|
İmar planları ve imar
uygulamaları sonucunda, idari hizmetlerin karşılığı olarak,
herhangi bir bedel istenilmesi
Belediyece yapılan imar
planları ve imar uygulamaları sonucunda, kişilere ait
taşınmazların değer kazandığı gerekçesiyle, idari
hizmetlerin karşılığı olarak, belediye tarafından belirlenen
tarifeye dayanılmak suretiyle herhangi bir bedel
istenilmesinde, mevzuata ve hukuka uyarlık bulunmadığı hk.
Temyiz İsteminde Bulunan : ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf : Silivri Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : İstanbul İli Silivri İlçesi, ... Köyü ...
pafta ... sayılı parselin bulunduğu alanda 3194 sayılı
Yasanın 18. maddesi uygulamasına gidildiğinden bahisle 5272
sayılı Belediye Yasasının 59/E maddesi uyarınca davacıdan
imar uygulama hizmet bedeli alınmasına ilişkin Belediye
Başkanlığının 26.8.2005 gün ve 3719 sayılı işleminin iptali
istemiyle açılan davada; davacıya ait taşınmazın, belediyece
yapılan imar planları ve imar uygulaması sonucunda ekonomik
olarak değer kazandığı anlaşıldığından, idari hizmetlerin
karşılığı olarak belediye tarafından belirlenen tarifeye
dayanılmak suretiyle imar uygulama hizmet bedeli
istenilmesine ilişkin işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı
gerekçesiyle davayı reddeden İstanbul 6. İdare Mahkemesinin
17.05.2006 gün ve E:2005/2735, K:2006/1143 sayılı kararının;
hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Yasanın 49.
maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemidir.
Savunmanın Özeti : İstemin reddi ile Mahkeme kararının
onanması gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi ….ın Düşüncesi : İstemin kabulü ile
İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği
düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı ….'nun Düşüncesi : İdare ve vergi
mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek
bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen
nedenlerin bulunması gerekmektedir.
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede
yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi
ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun
olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği
görüşüldü:
Uyuşmazlık; İstanbul İli Silivri İlçesi, ... Köyü ... pafta
... parselin maliki olan davacıdan, imar uygulama hizmet
bedeli istenilmesine ilişkin Silivri Belediye Başkanlığı
işleminden kaynaklanmıştır.
Dava konusu işlem, 5272 sayılı Belediye Yasasının 59.
maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca
oluşturulmuş ise de, dava konusu işlem tarihinde yürürlükte
bulunan 5393 sayılı Yasanın ilgili maddeleri de aynı
kuralları içerdiğinden, uyuşmazlığın çözümünde bu Yasanın
dikkate alınması gerekmektedir.
5393 sayılı Belediye Yasasının 18. maddesinin (f)
fıkrasında; yasalarda vergi, resim, harç ve katılma payı
konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı hizmetler
için uygulanacak ücret tarifesini belirlemek görev ve
yetkisinin belediye meclisine ait olduğu hükmüne yer
verilmiş olup, "Belediyenin gelirleri" başlığını taşıyan 59.
maddesinin (a) fıkrasında; yasalarla gösterilen belediye
vergi, resim, harç ve katılma payları ile (e) fıkrasında;
belediye meclisi tarafından belirlenecek tarifelere göre
tahsil edilecek hizmet karşılığı ücretler belediyenin
gelirleri arasında sayılmıştır.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Yasasının 97. maddesinde;
"Belediyeler bu Yasada harç veya katılma payı konusu
yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa
edecekleri her türlü hizmet için belediye meclislerince
düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya
yetkilidir.Belediyeye tekel olarak verilmiş işler kendi özel
hükümlerine tabidir." hükmüne yer verilmiş olup; aynı
Yasanın "Çeşitli Harçlar" başlıklı 8. Bölüm 80. maddesinde,
imar mevzuatı gereğince, belediye sınırları ve mücavir
alanlar içinde İmar Yasasına göre ilk kez yapılan veya istek
üzerine gerçekleştirilen müteakip parselasyon işlemlerinin
"parselasyon harcına", ifraz ve tevhit kararlarının "ifraz
ve tevhit harcına", proje tasdik işlemlerinin "plan ve proje
tasdik harcına" tabi olduğu gibi bir kısım harçlar sayılmış
ve 84. maddesinde; imarla ilgili olan ilk parselasyon harcı,
ifraz ve tevhit harcı ve diğer harçlar için asgari ve azami
tarife bedeli belirlenmiş ve 89.maddesinde de, harcamalara
katılma paylarının,bir program dahilinde veya istek üzerine
doğrudan doğruya yapılan işlerde sözkonusu olduğu
belirtilerek, yine 91. maddesinde, katılma paylarının
tahakkuku ve hesaplanması, bu madde hükmünde ayrı bir
yönteme bağlanmıştır.
