|
 |
| . |
|
İBB BAŞKANI KADİR TOPBAŞ
Fatih Saray Muhallebicisi binası Kaptan-ı Derya Halil Paşa Cami parseli üzerinde
yükseliyor. Sayın Başkan Kadir
Topbaş Fatih'te tapu kayıtlarında ada-parseli belli 169 cami,
Eminönü'nde 144 caminin 75 tanesini ihya edeceğiz demiş.
Fevzipaşa caddesi üzerindeki
Saray Muhallebicisin bulunduğu bina tarihi Feyzullah efendi medresesi
(Şimdi Millet Kütüphanesi) yanında olduğunu
bildiğimiz Kaptan-ı Derya Halil Paşa Cami parseli üzerinde yapılmış. İhya
edileceğini söylediğiniz 75 cami,mescit çalışmalarına buradan başlayacak
mısınız merak ediyoruz.
Bu bina yıkılacak mı, Kaptan-ı Derya Halil Paşa Camii ihya edilecek mi?
Kamuoyu şimdi sizleri (İBB
başkanlığı, Fatih belediyesi, İstanbul 4. koruma kurulu) binlerce vakıf
eserini hafızalardan silen yöneticiler olarak tanıdı. Fatih 1/1000'lik
imar planlarında ortaya koyduğunuz Tarihi eserlerin adının, parselinin
silinmesi işlemini hayata geçirmeye kararlı mısınız? Bu milletin
hafızasında Cami-Medrese yok edenler listesine sizlerde girmeyi göze
alıyor musunuz?
Milli Manevi söylemlerle İnançlı insanların oyları ile iktidara gelen
yöneticiler, Böyle vahşi bir uygulamayı, İnançsız bildiğimiz kişilerin
yönetimlerinde görmedik, Bu ortaya konan uygulamaları görüp te fikir
yürütmekten aciz kaldık, Acilen 6306 sayılı afet yasası ile Fatih'in
tamamını yıkmaktan vazgeçin, Sulukule'de, Ayvansaray Tokludede'de Tarihi
tescilli, Bir iki katlı ahşap ve yarı kagir binaları yıktınız, Bu
yıkımların gerekçesi deprem olamazdı. Ama yıktınız.
Şimdi ilçede 19 yenileme projesi alanı ilan ettiniz, tamamı tarihi
dokusunu koruyan 1-3 katlı depreme dayanıklı olduğunu yaşayarak
gördüğümüz tarihi binaların olduğu semtlerden başladınız. Niyetiniz
Tarihi yarımada Fati'i boşaltmak mı.
5366 sayılı yasa ile 8400 yıllık bir bölgeyi, altyapısı tahrip edilerek
Turizm-Ticaret-Konaklama alanı olarak ilan ettiniz, Camilerimiz,
Saraylarımız, medreselerimiz, çeşmelerimiz, Konaklarımız, Han ve
hamamlarımız bir bir yok ediliyor ve sizler seyrediyorsunuz..... |
|

Tarih bu yıkımı, yok edişi
hafızalarda yaşatacaktır, Yukarıda solda Feyzullah efendi
medresesi, karşısında Saray muhallebicisinin bulunduğu cami
üzeri bina. Ecdadımızın kemikleri sızlıyor, Bizim de.

Fatih Saray Muhallebicisi’nin yerinde cami
vardı!
İBB Başkanı Kadir Topbaş’ın ailesine ait Fatih’teki Saray
Muhallebicisi’nin arsasında daha önceleri Kaptan-ı Derya
Halil Paşa Cami vardı. Başkan Topbaş bu arsayı önce
kiralamış, sonra da satın almıştı
Camileri, laikler- Kemalistler, CHP'liler yıktılar yerlerine
meyhane yaptılar, diye bizzat Başbakan'ın ağzından bir
"çürütme" propagandası başladı. Ben de geçen gün bu köşede;
"Bilin bakalım: Başbakan'ın cami yıkan yakın arkadaşı kim?"
başlıklı bir yazı yazdım. Hatırlayacaksınız. Fatih'teydi bu
cami. 16. yüzyılda yapılmıştı. Kaptan-ı Derya Halil Paşa'nın
yaptırdığı tek revaklı kubbe, taştan minareli bu cami, 1929
yılında yıkılmıştı.
