.

 

.İmparatorluk geni kımıldanıyor

Soğuk Savaş bitti!’ Uzun bir süredir uluslar arası ilişkiler derslerinin başlangıç cümlesini bu ibare oluşturuyor.

Akademisyenler öğrencilerine artık dünya sisteminin değiştiğini belirterek oluşmakta olan düzeninin eskisiyle kıyaslanmaması gerektiğini belirtiyor.

Ancak uluslar arası ilişkiler derslerinin bu giriş cümlesi de artık değişiyor. soğuk Savaş bitti evet, ancak ondan sonra da köprünün altından çok sular aktı. Ortadoğu’da yaşanan savaş, ikinci intifada, 11 Eylül saldırısı, Afganistan ve Irak’ın vurulması, tek kutuplu hegomonik dünya ve bu tek kutbun artık işleyemez hale gelmesi, parçalanması… Dünya hızla dönüyor, dönerken de yeni değişimleri haber veriyor. Avrupa’nın pek çok ülkesi gibi kimi yaşlanan güçler çekim merkezi olma özelliğini yitiriyor. Öte yandan BRIC diye kısaltılan ülkeler ve gelişmekte olan ekonomiler bir önceki güç merkezlerine meydan okuyor.

Türkiye yükselen marka

Newsweek International Dergisi editörü Fareed Zakaria’nın bir röportajında vurguladığı gibi ABD eski önemini kaybediyor. Zakaria röportajının Türkiye ile ilgili kısmında ‘Erdoğan hükümetine haksızlık etmeyin, Türkiye bölgesel güç oluyor’ diyor.

Türkiye’nin bölgesel güç olduğu şeklindeki iddia sadece Zakaria’ya ait değil. CIA’nın üst düzey görevlerinde bulunmuş, şu anda akademik çalışmalarıyla dikkat çeken Graham Fuller, önceki gün bir düşünce kuruluşunda yaptığı konuşmada ‘Türkiye 100 yıl sonra bölgesel güç oluyor’ diyor. ABD ile Türkiye’nin artık müttefik olmadığı tespitini yapan Fuller, Türkiye’nin özellikle dış politikasında daha bağımsız bir görünüm ortaya koyduğunu teslim ediyor.

'Yeni Osmanlıcılık dış politikaya hakim oluyor'

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 85. yıl dönümüne denk gelen bu açıklamalar önemli. Üstelik bu açıklamalar Lozan anlaşmasını imzaladıktan sonra ‘ömrümüzü 100 yıl uzattık’ diyen İsmet Paşa’nın sözleri hatırlandığında daha da önem kazanıyor. Soğuk Savaş sonrası dönemde konjonktür ve jeopolitiğinin kendisine sunduğu imkanları kullanan, son yıllarda komşularıyla kurduğu ilişkileriyle dikkatleri üzerine çeken, aktif toplumu ve güçlenen ekonomisiyle Türkiye dünyanın ilgisini çekiyor. 30 yıldır süren teröre, 1999’daki deprem felaketine, 2001’de atlatılan derin krize ve altı yıldır yanı başında savaş yaşanan bir bölgede bulunmasına rağmen Türkiye’nin gösterdiği bu başarı grafiği önemli bulunuyor. Üstelik batı basınında Türkiye’nin son dönemde başarılı bir grafik çizmesini sağlayanlar neo-Ottomans (yeni Osmanlıcılar) olarak adlandırılıyor. 1996 yılında Journal of Political and Military Sociology dergisinde yayınlanan Stephanos Constantinides imzalı bir makalede Türk dış politikasından ‘yeni Osmanlıcılığın doğuşu’ diye bahsedilirken ABD’nin önde gelen düşünce kuruluşu Carniege Endowment for Democracy çatısında yazılan Eylül 2008 tarihli Ömer Taşpınar imzalı çalışmada Türkiye’nin yeni Osmanlıcılıkla Kemalizm arasında dış politikasını sürdürdüğü ileri sürülüyor.