Mahkemece, davacının da taşınmazının bulunduğu alan, daha
önce 1/50000 ölçekli İstanbul Metropoliten Alan İmar
Planında ve 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planlarında
tarımsal karakteri korunacak alanda ve tarla vasfında iken
davalı belediye tarafından, 3194 sayılı İmar Yasasının 8.
maddesi ve Plan Yapımına Dair Esaslara Ait Yönetmelik
gereğince üst ölçekli planlara uygun olarak 1/1000 ölçekli
uygulama imar planı yapıldığı; imar planına uygun olarak da
imar uygulaması yapılması sonucunda çeşitli harcamalar
yapıldığından, bu hizmetlerin karşılığında 7.1.2005 tarih ve
2005/5 sayılı Belediye Meclisi kararı ile belirlenen belli
bir tarife üzerinden, imar uygulama hizmet bedeli
istenilmesinde mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle
dava reddedilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının mülkiyetinde bulunan
İstanbul İli, ... İlçesi, ... Köyü, ... Mevkii, ... pafta,
... sayılı parselde taşınmazın da bulunduğu bölgede,
17.8.1999 depremi sonrasında, harita yaptırılması ve
1/25000, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planların hazırlanması
gereğinin hasıl olması üzerine, plan çalışmaları ile Silivri
Belediyesi I. Etap Arazi ve Arsa Düzenlemesi İşi için 3194
sayılı İmar Yasası uyarınca yapılan işler ve verilen
hizmetler karşılığında, davalı belediyenin bir kısım
harcamalarda bulunduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle, davacıdan, Belediye
Meclisinin 7.1.2005 gün ve 2005/5 sayılı kararı ile
belirlenen tarifeye bağlanarak (m²) değeri üzerinden
istenilen bedelin; 2464 sayılı Yasanın 97. maddesi gözönüne
alınarak, niteliğinin belirlenmesi gerekmektedir.
Yukarıda yer alan yasal düzenlemeler uyarınca, belediye
meclislerinin; vergi, resim, harç ve katılma payı konusu
yapılmayan ve isteğe bağlı olarak yapacakları hizmetler için
tarife belirlemek suretiyle ilgililerden ücret isteyecekleri
açıktır.
Ancak, davalı idarece herhangi bir istek olmaksızın, 3194
sayılı İmar Yasasının 8. maddesi uyarınca yapılan veya
yaptırılan planlar ile 18. maddesi uygulamasından
kaynaklanan imar düzenlemeleri sonucunda, davacıdan "imar
uygulama hizmeti karşılığı" adı altında istenen ücret, 2464
sayılı Yasanın 97. maddesi kapsamındaki ücrete tabi işlerden
sayılamayacağından yasal dayanağının bulunmadığı
görülmektedir.
Bu durumda, davalı idarece kendiliğinden yapılan imar
uygulamaları sonucunda, davacıya ait taşınmazın değer
kazandığından bahisle ücrete tabi tutulmasına olanak
bulunmadığından, dava konusu işlemde ve davayı reddeden
İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle İstanbul 6. İdare Mahkemesi kararının
bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın
anılan Mahkemeye gönderilmesine 16.03.2009 gününde oybirliği
ile karar verildi. DAN-DER; SAYI:121
Danıştay Sekizinci Dairesinin 16.3.2009 tarih ve E:2009/852,
K:2009/870 sayılı kararı. |