Cami yıkılmış," ismi ile cismi buharlaşmış, imar
planlarından silinmiş, 300 metrekare yeri kalmıştı. Yer
kişilere satılmış, üzerine bina yapılmıştı. Buraya kadar
olanlarla başbakanın yakın arkadaşı Belediye Başkanı Kadir
Topbaş'ın hiçbir ilgisi şüphesiz yoktu. Fakat daha sonraki
tarihte İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olan Kadir
Topbaş, sahibi olduğu Saray Muhallebi'nin Fatih şubesini bu
arsa üzerindeki binayı, önce kiralayarak, sonra satın alarak
kurmuştu. Belgeler, kayıtlar açık. 2005 yılında plan
değişikliği olmuş. Fatihli bir vatandaşın, askı süresi
içinde, plana itiraz etmesi üzerine Saray Muhallebicisi'nin
bulunduğu arsanın "yıkılan Kaptan-Derya Halil Paşa Cami'nin
yeri olduğu" ortaya çıkmıştı.
Burası cami yeridir. Ticaret alanı ilan edilir. Üstünde
muhallebici dükkanı. Plan Belediye'den geçer. Belediye
Başkanı da Kadir Topbaş. ? ? ? İşte bunları anlatan benim
yazı üzerine İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden bir
açıklama geldi. Açıklamada özetle deniyor ki; "1960'da ve
1994'de yapılan Nazım İmar Planları'nda bu arsa cami yeri
olarak gözükmüyordu. Anıtlar Kurulu'na tescilli eserler
arasında da 'cami yeri' kaydı yoktu.
Sonradan bir vatandaşın plana ' itirazı üzerine buranın
Kaptan-ı Derya Camii'nin yeri olduğu anlaşıldı. Biz de Kadir
Topbaş'ın başkanlığı döneminde Tarihi Yarımada Nazım İmar
Planı'na bu parseli cami alanı olarak işledik." Tamam. Demek
ki, burası cami yeri. Fakat üstünde hâlâ muhallebici!
Fatih'ten Selami Tunçel'de yazımı okumuş, beni aradı.
Şunları söyledi: "Biz sıradan insanlar bile bir yer alırken;
bu yerin geçmişi nedir, üzerinde eskiden ne vardı diye
sorarken Kadir Topbaş gibi hem yüksek mimar, hem Beyoğlu
Belediye Başkanlığı, hem Büyükşehir Belediye Başkanlığı
yapmış birisi nasıl oluyor da bu yerin geçmişte ne olduğunu
sormadan alıyor, üzerine muhallebici açıyor. Biz Fatihliler
hep birlikte görüp şahit olduk: Saray Muhallebicisi
açıldıktan sonra önündeki otobüs durağı 100 metre geriye
kaydırıldı, gazete bayii, yolun karşısındaki Killer
Köftecisi'nin kör noktasına taşındı. Muhallebicinin çatısına
ilave inşaat konduruldu. Büyükada-Heybeli-Kınalı-Hayırsızada
dahil "adalar seyirli sütlaç yeme mekanı" elde edildi. Ana
cadde kaldırımları da saksılar ve paravanlarla kapatılıp
"açık havada keşkül ve aşure yeme mekanı" yapıldı.
Bütün Fatihliler öteden beri biliyoruz: burası yıkılan
caminin yeridir. Biz şimdi Kadir Topbaş Bey'den rica
ediyoruz. Bu muhallebici dükkanını dinamitle yarım saat
içinde yıksın. Vakıflardan caminin rölevesini (ilk halini)
buldursun ve camiyi eski yerine, tek revaklı kubbe ve taştan
minareli olarak, yeniden yaptırsın.
İlk Cuma namazını birlikte kılalım." Hadi bakalım. Görelim.
Necati Doğru/Sözcü
---------------
Kadir Başkan, cami arsası nasıl muhallebici yaptı!
DİN adanılan, camilere giden müminlere öğretiyorlar.
Diyorlar ki; Yüce Allah'ın küll-i iradesi, kişinin cüz-i
iradesine göre her zaman üstündür. Camiyi yık. Muhallebici
yap.
Bu ne anlama gelir? Kulun iradesini Allah'ın evi olan
caminin üstüne çıkartma anlamına gelir ki; bu da din
adamlannın inanmış insanlara söyledikleriyle ters düşer.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın "cami
arsası üzerine Saray Muhallebicisi dükkanı yapması" kulun
mülk edinme iştahının öne geçirilmesi değilse nedir? Bu
konuya ben giremem. Değerlendirmeyi din adamlarına bırakın.
Olayın rant çıkartma yanı var.
Ben onu yazacağım.
Belgeleri gönderdiler.
Belgelere dayanacağım.
Olay şöyle başlıyor: İstanbul'un Fatih İlçesi, Hasan Halife
Mahallesi'nde 16. yüzyıl mimarisi tek revaklı kubbe ve
taştan minareli Kaptan-ı Derya Halil Paşa'nın yaptırdığı
cami 1929 yılında yıkılır. Nedense yenilenmez. Nedense
onarılmaz. Nedense sahip çıkılmaz.
•••
Caminin 300 metrekare arsası özel mülkiyete geçer ve Halis
Toprak'ın
Adana'dan İstanbul'a gelip işlerini büyüttüğü yıllarda ona
satılır. Halis Toprak buraya "Toprak Han" diye bir bina
yapar. Saray Muhallebicisi'nin sahibi Kadir Topbaş'ın
Beyoğlu Belediye Başkanlığı yaptığı yıllarda bu bina
kiralanır ve Saray Muhallebicisi olarak çalışmaya başlar.
Yıllar akar, geçer. Dükkan iyi iş yapar. Siyaset rüzgan
keskin eser. Rüzgar kimilerinin talihini keser. Kimilerinin
kısmetini, şansını açar. Kadir Topbaş, Beyoğlu Belediye
Başkanlığı'ndan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na
halkın oyuyla seçilmeyi başanr. Kiracısı olduğu cami arsası
üzerindeki binayı Halis Toprak'tan satın alır. Binanın
sahibi olduğu tarihte yani 2005 yılında Büyükşehir Belediye
Başkanı'dır ve Belediye Meclisi'ne 1/ 5Ö00 ölçekli bölge
plan değişikliği önerisi gelir. Oy birliği kararı ile geçer.
Yasaya göre, karan Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir
Topbaş'ın da (kendisi seyahatteyse yardımcısının) onaylaması
gerekir. Onaylama olur. Cami arsası nitelik değiştirir.
Ticari alan arsası oluverir.
Görüyorsunuz değil mi?
Kul iradesi, cami arsasına nitelik ve tür değiştirtebiliyor.
Üstelik bu kul yani Kadir Topbaş, değişikliğe oybirliğiyle
karar veren Belediye Meclisi'ne "değişiklik önerisini havale
eden" kişi de oluyor.
Fakat bir vatandaş çıkıyor.
Askı süresi içinde itiraz ediyor.
"Burası 16 yüzyıldan kalma Kaptan-ı Derya Halil Paşa
Camifnin arsasıdır, burası ticari alan yapılamaz" diyor.
Meclis bu itirazı da görüşüyor ve yeniden "Hayır burası
ticari alan olacaktır" diye yeniden karar alıyor.
Bu mızrak bu çuvala girer mi?
Girmez diyenler çıkmış olmalı ki, "matbaa yanlışlığı
yapmışız" diyerek karar yeniden görüşülüp, "Burası cami
arsasıdır" diye düzeltme yapılıyor. Bu cami arsasında 2004
yılından beri Saray Muhallebicisi müşterilerini kabul etmeye
devam ediyor.
Nedense cami onarılmıyor.
NECATİ DOĞRU / SÖZCÜ |
|
|
|
 |
YORUMLAR:-------------------------------------------------------------------------------- |
|
|