Türkiye zincirlerini kırmaya çalışıyor ama…

Öte yandan gelişen Türkiye’nin kimi çelişkilerine de dikkat çekiliyor. Konuyla ilgili iyibilgi.com’un görüşlerine başvurduğu Prof. Dr. Hasan Köni, Fuller’in iddiasının bazı tutarsızlıklar içerdiğini belirtiyor. Türk dış politikasının hala ABD politikalarıyla örtüştüğünü belirten Köni, Kuzey Irak konusunda yapılan açılıma dikkat çekiyor. ABD’nin 2010 yılında Irak’tan çekilme planları yaptığını bu yüzden Barzani ve petrolün korumacılığını Türkiye’ye yaptırmak istediği iddiasında bulunan Köni Türkiye’nin bu projeye direnemediğini söylüyor. Köni’nin açıklamaları şöyle: Ankara ABD’nin isteğiyle Kuzey Irak politikası uyguluyor. Barzani ile yaklaşıyor. Sivil havacılık uçuşları yapılmaya başladı. Demek ki ABD 2010’da çekilecekse Barzani ve petrolü biz koruyacağız. IMF ile de bir anlaşma imzalıyoruz. Ordumuzun NATO’dan çıkma niyeti yok. Genelkurmay başkanı gelir gelmez ABD ile sorunumuz yok diyor. Nasıl bir bölgesel güç bu?

ABD Türkiye’nin eline bakacak

Dünyadaki tek kutuplu sistemin parçalandığına ilişkin yorumlara da katılmadığını belirten Köni son yaşanan ekonomik krizin diğer yükselen güçlerin pek de güvenilir olmadığını kanıtladığını söylüyor. Köni ‘Ekonomik durum gösterdi ki ABD yatırım yapmazsa Rusya Çin gibi ülkeler hiçbir şey değilmiş meğerse. Elinde silah altında donu yok. Büyük devletler böyle yapmaz’ diyor. ABD’nin bir müddet daha ‘Türkiye’nin kaçamayacak tercihi’ olacağını belirten Köni ancak Türkiye’nin bir şansı olduğunu belirtiyor. Köni şunları söylüyor: Allah Türkiye’ye yardım ediyor. ABD’nin bundan sonra Türkiye’ye çok ihtiyacı olacak. Kendisi çöktüğü için bölgedeki politikalarında Türkiye’nin eline bakacak.

Yahya Bostan/ iyibilgi.com
neo osmanlıcılık değil
---------------------
BOP Projesini 2002 yılında hayata geçiremeyen "Teedor Herzok" cu Siyonistler, Kabala öğretilerinden umut kesmek istemiyor, yeni kâhinleri yeni masallarla "vaad edilen topraklarda" vaad edilen dünya imparatorluğu hayaliyle yanıp tutuşuyorlar. Nilin Kaynağından, Fırat nehrinin kaynağı arasındaki vadilerde kurulacağına inandıkları Dünya imparatorlukları için önce 5. Kayıp kavim yalanıyla Irak kürtlerini yanlarına çekerek Irakı cehenneme çevirdiler, Saddamın heykeline çıkarak heykelin boğazına ip bağlayan ABD askeri saddamın alnına TVler önünde siyon yıldızı çizdi, aslında Irakı ABD değil israil işgal etti, Mısır,Ürdün,Bütün Arabistan,Irak tamam, Suriye %70 tamam, Lübnan %80, Türkiye ?
Evet Türkiyenin durumu kritik, bazı kaygılarıma göre %99 projenin içindeyiz, Halk olarak uyuyoruz, Kalkınalımda ne olursa olsun, 21. yy. da avrupanın ve asyanın en önemli devleti ilan ediliyoruz, komşularımıza hatta uzak ülkelerdeki sıcak gelişmelere müdahil oluyoruz, dünya batıyor, biz selametteyiz, iş yok satış yok fak-fuk fonlarla kimse aç açık değil, para basılmıyor, vergi veren yok, elektirik, doğalgaz kaçak veya bedava kullanılıyor. önlem yok, kriz yok, feryat eden yok.
Bazı işler dönüyor anlayan açıklasın da bizde uyanalım.
Tesniye kitabında ise (12:25) aynı "kutsal sınırlar" şöyle çizilir:

