|
.
Tarihi Fener Galeta Fırını geçmişi
yaşatmaya devam ediyor.
Her ne kadar ön cephesinde 1923 tarihi Osmanlıca ve Latince
rakamlarla yazılmış olmasına rağmen fırının tarihi
yüzyıllara dayanıyor. Fenerden Fatihe kadar etkili olan
1908, Mart 1911 ve 13
Haziran 1918’de çıkan büyük yangın, Fener, Sultanselim,
Fatih, Halıcılarda büyük tahribata sebep oldu.
Evvelce Ahşap olan fırın
1918 yangınında büyük hasar görür,
Kagir olarak yenilenmesi 1923 yılında bitirilir.

Çocukluğumuz ve ilk gençliğimiz Fener`i Balat`a
bağlayan Mürselpaşa caddesi 115 numaralı dört katlı binada
geçti. arka sokağımız Vodina Caddesinde bambaşka bir dünya
vardı, Babam Tahta Minare camii müdavimi idi, Okulumuz Tarık
Us, oyun alanımız Papazın bahçesiydi. Denize Fener
İskelesinden girer, İparlara kadar yüzerdik. Ayvansaray
Anemas zindanları hazine avcılığı macera alanımız, sur
üstleri ve duvarları meyve bahçelerimizdi.

Şimdilerde, hayata döndürülmeye çalışılan bu semtin
bizim için ayrı anıları vardır. Bakkalımız Filip, Haliç
kulübünün yöneticisi Apostol, ayakkabıcı Kleanfi, galeta
fırını sahibi Vasili, doktorumuz Koço`yu unutmak mümkün
değil.
1964 senesinde Fener galeta Fırın sahibi Rum Vasili yaşlılık nedeniyle
işletemediği yüzlerce yıllık fırınını yanında çalışan Ustası
Halil Yırtıcı'ya satmak ister, Fırını alacak kadar
parası olmayan Halil, Arkadaşı Mustafa Aslan ile ortak
olarak fırını vasiliden satın alırlar, 1979 yılında Mehmet Evin
Halil Yırtıcının hissesini satın alır ve dayısı Mustafa
Aslan ile ortak olur.
Şimdilerde Mehmet Evin, Kızı
Derya, Köylüsü Cemil ve Burhan Usta ile yüzyılların tadını
bozmadan galeta imalatına devam ediyorlar.
Semtimizdeki Rumlardan bize geçmiş şöhretini
kaybetmemiş mekanlarımızdan biri tarihi Fener galeta fırını,
Karabüklü Mehmet Evin usta fırına ve karşısında yeni açtığı
pastaneye soyadını vermiş olsa da Burası bizim için
Vasili'nin galeta fırını olarak anılmaya devam edecek.
Mehmet Evin Dayısından ve Halil ustadan ne gördü ise aynen devam
ettiriyor, Halil usta Vasili ustanın yetiştirmesiydi zaten,
fırının ne tekniği, ne fırın haznesi, ve yakılan odunun
cinsi değişmedi, bu nedenle olsa gerek galetanın tadı ve
gevrekliği de değişmedi. Mehmet ustanın en sadık
müşterileri, şimdilerde adalarda yaşayan eski Rumlar. |