm eylesin.
Onun ardından fitnelere düşmekten, Ehl-i Sünnet akîdesine
zerre kadar da olsa muhâlefetten ve sırât-ı müstakîmden
inhiraf etmekten bütün ümmeti ve bâ husus dâvâsını tâkip
edenleri muhâfaza eylesin. Âmîn!
Mahmud Ustaosmanoğlu (İsmailağa
Câmii Emekli İmam Hatîbi)

Milli görüş hareketinde yetişen, Türkiye halkından
bu düşüncesi nedeniyle oy alarak İBB başkanı olan, Siyasi
kariyer sağlayınca liderini terk eden Sayın Başbakan
Erdoğan'dan Necmettin Erbakan Yorumu :"Erbakan Bir
Liderdi"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, önceki gün Ankara'da vefat
eden ve bugün İstanbul'da cenaze töreni düzenlenen Saadet
Partisi Genel Başkanı ve eski başbakanlardan Necmettin
Erbakan için, "Sayın Erbakan bir genel başkan değildi,
aslında bir liderdi. Hem kariyer sahibiydi hem de
karizmatikti" dedi.
Başbakan Erdoğan, Fatih Camisi'nde Erbakan'ın cenaze
törenine katıldıktan sonra, gazetecilerin, Erbakan'ın
vefatına ilişkin duygu ve düşüncelerini sorması üzerine,
"Her şeyden önce hocamızla benim yaklaşık 30 yıllık siyaset
yaşamımız vardı. 18 yaşından itibaren başlayan bir süreç...
Bu süreç içerisinde pek çok anılarımız oldu" şeklinde
konuştu.
Erbakan'dan hem bilim adamı hem de siyaset adamı olarak çok
şeyler öğrendiklerini vurgulayan Başbakan Erdoğan, şunları
kaydetti:

"Hocamızın şu özelliğini de ben ifade etmek isterim. Sayın
Erbakan, bir genel başkan değildi, aslında bir liderdi. Hem
kariyer sahibiydi hem de karizmatikti. Öyle bir özelliği
vardı. Bunun için tabii örnek alabilenler için örnek
alınacak çok şeyler oldu. Ben kendilerine 'Allah taksiratını
hasenata tebdil etsin' diyorum, Allah kendisinden razı olsun
diyorum. Tüm Saadet Partisi camiasına başsağlığı dilerken
54. Hükümet'in de başbakanı olması hasebiyle milletimizin
başı sağ olsun diyorum."
-Erbakan, TBMM GENEL KURULUNDA ANILDI
Önceki gün vefat eden eski başbakan ve Saadet Partisi Genel
Başkanı Necmettin Erbakan, TBMM Genel Kurulunda anıldı.
Birleşimi açan TBMM Bakanvekili Nevzat Pakdil, Erbakan'ın
"aziz hatırası" önünde Genel Kurulu 1 dakikalık saygı
duruşuna davet etti.
Saygı duruşunun ardından Pakdil, Erbakan'a Allah'tan rahmet,
ailesi, yakınları ve Türk milletine başsağlığı diledi.
Pakdil, "Ruhu şad, mekanı cennet olsun" dedi.
Pakdil, hükümet adına söz isteyen Devlet Bakanı Mehmet
Aydın'a söz verdi.

Erbakan'ın başarılı bir bilim insanı, yorulmak bilmeyen bir
üniversite hocası ve Türk siyasi hayatının dünyaca tanınmış
bir şahsiyeti ve kısaca "milli görüş" olarak adlandırılan
siyasi hareketin 42 yıllık lideri olduğunu belirten Aydın,
Erbakan'ın şu sıralarda "hakka uğurlandığını" söyledi.
Aydın, Erbakan'a Allah'tan rahmet, ailesi, yol arkadaşları
ve Türk milletine başsağlığı diledi.
Erbakan'ın yakın siyasi tarihte unutulmayacak izler bırakan,
vizyon ve misyon sahibi bir siyasetçi ve devlet adamı
olduğunu kaydeden Aydın, Erbakan'ın ülkenin birlik ve
beraberliği ile kardeşliğinin güçlendirilmesini her şeyin
üstünde tuttuğunu dile getirdi.
Aydın, Erbakan'ın bir "dava adamı" olduğunu belirterek,
şöyle devam etti:

