.

5366 Sayılı yasa ne diyordu?

YIPRANAN TARİHİ VE KÜLTÜREL TAŞINMAZ VARLIKLARIN YENİLENEREK KORUNMASI VE YAŞATILARAK KULLANILMASI

5366 Sayılı yasa hikaye  oldu, 61 yıllık hayatımın en önemli yıllarını yaşadığım Süleymaniye Hoca Gıyaseddin Mahallesinde, Mimar Sinan ilkokulu - Sarıbeyazıd camii arasında kalan muhteşem konakların, her türlü meyve ağaçlarının olduğu bahçelerinde yaşadığım çocukluğum ve gençliğimin anılarını tekrar yaşamanın heyecanını duyuyordum.

5366 Sayılı yasaya göre, 1950 sonrası adım adım yok edilerek, iş hanlarına dönüştürülen semtim tekrar ihya edilecek, yok edilen tarihi yenilenerek yaşatılacaktı.

Kanun öyle diyordu, Bizde devletimize, kanunlarımıza güvenimiz her zaman tamdı. Şimdi görüyorum ki  kanunlar her zaman yazıldığı gibi uygulanmıyor.

Mahallemde çoğunluğu "yakılan" konaklarımız genelde kaçak-imarsız inşaatlarla  iş hanlarına dönüştürüldü, 2000'lı yıllarda bu hanlarla beraber son kalan tarihi binalarımızda bir şekilde yok edilerek mahallenin ortasında devasa bir inşaat başlatıldı, inşaatın sonlanmak üzere olduğu sıra Eminönü belediyesi Otopark yapılmak istenen bu binayı durdurdu, Osman Mirza'ya (Asilsoy) ait inşaatın sembolik olarak bir bölümü yıkıldı.

O sıralar sevinmiştik tarihi mahallemize dev otopark yapılmayacak, tarihi dokusu korunacak diye, uzun süren sessizlik sonucu hayallerimiz yine boşa çıktı, Okul alanı olarak kamulaştırılan yerde yapılan yeni düzenlemeye göre 6-7 katlı dev otopark yapılması çatı katına ise Mimar Sinan İlköğretim okulu yapılması gündeme geldi.

Fatih Belediye meclisinde bu gün kabul edilen bu teklife göre Unutulması mümkün olmayan tarihi Fatih asla geri gelmeyeceğine şahit oldum, Üzerinde onlarca bina  ve muhteşem paşa konakları olan alanın tamamı "otopark" oluyor, Otoparkın üstüne de Mimar Sinan ilköğretim okulu oturtulacakmış!

Benim okuduğum okulum Bahçesinde ve bodrum katında sarnıçları olan, Ahşap üç katlı dev bir konaktı, Etrafında ise irili ufaklı her biri sanat eseri, genelde iki katlı, bahçeli ahşap evler vardı, bahçelerinde dut, erik, hurma, ceviz, nar, incir, kiraz, vişne, armut, kızılcık ve ucu bucağı bilinmeyen her çeşidinden üzüm asmaları vardı.

5366 sayılı yasa yenilenerek korumak, yaşatılarak kullanılması diyor, projelere ve yapılan uygulamalara baktığımızda bir oyun ile karşı karşıya olduğuma inanıyorum.
işin gerçeği yine aynı kanunda konu olan artık Fatih adı ile, logosu ile, nüfusu ile, konakları ile asla hayat bulmayacak, Bu güzide ilçe Turizm-Konaklama-Ticaret merkezinde dönüştürülecek. Evet Eski İstanbul bir daha geri gelmeyecek........

Buraya gelmişken 2009 yılında Türkiye'nin en önemli mimarlarından Emre Arolat'ın Fatih belediyesiyle yaşadığı bir hatırasını anlatmadan geçmeyelim

 
"Bu proje bize ilk sunulduğu zaman, (Fener-Balat-Ayvansaray projesi) belediye yetkilileri herkes vardı, 18-20 kişilik bir gruptu. Ben şu soruyu sordum, dedim ki ben bu işin yöntemini anlamadım. Bu bir rehabilitasyon projesi ise ki ben kentsel dönüşüme, İstanbul'un belli bir bölgesinin rehabilite edilmesine karşı duracak birisi değilim, sizin buradaki yönteminizi anlayamadım. Çünkü rehabilitasyon ne demektir, her şeyin daha iyi hale getirilmesi demektir; eğer bana bu projede daha iyi hale getirmek konusunu yöntem olarak anlatamazsanız, bu projeyi de anlatamazsınız...

Bunun üzerine bana dediler ki 'bu bir değer arttırımı yöntemidir.'
- Ne demektir bu; dedim.
- İşte biz orayı alıyoruz, şöyleyken böyle yapıyoruz,
- Peki siz bunu yaparken herhangi bir mutabakatla mı yapıyorsunuz, orada şu anda yaşayan binlerce insanın bu projelerden haberi var mı?
- Yok.
- Peki ne zaman haberleri olacak,
- Bakacağız...
- Peki nasıl projelendireceksiniz burayı bunlar olmadan, proje dediğimiz şey ölçütlerden oluşur, proje geleceğe yönelik bir şeydir ama bütün tertibini geçmişten alır, mevcut durumdan alır. Bunlar olmadan nasıl yapacaksınız?
- Cevap yok...

Gördüm ki tüm bu konularda hiçbir tespitleri yok.
Haberin tamamını okumakçin tıklayınız:

ONLARCA KONAK YAKILDI YIKILDI ŞİMDİ,TARİHİ SEMTİN ORTASINA AÇILAN DEVASA ALAN OTOPARK YAPILACAK

GÜNCEL, BASİT PLAN BAZINDA SEMTİN GÖRÜNÜMÜ

1966 YILINDA SEMTİN GÖRÜNÜŞÜ
İBB sitesinde bu fotoğraf için 1966 yazıyor lakin bu fotoğraf çok daha yeni olduğunu biliyorum, takribi 1970-75 yıllarında çekilmiş bir fotoğraf, mahallemizi hanların iyiden iyiye işgal ettiği, Bahçeli konakların yıkılarak bahçelerinin de dahil edildiği iş hanlarının yapıldığı devirlerden bir fotoğraftır.


 

 

YORUMLAR:--------------------------------------------------------------------------------

Haber, Yorum, Resim göndermek için İrtibat: fatihten@gmail.com