Bu haber değil,
Haliçte büyümüş bir vatandaşın feryadıdır;
İstanbul Adım adım Yalan oluyor. Bir
taraftan 5366 sayılı yasa gerekçe gösterilerek, Tarihi,
tescilli bir, iki katlı Ahşap - kagir binalar DEPREM gerekçe
gösterilerek yıkılıyor, Bu tarihi semtin kalıntıları üzerine
SULUKULE Örneğinden beter Ada bazında devasa binalar inşa
edeceklerini Avan projelerinden öğreniyoruz.
Bir
kanun çıkardılar" 5366 sayılı yasa"
Dünyaya hükmeden Roma, Bizans, Osmanlı İmparatorluklarına
başkentlik yapan, 8400 yıllık bir tarihi bünyesinde
barındıran İstanbul, Asitane, Kostantinepolis Çağdaş kentler
sınıfına sokulmak istenerek, "Turizm - Ticaret - Konaklama"
alanı olarak tescil ediliyor.
Yaşayan Fatih'in son yapılan
1/1000'lik planlarına işlenen yenileme adı altında, Yok etme
projeleri Tek tek yargıdan dönmeye başladı. Başkan Mustafa
Demir; Mahkemenin 5366 sayılı yasayı anlayamadığını iddia
ediyor, Yargıtay'ın kendileri lehine kararı değiştireceğine
inanıyor.
Asırlardır el değmeyen yeraltı kültürel envanteri dev
makinelerle açılan Marmaray ve Metro çalışmaları
nedeniyle büyük hasar görmüş olduğunu yüzeye taşınan moloz, tarihi envanterlerden anlıyoruz. BU YOK EDİŞ
NEREYE KADAR....
SEA Bird (Deniz Kuşu) Havayolları, Alaçatı-İstanbul
seferini başlatarak Haliç’e ilk iniş-kalkışı gerçekleştirdi.
Haliç'in halkın doğal kullanımının sonu anlamına gelen bu
uygulamayı yargıya götürecek bir sivil toplum kuruluşu yok
mu?
Artık dilediğimiz gibi haliçte gezinti yapamayacağız,
çocuklarımız spor yapamayacak, Vapur seferleri de şimdi
iptal. Bu uçağın iniş ve kalkışından bu tarihi semtteki
asırlık anıt eserler nasıl etkilenecek bilen var mı?
Bu kadar dar alanda, 15 milyonluk bir şehrin göbeğine böyle
bir uygulamaya kimler karar verebiliyor.
Halkın, kamunun kullanımına gerekli olan alanlar işgalcilere
peşkeş çekildiği günümüzde artık denizlerimizde birkaç
zenginin havaalanı "Çilesine" son vermek için elimizden
alınıyor.
Birilere, siz burada yaşamaya layık değilsiniz, Bu efsane
şehri koruyamadınız, buradan gideceksiniz, Burasının
kıymetini bilenler burada yaşayacak diyorlar.
Ben
58 yıldır Fatihte yaşıyorum, Ailem Osmanlı döneminden beridir Fatihte
yaşadılar. EVET, Burayı koruyamadık NEDEN...?
Bu müstesna şehri Başta belediyelerimiz ve onların YOL verdiği
fırsatçıların yıkımlarına müdahale etmediğimiz, Ortaya çıkıp engel
olmadığımız için suçluyuz, Dava açmadığımız için suçluyuz, Mahkemelerde
bu fırsatçıları süründürmediğimiz için suçluyuz, Nemelazımcı olduğumuz
için suçluyuz.
Artık ister asın, ister sürün buralardan Taşoluk Çatalca dağlarına, Biz
hak ettik bu sürgünü.
Ya fırsatçının, Görevini
suiistimal eden memurun, 5-10 yılda bir Af veren Hükümetin HİÇ Mİ SUÇU
YOK?
Yeni hava limanınız size kutlu
olsun, Evrensel Hukukun biz vatandaşlara tanıdığı hakları
bilmez isek, Haliç'i de elimizden alırsınız, Doğup büyüdüğümüz Tek katlı
tarihi evlerimizi bile (SULUKULE, BALAT- FENER- AYVANSARAY, YALI MAH,
YEDİKULE, GEDİKPAŞA) deprem gerekçesi ile elimizden alırsınız.
EL İNSAF DEMEYECEĞİM,
OLMADIĞINI BİLİYORUM ÇÜNKÜ...
Haliç hava limanı olunca
altyapısı var mı diye sormuyoruz, Birkaç metrelik beton duba, iskele, Hemen
yanı başında Yakıt tankeri, şimdilik Halkla iç içe. Yakında bu sahiller
vatandaşa yasaklandığını görmek olmayacak şey değil.
Adım adım haliç birileri için hazırlanıyor. Boğazdan temiz su verilen
Kağıthane deresi Osmanlı dönemi saltanatına kavuşacak gibi.
Fener - Ayakapı arası balıkçı teknelerini sahile bağlamak yasaklandı,
yarın Ayvansaray'a kadar yasaklanmasını bekleyin..
BASINDA HALİÇ HAVALİMANI HABERLERİ
SEA Bird (Deniz Kuşu) Havayolları, Alaçatı - İstanbul deneme seferini
yaparak Haliç'e ilk iniş-kalkışı gerçekleştirdi.
Kaptan Pilot Mark Poppleton, İkinci Pilot Ünal Yücel'in kumanda ettiği
17 koltuklu Twin Otter tipi çift motorlu uçak, Alaçatı'dan saat 07.30'da
havalandı. 2 bin 500 metre yükseklikten saatte 280 kilometre hızla uçan
deniz uçağı, 1 saat 20 dakika sonra Haliç'e inerek özel platforma
yaklaştı. Bu seferlerde için Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nün yanı
sıra İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Kıyı Emniyet ve Sahil Güvenlikten
de özel izin alındı.
SAHİLDEN SAHİLE UÇUŞLAR BAŞLIYOR
Türk Havacılığında yeni bir dönemin başladığını söyleyen Sea Bird
Havayolları Genel Müdürü Kürşad Arusan, "Artık sahilden sahile uçuşlar
başlıyor. Yolcularımız beklemeden Haliç'ten uçağımıza binecek. İster Alaçatı'ya isterlerse Bozcaada'ya uçacak. Filomuza katılacak ikinci
uçakla Antalya, Bodrum gibi noktalara da uçmaya başlayacağız" dedi.
ABD'de trafik kazasında hayatını kaybeden Kürşad Arusan'ın sevgilisi
Ingrid'in adını taşıyan uçak, 17 koltuklu. Float'ları ile suya inebilen
Kanadalı imalatçı Viking Air'in tasarımı Twin Otter'lar, özel lastikli
iniş takımları ile yarı hazırlanmış toprak pistlere, kızak sistemi ile
de kara iniş-kalkış yapabiliyor. Havada 6 saat kalabilen uçağın menzili
ise 1400 kilometre.
SEFERLER HER GÜN
Sea Bird'ün 28 Haziran-15 Temmuz arasında geçerli tarifesinde her gün
saat 17.45'te Haliç'ten kalkan uçak, saat 19.30'a Alaçatı'ya inecek.
Uçuş süresi rüzgara bağlı olarak 1 saat 20 dakika ila 1 saat 45 dakika
arasında değişiyor. Ayrıca Salı, Perşembe ve Cuma günleri de ek seferler
var.
Bilet fiyatları tek yön ve tüm vergiler dahil Alaçatı için 227 ila 577
TL arasında değişiyor. Fiyat farkının nedeni, en pahalı sınıfın
istenildiğinde iptal veya değişikliğe izin vermesi.
YORUMLAR:--------------------- Admin: 13 Temmuz 2012 günü Fenerde bulunan İstanbul deniz
polisi genel merkezi nöbetçi amiri Baş komiserle görüştük,
Haliç'in bu şekilde hava limanı yapılmasının hukuki altyapısını
sorduk. Baş komiser kendisinin konu hakkında fazla bilgisinin
olmadığını, Mevcut uygulamaya hiçbir destek ve hizmet
vermediklerini beyan ederken, Şirketin dokuz bakanlıktan izin
alarak bu hizmeti başlattığını beyan etti.
Bizleri hayrette bırakan bu uygulama üzerine gideceğiz, Yapılan
işin ulusal ve uluslararası hukuka uygun olması gerekiyor.
Haliçin ortasından kayık ile karşıya geçer gibi 1400 Km.
Uçabilme kabiliyetine sahip uçaklarla Eğe sahillerine sefer
yapmak bu kadar basit olmamalı diye düşünüyoruz.
Ve olmazsa olmaz endişemiz hiçbir güvenlik önleminin, polisiye
tedbirin alınmamış olmasıdır.
Behlûl Dane: Gerçekten bizleri yönetenler ne
yapıyor, Dehşet vereci bir uygulama. Tarihi yarımadanın eserleri
bu hava trafiğinden nasıl etkilenecek?; Her gün binlerce
vatandaşın kullandığı, ulaşım, spor amaçlı faaliyetler birkaç
zengin hava limanı çilesi çekmesin diye yasaklanacak.
Bu ülke bu kadar mı kapitalist oldu anlamak mümkün değil. Hava
limanı, Kontrol kulesi nerde?, acil bakım teknik servisi nerde?,
Güvenli yakıt ikmali yapılacak imkanları var mı?, Haliçte
seyreden deniz araçları için Deniz polisimi kullanılacak devriye
nöbeti için?, Yolcuların bekleme salonu, Pasaport kontrolü,
Bagaj kontrolü yapılıyor mu? (Buradan kalkan Uçağın yurt dışına
gitmeyeceğinin garantisi var Mı?, Bu uçaklarla insan ticareti
yapılmayacağını kim garanti edebilir ki?, Bu seferlerde kara
para transferi yapılmayacağını kim garanti edebiliyor?