"Erbakan hocanın siyasi ufkunu anlamamızı kolaylaştıran
anahtar terim onun 1977-78 koalisyon hükümeti döneminde 4.
beş yıllık kalkınma planına koymak için büyük çaba harcadığı
maddi ve manevi kalkınma konseptidir. Böyle bir kalkınma
vizyonu ve pek tabii onunla birlikte yürüyen projelerin
birbiriyle organik bağlantı içinde olduğu 3 ana sütünü
içermektedir. Bunlardan ilki, demokratik siyaset ve bağımsız
dış politika, ikincisi bilime ve teknolojiye dayalı
yenilikçi sanayi eksenli bir iktisadi hayat ve bu hayatın
adil bir şekilde inşası, bu iki sütunla paralel yürüyen
manevi değerler merkezli bir eğitim ve kültür hayatı.
Merhum Erbakan'a göre bir ülkede siyaset düzgün gitmiyorsa
hiçbir şey düzgün gitmez. Söz gelimi siyasette yeteri kadar
hak yoksa, talepleriyle ve inançlarıyla var olmak isteyen
halk yoksa o ülkenin kalkınması hayal olur. Çünkü, böyle bir
durumda hiç kimse o ülkenin fiziki, manevi ve içtimai
kuvvetlerini harekete geçiremez. Demokrasiyi amaç edinen
siyaset milletin her kesimini siyasete dahil etmeyi temel
proje olarak sürdürmek zorundadır. Bu anlayışın gerçeklik
kazanmasında Prof. Erbakan'ın çok büyük katkısı olduğunu
biliyoruz. Onun çabaları sonucu Anadolu'nun muhafazakar,
mütedeyyin ahalisinin çok önemli bir kesimi siyaseti daha
ciddiye almaya ve siyasi katılım konusunda daha ısrarlı ve
daha sebatlı hareket etmeye başlamıştır. Bu canlanış Türk
demokrasisine ve sivil siyasete hem genişlik hem de derinlik
kazandırmıştır. Bir değerler rejimi olan demokrasinin bu
milletin kültür ve inanç değerleri ile nasıl uyumlu şekilde
yürüyebileceğinin ortaya konulmasından merhum Erbakan'ın
rolü ve payı inkar edilemez."

-"ŞİDDETE TARAFTAR OLMAMIŞTIR"-
Demokrasinin aynı zamanda sabır, metanet ve hassasiyet
isteyen bir rejim olduğunu kaydeden Aydın, merhum Erbakan'ın
bu konuda da iyi sınav verdiğini kaydetti.
Aydın, Erbakan'ın arka arkaya kurduğu 4 siyasi partinin
kapatıldığını, kendisine karşı "post modern denilen darbe
yapıldığını" ve insafsızca mağdur edildiğini, buna rağmen
hiçbir zaman şiddeti öngören sokak hareketine taraftar
olmadığını ve ona asla taviz vermediğini vurguladı.
Erbakan'ın Refah Partisi kapatıldığında "Bu kararın tarihin
akışı içinde zerre kadar ehemmiyeti yoktur. Önemli olan
milletin huzur ve sükunudur. Bir tek kişinin dahi burnunun
kanamasına gönlümüz razı olamaz" dediğini anımsatan Aydın,
demokrasinin Erbakan'a göre aynı zamanda bir hak, adalet ve
hürriyetler rejimi olduğunu, bunlarsız bir Cumhuriyet,
bunlarsız bir cumhur idaresinin olamayacağını ifade etti.

Erbakan'a göre laikliğin de kişi ya da gruplara göre
olamayacağını, keyfi bir şekilde, tepeden inme
tanımlanamayacağını, laikliğin evrensel ölçülere göre tarif
ve uygulamasının olduğunu kaydetti.
Aydın, "İnsanlar, hangi inançlara, kanaatlere sahip
olurlarsa olsunlar baskıya, müdahaleye muhatap olmamalıdır.
Böyle bir laiklik, bir milletin hiçbir zorlama olmadan
inancını yaşayabilmesini güvence altına alan bir modern
laiklik anlayışıdır, bir hukuk ve siyaset ilkesidir. 'Biz
laikliğe değil onun evrensel tatbikatına karşı olan sözde
laikliğe karşıyız' diyor merhum Erbakan" şeklinde konuştu.
Aydın, Cumhuriyetin ilan edildiği gün doğan Erbakan'ın "Ben
böyle bir günde doğmuş olmaktan çok memnunum. Cumhuriyetin
kendisi milletin tarihinde bizatihi büyük bir doğuştur.
İnşallah cumhuriyetimizin yani cumhuriyet Türkiyesini lider
bir ülke yapacağız. Yeni bir dünya kurulacak ve bütün
ülkelerin önüne geçeceğiz" sözleriyle konuşmasını tamamladı.
- İSTANBUL
|