O zaman Rab bütün milletleri önünüzden kovacak ve sizden büyük ve kuvvetli milletlerin mülkünü alacaksınız. Ayak tabanınızın basacağı her yer sizin olacak, sınırınız çölden ve Lübnandan, ırmaktan, Fırat ırmağından garp denizine kadar olacaktır. Önünüzde kimse duramayacak, Allahınız Rab size söylediği gibi, dehşetinizi ve korkunuzu ayak basacağınız bütün diyar üzerine koyacaktır.
http://hanifislam.com/Siyonizm/Arzi_Mevud.htm


------------------------------

Arkadaşlar bakın bişeyler ya bilerek yanlış anlatılıyor yada bu konuda gerçekten bilgi sahibi değiliz.Şu Anadoluda kurulan Türk devletlerinin başarısı Osmanlıcılıktan gelmez.Osmanlı devleti Kurulurken Osman bey hanki doktrinleri kurucu unsurlar olarak kullandıysa Ömür billa bağımsız yaşamış diğer Türk devletleride onu kullanmıştır.Türkiye Cumhuriyetide o unsurların temeli üzerindedir.Fakat 1938 den beri şirazesinden çıkarılan devlet yapımız ve özüyle oynanan halkımız durumu elden kaçırıp okyanus ötesi ülkeler, bulunduğumuz coğrafyaya sözde demokrasi getirmeye kalkmıştır.Bu Anadolu Ahmet Yesevilerle, Mevlanalarla, Hacı Bektaşlarla, Yunuslarla ve niceleriyle beslenmiştir.Bu özünü yakalayıp Bu coğrafyadaki İlahi ve daimi Misyonunun ne olduğunu kavrayınca gereği zaten yapılacaktır...Yoksa neo osmanlıcılık falan koca bir safsata...
salih sevinç / 03 Kasım 2008
-----------------
büyüklere masallar
şu kendi içine bile düzen vermekten aciz bir yapı yani sözde devlet nasıl olacak ta dünyaya nizam verecek anlamadım?güneydoğusu israile peşkeş çekilen bir ülke ve onu yöneten kuklalar dünyaya meydan okuyacak öyle mi?adamı güldürmeyin be..ben iyibilgiyi ciddi fikir jimnnastiğinin yapıldığı mekan olarak bilirdim ya?eh ne yapalım yani.akşam akşam bozuk olan moralimi düzelttiniz ya.allah sizleri affetsin.bence bu yazıyı hemen ve acilen kovmalısınız mekanınızdan.yoksa gülenleriniz çoğalacak. kahraman / 01 Kasım 2008
-----------
mehter müziği eşliğinde
ne kadarda hoşumuza gidiyor. şöyle bir kaç osmanlı kahramanlığı anlatıp ardından da göğsümüzü gere gere biz bu milletin torunlarıyız deyip sonrada bu dünyaya bizden başka nizam getirecek yoktur demek. hele birde mehter marşlarını açmışsak değmeyin keyfimizi.
öyle ya az kaldı ab ve abd yakında altın tepsi içinde bize dünya hakimiyetini getirecekler ve onu verirken tıpkı sultan abdülhamit hanın hallini tebliğ eden emanuel karasu yahudisi olduğu gibi israilden biri buyrun sizden almıştık size iade ediyoruz diyecek. öyle ya kaç zamandır kuyruklarında ayrılmıyoruz. bunun karşılığı bu olmalı. yunus / 01 Kasım 2008

TARİHTEN ANA SAYFASINA DÖN

YORUMLAR: